JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler
Bilişmeler
Sadık Yalsızuçanlar'ın Malatya'sı
Söyleşiler
Yazan Sky Life   
01.09.2010 15:09

 Hikâye ve romanları sevilerek okunan yazar Sadık Yalsızuçanlar, doğup, büyüdüğü Malatya’yı Skylife okurlarına anlattı.

Malatya denince aklınıza ilk ne geliyor?
Mağripli bilge İbn Arabi, öğrencisi Konevi, geleneksel şiirimizin yıldızlarından Niyazi Mısri, Malatyalı Fahri ve tabii ki iri iri şireli kayısılar, üzüm pestilleri, simit pilavı, tarhana, içli köfte, Çarmuzu mahallesi, kocaman lahanalar, mısır tarlaları, Pınar, İstanbul ve Melekbaba sinemaları, ‘Mezarımı Taştan Oyun’ filmindeki Topal Abdo ağıtı, Battal Gazi, Ahmet Turan, Cüneyt Arkın, babam ve dayım…

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 19 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar ile ufuk mülakatı
Söyleşiler
Yazan Mustafa Şahin   
20.08.2010 13:52

 Mustafa ŞAHİN: Yazmaya ne zaman başladınız? 

Sadık YALSIZUÇANLAR: 1980 yılının kış ayında, mevsimin ilk karı yağarken.

Mustafa ŞAHİN: Genellikle hangi türde yazılar yazarsınız?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Öykü, roman, deneme…

Mustafa ŞAHİN: Yazmanızda etkili olan birileri oldu mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Ortaokul Türkçe öğretmenim. Lisede tanıdığım bir almanca öğretmeni. Üniversitedeki hocalarım…

Mustafa ŞAHİN: İlk yazınızı hatırlıyor musunuz, bu yazıdan bize biraz söz edebilir misiniz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: “Ana” başlıklı bir öykü idi. Hacettepe Üniversitesi’nin kampüsünde, ana giriş kapısında tanık olduğum bir olay etkili olmuştu. Taşralı bir öğrenci, annesine bağırıp çağırıyordu. Kadıncağız ağlıyordu. Geçenler dönüp dönüp bakıyordu.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 200 | Devamını oku...

 
Dostluk Üzerine
Ne dediler?
Yazan Mehmet Nuri Yardım   
18.08.2010 17:20
               Fethi Gemuhluoğlu Cumhuriyet Türkiyesi'nin ruh mimarlarındandı. Onu anlatabilmek benim gibi bir amatör yazıcıya düşmez. O çapta bir dehâyı ifade edebilmek, engin gönül dünyasını tasvir edebilmek bu satırların yazarını aşar. Ama hakkında yazılan bir eserden bahsetmek de bir görev. Bu yüzden daha çok yazılanlarla yetineceğim.

              Zaman zaman eserlerinden ve hizmetlerinden bahsettiğim Sadık Yalsızuçanlar'ın yeni çalışması, Fethi Gemuhluoğlu'nun Dostluk Üzerine isimli kitabına dâirdir. Yalsızuçanlar, hikâyeleri, romanları, denemeleri ve genel olarak edebî eserleri ile artık edebiyatımıza mal olmuş bir değerdir. Seçkin, iyi bir yazardır. Onunla 1980'lerde başlayan ve 30 yıla dayanan köklü bir dostluğa sahip olduğum için seviniyor, Rabbime şükrediyorum. Ama bu kadîm dostluğun gerektirdiği buluşmaları gerçekleştiremiyoruz ne yazık ki. O Ankara'da, ben İstanbul'da ikamet edince, bu şehirlere yaptığımız yolculuklarda da mâlum telâş yaşanınca bir araya gelip iki kelâm edemiyoruz. Bu da ayrı ve garip bir tecelli... Hizmetlerinden haberdar olmak ise farklı bir teselli... Ama olsun. Bir dostu seviyorsanız her zaman onunla beraber olmanız, aynı mekânı paylaşmanız gerekmiyor ki?

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 97 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar ile...
Söyleşiler
Yazan handan güler   
16.08.2010 14:19

Kalemşah, yayın hayatına yeni merhaba diyen bir oluşum. Yapıyı meydana getiren arkadaşlar isminiz etrafındaki haleye tutulmuş bir avuç sevdalı. Bu nedenle bu köşemizin ilk konuğu siz olun istedik.  Genç bir site olarak öncelikle bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyor, geleceği inşa sürecinde hepsi birer altın değerindeki eserlerinizin ve sözlerinizin şimdiden gönüllerde hak ettiği yere ulaşmasını diliyoruz.

 1-Eser sayınızla yaşınızı oranladığımızda günleri 48 saate çıkarmış olduğunuz kanaati hasıl oluyor. 60’ı aşkın eser vermek herkesin harcı değil. Bir çok söyleşi serileri yapıyor, üniversitede derslere giriyorsunuz. Yeni bir sanat merkezinde kurmaca metin yazarlığı derslerine de başladığınızı biliyoruz. Neden bunca koşuşturma?

Tabi bu kitaplara ‘eser’ demeyelim dilerseniz . ‘Eser’i daha çok Mesnevi-i Şerif, Fütuhat-ı Mekkiye, Risale-i Nur gibi telifat için kullanmak daha yerinde olacak. Batı’dan da, diyelim Goethe’nin, Rilke, T.S.Eliot, Shakespeare gibi şairlerin şiirleri, Dostoyevsky’nin romanları için kullanabiliriz. Benim kitaplarımın çoğu, derleme, yeniden yazım veya dergi/gazete yazıları, söyleşilerden oluşuyor. Birkaç hikaye yazmışım o kadar. Diyeceksiniz, karalama da olsa, bunca kitap nasıl çıkıyor? Bunu da tez canlılığıma, aceleciliğime bağlayabiliriz. Tuşlara seri basmanın da payı var tabi. Derslere, kurslara gelince… Emekli olunca, ötedenberi arzu ettiğim üniversitedeki derslere biraz ağırlık verebildim. Orada da, öğretici olarak değil de, öğrenci dostlarımızla birlikte yeni şeyler öğrenebilme umuduyla hareket ettim. Kurs biraz işin tuzu biberi oldu. Kıramadığım bir dostum rica etti, haftasonları İstanbul’a gidiyorum zaten, acd sanat merkezinde kurmaca metin yazarlığı dersleri böylece başlamış oldu.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 169 | Devamını oku...

 
Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
07.08.2010 17:35
 Usta yazar Mustafa Kutlu’nun yeni kitabı Zafer Yahut Hiç, bir aşk hikâyesi. Mustafa Kutlu öykücülüğünün son halkasında yazarın yolu bu kez İstanbul’un gecekondu semtlerinden birine düşüyor. Kitapta, yine her Kutlu öyküsünde olduğu gibi sosyolojik bir fotoğraf beliriyor.

Modern Türkiye öykücülüğünün asude bir adası olan Mustafa Kutlu ustatdan mutadı üzere yeni bir kitap geldi: Zafer Yahut Hiç. Mutadı üzere diyorum, zira Kutlu, nicedir her yıl, kutsal Ramazan’a doğru, belki onun bereketiyle, önümüze yeni bir öykü sofrası seriyor. İyi ki de seriyor, çöle dönüşen edebiyat dünyamızda Kutlu’nun hikayeleri, buz gibi soğuk ve su gibi berrak geliyor. Serap değil tabii bu. Kutlu, modern toplumun kalbindeki derin krizi aşmanın yolunun saflıktan, samimilikten, düşüncesi ile eylemi bir olmaktan geçtiğini biliyor.

Yorumlar (3) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 192 | Devamını oku...

 
YAKAZA
Ne dediler?
Yazan ediTör   
01.07.2010 22:12

Sadık Yalsızuçanlar, Kapı Yayınları, roman, 257 sayfa

Sadık Yalsızuçanlar'ın 'Yakaza' isimli bu romanının ilk baskısı 2004 yılında yapılmıştı. Gördüğü ilgiden dolayı, daha sonra farklı yayınevleri tarafından tekrar basılan roman, kendi içinde yolculuk yapan bir adamın sancılı hesaplaşmasını hikâye ediyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 177 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 10 / 150
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÇİZMECE

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün287
mod_vvisit_counterDün478
mod_vvisit_counterBu hafta2724
mod_vvisit_counterBu ay1740
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]198694