JA slide show
Anasayfa arrow Güzerân arrow Öyküler
Öyküler
Sesli Öykü: AlKarısı
Yazan ediTör   
07.06.2015 09:55

 

Sadık Yalsızuçanlar'ın öyküsünü sesli olarak dinleyebilirsiniz.

DenizBank'ın Kültür Sanat Yayıncılık şirketi DenizKültür Türk edebiyatından seçme öykülerin CD'ye okunduğu "Öyküler 'SES'leniyor" serisinin ikincisi arasında yayımlanan Sadık Yalsızuçanlar'ın Alkarısı adlı öyküsünü sesli olarak buradan indirip dinleyebilirsiniz.

Sadık Yalsızuçanlar - Alkarısı - Sesli Öykü

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1794 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar'dan yeni bir öykü: "Yüzün içyüzü"(*)
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
07.06.2015 09:20
 Dedemin yüzü böyleydi.

Ona bakınca yüzün hiçbir süsleme barındırmayan bir sadelik olduğu görülürdü.

İki göz, bir burun, bir ağız ve alın görünmezdi.

Onu deniz gibi görürdüm. Dalgaları vardı ama onlar celallendiğinde belirirdi.

Alnı denizin ortası gibiydi.

Gözleri denizin en derin yeriydi.

Gözlerine bakamazdım.

Bakınca kaybolurdum.

Çocukken birkaç kez kaybolmuştum. Ondan daha tuhaf bir kayboluş.

İki kaşının arasında bir yazı vardı. Onu okuyana değin bu yüzün sıradan bir insan yüzü olmadığını hissedememiştim. Hissettiğimde olanlar oldu.

O yazıyı okudum.

Orada neyi okuduğumu söylemeyeceğim. O benim sırrım, onu fâş edemem. Ama herşeyin o üç harften ibaret olduğunu söylemeliyim.

Onu okuyunca, dedemin yüzünde kendimi gördüm.

Yüz birdi. Orda bir’i gördüm.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 4425 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar'dan yeni bir öykü kitabı geliyor
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
30.03.2015 14:50

 Sadık Yalsızuçanlar yeni öykü kitabını tamamladı. Kitap Profil Yayıncılık'tan çıkacak.

Yeni öykü kitabından tadımlık bir öykü sunuyoruz sizlere: "Bico’nun Yüzü".

‘…korkudan mı yoksa dikkat çekmek için mi, hatırlayamıyorum, her akşam altıma işerdim. Ablam çok döverdi. (Annemi kastediyor) Islak yatak çarşafını gizlice götürüp yıkadığımı anlardı. ‘Daha dün çamaşır yıkandı, he halt ettin gine!’ diye bağırır, cevap vermeyince söylenir, siniri artar, küfretmeye başlar, aman Allahım ne küfürler…Siniri patlayacak hale gelince hışımla üzerime yürür, ne gelirse artık…Canım nasıl yanardı. Önceleri çok ağlıyordum. Bi noktadan sonra acı hissetmemeye başladım. Donup kalıyordum. Daha da çileden çıkıyordu. Eline ne geçerse, kalın bi çömçe, sopa, bakır tava, vurur vururdu…Bayılırdım. Annem (anneannemi kastediyor) veya abim (babamı kastediyor) evdeyse, fark ettilerse cıngar kopardı. Hele abim…O da çok sinirliydi biliyosun, bazen ayırırdı, bağırır, ortalığı sakinleştirirdi. Ama bazen o da...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2163 | Devamını oku...

 
Sinopsis / ATEŞ ÇEMBERİ
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
23.11.2014 21:27
 Filmin girişinde Neco’nun oğlunun arkadaşlarıyla evin önünde ucu yanan değnekleri havada çevirerek ateş çemberi yapışlarını izleriz.

Bir yaz akşamı.

Bahçeli evin önünde birkaç çocuk, uçları alevli erik çubuklarını, sevinç içinde havada çevirerek ateş çemberi yaparlar.

Neco’nun oğluna doğru kamera yaklaşır, çemberi, çevirişini ve ona tuhaf bir ifadeyse bakışını görür.

Jenerik başlar.

1950’li yılların sonu. Olaylar Malatya’da geçer. Abdo (Abdurrahman) askerden yeni gelmiştir. Çarmuzu mahallesinin semt karakoluna yakın bir yerinde, meydana bakan, iki odalı, kerpiçten, toprak damlı bir evde yaşayan yaşlı babası ve annesiyle birlikte oturmaktadır. Abdo, yakışıklı, sert görünümlü, sinirli ve asabi biridir. Babası, sessiz, sakin tabiatlı, uzun boylu, dervişane yaşayan biridir. Adı Kamil’dir, ama herkes ona Kamil Baba demektedir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2269 | Devamını oku...

 
Sen Denizde Ben Yüzünde
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
13.09.2014 13:55

 İtibar Dergisi’nin Eylül Sayısında Yayımlanan Yeni Öykü

Senin yüzünde daha çok sağ gözünün ağındaki beyazlık belirgin. Gözbebeğin kalın, siyah kaşının altında, kaygılı bir edayla yana doğru eğilmiş. Eğilip beni acısına bağlamak ister gibi akıyla karşıtlaşmış. Sağ gözünün içi gülüyor. Yanı hüzünlü. Sol gözün keder suyuyla yıkanmış. Yüzünün asıl rengi mor olmalı. Neşeyle hüznü birleştiriyor. Ama onu göremiyorum. Seni zaten hiç göremedim. Yüzüne uzun süre bakmadım. Haklısın. Korktum sanırım. Şimdi fotoğrafına bakarken bile korkuyorum. Parmakların ne kadar tuhaf. Onlara bakınca da hüzünleniyorum. Sana niçin bakamıyorum? Ağzına hiç böyle bakmamıştım. Orda da acı mı sevinç mi bi türlü anlayamadığım bir iz var. Kaşlarının arasında henüz belirginleşmemiş bir elif lam güzel he görünüyor. Alnın sert. Sağ yanağında gamze mi var? Sahi Gamze’yi aradın mı? Tuğba’yı? Telefonunu değiştirdiğine göre kimsenin aramasını istemiyorsun. Kimseyi aramıyorsun. Sol elin niçin sağ boynunda. Boynun kanıyor. Aşağı sızıyor. Gözlerine uzun süre bakınca elinin mağduriyeti içime sızıyor. Sahi kimsin sen? Öncesinde kimdin? Daha öncesinde daha öncesinde öncesi…Kimdin? Şimdi kimsin? Neye dönüşeceksin? Noluyor aramızda?

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2417 | Devamını oku...

 
Yeni öykü: "Yüz"
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
28.02.2014 23:08
 Bana bakan ve konuşan çok yüzler hatırlıyorum. İlk hatırladığım, annemin, hastanedeki yüzü. Kardeşim, telefonda, ‘annem felç geçirdi’ deyince doğruca otogara gittim. Garajda indim, İtfaiye şefi olan kardeşimin külüstürüyle devlet hastanesine gittik. Annemi yoğun bakıma almışlardı. Yüzünün simetrisi yok olmuştu. Sol yanağı sarkmıştı. Ağzı eğrilmişti. Annemin teni beyazdı. Cildi buruşmuştu. Ona ilk kez bu kadar yakınlaşmıştım. Yazmasının altından iyice beyazlamış saçı çıkmıştı. Sol yanına felç inmişti. Sol bacağı, kolu donmuştu. Gözleri kaymıştı. ‘Anne benim’ deyince ağladı. Ona ilk defa anne diyordum.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 3999 | Devamını oku...

 
Düşkırığı
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
26.03.2010 00:02
 Çin çin çikolata hani bana limonata limonata bitti hanım kız gitti nerelere gitti İstanbul’a gitti İstanbul’da ne yapacak?
Önceki gizlerinden duyduğu sesi hatırlıyor, korkuyorum, diyor. Koridorda dans eder gibi yürüyor.
Perde uçuşuyor. Göğsüne çarpan sözcüğe bakıyor. Bir zamanlar herkesin yüreği bunun için çarpıyordu. Ölüm evlerine düştüğünde, üzerinde isim ve biçimden başka bir şey kalmayan yakınları güzel sözcüğü arıyor, yalnızlığa ulanınca buruşuyor.
Gitmeni istemiyorum diyor annesi. İstanbul İstanbul deyip duruyorsun.

Yorumlar (2) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 3361 | Devamını oku...

 
Gece Görüşmesi
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
16.03.2010 17:34
 Ve bağırdı:
“İnanın ne olur bana!
Diri değilim ben! “
Saydam çizgilerin ardında hâlâ
Görüyordum karanlığın koyulaşmasını
ve gümüş çam kozalaklarını
Ama o
Salmıyordu her şeyin üstünde ve sonsuz yüreği
Ulaşıyordu doruklara
Sanki yeşil duygusuydu ağaçların
Ve sonsuza dek sürüyordu gözleri

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 4137 | Devamını oku...

 
Kara Tiren
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
16.05.2009 15:53
 Bahçe istasyonunda durunca, elindeki tepside içköfte, vagonlara üşüşen satıcıların bağırtılarını ve genzime çarpan soğan, yanmış yağ kokusunu hatırlıyorum. Midem bulanırdı zaten ne zaman tirene binsem. ‘Araba çarptığı’ için, o uzun, yorucu yolculuğu zaman zaman çileye çeviren bulantıyı kışkırttığı için Bahçe istasyonuna gelmesin isterdim.
Bu bir yana, hayatımın en güzel anlarını, Malatya’dan Adana’ya, oradan aktarmayla Dörtyol’a ulaştığımız o tiren yolculuklarında geçirdim.
Şimdi, bu satırları yazarken, Sabahat Akkiraz’ın o mükemmel yorumundan, o ciğerdelen Arguvan türküsünü dinliyorum :
‘Gara tiren de yol alıyı Cürek’ten…’

Yorumlar (5) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 4117 | Devamını oku...

 
Devran
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
19.03.2009 18:58
 “Bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arşaıtramya gröe,
kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş.
Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış.
Ardakai hfraliren srısaı krıaışk oslada ouknyuorumş”

Bilebildiğim kadarıyla ilk ve son harf eliftir.
Bu durumda elifle başlayan yine elifle biten bir kelime olarak lale, lael diye yazınca lale anlaşılmıyor. Lale Allah’tır, Allah da elifle başlar elifle biter. Güzel he ile biter gerçi, güzel he de bir nevi eliftir. Güzel he beni daima telaffuz ettiğimde büyüler ve içine çeker, orada kaybolurum. Güzel ve he. İki güzellik ve hafiflik birleşir. Dünyaya gelirkenki halimizi en güzel anlatan harf güzel he imiş gibi gelir bana.

Yorumlar (2) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2799 | Devamını oku...

 
Sessiz
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
31.08.2008 19:53
"http://www.sadikyalsizucanlar.net/eskisite/turkce/guzeran/images/sessiz.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.Sen elifsin.
Çünkü otuzüç yıl önce doğdun ve birsin.
Ben he'yim. Kırkdört yıl önce öldüm ve ikiyim.
İkimiz bir olunca aşıklar ah çeker. Ah bir iklimdir, orada sadece benzersizler oturur. Kendine benzemeyen ancak kendine benzemeyenlerce görülebilir. Gören de görülen de bir olur.
Ben birlik için geldim bu deme. Gördüğüm demi hoş gören bir Settar var bilirim.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 3105 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 15 / 17
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

SADIK YALSIZUÇANLAR,
ARTIK BÜTÜN KİTAPLARIYLA
PROFİL’DE…

sEsLi kiTaP

C’nin Hazırlanmış Hayatı
 
 Sesli Kitap.. Hazırlayan: Nisan Kumru
Bir ve Hep
 
Küf
 
Hiç