JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Adanmış şiirler arrow "Okur için yazdığımı söyleyemem!"
"Okur için yazdığımı söyleyemem!"
Yazan Mustafa Nezihi Pesen   
17.06.2009 18:45

 Sadık Yalsızuçanlar ile neler okuyor, kitapları ve çalıştığı yeni eseri üzerine bir söyleşi yaptık.

Son kitaplarınızda üç sufi-bilgeyi anlamaya- anlatmaya çalışıyorsunuz. Özellikle Niyazi Mısri'yi anlattığınız Anka yazarlık/yaşa(nır)lık serüveninizin neresinde? Anka- Sadık Yalsızuçanlar bağlantısını-ilgisini nasıl anlayabiliriz

Niyazi Mısri’yi anlatmak…Bu, aslında pek mümkün değil. Bir bilgeyi, bir marifet sahibi insanı anlatabilmeniz için irfandan nasipli olmanız gerekir. Kaldı ki, bu, hep başkasının hikayesidir. Siz, Mısri’yi veya başka birini anlatırken kendinizi anlatıyorsunuz. Kendi kavrayışınızın içinden anlatıyorsunuz. O’nun sahibi olduğu bilgelikten sizin nasibiniz nedir? Bu nasip kadarını anlatıyorsunuz. Bu bağlamda benim, Mısri hazretlerini anlatabilmem mümkün değil. Sadece yaralanmış, örselenmiş bir insan olarak, O’nun dünyası ile ilişki kurma çabalarımı anlattım, diyebilirim.

Belli bir yazma zamanınız var mı? Eserlerinizi, yazılarınızı kesintisiz mi yazmaya çalışırsınız yoksa yavaş yavaş ve bekleterek mi yazmaktan yanasınız?

Bazı şairlerin çok uzun bir süre uygun mısraı düşürmek için bekledikleri gibi uzun bir süre düşünüp beklediğiniz oldu mu?

Öncelikle geceleri yazdığımı belirtmek isterim. Süratli, bir çırpıda yazıyorum. Bir kelime, bir imaj, bir sır beliriyor, okumalar da yapıyorum, ama bende yazma çoğunlukla zuhurat şeklinde oluyor. Dediğim gibi kısa sürede yazabiliyorum.

Sadık YalsızuçanlarÇocuk ve ilk-gençlik dönemleriniz, hatıralarınız yazılarınıza-hikayelerinize nasıl yansıyor?

Fazlasıyla yansıyor. İnsan büyük oranda çocukluğudur. Çocukken ne isek, sonraki birikimimiz hep onun üzerine inşa ediliyor. Bir de yazmak, yalınlaşmak, yüklerden, eklerden kurtulmaya çalışmak olduğundan, zaten bir biçimde çocukluğumuza doğru sızıyoruz. Benim oldukça zengin, renkli bir ortamda geçti çocukluğum.

Kim(ler) için yazıyorsunuz? Yazarken aklınızda kalbinizde okuyucuya yönelik ne gibi planlarınız olur? (Sarsmak, şaşırtmak, askıda bırakmak, hayrete ortak etmek...)

Okur için yazdığımı söyleyemem. Yani kitaplaşsın, şunlar şunlar okusun diye düşünmüyorum. Yazmaya ilk başladığım andan itibaren, edebiyatı, öykü ve roman yazmayı hep kendi ihtiyacım olarak görerek yazdım. Yazdığım şeyler zaten kendi yaralarımın iyileşmesine, yaşadığım bazı heyecanları da paylaşmaya veya anlatmaya dönük şeylerdir.

Bize en çok etkilendiğiniz, başucu kitabı edindiğiniz, sizi kendine güzelce hapseden eserlerden bazılarını kısaca değerlendirebilir misiniz?

Çöplükİlk okuduğum romanı unutamam, Çöplük. Risale-i Nur eserlerini tanıyana değin çok roman, öykü, masal okudum. Bazı fikir kitaplarınıı okudum. Kemalettin Tuğcu çok okumuştum çocukken. Üniversite yıllarımda edebiyat, felsefe, tarih, sosyoloji, müzik, sinema... ne ile karşılaşırsam okurdum. Çok farklı konular, sorunlar üzerinde kafa yormaya çalıştım. Hz. Mevlana, İbn Arabi, Mısri, Yunus Emre, Şeyh Galib Dede en çok severek, döne döne okuduklarım arasında. Risaleleri çok okurum. Batı’dan Heidegger, Derrida ve Wittgenstein’ı hala okuyorum. Tabii klasikler, modern ve postmodern edebiyat… Bizim modern dönem edebiyatımızdan Sezai Karakoç en çok sevdiğim şairdir. Turgut Uyar’ı çok severim. Lale Müldür’ü. Özdenören, Karasu ve Oğuz Atay sonra.

Sinema üstüne derin şeyler düşünmüş-yazmış biri olarak bugünlerde neler izlediğinizi öğrenebilir miyiz? Sizi heyecanlandıran yeni filmler var mı? Türk Sineması'nda ve/ya başka sinema sektörlerinde insan ruhuna gıda olabilecek yenilikler görünüyor mu?

Çocukken ve ilkgençlik yıllarımda, babam sinema işletmecisi olduğundan çok film seyrettim. Üniversite yıllarımda da öyle. Şimdi fazla izleyemiyorum. Yavuz Turgul’un filmlerinden çok etkileniyorum. Demirkubuz’un filmini önemsiyorum. Bilge Ceylan’ın Uzak’ını sevmiştim. Sinemamızda sancılı bir geçiş dönemi yaşanıyor. Bu bir doğuma gebe gibi görünüyor.

Hem bir usta yazar olarak hem de bir belgesel ustası olarak şu an üzerinde çalıştığınız projelerden-eserlerden bahsedebilir misiniz? 

Bir roman yazmaya başladım. Otobiyografik malzemeler var ama Bediüzzaman’ın yaşamından da bazı kesitler vereceğim.

 

Mustafa Nezihi Pesen konuştu!

 

http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=1332 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2952

Yorumlar (3)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 05-07-2009 11:18 - Misafir
 
 
çok hoş
Söyleşi çok güzel. Buraya alıntılamak incelik olmuş.
 
2. Yazan erol celik 04-07-2009 13:07 - Kayıtlı
 
 
çok hoş
Kimler gelmiş, kimler geçmiş bu handan. 
Kimileri nasip almış irfandan 
Kimine aydınlık berrak ve temiz 
Kimine karanlık ,kimine ZİNDAN.
 
3. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 25-06-2009 21:55 - Misafir
 
 
Salamun aleykum
Sadık abiyi bir yıl önce trt deki ifrat programında gördüğüm günden beri takip etmeye çalışıyorum. Her nekadar okur için yazmıyorum desede bize bizi anlatıyor, hallerimizle haldaş oluyor adeta. Rabbim gönlüne feraset versin ve nice güzel eserler kazandırsın edebiyatımıza İşaallah.
 

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

SADIK YALSIZUÇANLAR,
ARTIK BÜTÜN KİTAPLARIYLA
PROFİL’DE…

sEsLi kiTaP

C’nin Hazırlanmış Hayatı
 
 Sesli Kitap.. Hazırlayan: Nisan Kumru
Bir ve Hep
 
Küf
 
Hiç