JA slide show
Anasayfa
Hayat mayat diyorlar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
01.03.2009 16:23
 Necip Fazıl’ın sık sık dilime dolanan şiirinden bir dize bu.
“Hayat, mayat diyorlar
Benim gözüm mayat'ta.
Hayatın eksiği var:
Hayat eksik hayatta.
 
Takınsam, kanat, manat;
Kuş, muş olsam seğirtsem.
Bomboş vatana inat,
Matan'a doğru gitsem...”
Türkiye, dünyamız gibi bazen daralıyor, bazen genişliyor, ferahlıyor. Bizim bilgelik geleneğimizde buna, kabz ve bast denir. Ki rengi mordur. Mor, hem hüznün hem neşenin rengidir. Zıt bir duygu halinin yani.


İnsanlık yüzelli ikiyüzyıldır bir kabz hali yaşıyor, bir daralmanın içinden geçiyor. İnsanın mutluluğu, insanlığın huzurunu önemsemiyoruz, yasaları, anayasaları, kuralları önemsiyoruz. İnsanın acıları bizi etkilemiyor, kağıtlara yazdığımız ve putlaştırdığımız o kuralları önceliyoruz.
Hazlarımız, zevklerimiz, tutkularımız, hırslarımız, doymak bilmeyen hırslarımız yüzünden kendimize ve ötekine acı veriyoruz, savaşıyor, kan döküyoruz.
İnsanlara Yaratıcı’ya sipariş veremedikleri kimlikleri yüzünden acı veriyoruz.
Tabi Midhat Sancar’ın Taraf’taki son yazısında vurguladığı gibi kendimize yapılınca bağırıyor, başkasına yönelince katılıyoruz.
Burada ahlaki bir sorun var; kanunla, anayasayla ilgili olmaktan çok, doğrudan insani bir mesele var.
Bu, insanı, onun onurunu, haklarını, özgürlüğünü değil, sonradan oluşan toplumsal ve yasal kuralları öncelemekle ilgili bir sorun.
‘Her şey devlet içinde, devletle birlikte’ anlayışını çoktan geride bırakan, faşizan, otoriter, diktatoryal sistemlerini kısa sürede rehabilite eden ülkelerin rağmına, Türkiye, bünyesindeki sorunlardan yüzyıla yakın bir süredir tümüyle kurtulamadı, sistemini hak ve özgürlükler açısından tam olarak yenileyip onaramadı.
Bir daralmanın içinden geçiyoruz ama İmam Ali’nin müjdelediği gibi, ‘gözü olana sabah ışımıştır.’
Bilgelik geleneklerinin en münbit zemini olan ülkemiz, insanın hak ve özgürlüklerine, onuruna yaraşır bir yere doğru yürüyecek, sorunlarını çözecektir, buna ilişkin umutlarımız hala diridir.
Necip Fazıl’ın şiirinde söylediği gibi, hayatın içerdiği sorunları, kurallara atfedilen kutsiyet değil, bizatihi hayatın özündeki can(lılık) aşacaktır.
Hayat kuralı bozar, hayatın gerçeği, şairin adına mayat dediği şey, bir gün mutlaklaştırılan olguyu dönüştürür.
Hayatta hayat eksik ise, bir gün hayatın gerçeği, kurgusal olana müdahale eder, onu değiştirir.
Türkiye, adil ve özgür bir toplumsal sözleşmeye şiddetle ihtiyaç duymaktadır. Toplumsal taleplerin kanalları hala yeterince açık değil. Siyasal katılım kanallarında tıkanıklık var. Bunu bünye uzun süre taşıyamaz. Damar tıkanıklığı nasıl baypas gerektiriyorsa, Türkiye’nin de toplumsal ve siyasal katılım kanallarının açılması gerekiyor. Buna direnmek Türkiye’ye sadece zaman ve enerji kaybettiriyor.
‘Hayatın eksiği var/hayat eksik hayatta’ diyen şair bunu da içeren kapsamlı bir özgürlükler, bir can, bir ruh, bir insanlık dünyasından söz ediyor.
İnsanlar temel hak ve özgürlüklerini kullanamıyor, kendilerini özgürce ifade edemiyor, taleplerini dile getiremiyor, isteklerini siyasal merkeze taşıyamıyor, toplumsal sözleşmede kendilerini göremiyor, kendi varlıklarını hissedemiyor…Türkiye’nin bu daralmadan, bu kabz halinden çıkması, kurtulması gerekiyor.
İnsani olanın bastırılması sadece patolojik sonuçlar üretir. Susturarak, bastırarak, yasaklayarak, yok sayarak, inkar ederek, zor kullanarak hiçbir sorun çözülmez. Bu, insani bir tutum değildir. Okunması gereken bir kitap olarak hayat, bize bunun aksini söyler.
Bediüzzaman, o harikulade eseri Lemaat’ın önsözünde, ‘üstadım Kuran, kitabım hayattır’ der. Hayat, doğru okunması gereken bir kitaptır. Bize daima doğruları söyleyen bir kitap. Bu kitabı okumama konusunda nicedir ısrarlıyız.
Bunun nice acılara müncer olan bir boyutunu oluşturan Kürt meselesine bu açıdan bakmakta yarar var.
Erbil toplantısı bize bir kez daha gösterdi ki, önyargılarla, bilgisizlikle sadece narsisizm ürüyor, ulusalcılık denilen kanser beliriyor. Bizim yüzlerce yıllık uygarlık coğrafyamızda yaşayan onlarca kavimle aramızdaki ilişkiler adalet ve özgürlük ekseninde yeniden şekillenmelidir. Türkiye, tarihsel tecrübesini göz ardı ederek adil bir çözüm üretemez. Hayatı hiçe sayarak sorunlarını çözemez. Baskıyla, yasakçılıkla, ikiyüzlü bir ahlakla toplumsal esenliği sağlayamaz. Çıkara dayalı ilişkilerle bunu asla gerçekleştiremez. Konjonktürel davranarak doğru bir yere varamaz.
Kendi ülkemizde farklı dili konuşan, farklı inançları olan insanlarımıza, çürütücü ulusalcılıkla yaklaşmamız, onlara zulmetmemiz, hak ve özgürlükler konusunda ikiyüzlü davranmamız hem hayatın dinamiklerini inkar etmektir hem gayr-ı ahlakiliğe düşmektir.
Hayat, kuralı mutlaka yener.
Bunu unutmayalım…Aslolan insanlık onurudur, Allah’ın Zat ism-i şerifiyle tecelli ettiği insandır. Aslolan yetkin insandır, varlığın gözbebeği, varoluşun kalbi odur.
Hoşça bak zatına kim zübde-yi alemsin sen, diyen bu sırrı söylemiştir.
İnsanın özerk, ontolojik alanını belirleyen Zat’ın bağışladığı özgürlük alanını daraltan her yaklaşım bir gün hayata yenilir, pörsür ve çürür.
Türkiye, insanlığın hak ve özgürlükler alanındaki kazanımlarını da göz ardı etmemelidir.
Sezai Karakoç’un dediği gibi, ‘dosta düşmana karşı iyi konuşalım’ ve şöyle diyelim :
“Son insan yürüyor
Tut elimden kaçalım
Kaçalım kaçalım
Bizi kimseler görmesin
Arıyanlar bulmasın
Tren duvarları sarsmasın
Yürek bu kadar hızlı çarpmasın
Kan böylesine hızlı akmasın
Aşkın kulakları sağır
Sesi boğuk olmasın”

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2077

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Kürt Dilinde Tasavvuf
MOLLA İ CEZERİNİN KÜRTÇE DİVAN NI KİTAP OLARAK ALMAK İSTİYOR...
25/01/12 21:17 Dahası...
@ GÜLŞİN

Sadık Yalsızuçanlar ile...
özdeş ruhlar
Değerli Kalemşah ekibi, Handan Güler ve Sadık Hocam... Özdeş...
05/01/12 21:37 Dahası...
@ süheyla yıldırım

Hiç yayınlandı
kitap çok guzel.. Yazarımız Sadık YALSIZUÇANLAR'ın ellerine ...
02/01/12 16:00 Dahası...
@ feyza

Sadık Yalsızuçanlar ve "Anka...
haticenesibe
çok güzel :grin :grin :grin :grin
02/01/12 16:00 Dahası...
@ hacer

Aşkı bilmek isteyen Mevlâna ol...
Müstefid
Allah razı olsun müstefid oldum. Muhabbetle üstadım...
09/12/11 22:19 Dahası...
@ kadir

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 13 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün4
mod_vvisit_counterDün182
mod_vvisit_counterBu hafta367
mod_vvisit_counterBu ay1255
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]358790

BİRLİK