|
|
| Yitik hazinelerimizi keşfedebilmek |
| Yazan Hakkı Yiğit | ||||||
| 20.11.2008 18:48 | ||||||
11 Kasım Salı günü Malatya Belediyesince Malatyalı Yazar-Mütefekkir Fethi GEMUHLUOĞLU’yu anmak amacıyla bir panel düzenlendi.Panele konuşmacı olarak katılan Belgesel yapımcısı ve elliye yakın kitabı olan hemşehrimiz velüd yazar Sadık YALSIZUÇANLAR, İnönü Üniversitesi Türk Dili Bölümü Okutman Abidin ÖZTÜRK ve Gazeteci Kamuran SEZER, GEMUHLUOĞLU’nun farklı yönlerine dikkat çektiler. Her konuşmacı dönüp dolaşıp hep “dost” “arkadaş canlısı” “aşk ve şevk” “ideal insan” “Kamil insan”… gibi sıfatlara, kavramlara, değerlere sözü getirdi. Sayın Abidin ÖZTÜRK, bilhassa günümüzde bir çokların ağzından düşmeyen ancak mana cihetiyle erozyona uğrayıp içi boşaltılmış “aşk” kelimesinde yola koyularak rahmetli GEMUHLUOĞLU’nun bu kelimeye yükledikleri manaya dikkatleri çekti. Rahmetlinin “boş oturacağınıza balıklara şemsiye yapınız” sözünü zikrederek “yolda geçerken boş ve miskin bir şekilde oturmuş duran adama selam vermeyip giden, döndüklerinde aynı adamın bu kez elinde bir çubuk ile yere bir şeyler çizdiğini gördüğünde selam veren” Nebiler Nebisinin terbiyesiyle, ahlakıyla ahlaklandığına işaret etti… Sayın Kamuran SEZER bugün hoyratça kullanıp tüketilen, bizatihi kendisinin değil edebiyatının çokça yapıldığı “sevgiye” işaret ettiler. “Biz birbirimizi sevmiyoruz. Asıl bundan utanmalıyız. İnsanlar olarak birbirimiz sevmiyoruz.” Diyen GEMUHLUOĞLU’nun sadece insanlara değil Yunusvâri her şeye sevgi ile yaklaştığını ifade ettiler. Sayın YALSIZUÇANLAR ile UFUK TV’de bir söyleşi yapma imkânımız da oldu. YALSIZUÇANLAR, GEMUHLUOĞLU’yu en iyi ifade eden kelimenin, kavramın Necip Fazıl’ın ifadesiyle “Fikir Sakası” olduğunu zikrettiler. Onun; kişilerin fikirlerine, zihinlerine müdahale ettiğini ve kişiyi uyanışa, kişiyi kendisi olmaya davet ettiğini, kişinin zihninde çağrışımların oluşmasına katkıda bulunduğunu, kişinin köklerinden kopmaması gerektiğine ve şanlı bir ecdadın, imparatorun varisleri olduğunu unutmamaları gerektiğine dair telkinlerde bulunduğunu ifade ettiler. Ayrıca bir insan sarrafı olduğuna işaret ettiler. “Halvet” ve “Cem” makamında bulunması cihetiyle Yunus’un sahip olduğu irfana, yüksek ahlaka sahip olduğunu herkesle irtibat halinde olduğunu; bir dost, arkadaş canlısı olduğunu söylediler. İrfan, aksiyon, büyük insanların olmazsa olmaz vasıflarından biri de “aşk ve şevk insanı” oluşlarıdır. Onun“Günahlarınız dahi şevk halinde olmalıdır” sözü kendisinin aşk ve şevke ne kadar önem verdiğinin ve kendisinin ne kadar büyük bir insan olduğunun bir göstergesidir. Onlar için asla ümitsizlik söz konusu olamaz. GEMUHLUOĞLU ilim, teknik ve teknolojinin çok basit, kolay elde edilebilen şeyler olduğunun, bize lazım olan şeyin aşk ve şevk olduğu inancında olmalı ki daha o zamanlar yarınki Türkiye’nin Yeni Dünya Düzeninde aktif rol alması için çok çalışan, değerleriyle barışık, bir imparatorluğun varisi olduğunun şuurunda, kendilerine emanet edilen ve taşıması gereken yükün farkında olan gençleri bulmak için bir Diyojen edasıyla insan aramaya koyulmuş. Bulduklarına sahip çıkmış ve hayatı boyunca da maddi ve manevi himmetlerini hiçbir zaman onlardan esirgememiştir. İnsan sarrafı olan GEMUHLUOĞLU’nun burs verip sahip çıktığı o günün nice genç talebeleri bugün ekonomi, siyasi, kültürel, ticari… daha bir çok sahada önemli konumdalar şimdi… GEMUHLUOĞLU’nun altın harflerle yazılmaya değer sözlerinden biri de bence “İşini değil, eşini bulan kazanmıştır… Yol önemli değil, Yoldaş önemlidir” sözleridir… Niyazi MISRİ, Somuncu Baba, Turgut ÖZAL, Fethi GEMUHLUOĞLU “mazi kabristanında keşfedilmesi beklenilen ve gelecek nesillere mutlaka tanıtılması gereken cevherlerdir…” Bunlar, bire bin olarak tekrar neşv ü nema bulmak için toprak altına girmişlerdir. Bunların mutlaka gün yüzüne çıkarılıp günümüz nesillerine model olarak sunulması elzemdir. Zira ağaç ağaç içinde; insanlar da insan-ı kamiller arasında, kamil insanların hikmet pınarından kana kana içerek büyürler ancak. İnsan insan olarak doğmaz. İnsan olmaya aday bir varlık, bir beşer olarak doğar. Sonra ancak yaptıklarıyla, gayretiyle, Hûda’nın hidayetiyle, rahmetiyle, kudretiyle insan olabilir ancak. Fethi GEMUHLUOĞLU hakkında doğrusu bu güne kadar pek bir şey okumadım, dinlemedim, dolayısıyla da tanımıyordum. Malatya Belediyesince tertip edilen bu panel ile GEMUHLUOĞLU’yu tanımam gerektiğini, onun hakkında yapılan çalışmaları bir Malatyalı olarak takip etmem gerektiğini fark ettim… İnsanoğlu bazen bir fırsatı, hazineyi kaybettiğinden hayıflanır. “Hayıflanmak da aslında bir kazançtır” Zira “hayıflanmak”, kişinin kaybettiği şeyin değerinin farkına -velev ki geç de olsa- vardığının bir göstergesidir. Ya yitirdiği hazinenin farkında da olması kişi bu daha mı güzel olur yani… Malatya Belediyemiz son zamanlarda, bu güne kadar kadr ü kıymeti hakkıyla bilinmeyen, hakkıyla topluma, neslimize tanıtılmayan manevi sultanları gündeme taşıdığı ve bizlere “yitik hazinelerimizin farkına varmamıza” çağrıda bulunduğu için ziyadesiyle teşekkürü hak ediyor… Bu güzel çağrıda bulunan ve çağrıya kulak veren herkes teşekkürü hak ediyor doğrusu… Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 582
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Endam Aynası |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |