|
|
Bilişmeler
Ne dediler?
Kıraathane Kahramanmaraş'ta anlamına kavuştu | Kıraathane Kahramanmaraş'ta anlamına kavuştu |
| Yazan Rasim Özdenören | ||||||
| 08.04.2010 21:48 | ||||||
|
Kahramanmaraş valisi Sayın Mehmet Niyazi Tanılır geçen yılki Kahramanmaraş ziyaretimizde kente bir kıraathane açma niyetinde olduklarını söylediklerinde memnun olmuştum. Bir kıraathane açmaya zaten karar verilmiş, fakat adı konusunda bazı tereddütler ortaya çıkmış. Pınarbaşı'nda bir öğlen yemeğinde konuyu açtı. Yemekte Hasan Seyithanoğlu, Kenan Seyithanoğlu, Kadir Tanır, Mustafa Uslu ve daha başka arkadaşlar vardı. Bazı arkadaşlarımız "kıraathane" kelimesi yerine başka bir kelimeyi, örneğin "okuma evi" falan gibi bir kelimeyi önermek istedi. Çünkü bu kelime asal maksadından sapmış, dolayısıyla yanlış anlamalara meydan verir, diyorlardı. Ben aksi kanıdaydım. "Kıraathane" kelimesi şimdi kendi asal bağlamında kullanılırsa onun gerçek anlamı da iade edilmiş olur, diyordum. Sayın vali de zaten aynı görüşteydi. İşte bu yıl, birkaç gün önce, geçtiğimiz Cuma günü, 2 Nisan'da adı geçen kıraathane açıldı.
Açılışa prof. Dr. Turan Karataş, Doç. Dr. Köksal Alver ve değerli öykü ve roman yazarı Sadık Yalsızuçanlar birlikte davetliydik. Sayın valinin nezaketiyle açılış kurdelesini birlikte kestik. Niyazi Tanılır, açış konuşmasında bu çatı altında kıraathane kavramını aslına irca edeceklerini söyleyerek: "Kalıcı bilgiye kitapla ulaşabilirsiniz. Bu kıraathane ile de kitap ve toplum arasına köprü kurmak istiyoruz. Kentin ortasından, en yoğun yerde kıraathane vaha gibi bir işlev görecek. İnsanlarımız kitapla düşünme imkânı bulacak. İnsanların ciddi meseleler üzerinde yoğunlaşması sağlanacak." Dedi. Söz bana verildiğinde, ben de, kıraathanelerin benim yazı hayatımın üzerindeki etkisinden bahsettim. Gerçekten de kıraathaneler olmasaydı, gençlik yıllarımda yazdığım yazıların belki hiçbiri gün yüzüne çıkmayabilirdi. Çünkü bizim okuma ve yazma mekânımız o günlerde tümüyle kıraathanelerde geçiyordu. Bunların arasında üzerimizde etkisi olan ve aslında yalnız benim değil, bütün bir neslin hatırasında ve hafızasında kendine yer bulan Marmara Kıraathanesi önemli bir işlev sahibi olmuştur. Kahramanmaraş'taki etkinlikler bu kıraathanenin açılışından ibaret kalmadı. Aynı gün öğleden sonra Yatılı Bölge Okulu'na Alaeddin Özdenören adının verilmesi münasebetiyle de bir tören düzenlendi. Necip Fazıl Kısakürek'in, Erdem Bayazıt'ın, Cahit Zarifoğlu'nun, Alaeddin Özdenören'in, Akif İnan'ın adlarının okullara, mahallelere, caddelere, sokaklara verilmesi Maraşlıların kadirşinaslığının timsalidir. Ayrıca bir kütüphaneye Sezai Karakoç'un adının verilmesi de aynı kadirşinaslığın bir başka örneğidir. Akşam ise, "Kente ve insana açılan kapı: Rasim Özdenören" programının konuğu olduk. Programda Sadık Yalsızuçanlar Rasim Özdenören'in öyküsü, Köksal Alver de onun kent anlayışı ve algısı üzerine yoğunlaşan konuşmalarını irat ettiler. Prof. Dr. Turan Karataş hoca da kent ve özelde Maraş üzerine onunla bir mülakat gerçekleştirdi. Geç kalmış teşekkürler: 23 Şubatta Küçükçekmece Belediyesi'nin, 19 Martta Bayrampaşa Belediyesi'nin hakkımızda tertipledikleri programlar için emeği geçen bütün kadirşinas arkadaşlara buradan en iyi dileklerimi ve teşekkürlerimi sunarım.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Diyalog Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir. Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 672
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Endam Aynası |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |