JA slide show
Anasayfa
Pablo Armando Fernandez: "Özgürlüğe değil sorumluluğa inanırım"
Yazan ediTör   
13.05.2009 17:25
 “Herhangi birinin yaşayabileceği en iyi hayatı yaşadım. Beş kıtada bulundum. Çok güzel, müşfik ve yüce gönüllü insanlarla tanıştım. Ve şimdi de Türkiye’deyim, bir rüyam gerçekleşti.”
 
Yukarıdaki sözler, bir kültürel gezi vesilesiyle geçenlerde Türkiye’yi ziyaret eden, ünlü Küba’lı şair Pablo Armando Fernandez ‘e ait. 1930’da, Batı Küba’daki Delicias’da doğan Pablo Armando Fernandez, henüz 15 yaşı nda bir öğrenciyken New York’a taşınmış ve 1959’daki devrime kadar orada yaşamış. Ülkesine döndüğünde edebiyat editörü olarak çalışan şairin, Nazım Hikmet’le tanışması da bu döneme rastlıyor. Pablo Armando Fernandez’in çalışmaları yakın bir geçmişte “El sueno, la razon?” (Rüya, neden? ) başlığı altında toplanmış bulunuyor. Kendisi, bugün Küba’da kısaca “El Poeta” (fiair) olarak anılıyor. Aşağıda Ankara’daki görüşmemizden aktarılan alıntılar edebiyat, siyaset ve hayata son derece özgün yaklaşı mları olan çok tipik bir Kübalı şair ve hayalperestin yaşadığı bazı zaman kesitlerini kapsamaktadır.

DİPLOMAT ATLAS: Türkiye ziyaretiniz nasıl gidiyor?
 
PABLO ARMANDO FERNANDEZ: Çocukken Carruso’nun söylediği bir şarkıyı duyardım. şarkının ismi “Constantinople”du ve bu şarkıyı çok seviyordum. “Constantinople” denen yerle ilişkim böyle başladı. Sonra bir gün, orasının İstanbul olduğunu öğ- rendim. Bu ülkeyle her zaman duygusal bağlantılarım oldu ama daha önce hiç ziyaret etmemiştim. fiimdi bu bir rüyanın gerçekleşmesi gibi. İşte şimdi burada, Ankara’dayım. Izmir’de şiire ve devrime adanan güzel bir olayda yer aldım. Yarın da İstanbul’da olacağım.
 
DİPLOMAT ATLAS: Nasıl şair oldunuz?
 
PABLO ARMANDO FERNANDEZ: Okuduğum ilk kitap “Wuthering Heights” idi. Kitabın hem İspanyolcası- nı, hem de İngilizce versiyonunu okudum. Sanki bana “Sefahata çok fazla önem verme; her zaman acı çekenlerin sesini dinle” der gibiydi. Sonra, 15 yaşındayken, New York’a gittim. O sıralar “Gestures” adını verdiğ im bir şeyler yazıyordum. Ve bir gün “The Heart is a Lonely Hunter”, “Members of the Wedding”, “The Ballad of the Sad Café” gibi kitapları n yazarı olan Amerikalı Carson McCullers ile tanıştım. Bir gün onu görmeye gittiğimde, benim “Gestures” adlı yazılarımı okuyordu ve dedi ki: “Bunlar şiir”. fiaşırmıştım. fiiir hakkında çok şey biliyordum. En büyük ağabeyim bir şair. Cumartesileri evde şiir okunurdu. Bu yüzden kendisiyle bir süre tartıştım. Ama onun evinden ayrıldığımda kafam karışmı ştı. Bana göre “Gestures” şiir de- ğildi. Yine de bir şiir yazdım. Ve ilk şiirimi İngilizce değil, İspanyolca yazdım. Sonra da devam ettim.
 
DİPLOMAT ATLAS: Siyasi görüşünüz şiirlerinizi ya da şiirleriniz siyasi görüşlerinizi nasıl etkiledi?
 
PABLO ARMANDO FERNANDEZ: Ben politik bir insanın çünkü ben bir insanım. Herhangi bir partiye ya da belirli bir dinsel mezhebe bağlı değilim. Hiçbir dogmayı izleyemem. İnsanlığı sevdikleri, ona saygı gösterdikleri ve onu savundukları sürece, ne olursa olsun, başkalarının inançları nı kabul ederim. Ancak benim de başkalarını sevmekle ve onları korumakla ilgili inançlarım var. Özgürlü- ğe inanmam ve onu istemem. Ben sorumluluğ a inanırım. fiair olduğum zaman da kendimi kelimelere karşı sorumlu hissettim. Bu da politik bir nitelik olsa gerek.
 
DİPLOMAT ATLAS: Devrim sizin için ne anlama geliyor?
 
PABLO ARMANDO FERNANDEZ: Devrim benim için yapılmadı. Ama devrim üç romanımı, peri masalları kitabımı, 1959’dan itibaren yazdığım şiirlerimi ve denemeler kitabımı yayı nlamaya olanak sağladı. Artık tüm dünyayı gezebiliyordum ve Küba tarihi varlığımın önemli bir parçası haline gelmişti. Ben şoven biri değilim. Amerika Birleşik Devletleri’ni seviyorum. En yakın arkadaşlarım Kuzey Amerikalıdır. Ancak dünyadaki bu en güçlü imparatorluk 50 yıldır bizi yıkmaya çalışıyor ve giderek geri adım atıyor. Bizim iki güçlü silahı- mız var: sağlık ve eğitim.
 
DİPLOMAT ATLAS: Sizce Küba neden bu kadar çok yaratıcı insan üretti?
 
PABLO ARMANDO FERNANDEZ: Çünkü bir yüze, bir sese ihtiyacımız vardı: Küba Asyalı, Afrikalı ve Avrupalı ların çok karışmış olduğu bir ülke. Alejo Carpentier’i düşünün, tüm Latin Amerika’da birçok önemli yazar Alejo’nun kendilerinin üstadı olduğ unu iddia eder. Ama Alejo bir Fransız ve bir Rus anne babanın çocuğ uydu, ve Fransa’da eğitim görmüştü... Üç kültürden ve üç kıtadan gelen insanlar bize büyük sanatçılar verdiler.
 
DİPLOMAT ATLAS: İşiniz nedeniyle dünyayı geziyorsunuz. Tercümeler konusunda ne hissediyorsunuz?
 
PABLO ARMANDO FERNANDEZ: Avustralya, Sidney’de, John Brotherton adında biri hayatının onbeş yılını benim şiirlerimi tercüme ederek geçirdi. Eskiden kendisi de şiirler yazı- yormuş, ama sonra benim bir kitabı- mı okumuş ve kendi kendine demiş ki: “Bu benim!” ve kendini benim şiirlerimi tercüme etmeye adamış. Onunla çok yakınlaştık... Yine de tercüme, tercümedir. Bir dildeki kelimeler diğerindekiyle aynı değil... Dante’nin de söylediği gibi, her çevirmen bir haindir... Çalışmalarım, okuyamayacağı m kadar çok dilde yayımlandı. İsrail’deyken bana bir şiirimin tercümesini gösterdiler, güldüm ve dedim ki söylemeseydiniz ne olduğunu asla anlamazdım.
 
DİPLOMAT ATLAS:
Nazım Hikmet’e dair neler hatırlıyorsunuz?
 
PABLO ARMANDO FERNANDEZ: Guillermo Cabrera Infante ile birlikte üç yıl boyunca, tüm kıtadaki en önemli edebiyat eki olan “Lunes de Revolucion”u (Devrimin Pazartesileri) yayınladık. 1960 yılında Pablo Neruda’yı Küba’ya getirmiştik. 1961’de de Nazım Hikmet geldi. fiiirlerinin tercümeleri elimizde zaten bulunuyordu ve kişisel deneyimlerinden haberdardık. Benim yaptığım bir televizyon programı vardı. Programda çok büyük bir Kübalı aktris onun şiirlerini okudu, sonra da kendisiyle şiirleri hakkında konuştuk. Bu benim için bugün de güzel bir anı olmaya devam ediyor.

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1066

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Denizlili Mehmet Emin Efendi
Can kardeşim
Engin yüreklere dolan böylesi hakikat böylesi hakikati yansı...
09/05/12 16:24 Dahası...
@ NİLGÜN AYTAMAN

Hiç yayınlandı
hiç
kitap çok güzel 20 nisan da okulumuza geldiğinizde de söyliy...
09/05/12 16:24 Dahası...
@ cafer mert

Niyazî-i Mısri'nin izinde
ANKA
amaki hayaldeki anka ile misrinin ankasini birlestirmeye cal...
09/05/12 16:24 Dahası...
@ baise

Modern zaman dervişi Sadık Yal...
RABBİM BENİ AFFETSE DE, diğerine dilim varmıyor. Onu sevmek ...
09/05/12 16:27 Dahası...
@ Sefa güveloğlu

Cumhuriyetin Gözü Yaşlı Çocukl...
tek adam
tek adami enaz 60 yil hep sag görüslü parti yönetti tek ada...
21/03/12 15:12 Dahası...
@ kemal

ÇİZMECE

BİRLİK


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 21 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün129
mod_vvisit_counterDün208
mod_vvisit_counterBu hafta337
mod_vvisit_counterBu ay4187
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]377357