JA slide show
Anasayfa arrow Güzerân arrow Yazılar
Yazılar
Çetin Altan'ın ödülü yahut dil ve iktidar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
09.02.2009 21:31
 2008 Kültür Sanat Büyük Ödülü'nü alırken bütün bu olup bitenlere inanamıyordu Çetin Altan, 'ileride bunu yanlışlıkla verdik, diyerek umarım geri almazlar' anlamında bir şeyler söyledi. 'İyi ki varsınız' diyen Başbakan ve Kültür Bakanı, Altan kürsüde konuşurken kenarda saygı içinde beklediler ve yazarı zaman zaman alkışladılar.

Ödülün önceki sahipleri arasında Sezai Karakoç da var. Karakoç, yüzyılımızın en büyük şiirsel sesidir. Dünyayı şiirsel dilin içinden temsil eden en bilge kişiliktir. Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün ona verilmiş olması da ayrı bir edebi ve siyasal önem arz eder. Ünsal Oskay'ın, 'siyasal iktidarı dışlayan, siyasal iktidarın dışladığı bir şair' olarak nitelediği Karakoç'a devletin atfettiği değer, onu değerli kılmaz, asli kıymetini fark etme yönünde bir çabayı ima eder. Yanı sıra, devletin milletle barışmasının sembolik belirtilerinden biridir. 

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1087 | Devamını oku...

 
Kürtçenin miladı olarak 1 Ocak
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
25.01.2009 13:56
 Bir ocak, sanırım yakın tarihimize ileride Kürt dilinin miladı olarak geçecek. Bir kırılma noktası. Muhsin Kızılkaya, bir söyleşisinde, 'Şivan Perwer'i TRT'de konuşurken görünce ağladım' diyor. Bu hissiyatı doğru okuyabilmek için belirli bir bilgiye, bilinç ve zihin durumuna, bir belleğe sahip olmak gerek

TRT'nin Kürtçe kanalının yayına başlamasıyla birlikte bu hafızada bir sarsıntı oldu. Bir şeylerin değiştiğini gösteren en belirgin şey bu idi. Kürtler de Kürt olmayanlarda 'devlet' ekranından Kürtçeyi duyduklarında tuhaf bir şaşkınlık yaşadılar. Kanalın açılış gecesinde oradaydım. Sahnede ve yayında olup bitenler kadar izleyenlerin yüzünü de seyretmeye çalıştım. Herkesin yüzünde mutlu bir hayret, bir şaşkınlık okunuyordu. İnsanlar gördüklerine ve duyduklarına inanmakta zorlanıyorlardı. Saatler ilerledikçe şaşkınlık yerini sevinç ve coşkuya bıraktı. Alaattin Fırat, yayından sonra kendisini uğurlarken köyden arayan bir hemşehrisinin sözünü aktardı: 'Ape, demek ki Kürtçe konuşulunca ülke bölünmüyormuş...'

Yorumlar (2) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 904 | Devamını oku...

 
Doğunun en batısı batının en doğusu
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
22.01.2009 20:16
 Anadolu, 'güneşin doğduğu yer'dir. Horasan da aynı anlama gelir. Viyana'ya göre Budapeşte Anadolu'dur. Budapeşte'ye göre Belgrad, Belgrad'a göre Sofya, Sofya'ya göre Edirne, Edirne'ye göre İstanbul Anadolu'dur. İstanbul, doğunun en batısı, batının en doğusudur.

Bizim kültürel ve manevi merkezimiz İstanbul'dur. Bugün, Sırpların bile kolektif hafızasının derinliklerinde böyledir. Mekke, arzın ruhu, İstanbul kalbidir. Kalp, ilahi merkezdir. Allah'ın her şehirde bir ism-i şerifi baskındır. İstanbul'da baskın olan ilahi isim, el-Cami'dir. Cami, cem eden, toplayan, birleştiren, birleyen, birlenendir. İstanbul, irfani gelenekleri toplar, farklı kavimleri birleştirir, dinleri cem eder, suları, toprakları, iklimleri tevhid eder. Bu birlik, İstanbul'un ruhunda hala gerçekleşmektedir.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1262 | Devamını oku...

 
'Bu ateş bulutu hangi kavmin üzerinde?'
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
18.01.2009 13:42
 Cahit Zarifoğlu'nun bu dizesi Gazze'ye ölüm yağdıranlar açısından okunabilir. Bu ateş bulutu yağdıranların mı yoksa üzerine yağanların mı? Sezai Karakoç'un deyişiyle 'kutsal Kudüs'ün ruhuna ihanet eden' bir kavmin bu saldırısının siyasi, dini, toplumsal, ekonomik ve psikolojik boyutları ve sonuçlarına ilişkin günlerdir binlerce yazı ve konuşma okuyup dinledik.

Ne ki, aklı ve diğer algıları aşan bir yanı olduğu kesin. Bu Celal tecellisinin, kimin eliyle kime nasıl bir musibet ve ceza yağdığını tam olarak bilmiyoruz, bilmemiz de imkânsız. Belki bilge şairlerin kelimeleri bize kısmen yardımcı olabilir. Bunun için ilk uğrağımız Zarifoğlu. O ki, zamanının vicdanı bir şairdi. Afganistan ve Filistin için yaralı bir ceylanın gözleri kadar dokunaklı ve derin dizeleri çırpınıp durdu.

Yorumlar (3) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 917 | Devamını oku...

 
Dink'ten Bediüzzaman'a teşekkür
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
05.01.2009 10:22
 Hrant Dink, 16.10.2005 tarihli Yeni Asya'da yayınlanan bir söyleşisinde, Hasan Hüseyin Kemal'e, 'Allah Bediüzzaman'dan razı olsun. Zamanın ölçülerine ve bakış tarzına göre, burada ahlaklı bir duruş sergilediğini görüyoruz.' diyor ve ekliyor:

'Bediüzzaman, Doğu'da aşiretleri gezip meşrutiyeti anlatırken, halk meşrutiyetin Ermenilere tanıyacağı eşitlikten rahatsızlık duyuyor, o da, 'Kendimizi dev aynasında görmemeliyiz. Kabahat bizde. Tamamen zimmetimize alamadık, bilhakkın adalet-i şeriatı gösteremedik... Hem de dostluğun sebebi vardır. Zira komşudurlar. Komşuluk dostluğun komşusudur. Hem de onlar uyandılar, dünyaya yayıldılar, terakkiyat tohumlarını topladılar; vatanımıza ekecekler' diyor ve Ermenileri korumak gerektiğinden bahsediyor'. Ermeni meselesinde, 'adalet-i şeriat' tamlamasındaki 'adalet' kavramının anahtar olduğunu düşünüyorum.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1149 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 10 - 18 / 25
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM