|
|
| Sözle semâ yapan adam |
| Yazan AHMET DOĞRU | ||||||||||||||||||
| 16.01.2010 20:21 | ||||||||||||||||||
Dostluk üzerine yapılmış konuşmaların, söylenmiş sözlerin en güzellerinden biri Fethi Gemuhluoğlu’nun 22 Kasım 1975 tarihinde irticalen yaptığı konuşma.Peygamber-i Ekber’in (sas) ‘Önce selâm, sonra kelâm’ emrine uyarak önce selamla başlar: “Evveli, ahiri, zahiri, batını, selâmlarım. El-Evvelü Allah, el-Ahirü Allah, ez-Zahirü Allah, el-Batınü Allah. Sahib’i selâmlarım. Sahib-i Hakiki’yi selâmlarım. Sağımı, solumu, önümü, ardımı selâmlarım. ‘Levlâke sırrının mazharı’nı selamlarım. Validesini, Hatice Validemi, Fatıma Validemi selâmlarım. Cihar Yâr-ı Güzin’i selâmlarım. Erkân-ı Erbaa’yı: Selman’ı, Mikdat’ı, Ammar’ı, Ebu Zer’i selâmlarım. İmameyn-i Muhteremeyn-i selâmlarım. Taife-i ecinniyi selâmlarım, müminlerini ve müslimlerini. Ve sizi selâmlarım.” Ardından, “Âşık u ma’şuk u aşk bir yâr iken/ Cebrâil ol arada ağyar idi” beytinin anlattığı ezelî aşktan başlayarak kademe kademe dostluğu dillendirir: Sıddîk-ı Ekber’in dostluğu, Şâh-ı Velâyet’in dostluğu, fikre, insana, dünyaya, tarihe, coğrafyaya, ağaca, komşuya, süflî olmayana, kurda, kuşa, görünene, görünmeyene, uzuvlarımıza, mesleklere, vakte, hayata, ölüme dostluk. ‘Gözü olana sabah ışımıştır’ Gemuhluoğlu bir zerre bırakmaz bu halkanın dışında; para, uyku ve politika hariç. Parayı sol eliyle alıp verenlerin destansı hikayelerini anlatır. Türkiye’deki yanlışlığın fikre dost olmamaktan başladığını söyler. Gemuhluoğlu’na göre fikre dost olmak tenkidi mümkün kılmamaktadır. İslâm’da tenkit yoktur, ama Mübelliğ-i Hakiki’ye imtisalen tebliğ vardır. Mümin kişi, yerinmenin ve sevinmenin ötesindedir. Mümin kişi sevinmez ve yerinmez, çünkü gerçekçidir. Yine insanoğlu, Peygamber-i Ekber’e uyarak Hakk’ın ayali olan halka hizmet ile mükelleftir. İ’lâ-yı Kelimatullah vazifesi Osmanlı’ya Allah tarafından verilmiştir, alınmamıştır. Verildiğine dair işaret vardır, alındığına dair işaret yoktur. Şah-ı Velayet ‘Gözü olana sabah ışımıştır’ buyurmuştur; öyleyse gelecek bir mübarek vakte hazırlanmak gerekmektedir. 34 yıl önce dillendirilen, birkaç kez basılan, ancak tazeliğinden hiçbir şey kaybetmeyen bu ifadeler, Sadık Yalsızuçanlar’ın hazırladığı Dostluk Üzerine / Önce Selâm Sonra Kelâm isimli kitapta bir kez daha okuyucuyla buluştu. Timaş Yayınları’ndan çıkan kitapta Fethi Gemuhluoğlu’nun sözlerinden, yazılarından, hakkında yazılanlardan örnekler yer alıyor. Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Kabaklı, Rasim Özdenören, İsmet Özel, Akif İnan, Nabi Avcı, Cahit Zarifoğlu, Abdullah Uçman ile başlayıp devam ediyor imzalar. Hilmi Yavuz, “Fethi ağabey sözle semâ yapan adamdı.” diyor, Gemuhluoğlu hakkında. Necip Fazıl, “O, harp meydanında görünmeyen, fakat ateş hattındakilere sakalık yapan, nakliye ve levazım kollarına yön veren, hususi çevrelerde mayası halis bir gençlik yoğuran, gönlü tasavvuf kokusuyla ıtırlı ve dili en murassa Osmanlıca zarfı içinde İslâmî zevk mazrufuyla nakışlı, son turfanda bir tipti.”; Cahit Zarifoğlu, “Tek başına adetâ bir okuldu.”; Nabi Avcı, “Sürgünde kurulmuş bir Osmanlı divânı gibiydi.”; Akif İnan, “Kelamın en zarifini, edebin en kâmilini, siyasetin en ferasetlisini, edebiyatın en muhtevalısını onun aziz varlığında erimiş bulurduk. O, bir uygarlığın temsilcisiydi.”; Hekimoğlu İsmail de “Kitap gibi bir adamdı, onu okuyanlar devleşiyordu.” ifadelerini kullanıyor. Erdem Bayazıt onun, “Herkese bir Hazreti Ömer talihi tanıyın.”, Abdullah Uçman ise “Cebinizde kalan son parayla simit alıp da karnınız doyurmayın, gidin onunla bir film yahut bir tiyatro seyredin.” dediğini naklediyor. Fethi babayı da ekleyelim! Fethi Gemuhluoğlu (1923-1977), dervişmeşrep bir insan. “Bize gelen irfan olur/ Hayvan iken insan olur/ Sırrı canı canan olur/ Biz Şabanî bülbülüyüz/ Vahdet bağının gülüyüz.” mısralarında manasını bulmuş Şaban-ı Veli hazretlerinden gelen bir irfan mektebinin yolcusu. Fatih Türbedarı Ahmed Amiş Efendi’nin neşesinden istifade etmiş, Maraşlı Tahir Efendi’den feyz almış. Eli kalem tutan, akademik hayatta, bürokraside, siyasette belirli bir yere gelmiş pek çok insanın yolu onun civarından geçmiş. Keşfettiği ya da adı gibi fethettiği kabiliyetlerin elinden tutmuş, onlara maddi-manevî destek olmuş, onları bir kuyumcu titizliğiyle işleyip insanlığın hizmetine vakfetmiş. Uzun lafın kısası Dostluk Üzerine, döne döne okunacak bir metin, Fethi Gemuhluoğlu da Sadettin Ökten’in yazdığı gibi gönülde yer edecek bir isim: “Tarihe doğru bir uzanalım… Nice gerçek adam bugün yaşayanlardan daha güçlü, etkili ve muhabbetli olarak içimizde yaşamıyor mu? Onları sevmiyor muyuz? Sözlerini hayatımıza düstur edinmiyor muyuz? Ve onların hoşnutluğunu kazanmak istemiyor muyuz? Bu silsileye Fethi Baba’yı da ekleyiverin olsun bitsin.” Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 419
Yorum yaz
|
||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |
| Kurmaca/Yaratıcı Metin Yazarlığı Kursları Başladı |
|
Senaryo Sinopsis Tretman Diyalog Radyo Oyunu Tiyatro Metni Öykü Roman Masal Ve diğer yaratıcı yazı alanlarına ilişkin uygulamalı kurslar için başvurularınızı bekliyoruz. Başvuru İçin : |
|
| Devamını oku... |
| Atacaksan tokadı böyle atacaks... |
|
yavuz selim değerli yazar , yavuz sultan selin hanın şairliğini bilyoru... |
| 31/08/10 13:13 Dahası... |
| @ sezai yıldırım |
| Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı |
| hikaye kadar güzel bir anlatım:) alacağım ilk kitaplar arası... |
| 14/08/10 23:31 Dahası... |
| @ cennet |
| Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı |
|
ustalara teşekkür başımızda hala üstad sezai karakoç gibi, rasim özdenören, mu... |
| 10/08/10 09:36 Dahası... |
| @ aziz kağan Güneş |
| Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı |
|
söyleşiyi okuyabileceğiniz adres işte bu sadık yalsızuçanlar söyleşisi http://kalemsah.blogspot.com/... |
| 07/08/10 23:31 Dahası... |
| @ handan |
| Sadık Yalsızuçanlar Açık Deniz... |
|
cd Ahmet Bey ve Nuket Hanima aynen istirak ediyorum. Bu program... |
| 21/07/10 17:23 Dahası... |
| @ Sahir CARILLI |
Son zamanlarda yaptığı demokratik çıkışlarla tanıdığımız Osman Can, 4 eylül 2010 Cumartesi gecesi, Ülke Tv’de…Köhnemiş yargı sistemi içerisinden yükselen yeni, taze bir ses…Akademisyen kimliğinin yanı sıra bürokratik bir deneyime de sahip olan Osman Can, referandum sürecini, sağlıklı bir yargı sistemine kavuşmanın yollarını anlatacak…Açık Deniz’de, ayrıca Tebrizli şair Şehriyar’ın Haydar Baba Şiiri ve Muhyiddin şekur’la söyleşi var… Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.
![]() | Bugün | 230 |
![]() | Dün | 478 |
![]() | Bu hafta | 2667 |
![]() | Bu ay | 1683 |
![]() | [07.08.08'den] | 198636 |