|
Yazan Seher Kadıoğlu
|
|
13.12.2008 12:42 |
"Geleneksel tasavvuf geride kaldı. Eski formlar, eski kalıplar yok artık. Modernleşen yaşam içinde bilgece yaşamak çok güç" diyor Sadık Yalsızuçanlar ve "yeniye" ANKA ile kanat açıyor...Türk Edebiyatının usta kalemlerinden Sadık Yalsızuçanlar'ın son romanı ANKA, Büyük İslam Mutasavvıfı Niyazi Mısri'yi günümüzde gezdiren kurgusu ve her zamanki övgüye mazhar üslubuyla okuyanı mest ediyor. Her okuyanın 'çok etkilendim' dediği çalışmanın mimarıyla, kitap üzerine söyleştik: Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1169 | Devamını oku... |
|
|
Yazan Saliha Malhun
|
|
17.11.2008 21:35 |
"Hikayenin gizli belleği" üstad Sadık Yalsızuçanlar ile dünden bugüne roman sanatı ve tasavvufi tecrübe, bu tecrübenin modern romana tatbiki ve son romanı anka üzerine söyleştik: " Günümüz romanı bir keşiften ibarettir. Dünya varoldukça ve insan dünyada yaşadığı müddetçe bu keşifte bitmeyecektir. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1065 | Devamını oku... |
|
|
Yazan Suavi Kemal Yazgıç
|
|
10.11.2008 18:57 |
Anka'yı modern bir menakıpname olarak tanımlayabilir miyiz? "Şey", "Gezgin" ve "Cam ve Elmas"tan sonra "Anka" nasıl bir yerde duruyor? Onlar için de "kendisi gitti haberleri kaldı" diyebilir miyiz? Modern olunca menakıp olmaz. Ama bir tür menkıbe, açık uçlu olmakla beraber bir veli hikâyesi olarak okunabilir. Onlar gitti, haberleri kaldı tabii ki. Aslolan bu haberler bizim için ne anlama geliyor, bize neler yapıyor... Bilgelerin hayatı hikmettir. Onlar bizatihi kelam olduklarından, her halleri ve sözleri bizim elimizden tutar, bizi düştüğümüz yerden tutup kaldırır. Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 3290 | Devamını oku... |
| |
| |
| |
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 31 - 39 / 39 |