JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler
Bilişmeler
Hâl, Âteş ve Ankâ
Ne dediler?
Yazan Saliha Malhun   
14.12.2017 17:37
 Feridüdîn-i Attâr Hazretler nin  ?Mantık Al-Tayr adlı eseri elime ilk tutuşturduğu gün, tefeül ederek açtığım sayfada şunlar yazılıydı; "Kapıya gelen yolculara bak? Hepsi de birbirine dayanıp yoldaş olup gelmişler! Her zerreye ayrı bir kapı var; şu halde her zerreden ona başka bir yol var! Sen ne bilirsin hangi yola gidilecegini? Hangi yolla o kapıya varıp ulaşılacagını? Onu apaçık ararsan işte o zaman gizlenir... Gizliliklerde ararsan açığa çıkar! Açıkta aradığın zaman gizlidir, gizlide aradıgın zaman meydanda!" Sadık Yalsızuçanlar ın "Ankâ" romanını okuduğumda, bu tefeülümün romana aksedişini hayretler içerisinde müşahade ettim.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 194 | Devamını oku...

 
Sofra sofraya değer
Ne dediler?
Yazan Ercan Köksal   
08.12.2017 23:11
 Türk Edebiyatı’nın üretken kalemlerinden Sadık Yalsızuçanlar, bu kez “Sofra” adlı kitabıyla okur karşısında. Kitapta yazar, kişiler üzerinden hareketle kültür, sanat ve geleneğe dair ipuçları veriyor.
 
Sadık Yalsızuçanlar, her ne kadar yazmış olduğu hikâye ve romanlarıyla ön plana çıksa da onun tasavvuf kültürüne de aynı ölçüde eğildiğini, onu yakından tanıyan ve takip edenler bileceklerdir. Hatta yazmış olduğu hikâye ve romanlarında da yine çoğunlukla tasavvuf kültüründen faydalandığını, birçok mutasavvıfı romanlarına konu edindiğini biliyoruz. Fakat Yalsızuçanlar’ı bizim nazarımızda kıymetli kılan bir yönü daha var ki, o da tasavvuf ve tekke edebiyatından modern edebiyata varıncaya kadar geniş bir alanda rahatlıkla kalem oynatabilmesi, okuyucusuna doyurucu denemeler sunabilmesidir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 265 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar'ın Öykülerinde Şiirsellik
Ne dediler?
Yazan Ahmet Uslu   
30.09.2017 18:45
 Edebî türler arasındaki etkileşim, son dönem edebiyat araştırmalarının en çok üzerinde durulan konuları arasındadır. Özellikle 1980 sonrasında öykü ve şiir türleri arasındaki etkileşim, üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu bağlamda Sadık Yalsızuçanlar, öykülerinde şiirsellikten yararlanan yazarlarımızdan biridir. Yazar, öykülerinde düzyazı cümlelerini keserek şiirsel bir görünüm oluşturmak, şiir parçalarını öykü içerisinde kullanmak, şiirsel yazım tekniklerine yer vermek, devrik cümleler, eksiltili cümleler, ikilemeler, masalsılık, şairane üslup, somutlama, kişileştirme, teşbih, simge ve semboller, leitmotifler, zıtlıklar gibi tekniklerden yararlanarak şiirsel bir söyleyiş elde eder. Sadık Yalsızuçanlar, kullandığı şiirsel teknikler ile öykülerde zengin bir anlatım yakalamıştır. Bu çalışmada Sadık Yalsızuçanlar'ın tüm öyküleri bu teknikler dikkate alınarak öykülerdeki şiirsel kullanımlar başlıklar halinde incelenmiştir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 406 | Devamını oku...

 
Filmler, masallar ve rüyalar ve Sadık Yalsızuçanlar
Söyleşiler
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
27.05.2017 10:44

Denemeci, romancı, hikâyeci, tastamam bir yazar, kaleminden ilahi aşkdamlayan bir yazar, bol bol yazan bir yazar... Sadık Yalsızuçanlar’ı kısa birparagrafta anlatmak kolay değil. Bu toprakların, Anadolu coğrafyasının enginbirikiminin kâğıda aktığı genç deryalardan biri o. İstedik ki tanımayanlartanısın, edebiyatı tasavvuf hamurunda yoğurduğu kitaplarından dahaçok kişi istifade etsin. Sadık Yalsızuçanlar’ın dünyasına buyrun...

Önce likle Medipost’un röportaj teklifini geri çevirmediğiniz için teşekkür ederiz. Sadık Bey, nasıl bir evde doğdunuz? Nasıl bir aileniz var-dı? Çocukluğunuz, gençliğiniz nasıl geçti? Edebiyata ilginiz nasıl, nerede başladı? Size ne ilham verdi?

1961 yılında Malatya’da doğdum. Çarmuzu Mahallesinde. O zamanlar geleneksel kültür canlıydı. Çok sahiciydi. İnsanlar, yerel sözlüğü, aksanıyla çok güzel kullanırlardı. Çok samimiydiler. Çarmuzu Mahallesinde oturduk uzun süre. Kısa bir süre Cirikpınar ve sonra Melekbaba... Özellikle dedemgilin evinde kaldığımız günler harikaydı. Tabanı ve tavanı toprak, iki göz bir kilerden oluşuyordu. Önünde yaşlı ve bereketli bir dut ağacı vardı. Ondan kurutulur, pekmez ve pestil yapılırdı. Değirmenleri hatırlıyorum. Üç gün kalırdık orada. Yılda bir kez gidilirdi. Tandır ekmeğini, salamura peynirini, Davulcu Hasen’iki dervişiydi dedem. Babaannemde öyle. İkisi de hiç okumamış. Muhteşem insanlardı. Bazen evde cehri zikir yaparlardı. Halidi’lerin bir kolu böyledir. Mütevazı, yoksul insanlardı. Dedem, bakır tasa su koyar, şeker eritir, tandır ekmeği doğrar, iştahla yerdi. Babaannem saç sobanın közünü mangala çeker, çinko çaydanlıkta çay demlerdi. Tek lüksü bunlardı. Tertemiz insanlardı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 820 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar’la Dünyayı Dolaşmak
Ne dediler?
Yazan Yasemin Dutoğlu   
09.04.2017 10:55

 Sadık Yalsızuçanlar, ''Başçarşı'da Karşılaşmak''ta bu defa mağripden maşrığa, dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaptığı gezilerine dair yazmış. Yasemin Dutoğlu bu kitaba değindi.

Başçarşı’da Karşılaşmak, Sadık Yalsızuçanlar’ın Kasım 2016’da Profil Yayınları’ndan çıkan ve gezi yazılarından oluşan bir kitabı. Yalsızuçanlar, öykü, roman, deneme gibi çeşitli türlerde yazan ve yazdıkları dünya dillerine de çevrilmiş olan üretken bir yazarımız. Öykücülüğü bir adım önde gelir diye düşünürüm. Bilhassa Hiç, Gezgin ve Diyamandi kitaplarıyla kişisel dünyamda iz bırakmış bir edebiyatçımız olduğunu da ilave etmek isterim.

Yalsızuçanlar bu defa mağripden maşrığa, dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaptığı gezilerine dair yazmış. Bize bizden yakın olan, yazarın deyimiyle “ortada bir yüzük taşı gibi duran Bosna’da”, Başçarşı’da, Türkiye’de uzun süre görüşemeyen dostların karşılaşmasından ilhamla; Başçarşı’da Karşılaşmak adıyla yayınlamış gezi yazılarını.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1092 | Devamını oku...

 
Harflerin Hikâyesini Anlatıyor Yalsızuçanlar
Ne dediler?
Yazan Mustafa Uçurum   
24.03.2017 17:11

 Sadık Yalsızuçanlar’ın C’nin Hazırlanmış Hayatı adlı kitabı harflerin dünyasından sesleniyor okuyucuya. Mustafa Uçurum bu kitap hakkında yazdı.

1996 yılında çıkarmaya başladığımız Martı dergimizin kapağı Sadık Yalsızuçanlar’ın bir öyküsü ile açılmıştı. Yakaza, Gerçeği İnciten Papağan, Şehirleri Süsleyen Yolcu, Rüya Sineması kitaplarıyla hemhal olduğumuz bir yazarın Anadolu’da çıkan dergimize destek vermesi, aramızda bulunması bizim çıkışımızı da güçlendiren bir artı değer olmuştu.

Öykü, roman, deneme, masal, öykü derlemeleri, söyleşiler ve dergilerde yazdığı yazılar ile Sadık Yalsızuçanlar, edebiyat dünyamızda üretkenliği ile dikkat çeken isimlerin başında geliyor. Birkaç senelik mesele değil elbette bu. 1986 yılında ilk kitabı çıkan Sadık Yalsızuçanlar, ara vermeden çalışmalarına devam ediyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1764 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 10 / 290
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

SADIK YALSIZUÇANLAR,
ARTIK BÜTÜN KİTAPLARIYLA
PROFİL’DE…

sEsLi kiTaP

C’nin Hazırlanmış Hayatı
 
 Sesli Kitap.. Hazırlayan: Nisan Kumru
Bir ve Hep
 
Küf
 
Hiç