|
|
Ne dedi?
|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
28.03.2009 23:32 |
Türk şiirinin ‘ustalık tehlikesi’nden söz eden ‘ustalaşmamış usta’ şairi Turgut Uyar’ın şiir üzerine yazıları, soruşturma cevapları, söyleşileri ve diğer metinleri Yapı Kredi Yayınları’nca yayımlandı. Bu güç işin gerçekleşmesini Alaattin Karaca üstlenmiş. Titiz çalışmasından dolayı öncelikle Karaca’ya, Uyar adına teşekkür borçluyuz. Yediyüzüç sayfalık bu kapsamlı kitap, modern Türk şiirinin poetik tarihi açısından son derece önemli bir kaynak niteliğinde. Kitaba adını veren yazı, 2 Şubat 1955’te Şimdilik’te yayımlanmış. Uyar, bu ‘ünlü’ yazısında, Orhan Veli’yi merkeze alarak yeninin eskimesinden, ‘hem kendinisi hem çevresini aldatmak üzere yazanlar’ın hastalığı olarak ‘ustalaşmak’tan söz eder : ‘Ya ustaların hali? Hem kendisini, hem çevresini aldatmak için yazacaktır artık. Anlayışının, ustalığının rahatına ermiştir. Her yeniliği getirenler, getirdikleri yeniliğin ustası olmaya özenirler. Bu bir alışkanlıktır. Belki daha öte, bir zorunluluktur; hatta doğaldır. Kişi, kolay kolay kurtaramaz bundan kendini. Diyeceksiniz ki, zaten böyle olması gerekmez mi?’ Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 897 | Devamını oku... |
|
|
Ne dedi?
|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
27.03.2009 21:22 |
Mümtaze’r hoca kullandı başlığı ama Yazıcıoğlu’nun ardından birkaç kelam ederken başka bir başlık aklıma gelmiyor. Bu, bir ünvana dönüşmüş, ‘Başkan’ ikinci adı olmuş, onunla bir selamı dahi olsa, hemen herkes ‘Muhsin Başkan’ diye söz etmiştir. Yazıcıoğlu eşikten geçti. Yanarak, boğularak, donarak, doğum esnasında, kanser veya ağır nüzul ile ölüm manevi şehitliktir. O’ndan geldik, dönüşümüz O’nadır, Yunus Emre’mizin sözüyle, ‘ölürse tenler ölür/canlar ölesi değil…’ Üstelik, Yazıcıoğlu, özellikle yedibuçuk yıllık Mamak cehenneminden sonra kavileşen imanı ile ölümün vuslat oluşunu tatmış bir mümindi. Yani ‘her dem yeni doğarız/bizden kim usanası’ diyenin Türkçe sözle mayaladığı Anadolu topraklarından yeşermiş bir ‘hormonsuz köylü’ idi. Ruhun terk ettiği bedenini kendisi gibi köylüler buldu. İki gün boyunca ‘Devlet’in ulaşmadığı o çetin yere onyedi köylü ulaştı. Yorumlar (4) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1401 | Devamını oku... |
| |
| |
|
|
Ne dediler?
|
|
Yazan Süavi Kemal Yazgıç
|
|
22.02.2009 22:38 |
 Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, Türkiye’de günümüzde “tasavvuf tarihi” deyince akla gelen en önemli isimler arasında yer alıyor. “İslam Kaynakları Işığında Hermes ve Hermetik Düşünce” isimli yüksek lisans ve Muhyiddin İbnü’l Arabi’de Varlık ve Zaman Mertebeleri” başlıklı doktora tezlerine imza atan Kılıç’ın geçtiğimiz yıllarda İnsan yayınları’ndan çıkan “Sufi ve Şiir: Osmanlı Sufî Şiirinin Poetikası” kitabı da konuyla ilgili mücevher kıymetinde bir çalışma idi. Sadık Yalsızuçanlar ise günümüz edebiyatında hem fikri perspektifte hem de öyküleri, romanlarıyla geleneğin modern edebiyatta nasıl bir enstrüman olarak icra edileceğini orataya koyan bir yazar. Onun “gelenek” dersinden sınıfta kalmadığını vurgulamakta fayda var. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 931 | Devamını oku... |
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 131 - 140 / 194 |