|
|
|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
07.09.2008 16:00 |
|
 Sikke-yi Tasdik-i Gaybi'nin Birinci Şua'sının İkinci Sual'i şöyledir: "Şiddetle ve amirane denildi ki: 'Sen Risale-i Nur'un makbuliyetine dair Hazret-i Ali (ra) ve Gavs-ı Azam (ra) gibi zatların kasidelerinden şahitler gösteriyorsun. Halbuki asıl söz sahibi Kuran'dır. Risale-i Nur, Kuran'ın hakiki bir tefsiri ve hakikatının bir tercümanı ve mes'elelerinin bir bürhanıdır. Kuran ise, sair kelamlar gibi kışırlı, kemikli ve şuuru hususi ve cüz'i değildir. Belki Kuran, umum işaratiyle ve eczasiyle ayn-ı şuurdur, kışırsızdır; fuzuli, lüzumsuz maddeleri yoktur. Alem-i gaybın tercümanıdır. Sözler hakkında söz onundur, görelim o ne diyor?" Yorumlar (2) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1374 | Devamını oku... |
|
|
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR
|
|
07.09.2008 00:53 |
|
 " (...) Gözünün nurunu toprağa veren Zin eve dönünce Bedenini bir titremedir aldı Canın kafesi olan vücudunda bir sarsıntı oldu Artık bu geçici dünyadan göçme anının geldiğini hissediyordu Bey'e haber gönderdi, gelmesini diledi Sbotan beyi kederlere boğulmuş olarak gelince, 'sevgili kardeşim' dedi, 'gayri yıldızım küsufa yüz tuttu, Mem'siz bir dünyada yaşamak bana haram kılınmıştır. Sana vasiyet ediyorum. Sakın cenazemde kimse ağlamasın. Kimsenin yüreği gamla dolmasın. Beni ilahi bir neşveyle kabristana taşımanızı istiyorum. Mem'in ayaklarının dibine gömülmek istiyorum' Sesi gittikçe ferini yitirdi Gözleri süzüldü Bedeni ürperdi Şafak sökümünde yıldızlar nasıl siliniyorsa semada Öylece sönmeye yüz tuttu Dilinden şu dizeler süzüldü Yorumlar (2) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1820 | Devamını oku... |
|
|