JA slide show
Anasayfa
Aşk ve iktidar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
02.03.2009 16:30

Şairin dediği gibi, ‘aşk bütün bağları yıkarak kendi bağlarını kurar.’
Ayhan Aydan ile Adnan Menderes’in aşkları, aşkın iktidarla kesiştiği yer idi ve şairin söylediği gerçek tekerrür ediyordu.

Geçtiğimiz günlerde seksenbeş yaşında ahirete göçen Ayhan Aydan’la birlikte Menderes’e ilişkin pek çok sır da gitti.
Kadınlar, genellikle, kendileri için, erkeklerden, her türlü iktidardan vaz geçmelerini ister.
Aydan’ın, Menderes’i buna zorlamadığı anlaşılıyor.  Biri elli diğeri yirmibeş yaşında idi karşılaştıklarında. Biri başbakan diğeri opera sanatçısı. Biri erkeğe yüklenmiş erk’in taşıyıcısı idi diğeri geleneksel rolünün dışına taşmış bağımsız bir sanatçı. Menderes’ten önce İnönü ve diğer siyasi elitleri, sonrasında özellikle Demirel ve diğerlerini düşünecek olursak, öteki için kendini terk etmek, bütün bağlarını hiçe saymak demek olan aşkı hiçbir ‘üst düzey yönetici’miz yaşamamıştır. Kişisel yaşamında ve ilişkilerinde alabildiğine muhafazakar, yorgun ve yaşlı başbakanlar…Renksiz, fırtınasız, hesap kitap yapan, cüretkarlığa yeltenmeyen, sıkıcı siyasetçiler, bürokratlar.  Menderes’in kalbiyle aklı arasında sürekli gidip geldiği anlaşılıyor. Onun aşklarını ve ilişkilerini ‘libido’ya indirgeyen siyasi hasımlarının aksine, bendeniz, aşk şiirleri söyleyen ve Divan tertip eden Osmanlı sultanlarının geleneğine yakın olduğunu düşünüyorum. Fethi Gemuhluoğlu, aşık olmayana burs vermezmiş, o da aynı dünyadan.
Kadınlığın hallerini simgeleyen üç isim var literatürümüzde : Meryem, Züleyha ve Belkıs.
Meryem, adanmışlığı, bekareti ve masumiyeti simgeler. Züleyha, dişiliği, çekiciliği ve güzelliği. Belkıs ise iktidarı.
Üç nitelik, bir kadında aynı anda imkansızdır.
Bir düşünürün dediği gibi, erkekler, genellikle Züleyha’ya aşık olurlar. Evlenir ve ondan  bir Meryem inşa etmek isterler. Sevgilileri Meryem’leşince de bu kez bir Belkıs’ı ararlar. Belkıs, kadının doğuştan sahip olduğu gücün kamusal yaşamda bir iktidar imgesi olarak gerçekleşmesidir. Oysa toplumsal algı doğuştan bağımsız karakterde olan kadına aksi bir rolü empoze eder. Bağımlı, erkek dolayımından/üzerinden kendini kurgulamak…Erkek için de benzer bir durum söz konusudur. Kadınla ilişkisinde bir güvenlik alanı arayan, her fırsatta başını omzuna dayama ihtiyacı duyan erkek, kamusal alana dahil olunca erk imgesi haline gelir, başta kadını olmak üzere herkes onu güçlü ve muktedir görmek ister. Bu, ilişkinin içindeki gerilimi büyütür.
Menderes-Aydan aşkında böylesi bir gerilim yoktu belki ama, başbakan ve evli olmasının ürettiği bir güçlük vardı. Aşkın gözü kördür. Menderes, yakın siyasi tarihimizin en gözü kara aktörlerindendi. Seven ve aşkı uğruna her türlü belayı göze alan biri idi. Bizim siyasal kültürümüz böylesi bir cüretkarlığı kolay kolay bağışlamaz. Bağışlamadı da. Yassıada’da hukuk çiğnenmekle kalmadı, darbeciler iyice pespayeleşti. Aydan’ın, mahkemeye gelerek, ‘onu gerçekten sevdim, yüce bir aşkla sevdim, ondan bir çocuğum olsun çok istedim; ama Tanrı vermedi’ diye konuşması kayıtlara geçmiştir. Bu kayıt, bize, bizim yakın siyasi tarihimizin gayr-ı insani yanlarını fazlasıyla deşifre eder.
Aydan’la görüşen Can Dündar’dan dinleyelim : ‘O sevgiyi hâlâ muska gibi yüreğinde taşıdığı belliydi.
Menderes'in fotoğrafı hâlâ yatağının başucundaydı.
Ve hâlâ her gün ona ‘Nur içinde yatsın’ diye dualar ediyordu.
Aydın Menderes'in ‘Ayhan Hanımın Yassıada’da Menderes’e olan sevgisine sahip çıkması, kendisini yücelten bir olaydır. Bütün Türk milletiyle birlikte ben de ailem de takdir ettik’ sözlerini hatırlatınca gözleri doldu.
‘Ağlattınız beni’ diyerek mendiline davrandı.
Zaten bu imkânsız aşk, doğduğu günden beri neredeyse sadece gözyaşlarıyla sulanmıştı.”
Madem bütün bağları yıkarak kendi bağlarını kuran bir şeyden söz ediyoruz, Menderes’le Aydan’ın yaşadıklarını biraz daha insani bir yerden okuyabiliriz.
Sadece Aydan değil, yaşamına başka kadınlar da girmişti Menderes’in. Gayr-ı ahlakilikle suçlanması biraz da bundandır.
Ama bence, Menderes’in siyasal yaşamımızda yapıp ettiklerini anlamanın bir yolu, özel yaşamının sırlarından geçiyor.
Seven ve sevgilisi için her şeyi göze alan bir başbakandan söz ediyoruz.
İlişkilerinin ahlakiliği sorunundan çok, beni bu gözükaralığı ilgilendiriyor.
Menderes’e ilişkin –özellikle Amerikancılığı yönündeki- kirli propagandaya asla inanmıyorum. Aksine onu Neoconların dedeleri öldürdü diye düşünüyorum.
Yerli bir adamdı Menderes. Cumhuriyetin özellikle laikliğe ve ekonomiye ilişkin devletçi muhafazakar reformlarını köktenci biçimde değiştirmişti. Şevket Süreyya’nın isabetli belirlemesiyle, ‘toprağı tanıyan’ bir siyasetçi idi. Türkçeyi kullanımındaki zerafeti, ilişkilerindeki nezaketi ve siyasal cüretkarlığı ile biricikti. Milletin gönlünde taht kurması, toplumsal talepleri taşımakta ve krizleri yönetmekteki başarısında aranmalıdır.
Ayhan Aydan hanımla Menderes’in aşklarına ilişkin Selim İleri’nin bir senaryo veya roman girişimi olduğunu hatırlıyorum. Bilmiyorum noldu? Yassıada’da sürekli ve sistematik işkenceye tabi tutulduğuna ilişkin de hayli iddia ve söylenti var. Son sözlerinde ima ettiği o ‘Efendiler’ kim ise, anlaşılan Menderes onları Ares gibi tepesinden ateş çıkaracak biçimde öfkelendirmişti.
Celal Bayar başta olmak üzere, siyasetteki yol arkadaşlarının arasında ‘geleceğin kırık parçaları’ gibi dolaşan bu mazlum adamın özellikle Ayhan Aydan hanımla ilişkisi doğrusu birçok romanı, filmi hak ediyor.
Aşk ile iktidarın kırıldığı yer…Aydan ile Adnan’ın aşkları, aşkın yaşantıya dönüşerek kamusal alana dahil olmasıyla, nasıl bir sorun kurduğunu bize gösteren hakikaten hüzünlü bir hikaye.
İnfazdan önceki son sözleri, Ayhan Aydan hanıma aşık olan adamın kişiliğini ve siyasal duruşunu yeterince yansıtıyor :
“Sizlere dargın değilim, sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde, deyiniz ki Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını onyedi sene evvel almadığınız için müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950'de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaksınız. Ama şimdi milletle el ele verecek Adnan Menderesin ölümü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Amma buna rağmen merhametim sizlerle beraberdir.”

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1815

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Kürt Dilinde Tasavvuf
MOLLA İ CEZERİNİN KÜRTÇE DİVAN NI KİTAP OLARAK ALMAK İSTİYOR...
25/01/12 21:17 Dahası...
@ GÜLŞİN

Sadık Yalsızuçanlar ile...
özdeş ruhlar
Değerli Kalemşah ekibi, Handan Güler ve Sadık Hocam... Özdeş...
05/01/12 21:37 Dahası...
@ süheyla yıldırım

Hiç yayınlandı
kitap çok guzel.. Yazarımız Sadık YALSIZUÇANLAR'ın ellerine ...
02/01/12 16:00 Dahası...
@ feyza

Sadık Yalsızuçanlar ve "Anka...
haticenesibe
çok güzel :grin :grin :grin :grin
02/01/12 16:00 Dahası...
@ hacer

Aşkı bilmek isteyen Mevlâna ol...
Müstefid
Allah razı olsun müstefid oldum. Muhabbetle üstadım...
09/12/11 22:19 Dahası...
@ kadir

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 22 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün171
mod_vvisit_counterDün181
mod_vvisit_counterBu hafta352
mod_vvisit_counterBu ay1240
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]358775

BİRLİK