JA slide show
Anasayfa
Kürtlerin ateşle imtihanı
Yazan Nasuhi Güngör   
02.12.2008 15:32
 Sadık Yalsızuçanlar’ın ‘Kürtlerin Ateşle İmtihanı’ kitabı, bugünlere nasıl geldiğimizin çarpıcı bir öyküsü. (Silüet Yayınları, Ankara, Ekim 2008)
Onu tanıyanlar bilir. Yerinde duramayan bir adamdır, inanılmaz üretkendir. Romanları, öyküleri, deneme ve araştırmaları, belgeselleri birbiri ardına gelir. Zekası, geniş bir alana yayılan ilgileri onu takip edilmesi zor bir adam kılar. Yorucu, ama bir o kadar da zengin bir külliyata, hayatının daha ilk 45’liğinde sahip bir adamdır, vesselam.

Kürt sorunu üzerine yazdığım son iki yazı üzerine çok değerli eleştiriler aldım. Bu kadar kapsamlı bir konuyu gazete sayfalarında tartışmanın zorlukları var. O nedenle bunlara yer vermem ne yazık ki imkansız. Ama meselenin çözümüne yönelik ortak bir duyarlılığın, üstelik çok farklı kesimlerden yükseliyor olması gerçekten sevindirici.

Her zaman olduğu gibi kendisini ‘Kürt halkının temsilcisi’ diye adlandıranların ‘örgütlü’ tepkilerini dikkate almıyorum.

Kervan yürüyor.

* * *

SETA tarafından yayınlanan analizden hareketle son yazıyı ‘’kardeşlik hukukunun tahkimi’ ile tamamlamış; Türkiye’nin giderek kendisini rehin alan bir sorunu aşmasında en önemli faktörün ‘kardeşlik’ olduğunu, felaketi fırsata dönüştürmenin tek yolunun da bu olduğunu vurgulamıştım.

Tam da bu meseleyi ele alan, başka bir deyişle geçmişte bizi birarada tutan değerleri nasıl kaybettiğimizi ele alan önemli bir çalışmadan söz etmek istiyorum.

Sadık Yalsızuçanlar’ın ‘Kürtlerin Ateşle İmtihanı’ kitabı, bugünlere nasıl geldiğimizin çarpıcı bir öyküsü. (Silüet Yayınları, Ankara, Ekim 2008)

Onu tanıyanlar bilir. Yerinde duramayan bir adamdır, inanılmaz üretkendir. Romanları, öyküleri, deneme ve araştırmaları, belgeselleri birbiri ardına gelir. Zekası, geniş bir alana yayılan ilgileri onu takip edilmesi zor bir adam kılar. Yorucu, ama bir o kadar da zengin bir külliyata, hayatının daha ilk 45’liğinde sahip bir adamdır, vesselam.

* * *

‘Kürtlerin Ateşle İmtihanı’ndan kısa bir süre önce söz etmişti bana. Ona yakışır bir hızla önümüze geldi. Dile kolay, tam 640 sayfa.

İttihat Terakki’nin uygulamalarından Kürt isyanlarına, Diyarbakır Askeri Cezaevi’ndeki korkunç uygulamalardan PKK’nın ortaya çıkışına kadar her sayfasında acıyla irkildiğiniz bir kitap.

Diyarbakır’daki işkencelerin, acıların onlarca tanığını okurken, kimlerin bu ateşi nasıl yaktığına bir kez daha tanık oluyorsunuz.

Bu meseleye kafa yoran pekçok önemli isimle yapılmış söyleşiler de yeralıyor kitapta. Mesela Ümit Fırat, Ahmet Altan, Selim Çürükkaya, Şükrü Hanioğlu, Yılmaz Odabaşı ve daha nice isim,

* * *

Kürtlerin Ateşle İmtihanı, aslında çok daha önemli bir yere çekiyor dikkatimizi.

Unuttuklarımızı hatırlatıyor.

Geçmişte bizi ‘bir’ kılan değerleri gösteriyor.

Diyor ki aslında, kendi insanını yakıp kavuran bir ateşi birtakım karanlık odaklarla birlikte körükleyen PKK adlı cinayet şebekesi mi Kürtleri temsil ediyor?

Yoksa, Ahmed-i Hani, Seyyid Sıbğatullah, Mele Ceziri, Evdale Zeynike ve bu toprakların hamurunda eli olan Mevlana Halid-i Bağdadi hazretleri mi?

‘Mesleğimiz kardeşliktir’ diyen Bediüzzaman mı?

Yoksa geçmiş adına, gelenek adına, değer adına herşeyi silip süpüren, yok sayan, sözüm ona yeni bir ‘Kürt ulusu’ yaratma çabasıyla yüzyıl önceki dayatmayı taklit eden zavallılar mı? 

* * * 

Hepimizin ortak derdini, acısını anlatmış Sadık Yalsızuçanlar.

Soruyor:

‘Kürtlerin gittikçe sertleşen, kronikleşen biçimde ötekileşmesine yol açan şartlar nelerdir, yüzyılın başından itibaren bu insanlar neler yaşamış, nelere duçar olmuş, hangi ateşten sınavın içinden geçmişlerdir, geçmektedirler?

ABD ve diğerleri, Barzani ve Talabani’nin başındaki puşuya, kara kaşına, kara gözüne, Kürtçe aksanlı İngilizcesine aşık mıdır, Diyarbakır, Şırnak, Mardin, İstanbul, Mersin ve Bursa’da yoksulluk ve ötekilik içinde yaşayan, yorgun, örselenmiş Kürtlerin meta-hikayesinden haberdar mıdır, acılarını bilmekte midir, buna merhem olmak gibi en küçük bir niyet taşımakta mıdır?’

Siz de sorun. Bu acıya, bu derde ortak olun.

Çünkü bu hepimizin hikayesi.

 

Stargazete

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1165

Yorumlar (6)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 16-08-2009 21:47 - Misafir
 
 
Ilk defa
Eskiden beri kürt sorunuyla ilgili yazilari ve kitaplari sadece solcular yazardi. Sagci yazar ve gazetecilerin büyük bir cogunlugu kürt sorununu ya görmemezlikten gelir´yada devletin resmi görüsünü savunurlardi: iste bu gelenegi kiran bir kitap ve bir yazar Türkiyede ortaya cikti. 
Kitabin adin "Kürtlerin atesle imtihani" Yazarin adi ise "Sadik Yalsizucarlar" Bu yazar öylesine dürüst bir insandirki veya öylesine cesurki; ulasabildigi bütün gercekleri gözlerimizin önüne sermistir. 
 
Onun icin gercegin kendisi önemlidi. Sahtelige yan cizmeye tenezül etmemistir. Kisacasi sayin Yalsizucarlar sözünün eridir. Böylesi yazarlar ve namuslu insanlar cogaltikca insanlik mutlu olur.
 
2. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 13-12-2008 11:52 - Kayıtlı
 
 
biz karar vermedik
Bir insanın hangi ırktan dünyaya geleceğine biz karar vermediysek, onuda bizim eleştirmeye hakkımız yoktur. (müslüman olarak)Ömrü boyunca bal yememiş birine balı nasıl tarif edersiniz.ALLAH CC Hidayet nasip eylesin.iman ile imana aykırı olan herşey birarada durmaz.
 
3. Yazan m.hasan 13-12-2008 11:52 - Misafir
 
 
kürt sorunu herkesin sorunu
Sadık Yalsızuçanlar (Yazar) 
İHH'nın raporu, "Kendi dilinden Doğu ve Güneydoğu Anadolu Yoksulluk ve Sosyal Durum"u belirlemeye çalışıyor. Eğer belirlenmek istenen Kürt sorunu' olsaydı, kurgu farklı olurdu. Bölge'nin ve bölge insanı'nın ülke çapındaki ekonomik, siyasal ve toplumsal durumunu belirlemeye çalışan bir araştırma bu. Her araştırma gibi verileri açısından yoruma muhtaç. Sorunun yani Kürt sorununun bölge'de ve ülke genelinde yol açtığı sorunları ve bu sorunlara kaynak teşkil eden nedenleri saptamak açısından son derece değerli bir malzemeyi önümüze getiriyor. Rapordan hareketle, herkes kendi politik pozisyonuna göre bir sonuç üretmeye çalışıyor. Öncelikle belirtmeliyim ki, Kürt sorunu, özü itibariyle bir kimlik sorunudur. Cumhuriyet'i kuranların milliyetçi ve laik politikalarının ürünüdür. Kürt kimliğini inkarla birlikte ötekileştirilen bir topluluk var orta yerde. Sorun bir boyutuyla terörize olmuş, etnik, ekonomik, siyasal sonuçlar üretmiş. Karşı milliyetçiliği beslemiş, toplumu ayrıştırmaya dönük bir süreç yaşanmış. Bu türden araştırmalardan çıkarılacak indirgemeci yorumlar, sorunun ana nedenini, kaynağını göz ardı etmemize yol açabilir. Bundan kaçınmak gerekir. 
Bölge'nin yoksul, ekonomik açıdan bir çöl olduğu da ortada. Raporun bunu belirlemiş olması, sorunu bir refah meselesi olarak görmemizi, sadece refaha indirgememizi gerektirmiyor. Bu da sosyolojik olarak yanlış. Sorun, özünde kimlik, ekonomi, terör ve siyaset meselesi olarak, yol açtığı göç vs. ve psiko-sosyolojik sonuçları bakımından bir bütün olarak ele alınmalıdır. Raporu sağından solundan didikleyerek sağlıklı bir sonuca ulaşamayız. Bu titiz ve kapsamlı çalışmanın, Kürt sorununun nedenleri ve sonuçlarını biraz daha yakından, daha sağlıklı kavramamıza imkân vermesi umulabilir. Ama belirttiğim gibi, doğru yorumlanması koşuluyla. Çözüm önerileri bakımından da söylediklerimi tekrarlamak isterim. 
Kürt sorunu, aynı zamanda bu ülkede yaşayan herkesin sorunudur. Cumhuriyet'in sorunudur. Milliyetçi ve laik politikaların, toplumsal sınıfların, sermayenin, bölgenin, askerin, siyasetçilerin, Kürtlerin, Türklerin sorunudur. Demokratik, adil, samimi, sağlıklı, sahici bir çözüm için çok daha kapsamlı, daha ayrıntılı araştırmaların yapılması yerinde olacaktır. Siyasetçilerin ve bürokratların sorunun teşhisinde hemfikir olmaları, çözümü ise samimi biçimde istemeleri ve gerekli siyasal/ekonomik reformları yapmaları gerekir. 
http://www.gercekhayat.com/bolum.php?action=yazidetay&yaziid=4614&sayi=423
 
4. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 13-12-2008 11:52 - Misafir
 
 
bir yazar bir kitap
Bir Kitap Bir Yazar. 
Yazar Sadık Yalsızuçanlar`ın Kürtlerin Ateşle İmtihanı adlı kitabı çıktı. Kürd meselesine araştırmacı bir bakış açısıyla yaklaşan yazarın Nasname yazarlarından Berzan Boti , Süleyman Akkoyun Ve Şükrü Gülmüş`ünde görüşlerinden yararlanarak hazırladığı Kürtlerin Ateşle imtihani başlııklı kitabı yayınevlerinde. Kürt meselesinin özellikle Diyarbakır vahşetinden bu güne geçirdiği merhaleleri ve Demokratisleşme çabalarının Meselenin çözümüne katkılarına vurgu yapan Kürtlerin Ateşle İmtihanı`nı okurlarımıza öneririz. Nasname. 
Yazar Sadık Yalsızuçanlar`ın Kürtlerin Ateşle İmtihanı adlı kitabı çıktı. Kürd meselesine araştırmacı bir bakış açısıyla yaklaşan yazarın Nasname yazarlarından Berzan Botı , Süleyman Akkoyun Ve Şükrü Gülmüş`ünde görüşlerinden yararlanarak hazırladığı Kürtlerin Ateşle imtihani başlııklı kitabı yayınevlerinde. 
Kürt meselesinin özellikle Diyarbakır vahşetinden bu güne geçirdiği merhaleleri ve Demokratisleşme çabalarının Meselenin çözümüne katkılarına vurgu yapan Kürtlerin Ateşle İmtihanı`nı okurlarımıza öneririz. 
http://www.nasname.com
 
5. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 13-12-2008 11:51 - Misafir
 
 
hepimizin ateşle imtihanı
Hepimizin Ateşle Imtihanı 
Konuşulmayan ve sürekli gündemde olan iki meselemiz var. Laiklik ve Kürt meseleleri. İki ayrı sorun gibi görünse de aslında aynı köklerden besleniyor. Sadık Yalsızuçanlar konuşulmayan ama "gürültüye" getirilen bu sorunu "ansiklopedik" boyutlarda bir kitapla enine boyuna işliyor. Meseleyi hem tarihi hem de güncel boyutlarıyla işleyen ve birinci elden kaynaklarla, konuya mesai veren kişilerle görüşen Yalsızuçanlar, tek parti döneminden, 12 Eylül sonrasındaki Diyarbakır cezaevine oradan da Başbağlar katliamına ulaşıyor. "Kürtlerin Ateşle İmtihanı", Kürtlerin Türk Modernleşmesiyle hızlanarak ötekileştirilen tarihinin önümüze getirdiği sorunlara "farklı" bir yerden bakmayı amaçlıyor. Kürtler'in Türkiye Cumhuriyeti'nin "kurucu ortağı" olmaları gerektiğinden hareketle kendilerini sonraki yıllarda ötekileştirilen ve giderek yok sayan, düşman haline getiren iktidar seçkinlerine yönelik eleştiri ve itirazlarını anlamaya çalışıyor. Sadık Yalsızuçanlar: "Zulmün Türkü Kürdü olmaz, zalimin de. Irkçılığın ve ulus-devlet'in yol açtığı bu sorun, samimiyetsiz, dilde kalan, inandırıcı olmayan, içi boş bir siyaset retoriği ile zemininden çözülemez; daha adil, gerçek anlamda daha özgürlükçü, daha insani, daha merhametli, şefkatli ve kardeşliğe dayalı öğretilerin içinden çözülür. Unutmayalım, işkencecinin de dini yoktur! İşkencenin ortadan kalkması, sadece anayasal ve yasal tedbir ve müeyyidelerle değil (tabii ki bunlar mutlaka gerçekleştirilmeli, özgürlükçü bir anayasa kesinkes yapılmalıdır) insanın çürüdüğü yerden, onu yeniden diriltecek manevi ve irfani bir solukla mümkündür." diyor. 
Kürtlerin Ateşle İmtihanı, Sadık Yalsızuçanlar, Silüet Yayınları, 646 Sayfa 
http://www.gercekhayat.com/bolum.php?action=yazidetay&yaziid=4662&sayi=424
 
6. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 03-12-2008 10:16 - Misafir
 
 
yorum
kıymetli yazarında değinmiş olduğu gibi maalesef kürtler şimdiye kadar hep ötekileştirildi.bizleri birbirimize bağlayan değerler hep çiğnendi maalesef. böylece hep öteden bakılan milletin uç noktalarında olan militarist fikirli ham insanlar farklı yollara baş vurdu. ve bu topraklarda barışı istemeyen mahluklar cirit atmaya başladı.işte ERGENEKON...OYSA BİZLER BİNLERCE YILDIR BERABERDİK ERMENİLERİN MİLLETİ SADIKA OLMASI NEDİR Kİ BİZLER ETLE TIRNAK GİBİYDİK.. şimdi herkesi vicdani mahkemelerine davet ediyorum ve bu kitabı bir başlangıcın kıvılcımı gibi var sayarak bizlerie insan olduğumuzu ve insan gibi yaşamamız gerektiğini anımsatıyor herkese şiddetle tavsiye ediyorum selametle...
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Denizlili Mehmet Emin Efendi
Can kardeşim
Engin yüreklere dolan böylesi hakikat böylesi hakikati yansı...
09/05/12 16:24 Dahası...
@ NİLGÜN AYTAMAN

Hiç yayınlandı
hiç
kitap çok güzel 20 nisan da okulumuza geldiğinizde de söyliy...
09/05/12 16:24 Dahası...
@ cafer mert

Niyazî-i Mısri'nin izinde
ANKA
amaki hayaldeki anka ile misrinin ankasini birlestirmeye cal...
09/05/12 16:24 Dahası...
@ baise

Modern zaman dervişi Sadık Yal...
RABBİM BENİ AFFETSE DE, diğerine dilim varmıyor. Onu sevmek ...
09/05/12 16:27 Dahası...
@ Sefa güveloğlu

Cumhuriyetin Gözü Yaşlı Çocukl...
tek adam
tek adami enaz 60 yil hep sag görüslü parti yönetti tek ada...
21/03/12 15:12 Dahası...
@ kemal

ÇİZMECE

BİRLİK


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 19 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün27
mod_vvisit_counterDün208
mod_vvisit_counterBu hafta235
mod_vvisit_counterBu ay4085
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]377255