JA slide show
Devran
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
19.03.2009 16:58
 “Bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arşaıtramya gröe,
kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş.
Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış.
Ardakai hfraliren srısaı krıaışk oslada ouknyuorumş”

Bilebildiğim kadarıyla ilk ve son harf eliftir.
Bu durumda elifle başlayan yine elifle biten bir kelime olarak lale, lael diye yazınca lale anlaşılmıyor. Lale Allah’tır, Allah da elifle başlar elifle biter. Güzel he ile biter gerçi, güzel he de bir nevi eliftir. Güzel he beni daima telaffuz ettiğimde büyüler ve içine çeker, orada kaybolurum. Güzel ve he. İki güzellik ve hafiflik birleşir. Dünyaya gelirkenki halimizi en güzel anlatan harf güzel he imiş gibi gelir bana.

Saf, ağırlıksız, katışıksız bir şey…Dünyaya gelirken temiz geliriz. Keşke giderken de öyle gidebilsek. Bu mümkün müdür? Bazıları bunun mümkün olduğunu söylüyor. Bazı insanlar tanıyorum, güzel he gibiler. Yanlarında en küçük bir sıkıntı duymuyorsunuz. Güzel he gibi saf, ağırlıksızlar. Onlar sanırım ahitlerine bağlı kalıyorlar. Bebek gibiler. Doğdukları anı koruyorlar. İnsan bir ömür nasıl koruyabilir kendini? Harakani’nin duası böyle imiş. Allahım! Beni dünyaya saf, temiz gönderdin. Ölünce huzuruna beni dünyaya gönderdiğin gibi dönmek istiyorum.
Ne güzel bir dua değil mi? Bütün bir hayatı özetliyor. Hayatın özünü anlatıyor. Keşke sözlerimiz böyle hayatın özünü anlatabilse. Ama bizler kusurlu ve sınırlıyız. Dilimiz gönlümüzde ne varsa onu anlatıyor. Gönül deniz, dil kıyıdır, derler. Denizde ne varsa kıyıya o vururmuş. Yazarken bazen böylesi bir duruluk hisseder gibi oluyorum. Ama baştan sona bunu hissettiğim bir şey hiç yazamadım. Belki bunu yazmak için onca kelime israfı yapıyorum. Tek harfle yazmak. İlk ve son harfin elif olduğu bir şey yazabilmek.
Belki de bütün harfler noktadan doğdu. Elif, yedi noktanın üst üste gelmesiyle oluştu. Be örneğin, yan yana yedi nokta idi, uçları yukarı kıvrıldı.
Belki bizler de noktadan doğduk.
Her şey nokta idi, onu bizler çoğalttık.
Neyse…aynı şeyi dönüp dönüp anlatmanın bir manası yok.
Zaten, bu da bir hikaye değil.
Öylesine yazıldı.

 

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1151

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 25-04-2009 21:39 - Misafir
 
 
merhabalar; 
sizi okuyunca kendimi, "aradığım"ı okuyorum sanki... çoğu zaman söyleyemediklerimi sizin yazılarınızda buluyorum... bu yazı da o yazılardan biri. teşekkür ederim 
selam ve sevgilerimle...
 
2. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 25-04-2009 21:40 - Misafir
 
 
nokta
"Benim 
için 
bir 
seferde 
sen 
dua 
et 
duyur 
semaya. 
semanın 
dostlarına. 
Noktanın 
içindeyim. 
Noktadayım. 
Bir 
nokta da. 

nokta da 
"diyor 
şair 
"Bir 
başka 
pişmemiş 
daha 
geldi 
Haydi 
koy 
ateşe 
bir 
tencere 
daha"
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM