|
|
| Terörle Mücadele Kanunu'na ilişkin bir analiz |
| Yazan Ümit Kardaş | ||||||
| 16.12.2009 18:35 | ||||||
|
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda 29/06/2006 tarih ve 5532 sayılı kanunla yapılan ceza hukukunun ve yargılamasının temel evrensel ilkelerine aykırı anti-demokratik değişiklikler hiçbir siyasi ve toplumsal muhalefetle karşılaşmadan kabul edilmişti. Değişikliklere ilişkin o zaman yaptığım ve aşağıya aktardığım analiz ise tek bir yansıma bulmamıştı. Kanunun 3. maddesinde yapılan değişiklikle Türk Ceza Kanunu'ndaki 10 suç TCK'ya göre numaralandırılarak doğrudan terör suçu kabul edilmiştir. 4. maddede yapılan değişiklikle TCK' da bulunan 50 kadar suç terör amacıyla kurulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde terör suçu sayılmıştır. Adeta TCK'nın içi boşaltılmıştır. İntihara teşvik suçundan mala zarar verme suçuna , tehdit suçundan bayrağı aşağılama suçuna, nitelikli hırsızlık suçundan şantaj suçuna , halkı askerlikten soğutma suçundan askere itaatsizliğe teşvik suçuna,mühürde sahtecilik suçundan sahtecilik suçuna kadar.Bu maddeye ayrıca 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan suçlar , Orman Kanununun 110. maddesindeki kasten orman yakma suçları, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar , olağanüstü hal ilanına neden olan suçlar ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68. maddesindeki suçlar da ilave edilmiştir.Bu kapsayıcılık ve muğlaklık karşısında masum bir öğrenci eyleminin,toplanan bir grubun dağıtılması sırasındaki mukavemetin terör suçu sayılarak işlem yapılması mümkün hale gelmiştir..Nesnellikten uzak,cezalandırılması gereken eylemi esas almayan bu düzenlemenin, toplumun geniş bir kesimini mağdur ettiği açıktır. TMK'nın 5. maddesinde yapılan değişiklikle bu kanundaki suçları işleyenlere verilecek cezaların 1/2 oranında arttırılacağı belirtilmiş , ceza için muayyen olan yukarı sınırın bu nedenle aşılabileceği öngörülmüş ancak bu aşmanın sınırı konmamıştır. Kanun önünde eşitlik ilkesi ihlal edilmiştir Yine kanunun 7. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklikle terör örgütünün propagandasını yapan kişiye ceza verilmesi düzenlemesi getirilmiştir..Maddenin eski düzenlemesinde var olan "şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapmak" unsuru kaldırılmış ve maddenin kolay uygulanmasının yolu açılmıştır. Bu değişiklik ifade özgürlüğü açısından tehlikeli olmuştur. Aynı kanunun 10. maddesinin ç bendinde kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara görevlilerin açık kimlikleri yerine sicil numaralarının yazılmasına ilişkin düzenleme ile d bendindeki müdafiin dosya içeriğini incelemesi ve belge örneklerini almasına ilişkin düzenlemenin adil yargılanma hakkını ihlal edeceği,güvenilir ve dürüst yargılanmayı engellediği açıktır.Yine 17. maddede yapılan değişiklikle mahkum olanlar için koşullu salıverme bakımından daha uzun özel süreler öngörülmüş olması kanun önünde eşitlik ilkesine aykırıdır.5532 sayılı kanunla ek ikinci maddede getirilen düzenlemede ise güvenlik güçlerine "teslim ol" emrine itaat edilmemesi veya silah kullanmaya teşebbüs edilmesi durumunda tehlikeyi etkisiz kılabilecek ölçü ve orantıda,doğrudan ve duraksamadan hedefe karşı silah kullanma yetkisi tanınmıştır.Tasarıda "teslim ol" emrine uyulmaması ve silah kullanmaya teşebbüs edilmesi bir arada arandığı halde, yapılan değişiklikle kanunda sadece "teslim ol" emrine uyulmaması halinde de güvenlik güçlerine hedefe doğrudan ateş etme yetkisi tanınmıştır. Bu düzenlemenin uygulamada yargısız infazlara yol açtığı açıktır . Bu kanun özellikle 2006 yılında 5532 sayılı kanunla yapılan değişikliklerle birlikte her yurttaş için tabii hakim ilkesini( ayrı usul uygulanması ve görev karışıklığı yaratması nedenleriyle ) ihlal ettiğinden ,adil yargılanma hakkını ( aynı suçlara ilişkin fazla cezalar ve farklı infaz sistemi öngördüğünden ) ortadan kaldırdığından eleştirilmesi ve kaldırılması yönünde mücadele edilmesi gereken bir istisnai hal ( sürekli olarak hukukun askıya alınması ) düzenlemesidir.Bu tesbitten sonra çocuklar için daha ne söylenebilir.Bu gerekçeden hareketle çocuklar bakımından TMK' daki değişiklik sadece şu olacaktır. Ek madde 3- " Bu kanun çocuklara uygulanmaz " Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 684
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Endam Aynası |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |