|
Yazan Yavuz Yılmaz
|
|
31.01.2012 11:09 |
Sadık Yalsızuçanlar, çağının sorunlarına duyarlı bir Türk aydını olarak, edebiyatçı kimliğinin verdiği duyarlılıkla, yetiştirdiği değerlere niçin bu kadar acımasız davrandığını sorguluyor “Cumhuriyetin Gözü Yaşlı Çocukları” adlı eserinde. Kitap ismini Genç Siviller Hareketinin 29 Ekim 2007 tarihinde düzenlediği “Cumhuriyetin Gözü Yaşlı Çocukları” etkinlikten alıyor. Söz konusu etkinlikte Murat Belge’nin yaptığı analiz ülkemizdeki hakim zihniyeti anlatması acısından önemli tespitler yapıyor. Dünyanın demokratik ülkelerinin hiç birinde tek büyük adam ve tek heykel yoktur. Mutlaka birden fazla büyük adam vardır. Ama bizim ülkemizde, tek büyük adam vardır ve başka büyük adamlar hep haindir! Dini rehberleri, bilgeleri ve âlimleri bir yana bırakalım, şairlere yaptıklarımızı düşünelim sadece. Ya hapsettik, ya idam ettik, ya faili meçhulle yok ettik bu değerleri.”(Sadık Yalsızuçanlar, Cumhuriyet’in Gözü Yaşlı Çocukları, Anatolia Kitap,s:9). Bu kadar çok değerin dışlandığı süreçte, sürekli vatan hainlerinin yaratılması ve bunların doğurduğu travmalarla karşılaşmak kaçınılmazdır. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 81 | Devamını oku... |
|
|
Yazan Kübra Nur Ayar
|
|
25.01.2012 21:13 |
Geçtiğimiz haftalarda bir gün, iki yaşındaki yeğenimle aynı odada oturuyorduk. O oyuncaklarıyla oynarken ben kitap okuyor, göz ucuyla da kendisini takip ediyordum. Televizyon açık imiş bu sırada, farkında değildim. Yeğenim arada televizyona bakıp oyuncaklarına dönüyordu ama, izleyip hele anlayabileceği hiç aklıma gelmemişti. Derken diğer odaya doğru koştu, ben de arkasından gittim. Beşiğine atlamıştı, kapıda beni görünce muzip bir edayla aynen şöyle dedi: “sen Murat’ı seviyon!” Önce yanlış duyduğumu sandım ardından televizyonda oynayan film aklıma geldi. O kısa filmde köylü bir kızın, ağanın oğlu Murat’a âşık oluşu anlatılıyordu. Kız birkaç kez arkadaşına Murat’ı seviyorum demiş idi sanırım, tam izlemediğim için ben de hatırlamıyorum. Oyuncaklarıyla meşgul sandığım yeğenim filmdeki durumu kavramış, hem gerçek sanmış hem de biraz karıştırarak teyzesi Murat’ı seviyor sanmıştı. Bunu derken ayıp bir söz söylediğinin de farkındaydı aslında, utançla karışık bir gülümseme vardı yüzünde. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 166 | Devamını oku... |
|
|
Yazan Suzan Nur Başarslan
|
|
02.01.2012 15:45 |
“ modern çağın gezgin derviş yazarı için” “hissediyorum ölümün gençleştirici akışını ve direniyorum fırtınalarının ortasında yaşamın cesaretle…”[1] Yalsızuçanlar’ın kaleminden bir yürek komşuluğu sızar her zaman, anlattığı kişiyle arasında oluşan ve bunu; yürek deryasına sızan kelimelerle aktarır. İç yolculuğunda hep konukları vardır. Konukları, onların yaşadıkları, cümleleri, izlenimleri… salınırken onun yürek coğrafyasında kelimeleri sizi bazen Anadolu’nun naif bir ezgisine, bazen yüzyıllar öncesinin hikmetine, bazen dünün serencamında izler bırakan dervişine, mürşidine, kâmiline, bazen de irfan damlasından içmiş bir filozofun durağına ulaştırır. Ama Sevgili’si her eserinde yüreğinin baş ucundadır, sohbeti aslında sizle görünürken O’nunladır. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 461 | Devamını oku... |
|
|
Yazan Fatma Barbarosoğlu
|
|
30.11.2011 21:52 |
|
Gündemlerden gündem beğenecek durumdayız hareketi bol, harareti yüksek ülkemizde. Suriye için geri sayım başladı. Dünyanın başka bir iktisadi sistemine geçmek için son on beş dakikası kaldı. Avrupa istikbalini ABD Doları'na bağlamaya başladı. ABD'nin dünyanın tek kutbu olarak ekonomisini canlandıracak yeni çatışma bölgeleri inşa etme senaryoları, ülkemizi hızla ateş çemberinin içine sürüklüyor. Velhasıl ülkemizin değil dünyanın gündemi hızlı bir çöküşe doğru yol alıyor. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 366 | Devamını oku... |
| |
| |
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 10 / 109 |