|
|
| Anka, Gezgin ve Gerçeği İnciten Papağan yeniden yayınlandı |
| Yazan SadıK YalsıZuçanlaR | ||||||||||||||||||||||||||||||
| 10.06.2010 10:43 | ||||||||||||||||||||||||||||||
|
Sadık Yalsızuçanlar’ın tüm eserleri Timaş’ça yayımlanıyor. İlk olarak yazarın, yayımlandığı yıllarda ilgi görmüş olan ve TYB Hikaye ödüllü Şehirleri Süsleyen Yolcu ’su raflarda yerini aldı. Ardından ikinci öykü kitabı, Gerçeği İnciten Papağan , Timaş’ça okura sunuldu. Çeşietli dünya dillerine de çevrilmiş olan Gezgin ve Anka da yeni baskılarıyla artık kitapçılarda.
"Dilsizler haberini kulaksız dinleyesi Dilskulaksız sözün can gerek anlayası" Yıllar süren bir araştırma ve arayışın ürünü olarak ortaya çıkan Gezgin, sözün bitip sükûtun başladığı yerle, sessizliğin dile geldiği mekanete kadar uzuyor. Kendi ruhunda böylesi bir keşfi arayanlar için, okurken yaşanılacak ve yeniden üretilebilecek bir hikâye bu. Gerçeği İnciten Papağan "Akşam kurstan dönünce posta kutusunda bir mektup buldu. Ceylanlardan geliyordu. Yazmanın yaşamaktan daha değerli olduğunu düşündü. Belli belirsiz bir sesle ‘Yazı bir uçmaktır’ dedi. Oysa yıllar önce, ‘Edebiyat daha çok sonsuzlukta bir cereyandır, yazı onun için bir mazbata mahallidir’ derdi. İçeride ölgün bir ışık vardı, şaşırdı, böyle bırakmamıştı çıkarken. Kapı aralıktı. Papağan içerideydi. ‘Öldürücü bir zehir gibi benden kaçıyorsun, boşuna tüketiyorsun kendini’ dedi. Sustu Yeşil Gözlü Adam. Papağan acı sözler söyledi. ‘Yıldızınızı karartacağım, bize akıllı adam lazım değil’ dedi. Ne olduysa Papağan’ın bunları söylediğinin akşamı oldu." Şark edebiyatının alegorik tahkiye geleneği ile modern öykünün yenilikçi formlarını buluşturan, imgelerle örülü, açık uçlu metinler. Yalsızuçanlar’ın öyküleri iki dünyanın kesişim noktasından sızıyor. Hem birer doğu masalı anlatıyor okuruna, hem de imgelerinin gücünden rengârenk bir âlem sunuyor. "…şöyle bir bakayım dedim. Şaşırdım. Bir Türk Kafka’sıyla karşılaştığımı duydum. ‘Kapı’, ‘Yılan’ çarptı beni. Borges’i de düşündüm. Benzersizliğinin sürmesini çok isterim." İlhan Berk Anka Sadık Yalsızuçanlar’dan Niyazi Mısri’yi bugünlerde gezdiren müthiş bir roman ‘İlkin gezginliğe çıkmak gerek; ancak sonra yurduna dönebilir, o zaman ötekileri anlayabilirsin…’ der Wittgenstein. Anka, bu gezginlerden birinin, bilgeler bilgesi Niyazi Mısri’nin Aspuzu’da başlayıp Limni’de son bulan, gerçekte âlemlerde olup biten gezisinin öyküsü. Anka’yı ilginç kılan, yalnızca tarihi bir anlatı olmakla kalmaması. Yalsızuçanlar, İslam bilgelerini bugünde yaşayan kahramanların hayatlarına dolayarak özgün bir anlatımla canlandırdığı kitap dizisinin üçüncüsü Anka’da Niyazi Mısri’yi konuk ediyor sayfalarına. Modern hayatın tam ortasında yaşayan Mehmet, Niyazi Mısri üzerine bir doktora tezi hazırlamaktadır. Daha hazırlık aşamasında büyük mürşidin ateşiyle yanmaya başlar ve onunla beraber bir meşakkat yolculuğuna çıkar. Karısıyla ve oğluyla da sorunlar yaşayan Mehmet için Mısri üzerine tez hazırlamak bir yerden sonra imkânsız hale gelir, içine girdiği manaları bir tezin sayfalarına sığdırmanın imkânı yoktur çünkü. Kadim bir hakikat adamının peşine düşen bugünün Mehmet’inin belki de asıl imtihanı, kendi zamanını büyük mürşidin adımları ile kat etmeye çalışmak zorunda kalmasıdır. Bilinçakışı tekniğiyle yazılan ve yoğun bir gönderme yükünün üstesinden başarıyla gelen Anka, edebiyatseverlerin unutamayacağı romanlardan biri olmaya aday. Şehirleri Süsleyen Yolcu Çocuk, ‘Lafza-i Celal’i gördüm’ demiş, ‘yıldızlarla yazılıydı. Ayın on beşinde olduğu gece, Lafza-i Celal’i gördüm, pırıl pırıldı, göz kamaştırıcı.’ Dinleyenler önce ağlamışlar, sonra deliliğine hükmetmişler. Dinleyenlerden dinledim. Üçü ihtiyar, biri genç, diğeri orta yaşlı. ‘Nasıl olur? Kaçık bu yahu!’ diye söyleniyorlar. Hep aynı alaycı bakış, aynı hayret ve deliliğe hükmetmeler... Bir çocuk geçti dükkânın önünden. Koştum, ardından bakakaldım. Çocuk gittikçe büyüyor, uzaklaştıkça billurlaşıyordu. Yol uzadı, çocuk büyüdü, büyüdü, göğe uzandı, mekâna sığmıyordu. Saçlarının göğe kavuştuğu yerde Taha ve Yasin okunuyordu… Bir usta yazarın ilk hikâyelerini okumak heyecan verici bir yolculuk… Sadık Yalsızuçanlar’ın ilk kitabı Şehirleri Süsleyen Yolcu, Yalsızuçanlar’ın bugünkü üslubuna ilişkin çok şey ima ediyor. TYB Öykü Ödüllü kitap özgün dili ve anlatımıyla okuyucuyla buluşuyor.
Kitaplar için bknz : http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=438870 http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=84399
Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1389
Yorum yaz
|
||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Endam Aynası |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |
| Kürt Dilinde Tasavvuf |
| MOLLA İ CEZERİNİN KÜRTÇE DİVAN NI KİTAP OLARAK ALMAK İSTİYOR... |
| 25/01/12 21:17 Dahası... |
| @ GÜLŞİN |
| Sadık Yalsızuçanlar ile... |
|
özdeş ruhlar Değerli Kalemşah ekibi, Handan Güler ve Sadık Hocam... Özdeş... |
| 05/01/12 21:37 Dahası... |
| @ süheyla yıldırım |
| Hiç yayınlandı |
| kitap çok guzel.. Yazarımız Sadık YALSIZUÇANLAR'ın ellerine ... |
| 02/01/12 16:00 Dahası... |
| @ feyza |
| Sadık Yalsızuçanlar ve "Anka... |
|
haticenesibe çok güzel :grin :grin :grin :grin |
| 02/01/12 16:00 Dahası... |
| @ hacer |
| Aşkı bilmek isteyen Mevlâna ol... |
|
Müstefid Allah razı olsun müstefid oldum. Muhabbetle üstadım... |
| 09/12/11 22:19 Dahası... |
| @ kadir |
![]() | Bugün | 20 |
![]() | Dün | 205 |
![]() | Bu hafta | 588 |
![]() | Bu ay | 1476 |
![]() | [07.08.08'den] | 359011 |