Betül Kotan’ın haberinden öğreniyoruz, ‘Kürtçe ilk kez 1860 yılında, Rusya’da Petersburg Üniversitesi’nde kurulan Kürdoloji Enstitüsü ile üniversitelere girmiş. Daha sonra Fransa’da 1945 yılında Sorbonne Üniversitesi’nde Kürdoloji kürsüsü kurulmuş ve bu 1983’te enstitü haline getirilmiş. 1984 yılında İsveç’te Stockholm Yüksek Öğretmen Okulu’nda Kürtçe bölümü açılmış. Irak devletinin anayasasınca kabul edilen ikinci resmi dili olan Kürtçe, şu an Irak’ın kuzeyindeki üniversitelerde de öğretim dili olarak kullanılıyor. Türkiye’de ise Kürtçe, son yıllarda yasalarda yapılan değişiklikle özel kurslarla gündeme geldi. Ancak Türk üniversitelerinin hiçbirinde Kürt diline ilişkin bir yükseköğretim programı bulunmuyor.’
Erivan Radyosu’nda, belleğim yanılmıyorsa ellili yılların ilk yarısında başlamış Kürtçe yayın…İran, Irak ve daha birçok ülkede Kürtçe radyo ve televizyon yayınları yapılıyor. Fransa Kürt Enstitüsü’nün bir Kürtçe televizyon girişimi var. BBC’nin de benzer bir hazırlığı olduğuna ilişkin haberler alıyoruz. Nihayet TRT’nin Kürtçe kanalının ocak başında yayına başlaması bekleniyor. Kürt diline, edebiyatına, tarihine, düşünce ve bilgelik geleneğine ilişkin, dünyanın farklı yerlerinde yüzlerce enstitü, kürsü, vakıf ve dernekte bilimsel ve düşünsel etkinlikler yürütülüyor. Osmanlı medreselerinde yüzyıllar boyu Arapça, Farsça ve Kürtçe eğitim-öğretim yapılagelmiş. Bugün bölgedeki bir çok medresede Kürtçe tederrüs yapılıyor. Kürt dilinde söylenmiş ve yazılmış yüzlerce binlerce klasik eser var. Bunlar arasında tefsir, hadis, fıkıh, kelam, tasavvuf, edebiyat…konulu yüzlercesi, binlercesi özel ve tüzel kitaplıklarda çürüyor. Nubihar vb. kimi yayınevleri bu hazineden birkaçını Türk diline de çevirerek, bazısını tıpkıbasım biçiminde yayımlıyor. Ülkemizde de son günlerde Üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri, Kürdoloji Enstitüleri vs. açılması yönündeki talepler yüksek sesle dile getiriliyor. Bu bağlamda Diyarbakır Barosu’nun bir girişimi oldu. Sonradan Osman Özçelik’in, Dicle ve İstanbul üniversitelerinde ‘Kürt dili ve edebiyatı bölümü’ açılabilmesi için kanun teklifi vermesi, üniversitelerde yeni bir tartışma başlattı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yetkilileri, yasalarda, üniversitelerde ‘Kürt dili ve edebiyatı bölümünün açılmasına engel herhangi bir madde bulunmadığını belirtirken “Üniversitelerin YÖK’e bu konuda teklif getirmesi yeterli” dedi. Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay ise üniversitesinde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü açılması için çalışma başlattığını, en kısa zamanda YÖK’e teklif götüreceklerini söyledi. ‘Kürt dili ve edebiyatı’ bölümü açılması tartışması sürerken Radikal’in, bir iş gezisi için gittiği İspanya’dan ulaştığı YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, “Şu anda gündemimizde böyle bir konu yok. Konuyu, gazetelerden öğrendim. Ancak, üniversitelerden bu yönde bir teklif gelirse arkadaşlarımızla bu konuyu görüşürüz ve ne gerekiyorsa yaparız” dedi. Söz ettiğim haber bize, YÖK Eğitim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Halis Ayhan’ın, üniversitelerde Kürt dili ve edebiyatı bölümü için ‘geç bile kalındığını’ belirttiğini duyurdu, Ayhan şöyle diyordu : “Anayasa’da öğretim dilinin Türkçe olduğu vurgulanıyor. Anayasa’nın bu maddesine aykırılık teşkil etmeyecek şekilde, eğitim bilimci olarak bu tür bölümler açılmasında hiç mahsur görmüyorum. Üniversitelerde pek çok dile yönelik bölüm var. Kürtçe, Türkiye’de mahalli bir grup tarafından konuşulan bir dil.” Ayhan bu değerlendirmeyi yaparken Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Omay, şu bilgileri verdi: “Böyle bir bölümün açılması toplumsal barışa büyük katkı sağlayacaktır. Muhakkak ki böyle bir bölüm, ülkeye büyük fayda sağlayacaktır. Bizim üniversite olarak böyle bir çalışmamız var, böyle bir bölüm açmayı düşünüyoruz, en kısa zamanda YÖK’e bu konuda bir teklif götürmeye hazırlanıyoruz.” Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’den ‘Kürt dili ve edebiyatı bölümü açılmasına yönelik bir talep gelmesi halinde, konuyu oturup tartışabileceklerini belirterek, “Bu konu hakkında memnuniyetle bir çalışma yaparız. Ancak ilk etapta işin resmileşmesi gerek” diye konuştu. Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. İbrahim Belenli ise Kürt dili ve edebiyatı bölümü açılmasında hiçbir sakınca görmediğini dile getirerek, “Bizim üniversitemiz henüz yeni kuruldu. Senato oluştuğunda YÖK’e böyle bir teklif götürülmesi tartışılabilir” dedi. Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akmaz ise şunları söyledi: “Kürt dili ve edebiyatı bölümü, fen-edebiyat fakültelerinde açılabilir. Bizim henüz fen edebiyat fakültemiz yok. Böyle bir bölümün açılmasına ilişkin yasaların uygun olması halinde fakülte de teklif olur verir, teklifi YÖK’e gönderirim.” Bütün bu gelişmeler, umulur ki, modernleşmeden diğer etnisiteler kadar mustarip olmuş, gelenekle bağları örselenmiş hatta büyük oranda kopmuş Kürtler’in geleneksel kaynaklarıyla, düşünsel ve irfani kökleriyle, tarihsel hafızalarıyla, edebi, müzikal ve diğer kültürel geçmişleriyle yeniden bağ kurmalarını mümkün kılacak bir yol açsın. Etnik milliyetçilik ve dünyevileşmeden Türkler kadar Kürtler de nasiplendiler. Onların da geleneksel bilgelikle bağları koptu, o kaynaklar kurudu. Kürtler de, bu topraklarda, Yılmaz Odabaşı’nın dediği gibi, “iki ömrü kolkola yaşadı”lar / biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri” Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Farsların, Ermenilerin, Süryanilerin bu topraklarda yüzyıllar boyu oluşmuş bir meta-hikayesi var. Modernleşme sürecinde bu büyük hikayenin içeriğinde bir ayrışma ve dönüşüm yaşandı. Küreselleşme ve ulus-devlet, etnik ve yerel kimlikleri, kültürleri eritmeye, homojenleştirerek yok etmeye başladı. Kürt dili, bu büyük hikayenin önemli bir boyutunu oluşturan bilgelik ve edebiyat birikimini aktaran dillerdendi. Bu paslanmış dilin canlanması, Kürtlerin Faqiye Teyran, Ahmed-i Hani, Mela Ciziri, Evdale Zeyniki gibi insanlık değerlerine katkıda bulunmuş büyük bilgelerinın dünyasını yeniden keşfetmelerine, o zengin birikim ve gelenekle yeniden bağ kurmalarına yardımcı olacaktır. Bir kavmin dilini kullanamaması bir insanlık hakkı ihlalidir. Bu ihlalin ortadan kaldırılması zorunludur. Üniversitelerimizde çeşitli ulusların ve uygarlıkların dillerini ve medeniyetlerini konu alan bölümler ve kürsüler var. Kadim Hind, Çin, Sümer, İtalyan, İspanyol, Fransız, İngiliz, Rus, Arap, Fars ve Türk dili ve edebiyatı bölümleri bulunuyor. Türkçenin bütün lehçeleri öğretiliyor. Bir tek Kürt dili ve edebiyatı bulunmuyor. Kürtlerin, bu topraklarda inşa edilmiş olan medeniyet daireleri içindeki yerini konu edinen çalışmalar bizim üniversitelerimizde yapılamıyor. Kürt enstitümüz, Kürdoloji kürsülerimiz maalesef yok. Üstelik bir kanuni engel de olmadığı söyleniyor. Hoş yasal bir engel olsa bile, bunun süratle ortadan kaldırılması gerekiyor. Bir tarihi, kültürü ve dili yasaklamanın yanlışlığına ilişkin kamuoyunda ortak bir duyarlık, bir kanı da oluşmuş durumda. Yüzyıllar boyu medrese, dergah, ev, sokak ve kitaplarda yaşamış, işlevsel olmuş, zengin bir irfanı bize aktarmış Kürt dilinin ve tarihinin özgürce kullanımı, bu dilde üretilmiş olan değerlerin incelenmesi, bunun bir akademya bünyesinde yapılması, enstitü, kürsü ve bölümlerin açılması, bu hak ihlalinin ortadan kaldırılması, sadece iktidarı, bir siyasal partiyi, Kürtleri değil, hepimizi ilgilendiriyor. Bu suç hepimizin. Her akıl ve iz’an sahibi, her vicdanlı insan bu yönde bir sorumluluğun da sahibi. Bendeniz, öncelikle varsa yasa veya mevzuat engelinin kaldırılması, gerçekten yoksa, üniversitelerde Kürt dili ve edebiyatı bölümü olmak üzere, çeşitli kürsülerin açılmasını, enstitülerin kurulmasını ve bir Kürt akademyası teşkilini öneriyorum. Buralarda, o dilde öğrenim görmüş olan seçkin bilginlerin, melaların, yazarların ve araştırmacıların ders vermesini, Kürt dilinde yazılmış temel eserlerin, Mem u Zin gibi, Ciziri Divan’ı gibi, Faqiye Teyran gibi, Abdurrahman Taği gibi, modern zamanlardan, Cixerwun gibi, Mehmed Uzun gibi kişiliklerin incelenmesini, yorumlanmasını diliyorum. Böylece, Bejan Matur’un dediği gibi, “Senden konuşan/O tuhaf kalabalığın ortasında”, “dağ göllerinin derin uykusu”na, “görünen tüm yollara” bakabilir ve “acıyan yaraları” sorabilir ve onarabiliz. Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1238
|