JA slide show
Anasayfa arrow Güzerân arrow Yazılar
Yazılar
Yoksulluk ve tasadduk
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
23.11.2008 15:02
 Neşet Ertaş, 'bir ayrılık bir yoksuzluk bir ölüm' der; yoksulluğu, 'yoksuzluk' biçiminde söyler. Yok'a bir de bulunmazlık eki getirince çift katlı bir anlam oluşur. 'Yoksulluk benim şanımdır' buyuran, bunu hem dünya ile ilişkisizlik olarak hem de Allah'ın sonsuz ve mutlak gücünü ima ederek söylemiştir. Doğu'nun son yüzyıldaki büyük bilgelerinden el-Hüseyni, 'yoksulluk, insanı hakikate ulaştıran en güzel yoldur' der ve iki anlamına da vurgu yapar. Heidegger, Ereignis'te, anlam olarak dilimizde en doğru karşılığı, 'fakr' olan bir kavram kullanır: 'Armut'.

Yorumlar (4) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1354 | Devamını oku...

 
İkamet'in özü
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
21.09.2008 08:38
 Biz ölümlüler yeryüzünde ikamet ederiz ama gökle çevriliyiz. Bizim ikametimiz, şeylerin kendi özlerindeki oturmasının sırrına uygun biçimde, sadece yeryüzüyle sınırlı değildir, göklerin ve kainatın bütün katlarının hakikatinde oturmaktır.
Heidegger, 'inşa etmek'e ilişkin nefis yazısında bunun denizine dalar: 'Yeryüzünde olmak', zaten, 'göğün altında olmak' demektir. Bunların her ikisi beraber 'Tanrısal olanların önünde kalmak' demektir ve bir 'insanların birbirlerine ait olma' durumunu içerirler. Dört: Bir içindeki Yeryüzü ve Gökyüzü, Tanrısal olanlar ve Ölümlüler, kökensel Birlik'e aittirler.'

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 859 | Devamını oku...

 
Bilgelerin soluğu, orucun susadığı ses
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
07.09.2008 15:05
 Kemale ermek, insanın ağır ağır isteklerinden, tutku ve ihtiraslarından arınmasıdır, der bilgeler. Yeni bir oruca erdiğimiz bu günlerde, bu yolda bir adım daha atabilmenin umuduyla dolu bütün inanmış yürekleri göz kamaştıran bir bilgenin Niyazi Mısri'nin soluğuyla selamlamanın vaktidir. Boşa geçmiş kırk beş yılı geride bırakmış, isteklerinden vazgeçme koşusunda gerilerde kalmış bir ruh yorgunu olarak, bir isteğimden daha kurtulmuş olarak girdiğim bu Ramazan-ı şerifte, bilgelik göğümüzün en parlak yıldızı Bediüzzaman'ın, çileyle örülü yaşamının en zor anlarında dizeleriyle teselli bulduğu Niyazi Mısri'nin selamıyla...

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1144 | Devamını oku...

 
Türk şiirinden endüstriyel notlar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
27.08.2008 19:43
 Böylesi genel ve kolaycı bir başlığı seçmemin nedeni, şiir konusunda, özellikle de modern Türk şiirinde sanayi, endüstri ve toplumsal değişim temaları ekseninde ayrıntılı bir araştırma yapmamış olmam, bu konuda kendimi ehil görmememdir.
Size, Türk sanayiinde sembolik bir anlamı da olan bu beldede yapılan bu kıymetli toplantıda, modern şiirimizin değerli isimlerinden çeşitli dizeler aktarmaya çalışacağım. Böylece, zihninizde, endüstriyel yaşamın önümüze getirdiği sorunların modern Türk şiirinde kendisine nasıl bir ifade imkanı bulabildiğine ilişkin de genel bir izlenim oluşturmayı amaçlıyorum.
Bu ‘garip’ temalı toplantıya, Garip akımının değerli adı Orhan Veli ile başlayalım dilerseniz :

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2359 | Devamını oku...

 
Onların gözü, 'büyük sanatkârlık'taydı...
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
27.08.2008 19:40
 Geçtiğimiz günler, modern Türk şiirinin iki büyük isminin ölüm yıldönümüne tanıklık etti: Necip Fazıl ve Nazım Hikmet. İkisi de, 'idealleri uğruna yaşamı hiçe sayan'lardandı.
Yirmialtı mayıs bindokuzyüzdörtte İstanbul'da başlayıp, yirmibeş mayıs bindokuzyüzseksenüçte yine aynı büyülü şehirde son bulan bereketli yaşamının özeti belki de şu dizeleridir Necip Fazıl Kısakürek'in: 'Ver cüceye onun olsun şairlik/Benim gözüm büyük sanatkârlıkta'. Şairliği-şiiri küçümseyen, Hz. Mevlânâ'nın, Yunus Emre'nin, Niyazi Mısri'nin, İmam-ı Rabbani'nin izini süren bir büyük sanatkârın sözleridir bunlar. Necip Fazıl'ın, edebiyatla, siyasetle, toplumsal ve ahlaki ideallerle, kavgalarla, tasavvuf irfanıyla, modernleşmeye ilişkin köktenci ve dışlayıcı soruşturmalarla, kumarla, bohemlikle, 'beni kimsecikler okşamaz madem/öp beni alnımdan sen öp seccadem'de dile gelen nurani secdelerle geçen o zengin ve dolu dolu yaşamı bize onlarca kıymetli eser bıraktı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1128 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 19 - 25 / 25
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM