JA slide show
Anasayfa
Bu toprakların hikâyesini yazıyor
Yazan Sibel Oral   
24.08.2009 12:48
 Türk edebiyatında kendine has anlatımı ve duruşuyla farklı bir yerde duruyor Sadık Yalsızuçanlar. Timaş Yayınları'ndan çıkan son romanı Dem ise bizi yine hiç şaşırtmadı.
1970'lerin Anadolu kasabasında hayatı anlamaya çalışan bir öğrencinin ve dönemin toplumsal gerçeklerine mercek tutan roman, bu esnada Said-i Nursi'yi ve yaşadığı acıları da ele alıyor. Ve iki ayrı dönemle birlikte bütün acılar, arayışlar birbirine öyle bağlanıyor ki, okur kendini her iki tarihte birden buluyor.
Romanda Hrant Dink'ten Dev Genc'e, Wittgenstein'dan Adnan Menderes'e kadar birçok isme rastlamak mümkün. Yazar, geçtiğimiz yıllarda derin devlet kavramının Said-i Nursi tarafından teşhis ve ifade edildiğini yazmıştı.
Hazır yeri gelmişken Yalsızuçanlar'a bunu sorduk ve Ergenekon benzeri bir yapılanmanın Said-i Nursi tarafından teşhis edildiğini söyledi.
Dem 'i yazarken çocukluk ve ilkgençlik acılarını yeniden yaşayan Yalsızuçanlar, Türk romanının estetik öğeleri yönetme performansına evrildiğini düşünüyor ve buna itiraz ediyor.

Dem adlı romanınız Said-i Nursi'nin yanışını yakın tarih bir kuşağı da anlatıyor. İkisini birbirine kurgulamaya götüren neydi?

Eşrefoğlu Rumi, "Kendi derdim söylerem/gayrı hikayet etmezem" der. Kendi kuşağımın, kendimin hikâyesi içinden anlatmayı yeğledim. Sahici, samimi olmaktan yanayım.
Türkiye'de roman, estetik öğeleri yönetme performansına evrildi.
Buna itiraz ediyorum. Bir başka nedeni, Said-i Nursi gibi bilgelerin yaşamını anlatmak güç.
Ancak onlarla ilişkilerimizi, onlardan ne anladığımızı, yani payımıza düşeni anlatabiliriz sanırım.

O dönemin kuşağıyla, şimdiki kuşak arasında fark olduğu kesin.
Ne düşünüyorsunuz bu konuda, umutsuz musunuz?

Bediüzzaman, "Osmanlı, Avrupa'ya hamiledir, bir Avrupa toplumu doğuracak" demişti.
Sanırım bu gerçekleşiyor. Geç kapitalizm... Genel olarak zaten modernleşme, kitlesel ve küresel karakteriyle önüne geleni silip süpürüyor(du). Bundan biz en patolojik yanlarıyla fazlasıyla nasiplendik. Tümüyle umutsuz, bedbin değilim. Çürüme belli düzeylerde olacaktır, bu kaçınılmaz. Aksine umutluyum.
Zaten dibe vurmadan yüzeye çıkılamaz.

Daha önce sizinle Türk edebiyatının yakın tarihe olan yakın ilgisizliğinden konuşmuştuk.
Dem 'de de Dev Genç'ten Hrant Dink'e kadar pek çok ize rastlamak mümkün...

Dedem, Şeyh Said'in oğlu Şeyh Ali Rıza Efendi'ye intisaplı bir dervişti. 50 yaşma kadar dağlarda çobanlık yapmıştı. Kendisi gibi ümmi bir kızla evlendi ve 107 yaşında öldü. Babam, Malatya'da sinema işletmeciliği yapan CHP delegesi, Eşref Kolçak-Ayhan Işık'a benzeyen bir adamdı. Dayım Dev-Yol'cu, ağbim Dev-Genç'liydi.
Ben, bir süre ağbimin mabedine takıldım, lise ikideyken halis bir nur talebesine yakalandım. Böylesi bir yerden geldim. Çocukluk acılarımın beni daima beslediğini gördüm. Zaten bu yüzden anlata anlata bitiremiyorum. Hepimizin tek tek öyküsünün biricikliğine hep inandım. Bu öykülerin toplamı 'bu topraklar'ın hikâyesini oluşturuyor.

Geçtiğimiz yıllarda "derin devlet'in Said-i Nursi tarafından teşhis ve ifade edildiğini yazmıştınız. Bunu biraz açabilir miyiz?

Bediüzzaman, kitaplarında pek çok yerde, "gizli ve dehşetli bir komita"dan söz eder. Bu, öteden beri ilgimi çekiyordu ama içini dolduramıyordum.
Kendisi de zaten pek ayrmtı vermiyor.
"Hükümeti, devletin kurumlarını, aktörlerini, aleyhimizde iğfal eden, kışkırtan bir yapı bu" diyor. Zorbalardan söz ediyor. Despotik bir yapılanmadan.
Bugünkü Ergenekon türü birşey bu. Bu komitanın cinayet işlediğinden, suistimaller yaptığından, kamu kaynaklarını fütursuzca kullandığından filan...
Bunu biraz didikleyince, imalarının gerisinde ne türden bir yapı olduğunu görebiliyorsunuz. Her türden hukuksuzluğun kol gezdiği, faşizan bir yapı yani.

Kitaplarınız genelde İslam ve İslam âlimleri üzerine kurulu.
Türk okurunu bu açıdan yeterli buluyor musunuz?

1980 yılından beri yazıyorum.
İlk öykü kitabım Şehirleri Süsleyen Yolcu 'dan itibaren uzunca bir zaman soyutlama düzeyi yüksek, alegorik öyküler yazdım. Arada daha çok anılardan oluşan oylumlu bir hikâye sayılabilecek Yakaza adlı bir anlatı deneyi olmuştu. Bu arada sinemaya, televizyona ilişkin, onların doğasını didikleyen kitaplar çalıştım. Kürt sorunu üzerine yazdım. Son yıllarda ise, daha çok okuduğum ve etkilendiğim, yaşamları her yönüyle bana çekici ve olağanüstü gelen bilgelerle ilgili yazıyorum.
İbn Arabi, Harakani, Mısri bunlar arasında idi. Son olarak Dem ile kendi acılarım ve anılarımın içinden bir Said-i Nursi portresi belirdi. Siluet biçiminde... Onun hâlâ doğru okunduğunu sanmıyorum. Şerif Mardin'in bir girişimi oldu biliyorsunuz, o da bir tür linç edildi. Bilimler Akademisi'ne alınmadı. Oysa Bediüzzaman modern zamanlara adeta bir göktaşı gibi düşmüş gerçek bir bilge. Teoloji içinden okunması zor. Ben, kendi kişisel öykümün içinden okumaya çalıştım.

Dem ile okuru gerçekten demliyorsunuz ama yazarken acı çeken ve arayış içinde olan bir kahramanınız da var. Onun ve Said-i Nursi'nin çektikleri, yazar Sadık Yalsızuçanlar'a nasıl etki etti?

Söz, söyleyenin neresinden çıkarsa okurun orasına ulaşabiliyor, öem'e ilişkin ilk geri dönüşler bunu gösterdi. Bir çırpıda ve ıslak yünün içinden dikenli bir dalın çıkarılışı gibi çıkmıştı öykü.
Yazarken anlattığım çocukluk ve ilkgençlik acılarımı yeniden yaşadım. Yazarken kelimelerin hızına gerçekten parmaklarım yetişemiyordu.

 

Taraf Gazetesi 22.08.09
 

Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 491

Yorumlar (1)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 30-08-2009 10:49 - Misafir
 
 
dem bu demdir
"Söz, söyleyenin neresinden çıkarsa okurun orasına ulaşabiliyor," evet ulaşması gereken yere ulaştı. 
"Bir çırpıda ve ıslak yünün içinden dikenli bir dalın çıkarılışı gibi çıkmıştı öykü. " öylece bizi de acıttı 
"Yazarken kelimelerin hızına gerçekten parmaklarım yetişemiyordu." galiba bu durum da her zmanki haliniz 
muhabbetle ;)
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Dumanüstü haber

Kurmaca/Yaratıcı Metin Yazarlığı Kursları Başladı

Senaryo

Sinopsis

Tretman

Diyalog

Radyo Oyunu

Tiyatro Metni

Öykü

Roman

Masal

Ve diğer yaratıcı yazı alanlarına ilişkin uygulamalı kurslar için başvurularınızı bekliyoruz.

Başvuru İçin :

Devamını oku...
 

Son yorumlar

Sadık Yalsızuçanlar ile ufuk m...
Biraz eksik
sadık hoca beni çok etileyen bir yazardır zaten. Her kitabı ...
05/09/10 08:58 Dahası...
@ zeynep güngör

Atacaksan tokadı böyle atacaks...
yavuz selim
değerli yazar , yavuz sultan selin hanın şairliğini bilyoru...
31/08/10 13:13 Dahası...
@ sezai yıldırım

Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
hikaye kadar güzel bir anlatım:) alacağım ilk kitaplar arası...
14/08/10 23:31 Dahası...
@ cennet

Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
ustalara teşekkür
başımızda hala üstad sezai karakoç gibi, rasim özdenören, mu...
10/08/10 09:36 Dahası...
@ aziz kağan Güneş

Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
söyleşiyi okuyabileceğiniz adres işte bu
sadık yalsızuçanlar söyleşisi http://kalemsah.blogspot.com/...
07/08/10 23:31 Dahası...
@ handan

BİRLİK


Açık Deniz'de bu hafta

 Açık Deniz'e, bu hafta [11 Eylül 2010 Cumartesi gecesi, Saat 23.00'te] Hayat Nur Artıran konuk oluyor...Hz. Mevlana, Mevlevilik, mesnevi-i Şerif, İslam irfanı, irfani geleneğin temel kavramları, kişilikleri üzerine konuşulacak; birbirinden güzel, türküler, nefesler ve nutuklar dinlenecek... 
Açık Deniz

Okuma notları

Gezgin Boşnakça'da
01.09.2010 15:16
Gezgin Saraybosna’da Yayımlandı Sadık Yalsızuçanlar’ın, Almanya, Bulgaristan ve Fransa’da okurla buluşan Gezgin adlı... Devamını oku...
Atacaksan tokadı böyle atacaksın
29.08.2010 22:57
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur Sâdıkâne belki... Devamını oku...
"sekiz otuz sekize yirmi kala"
06.08.2010 20:43
‘Şarkıları da değiştiriyorum, ‘Hiçbir neden yokken ya da ben bilmezken, söylenip yok yere sitem etmişimdir. Havaya doğru iki... Devamını oku...
Biricik Sevgili
06.08.2010 20:39
Birlik ve aşk sırrı ezel ve ebedi kaplamış Zatında O sonsuzdur ve birdir O’nda asla nicelik ve sayısallık yoktur Zamansızlıkta ezel... Devamını oku...
Aşkın Sıcaklığı
06.08.2010 20:38
Bugün bayramdır. Güzelliğini görmekten Herkesin bayramı kutlu olmuş Yalnız ben o güzelliği görmekten Mahrumum. Yüz... Devamını oku...
Mustafa Tatcı: Yunus Bir Doğan İdi, Kondu Taptuk Koluna
06.08.2010 20:36
“Bu bir acaip haldir bu hale kimse ermez Alimle davi kılar, veli değme göz görmez İlm ile hikmet ile kimse ermez bu sırra Bu bir... Devamını oku...
Gökteki Tavaf
06.08.2010 20:30
Senin raks ve semaya kalkışının Sevinç ve neşesi ne güzel bir Felek bağlamış Her burçta boğalar, oğlaklar Elleri üzerinden... Devamını oku...
Kürtlerin (En) Hüzünlü Kahramanı : Şeyh Said
04.07.2010 10:13
29 Haziran, Şeyh Said Efendi’nin idamının seksenbeşinci yıldönümü… Bu satırları yazarken ne denli ‘tarafsız’... Devamını oku...
"Dağı Delen Irmak" akmaya devam ediyor
26.06.2010 20:39
Kemal Karpat hocanın basımı hayli olaylı bir geçmişe sahip kitabı bu kez Timaş’ça okura sunuldu : Dağı Delen Irmak. Öteden... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

album4

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÇİZMECE

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 14 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün239
mod_vvisit_counterDün452
mod_vvisit_counterBu hafta1648
mod_vvisit_counterBu ay4011
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]200965