JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler
Bilişmeler
Avatar
Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
05.03.2010 22:16
 Titanik, Aliens ve Terminator gibi büyük yapımlara imza atmış olan James Cameron’un yazıp yönettiği Avatar’a ilişkin yorumlarda eksik olan bir şey var. Filmin temel izleğini oluşturan gönderme alanı yeterince göz önüne alınmıyor. Kadim Hind bilgeliğinin ve buna kaynaklık eden göksel öğretinin imgeleri bilinmeksizin bu ıskalama kaçınılmazlaşıyor.
Filmi yüceltenlerle eleştirenlerin bu ortak zaafına dokunduktan sonra özellikle vurgulamak     isterim : Avatar, bir kutsal yağması değil. ‘Muhalefet iktidarın parçasıdır’ diyen Michel Foucault’ya da bir haklılık payı çıkmamalı filmden. Düpedüz bir titizlik anıtı karşısındayız. Sıkı bir imge taraması yapıldığı açık.

Yorumlar (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 161 | Devamını oku...

 
Hezar* gıpta o devrin efendisine
Ne dediler?
Yazan Turan Karataş   
11.02.2010 15:56

 Günümüz entelektüellerinin bir çoğunu yetiştiren, gazeteci, mütefekkir, aşk ehli bir insan Fethi Gemuhluoğlu.'Kendine dost olamayanlar,gayrıya dost olamazlar;kendileri ile barışa varamayanlar gayrıyla barışa varamazlar' diye sesleniyor dostukla.

Bir sohbet, üç beş bölük yazı, sahibini edebiyata dâhil edebilir mi? Bir hayat, ışıltılı parıltılı bir hayat, bu kadar aziz olabilir mi? Bir insan, yirminci asrın o çiğ ve alacalı değerler skalasında bu kadar sayılıp sevilebilir mi?

Bazı hayatlar böyledir: Bir ışık huzmesi gibi temas ettiği gözleri kamaştırır, sirayet ettiği gönülleri yumuşatır, şavkıdığı zihinleri tenvir eder. Bu kabil üst düzey yaşantılar, Lale Müldür'ün deyişiyle "toprağa düşünce mısır, denize düşünce inci" olurlar.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 252 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar: "Görsellik, 'çağın ruhu'nu en etkin biçimde yansıtan dil"
Söyleşiler
Yazan murat ali seven   
05.02.2010 19:19
 Jim Morrison da “Şair olarak anılmak isterim” diyenlerden. Onun gibi on parmağında on sanat diyebileğimiz pek çok isim aynı cümleyi dile getirmiştir, örnekleri mevcut. Öyküleriniz, romanlarınız var, prodüktörlük yapıyorsunuz, köşe yazıları yazıyorsunuz, eleştirel / teorik kitaplarınız var ve ayrıca güncel meselelere kafa yormaktan kaçınmıyorsunuz. Hangi sıfatla anılmak istersiniz ?

Öykücü olarak anılmayı yeğlerim.

Yorumlar (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 370 | Devamını oku...

 
Aşkı, özlemi, acıyı bal eylemenin serüveni; Cam ve Elmas
Ne dediler?
Yazan Handan Güler   
02.02.2010 21:47
 Aşk acıların en acıtanı, duyguların en yalnızı… Mor, acının, hüznün, neşenin yani aşkın rengi.

Aşkın yakıcılığını çoğumuz biliriz. Tam olarak içine düşmesek de yanından yöresinden geçmiştir hepimizin yolu. Aşkın yaşatan yanının, vermesi gereken sınavlardan geçtikçe törpülenmesiyle çıkar acıtan yanı. İşte o virajda bir bakış yıkar bazen insanı, bir terk ediş dağıtır içinin saraylarını. Küçük hatalar büyür bazen, maksadını aşan yollara sürükler yalnızlığı tadanı.

İşte öyle bir kitabı aralamıştım ki, bu sefer, aşkın yakıcılığının kelimelerin içine gizlenmiş ateş toplarıyla içime düştüğü satırlar sığdırılmıştı mor bir çerçeveye. Her satırda özlem, her satırda sitem hissediliyordu sevgiliye, terk edilene, terk edene, terkedişe.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 356 | Devamını oku...

 
Dostluk Üzerine (Önce Selam, Sonra Kelam)
Ne dediler?
Yazan Serdar Aydın   
02.02.2010 21:32
 Bu kitap Sadık Yalsızuçanlar tarafından derlenmiş, Timaş yayıncılıktan basılmış.
Çok var ki birlikte ‘’Tefsir Sohbetleri’’ yaptığımız dost meclisimizin de öncelikli konusuydu, Dostluk…
Nitekim o sohbetlerin müdavimi Şair, Edebiyatçı ve İlahiyatçı Yunus Develi ağabeyim hediye edince bir solukta okudum.
Kitap rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun sohbet, nasihat, vasiyet ve yazdıkları üzerine bina edilmiş bir dostluk biyografisi…
Önce Sohbetinden başlayalım.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 170 | Devamını oku...

 
Mazhar Alanson : "Türkiye'deki iktidarlar yüzünden 'Sufi' projemizi rafa kaldırdık"
Söyleşiler
Yazan Güliz Vural   
31.01.2010 20:00

 Mazhar Alanson, 2002'de Çıkardığı "Türk Lokumuyla Tatlı Rüyalar" Albümüyle Müziğe Damga Vurmakla Kalmayıp, MFÖ'den Bağımsız Olarak Algılanan Bir "Müzik Bilgesini" De Ortaya Çıkardı. Aradan Sekiz Yıl Geçtikten Sonra, Ondan Yeni Solo Albüm Bekleyenler, Bambaşka Bir Sürprizle Karşılaştı. Yıllar İçinde Biriktirdiği Notlarını, Fotoğraf Ve Çizimlerini İçeren "Mazhar Olmak" Kitabıyla Çıkageldi Alanson. Ev Ortamında Kaydettiği 14 Eski Şarkısını İçeren Albümü De Bu Kitapla Hediye Etti. 60 Yaşındaki Alanson, Yeniköy'deki Evinde, Hayatta Kendince Nelere Mazhar Olup Olamadığını Yeni Aktüel'e Anlattı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 309 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 10 / 134
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

ÇİZMECE

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün61
mod_vvisit_counterDün438
mod_vvisit_counterBu hafta1510
mod_vvisit_counterBu ay3970
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]128198