JA slide show
Anasayfa arrow Günlük arrow İlk okuma arrow Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun, reçetesi; itibaî Kurandır.
Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun, reçetesi; itibaî Kurandır.
Yazan Şükrü Gülmüş   
03.11.2009 15:21
Kendimi bildim bileli, söyleminin İslamî açılımı kal û beladan mı oluyor? Sanırım öyle.
Evet ben kendimi bildim bileli; bir amanetu gibi hep bu yukardaki sözü söyler dururum. Sözün sahibi Saîdî Kurdî’dır. Ben bu sözü bir kitabında okumuştum. Abimin bana açmış olduğu; Ulucamî’nin yanındaki İslam Kitapevimizde hemen hemen Saîdî Kurdî’nin tüm eserleri vardı.
Tüm kitaplarını okurdum.
Hoşuma göden sözleri defterine yazardım.
En çok da Yılmaz Güney’e benzeyen gür kaşlı, haşin bakışlı, simsiyah bıyıklı ve enfes kalpağıyla benim için hem değerli bir şahsiyet, hem de Yılmaz Güney’e benzemesi bir ayrı sevinçti.
O fotosunu çerçeve eder ve satardım.
İsterdim ki her Kürd’ün evinde olsun.
Dün Frankfurt’taydım.
Ulaşır ulaşmaz; ilk işim Said Azadî kardeşimi aramak oldu.
Arayan bulur.
Mevlasını da belasını da.
Aslolan aramak ya.
Aradım ve buldum. Taksiye atlayıp yanına gittim.
Sanki abim dirilmiş ve ben yine onun Nur Talebeleri olan arkadaşlarının arasında buldum kendimi.
Daldık gittik anıların deryasına.
Hepsinin gözleri benim üzerimde.
Ve sora sora; benim gibi  çok konuşanı daha da konuşturdular, koşturdular.
Babamın tarikatından, abimin ocağından, fırınından tutun da ta ‘Atalar’a kadar gittim.
O ara durdum.
Ya ‘Aziz kardeşlerim, zaman aktı gitti. Beni böyle zaman küheylenının sırtına atarsanız ahd olsun ben birkaç gün bu Fransız cigeriyle giderim. Ama sizler yazık. İşinin gücünüz var.’ dedim.
Hep beraber ayağa kalktık.
İşte o an, tekrar o sözü anımsadım.
‘Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun, reçetesi; itibaî Kur’an’dır.’
Ben Meyve Risalesi’nden biliyordum.
Benim iki gözüm Saîd Azadî çat, diye eserini söyledi.
Biraz daha ısrar etesydim sayfa numrası ve parağrafını da söyleyecekti.
Sahi neydi Saîdcan?.. Bir daha söyler misin?
X
Frankfurt yolculuğuna çıkmadan; arkadaşımla karşıdan karşıya geçeceğiz. Bisikletiyle karşıya geçecek olan bir yaşlıca Alman adam bana bakıp bakıp düşünyor. Baktım. Tanımıyorum. Benim Almanla ne alakam olcak.? Işık epey geç yandı. Alman adam birden bana bakarak;
‘Heute ist kalt!’ (Bugün hava soğuk!) dedi. Ben de kızgınlıkla;
‘Ja!.. Ja!..’ (Evet.. Evet’ dedim.
Ve arkadaşıma döndüm. ‘Şu Almanlara şaşıyorum. Ben de ne diyecek diye derin derin düşünüyordum. Adama bak, sorusuna bak. Heute ist kalt!..Hergel elbette kalt olcak. Kışa girdik daha ne olsun?..
Ogün boyunca tek gülme konumuz bu oldu.
En kötü inanç; hiç inanmamaktan iyidir.
Hiç inanmıyorsanız da.. -ki ben inançsız insan olacağını sanmıyorum- Ama belki o inanlar bizim inandığımız gibi inanmıyor olabilirler. Herhangi bir dinden, alimden ve bir filezoftan mutlaka bir güzel şeyler ezberleyin. Ezberleyin ve arasıra tekrar edin. Size çok yararlı gelecektır.
Babam Nakibendî tarikatındandı. Onun gibi düşünmüyordum. Ama babamdan en az on söz bilirim.
Abim Nurcu’ydu. Onun sayesinde onlarca kitap okudum.
O kitapların bana verdiği ve bende derin izler bırakan sözleri vardır.
Ben Epikorus’den de Hz. Muhammed’den d Karl Marks’tan da bir papazdan da çok şey aldım. Öğrendim. Ve onların hayatıma yön verecek doğru sözlerini beynime nakşettim.
Ben belki iyi bir Müsülman değilim. Ama bir o kadar da İslam’ın derin kültüründen şeyler aldım.
Eğer insan yürek gözüyle bakarsa ustaların, ustatlarına saygı duyarsa onları güzel sözleri elbette insanı iyilik ve güzelliğie taşıyacaktır.
Bakın ben bu şevk ve heyecanla; hiçbir sağlam adamın bile dayanamayacağı bir enerjiyle Frankfurt Kitap Fuarı’na gittim. Geldim ve şu anda evimdeyim. Torbamı doldurdum. Bolca fotolar çektim. Çok güzel insanlarla beraber oldum. Bir iki moloz suratla da karşılaştımsa bu da hayatın çilvesidir.
Hadi bana müsaade.
Biraz yatıp uyuyayım.
Yarın da –bir kaza/bela olmasa- Wuppertal’deki Kom-Kar Kongresini izleyeceğim. Davete gitmek gerek. Umarım arkadaşlarımız bizden istenen mesajı yollamışlardır. Ona bile bakmaya zamanım olmadı.
Ancak bana her sene protekolde yer veren ve her fırsatta beni etkinliklerine davet eden; Kom-Kar’lı dostlarımla olmalıyım.
Kom kom kom bibin.
Kar kar, kar bikin.
Kom û kare xwe li ser erde xwe bikin.
Ez bi were me. Em bi hewrene.
Kurdin û Kurdistanî ne.
Hindik ma Kürd mafe xwe bigrin wê istan ji dure be.
De xebat xweş, rûwê we tim û tim dilgeş be.
Herkes yürek gözüyle bakarsa ve ustatları dinlerse; yarınlarımız daha güzel olacak. Önce temenni sonra da çok ama çok çalışmak gerek.
Selam, saygı ve sevgiyle
18 Ekim 09


http://www.nasname.com/Yazarlar/sgulmus/5110.html

Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 751

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM