JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Söyleşiler arrow Sadık Yalsızuçanlar ile ufuk mülakatı
Sadık Yalsızuçanlar ile ufuk mülakatı
Yazan Mustafa Şahin   
20.08.2010 13:52

 Mustafa ŞAHİN: Yazmaya ne zaman başladınız? 

Sadık YALSIZUÇANLAR: 1980 yılının kış ayında, mevsimin ilk karı yağarken.

Mustafa ŞAHİN: Genellikle hangi türde yazılar yazarsınız?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Öykü, roman, deneme…

Mustafa ŞAHİN: Yazmanızda etkili olan birileri oldu mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Ortaokul Türkçe öğretmenim. Lisede tanıdığım bir almanca öğretmeni. Üniversitedeki hocalarım…

Mustafa ŞAHİN: İlk yazınızı hatırlıyor musunuz, bu yazıdan bize biraz söz edebilir misiniz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: “Ana” başlıklı bir öykü idi. Hacettepe Üniversitesi’nin kampüsünde, ana giriş kapısında tanık olduğum bir olay etkili olmuştu. Taşralı bir öğrenci, annesine bağırıp çağırıyordu. Kadıncağız ağlıyordu. Geçenler dönüp dönüp bakıyordu.

Mustafa ŞAHİN: Yayınlanan ilk yazınızı hatırlıyor musunuz, bu yazıdan bize biraz söz edebilir misiniz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: “Ana” öyküsü.

Mustafa ŞAHİN: Yazmaktan vazgeçmeyi düşündüğünüz oldu mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Hayır olmadı.

Mustafa ŞAHİN: Yazmaya ilk başladığınızda kendisine hayran olduğunuz yazarlar var mıydı?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Olmaz mı? Bütün yazarlara hayrandım. Sonradan edebiyatın değerini fark ettikçe bu isimler azaldı tabi. Beni en çok etkileyen Tanpınar, Oğuz Atay, Sezai Karakoç, Hz. Mevlana gibi isimler olmuştu.

Mustafa ŞAHİN: Bu yazarlara hayranlığınız devam ediyor mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Ediyor.

Mustafa ŞAHİN: Şu anda kendisine hayran olduğunuz yazarlar var mı, kimler?

Sadık YALSIZUÇANLAR: İbn Arabi, Yunus Emre, Bediüzzaman.

 

Mustafa ŞAHİN: Yazmaktan başka resim, müzik gibi uğraşılarınız var mı, varsa neler?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Yok… Sadece seyrediyor ve dinliyorum.

Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınızı yaptığınız ortamı tarif eder misiniz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Genellikle evimdeki çalışma odamda yazıyorum. Kitaplık burası. Kentin dışında sessiz bir ev. Küçük bir bahçesi var. Kitaplar, kasetler, cd’ler, bilgisayar başında…

Mustafa ŞAHİN: Müzik dinler misiniz, dinliyorsanız ne tür?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Her tür müzik dinlerim. Jazz, klasik, rap, rock, etnik müzik, dini müzik, otantik halk müzikleri, klasik Türk musikisi, pop müzik… güzel olan bütün ezgileri ve şarkıları-türküleri severek dinlerim.

Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınızı yaparken müzik dinler misiniz dinliyorsanız ne tür?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Bazen. Her tür müzik dinlerim. Ama türkülere, nefes ve deyişlere ayrı bir ilgim ve zaafım var. Onları dinlerken yazmak hoşuma gider.

Mustafa ŞAHİN: Haberleri takip ediyor musunuz, çalışmalarınızda gündemin etkileri oluyor mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Ediyorum. Tabii ki yazdıklarımı etkiliyor. Gerek öykü ve romanlarımda gerekse deneme ve araştırma yazılarımda bu etkiyi görmek mümkün.

Mustafa ŞAHİN: Magazin haberlerini takip ediyor musunuz, çalışmalarınızda magazin gündeminin etkileri oluyor mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Bazen… Çok az etkisi oluyor. Kimi öykülerimde bu türden malzemeleri kullandığım oldu. Veya kendiliğinden öykülerime sızdılar.

Mustafa ŞAHİN: Bir çalışmanın bittiğine nasıl karar veriyorsunuz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Bu konuda daha çok sezgilerimle davranıyorum. İçimde bittiğine ilişkin bir duygu uyanıyorsa tamam diyorum.

Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınızı yayınlamadan önce görüşünü veya tavsiyelerini aldığınız kimse var mı?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Pek yok. Bazı metinlerimi güvendiğim dostlarıma okuttuğum oluyor.

Mustafa ŞAHİN: Bir çalışmayı bitirmeden başka çalışmaya geçtiğiniz oluyor mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Genellikle olmuyor. Bir çalışmayı bitirmeden diğerine başlayamıyorum. Zorunlu haller dışında tabi.

Mustafa ŞAHİN: Yarım çalışmalar sizde ne gibi bir etki yapıyor?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Tamamlayamadığım çalışmayı yok ederim, yırtıp atarım.

 

Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınıza olumlu yorumlar aldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Özendirici oluyor. Aslında şimdilerde artık pek etkilenmiyorum. Ama eskiden etkilenirdim. Teşvik edici olurdu.

Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınıza olumsuz yorumlar aldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Eskiden bundan da etkilenirdim. Bilenirdim. Şimdi olumsuz yorumlar da pek etkilemiyor.

Mustafa ŞAHİN: Yazdığınız zamanlar kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Öykü ve roman yazarken çok yorulduğumu hissederim. Bir tür ruh göçü yaşarım, anlattığım kişiler gibi hissederim. Gündelik yaşamdan hayli koparım.

Mustafa ŞAHİN: Yazmadığınız zamanlar kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Hiçbir şey yapmıyor, yaşamıyor gibi hissediyorum.

Mustafa ŞAHİN: Kendi yazılarınızı okuyor musunuz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Yayımlandığında okurum.

Mustafa ŞAHİN: Keşke yazmamış olsaydım dediğiniz çalışmanız oldu mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Olmadı.

Mustafa ŞAHİN: Kendiniz için yazdığınız, zaman zaman okuduğunuz ve kendinizi hatırladığınız bir çalışmanız var mı?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Yazdığım her şeyi kendim için yazarım.

Mustafa ŞAHİN: Müstear kullandığınız oldu mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Bazı yazılarda.

Mustafa ŞAHİN: Müstear kullanma konusundaki düşünceleriniz neler?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Gerekmedikçe kullanmamalı.

Mustafa ŞAHİN: Ne tür kitaplar okursunuz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: İrfani eserler.

Mustafa ŞAHİN: Mutlaka okunmalı dediğiniz olmazsa olmaz eserler var mı?

Sadık YALSIZUÇANLAR: İbn Arabi’nin kitapları, Bediüzzaman’ın kitapları.

Mustafa ŞAHİN: Tekrar tekrar okuduğunuz ( başucu kitaplarınız ) eserler var mı?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Risale-i Nur.


Mustafa ŞAHİN: Sizce mutlaka okunmalı mı, neden?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Okunsa iyi olur tabi. Manevi açıdan besler. İnsanı yeniler, diriltir.

Mustafa ŞAHİN: Sizce yazmak için okumak şart mı, neden?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Şart değilse de iyidir.

Mustafa ŞAHİN: Sizce insan neden yazar?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Kimisi iyileşmek için, kimisi şöhret, kimisi para için. Motivasyonlar farklı olabiliyor.

Mustafa ŞAHİN: Bunlar içerisinde sizin yazma sebebiniz nedir?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Öykü ve romanlarımı, kendimi iyileştirmek, öteden beri içimde çözemediğim soruların cevabını aramak için.

Mustafa ŞAHİN: Gelenek ve yenilik arasında yeriniz neresidir?

 

Sadık YALSIZUÇANLAR: Gelenekten geleceğe diyeyim.

Mustafa ŞAHİN: Yazmaya yeni başlayanlara ne tavsiye edersiniz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Israr, dikkat, samimiyet.

Mustafa ŞAHİN: Başınızdan geçen unutamadığınız ve bizlerle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Çok anım var. Birini paylaşayım dilerseniz. Üstad Necip Fazıl’ın ölümünden sanırım bir ya da birbuçuk yıl önceydi. Küçük oğlu Osman Kısakürek’in İstanbul Şube temsilciliğini yürüttüğü bir şirketin Ankara’daki Merkez ofisinde çalışıyordum. Zaman zaman akşamları da Osman ağbiyi iş için arardım. Tabi ev telefonundan. Bir akşam yine aradım. Telefona Necip Fazıl çıktı. Çok heyecanlandım. O gün Üstad’ın Erkekçe dergisinde yayımlanan bir söyleşisini okumuştum. Doğrusu yadırgamıştım, öyle bir dergide, kapakta Üstad’ın fotoğrafıyla birlikte söyleşideki bir cümlesinin başlığa çekilerek anons edilmesine. Daha doğrusu dergiye söyleşi vermesine şaşırmıştım. Hazır Üstad ile muhatap olmuşken onu da sorayım dedim. Sormaya henüz başlamıştım ki, sözümü keserek, o kararlı, heybetli sesiyle, ‘biz onları dava ettik evladım, dava!’ dedi. Meğer Üstad’ı, o derginin de içinde bulunduğu yayın grubu aldatmışlar. Edebiyat dergisinde yayınlayacağız diye söyleşi yapıp o dergiye koymuşlar…

Mustafa ŞAHİN: Size ulaşmak isteyenlere iletişim bilgilerinizi vermek ister misiniz?

 

Sadık YALSIZUÇANLAR:

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

www.sadikyalsizucanlar.net

Mustafa ŞAHİN: Edebiyat Ufku okuyucuları adına size çok teşekkür ediyoruz efendim.

Sadık YALSIZUÇANLAR: Ben teşekkür ederim.

 

Edebiyat Ufku

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1329

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 05-09-2010 08:58 - Misafir
 
 
Biraz eksik
sadık hoca beni çok etileyen bir yazardır zaten. Her kitabı beni büyüler. Lisan-ı hali çok başka. Samimi, doğal ve çok derin.  
Hocaya daha içi dünyasını yansıtacak sorular sorulabilirdi. Bunlar biraz yüzeysel olmuş. Yinenede güzeldi.
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM