JA slide show
Anasayfa
İnsan ustası
Yazan Said Yavuz   
24.01.2010 12:16

 Modern şair ve yazarlardan bazıları sadece yazdıklarından yola çıkılarak kendileri ile ilgili hüküm verilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Yapıp ettikleri, hadiseler karşısında konumlanışları yazmalarından tamamen ayrı tutulmalı imiş.
Borges, işi biraz daha ileri götürerek yazarın, okura verdiği keyif oranında ve uyandırdığı hislere göre değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, onun düşüncelerinin dahi değerlendirme ölçütü olamayacağını savunmuş. Acaba şairi sadece yazdıklarıyla değerlendirmek mümkün müdür? Biz insanlar, bizi hayrete gark eden parmakların, kâğıt arkasında neyi kavradığını, hayata hangi işaretleri çaktığını, neler karşısında yumruğa ve neler karşısında bir güle dönüştüğünü görme merakıyla mündemiç değil miyiz? Bu merak, yazılan nedeniyle ruhta açılan yaranın neye değdiğini anlamak için serdedilmiyor mu?



“Ben dost yüzü görmezsem / Bu gözlerim nemdir benim” diyen Yunus Emre’nin dost eşiğine başını koyuşu, dost ocağına taşıdığı odunu seçerkenki tercihleri, adeta şiirinin sağlamasını yapmak için bakma ihtiyacı hissettiğimiz eylemleri değil midir? Yazılanla yapılan arasındaki rabıtanın kaviliği şiiri muhkem kılmada önemli bir görev icra ediyor.

Fethi Gemuhluoğlu’nun 1975’te Aydınlar Ocağı’nda irticalen yaptığı bir sanat eseri diyebileceğimiz konuşmasını ilk okuduğumda kanımın akışını hızlandıran o güçlü ses, beni kendi menfezine çekmeyi başarmıştı. Kimdi bu insan? “İnsanlar hal-i cimadan doğmuyor, onları gönül döllüyor” diyen? “İnsana, fikre, tarihe, komşuya, kendi vücuduna dost olmak… Tarihe dost olmadığımız için eskiden vali gönderdiğimiz yerlere sefir gönderiyoruz. Bunalım Batı adamınındır, Doğu adamının, gerçek mümin ve muvahhit kişinin bunalımı olmaz. Her şeye dost olalım, uykuya dost olmayalım, her şeye dost olalım politikaya dost olmayalım. Her şeye dost olalım ve paraya dost olmayalım. Ben parayı sol elleriyle tutanların destanımsı hikâyeleri ile büyüdüm. Beyefendiler günahlarınız bile şevk içinde olsun. Eğer günah işleyecekseniz, aşkı seçiniz. Ben aşksız insanlar görüyorum. Huzur içinde uyuyorlar, gülüyorlar, vitrinlere bakıyorlar.”

Kimdi bu adam? Uykumuzu kaçırmak isteyen, içimize azap ekmek, bize yatağı dar etmek isteyen? “Şimdi riya, saltanatını sürüyor” diyordu. “Onun da ömrü çok kısadır. Gelecek bir mübarek vakte hazır olunuz.”
Bir nebze onun hayatına bakanlar sözleriyle dostluğun sınırlarını çizen Fethi Gemuhluoğlu’nun yaşamının sözlerinden daha tesirli olduğunu anlamakta gecikmeyeceklerdir. Yazı ve söz orucu tutması da kendisi için aslolanın eylem olduğunu ortaya koymuyor mu? 1970’li yıllarda Türkiye’de edebiyat ve sanatla uğraşmış her kim varsa hemen hemen hepsinde emeği olan bir insan. Bir gece Erol Güngör’ün elinden tutar, Prof. Dr. Mümtaz Turhan’a teslim eder: “Bu delikanlı sana emanetimdir.” Başka bir gün kültüre dost olan bu adam Muini’nin manzum mesnevi şerhini bugünkü yazıya aktarabilecek birini gözüne kestirir, ona burs imkânı sağlar, onu yüreklendirir. Daha sonraları bir mektep vazifesi yapacak Edebiyat Dergisi’ni çıkarması için Nuri Pakdil’i ateşler. “Sanatla girdi ülkemize yabancılaşma, yine sanatla çıkarılacaktır.” Hukuk okuyan Mehmet Çavuşoğlu’nu Hukuk’tan vazgeçirir, edebiyata yönlendirir. Çavuşoğlu, eski edebiyat alanının önemli bir ismi olur. Fıtratın nabzını ölçen bir idraki vardır onun. Ali Bulaç, Haluk Dursun, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Erdem Beyazıt, Akif İnan, İsmet Özel, Mehmet Çavuşoğlu, Sait Maden, Cahit Tanyol, Yavuz Bülent Bakiler ve dahası. Bu toprağın çocuklarını hangi kesimden olursa olsun sahiplenişi, onları yazmaya yönlendirişi, Türkiye’nin eşini göremeyeceği bir destandır. Onun her tabakadan insan arasında bir görünmez irtibat sağladığını söyleyen Rasim Özdenören onun vefatından sonra “şimdi bu topluluğun şirazesi dağılmıştır” diyecektir. Günümüzde edebiyatla uğraşan her genç için onun yüreklendirici tavrının bir efsane gibi görülmesi neyin aramızdan çekildiğini de işaret ediyor. Fethi Bey, Cahit Tanyol’un yazdığı Kurtuluş ve Fetih Destanı yayımlandığında heyecanla yazarın evine gelir, cezbe içinde metni okur, “bu destanı yazanın önünde kıyam edilmez, diz çökülür” der. Tanyol şu itirafı yapacaktır: “Öyle okudu ki sanki yazan o, dinleyen bendim.” Üniversite yıllarında çıkardığımız edebiyat dergisini öpüp başına koyan hocamız Rahşan Gürel’in bir avuç dostun yazma tutkusunu nasıl işlediğine şahit olarak bu satırları yazıyorum. Ortaya koyduğumuz şunca marifet varsa ona borçluyuz. Artık yürekli insanların yüreklerini dayayacakları bir yer yok, ne yazık.

Şeyh Galip’in türbesini ziyaret esnasında Fethi Gemuhluoğlu, vecd içinde yanındaki Yaşar Nuri Öztürk’e, “secde eder misin” diye sorar. “Namazlarımı kılmaya çalışıyorum” şeklinde cevap veren yazarın adeta boğazına sarılırcasına, “ben sana namaz kılar mısın, demedim, Yaşar Nuri, secde eder misin dedim” diye haykırır. Secde; secde eden, sacid, mescud ve secde mahallinin birleşmesidir.

Yukarıda Fethi Gemuhluoğlu ile ilgili çok kısaca değinilen anılar, onu sevenlerce yazılmış metinlerden alındı. 2000 yılında kendi yazdıkları, ardından yazılan şiir ve yazılardan oluşan Gerçek Olan Aşktır ve Dostluk Üzerine isimli iki kitap yayımlanmıştı. Sadık Yalsızuçanlar, önceki kitaplara girmeyen bazı yazıların da bulunduğu Dostluk Üzerine eserini derleyerek Fethi Gemuhluoğlu’nu yeniden hatırlamamızı sağladı. Makam ve mansıbın, paranın ve menfaatin bizim mahalleyi istila ettiği, muhafazakâr müteahhitlerin iştahla ağaçlık alanları kolladığı, liberalizmin göğüsleri günahlar için geçirgen kıldığı, kalemlerin secdeyi unuttuğu bir hengâmede onu hatırlamak, kâbusla uyanmaktır, koltukta çarpıntı geçirmektir, ezansız, şiirsiz, türküsüz, zikirsiz, Hüseyinsiz kalakalmaktan ödü kopmaktır, gelecek bir mübarek vakti kaçırmak telaşına düşmektir.


Mostar Dergisi, Ocak, 2010

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 970

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Kürt Dilinde Tasavvuf
MOLLA İ CEZERİNİN KÜRTÇE DİVAN NI KİTAP OLARAK ALMAK İSTİYOR...
25/01/12 21:17 Dahası...
@ GÜLŞİN

Sadık Yalsızuçanlar ile...
özdeş ruhlar
Değerli Kalemşah ekibi, Handan Güler ve Sadık Hocam... Özdeş...
05/01/12 21:37 Dahası...
@ süheyla yıldırım

Hiç yayınlandı
kitap çok guzel.. Yazarımız Sadık YALSIZUÇANLAR'ın ellerine ...
02/01/12 16:00 Dahası...
@ feyza

Sadık Yalsızuçanlar ve "Anka...
haticenesibe
çok güzel :grin :grin :grin :grin
02/01/12 16:00 Dahası...
@ hacer

Aşkı bilmek isteyen Mevlâna ol...
Müstefid
Allah razı olsun müstefid oldum. Muhabbetle üstadım...
09/12/11 22:19 Dahası...
@ kadir

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 29 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün54
mod_vvisit_counterDün118
mod_vvisit_counterBu hafta1403
mod_vvisit_counterBu ay751
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]358285

BİRLİK