|
Hikâye ve romanları sevilerek okunan yazar Sadık Yalsızuçanlar, doğup, büyüdüğü Malatya’yı Skylife okurlarına anlattı.
Malatya denince aklınıza ilk ne geliyor? Mağripli bilge İbn Arabi, öğrencisi Konevi, geleneksel şiirimizin yıldızlarından Niyazi Mısri, Malatyalı Fahri ve tabii ki iri iri şireli kayısılar, üzüm pestilleri, simit pilavı, tarhana, içli köfte, Çarmuzu mahallesi, kocaman lahanalar, mısır tarlaları, Pınar, İstanbul ve Melekbaba sinemaları, ‘Mezarımı Taştan Oyun’ filmindeki Topal Abdo ağıtı, Battal Gazi, Ahmet Turan, Cüneyt Arkın, babam ve dayım…
Doğduğunuz şehir olan Malatya hayatınızı nasıl etkiledi? İnsan büyük oranda çocukluğudur. Etkilemez olur mu? Hâlâ etkiliyor. Dönüp dönüp çocukluk yıllarımın imgelerini yazıyorum. Rüyalarımı, acılarımı ve anılarımı… Onlarla yaşıyorum.
Hikâye ve romanlarınızda Malatya’dan hangi ilhamları aldınız? Özellikle babamın sinemalarında, yazlık ve kışlık sinemalarda izlediğim onlarca, yüzlerce filmden çok esinlenmişimdir. Çocukken ve ilk gençlik yıllarımda tanıdığım o sıcak, sahici ve samimi insanları; onların arasındaki dostluğu, kentin canlılığını, toprak damlı, eyvanlı, pardaklı evleri anlatmaya başlıyorum.
Bugün Malatya’ya gitmek üzere olan birine hangi tavsiyelerde bulunursunuz? Kernek’te çay içmeli, içli köfte, sıkma köfte ve ekşili köfte mutlaka yemeli, kayısı ve mısır bahçelerine uğramalı, Battal Gazi’yi, Selçuk eseri Ulu Camii’ni görmeli, Beylerderesi’ne kesin olarak gitmeli…
Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 790
|