JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Ne dediler? arrow Evvele Yolculuk
Evvele Yolculuk
Yazan Serdar Aydın   
13.01.2010 22:09

Sadık Yalsızuçanlar’ın Profesör Mahmud Erol Kılıç’la yaptığı röportajların bazı eklemelerle birlikte oluşturduğu kitabın adı.
Sufi Yayıncılık tarafından Ekim–2008 de basılan kitap, 208 sayfa.
***
Mahmud Erol Kılıç İstanbul doğumlu.
Siyasal mezunu olmasına rağmen  ‘’Tasavvufa Yoğun İlgisi’’ onu bambaşka mecralara taşıdı.
1988’de asistan olarak göreve başladığı İslam Felsefesi Anabilim dalında ‘’İslam Kaynakları Işığında Hermes ve Hermetik Düşünce ‘’ isimli yüksek lisans tezini hazırladı. Üniversitelerimizde ‘’Tasavvuf Anabilim’’ dalının kurulmasının ardından, bu anabilim dalında yapılan ilk doktora tezi sayılan ‘’Muhyiddin İbnül Arabî’de Varlık ve Mertebeleri’’ isimli tezini verdi. Sufi ve Şiir isimli kitabı 2004 yılında Yazarlar Birliğince Araştırma-İnceleme dalında yılın kitabı seçildi.
Profesör Mahmud Erol Kılıç 2005 ile 2008 yılları arasında da ‘’Türk İslam Eserleri Müzesi’’ başkanlığı görevlerinde de bulundu.
Halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim dalı Sistematik Tasavvuf Bilim Dalı başkanlığı yapmaktadır.
Bunun yanı sıra merkezi Oxford’ta bulunan Muhyıddın Ibn Arabı Society’nin üyesi ve Islamic Manuscript Association (TIMA)’nın da yönetim kurulu başkanıdır.
İngilizce, Arapça, Farsça ve Fransızca biliyor.
Özetle İslam Tasavvufunu dört başı mamur konuşabileceğiniz ya da okuyabileceğiniz harika bir ilim ve gönül adamı.
 
***
Kitap: iki yetkin hikmet ehlinin içtenlikli ve karşılıklı sohbetleri olarak günümüzden geçmişe bir ‘’İrfan Turu’’ attırıyor.
Mevlana’nın’’Eğer sen benlik firavununu beden Mısır’ından dışarı atabilirsen, gönül evinde Musa’nı da görürsün, Harun’unu da.’’ sözü ile açılıyor sohbet.
Önce Aşk’ı konuşuyorlar tüm yönleri ile… Her Aşk’ın bir Maşuku birde Aşıkı olur diyor Hoca ve Sadi Şirazi’nin muhteşem beyitini hatırlatıyor’’Akıl insanların bağıdır, Aşk bu bağı çözen. Akıl der ki; taşkınlık etme, Aşk der ki; teklifsiz davran.’’
Buradan Allah’ı Aşk’la bilmenin de mümkün olduğunu izah ederek,
Bilmenin 3 yolu vardır diyor hoca. Okumak, dinlemek(tecrübe etmek) ve sevmek.
Avam: Dinler
Âlim: Okur, Dinler
Arif: Sever
Gerçek ariflerin ‘ne kadar seversen o kadar bilirsin’ dediğini aktarıyor.
Tasavvufta Aşk’ın tüm renklerinin kaynağının da Allah’ın ‘Vedüd’ İsminin bir tecellisi olduğunun altını çiziyor Hoca.
Âdem (a.s) Allahın tüm Esmasının tecelli ettiği varlık olarak değer kazandığını, diğer varlık kategorilerinde ise kısmi tecellilerin var olduğunu anlatıyor.(Ağaçta hayat, suda latiflik vs.)
Mecazi Aşk (Erkek-Kadın) ile ilgili olarak da dönüşen, değişen, eskiyen, solan, biten ve çürüyenin Aşkın Öznesi değil ancak Nesnesi olabileceğini hatırlatıyor ve ekliyor ‘İnsan ile Allah arasındaki irtibat her şeyden evvel ontolojik ve kutsaldır.’Cennet bu anlamda Âşık ile Maşuk’un halvet olduğu yerdir betimlemesini de sohbetine eklerken, Aşkın vuslatla duygudan bilgiye dönüştüğü tespitini de bu arada kayda geçiriyor.
 
***
İlginç ve çarpıcı tespitlerde sunuyor bizlere Hoca.
Mahmud Erol Kılıç Şeytanın İblisleşme sürecinin derinliklerinde Allahın bir dostunu(Âdem’i) kabul etmemesinin de yattığını iddia ediyor. Âdem (a.s) ile birlikte bizim devremizin başladığını düşündüğünü de ifade etmekte ayrıca.
Özellikle dikkat çektiği şey ‘’Kur’an ve İnsan’ın’’ ikiz kardeş olduğu!
Şeriatı Muhammediyenin de; Evrensel, Fıtri ve İnsani olduğu hakikatinin bilinmesi.
Peygamberlerin geride hiç mal mülk (miras) bırakmadığı…
Geride sadece İman, Ahlak, İrfan ve İlim bıraktıkları…
Peygamberlerden miras olarak kalan Nübüvvetin Salih Âlimlerce, Velayetinde Sadık Ariflerce temsil edildiği…
Ehli Musaf olmakla, ehli Kur’an olmanın aynı şey olmadığı…
Resulullah’a salâvat getirmenin onun manevi şahsına bir link açmak olduğu gibi özgün ve düzgün tespitler yapmakta Hoca.
Tasavvufun baştan sona bir mana ilmi olduğunu vurgulayan Mahmud Hoca, seyri süluku da tasavvufun ana gayesi olarak tanımlamakta.
 
***
Bugün Türkiye’deki müslüman çoğunluğun bile çok iyi anlayamadığı ve anlamlandıramadığı önemli bir olgu tasavvuf.
Bu konuda hiç konuşmaması gerekenler sonsuz hutbeler ırad ederken, Mahmud Erol Hoca Tasavvuf konusunda kıyıda kalmış yetkin ilim adamlarını temsilen önemli ve değerli şeyler söylüyor.
Karşısında da kendi kadar kalbi bir sohbet arkadaşı bulunca istiridye ile incileri ayırmak kolaylaşıyor.
Tasavvuf’u anlamak veya azından yeniden düşünmek için bulunmaz bir eser.


Adana Medya, 01. Aralık. 2009
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 199

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

ÇİZMECE

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün75
mod_vvisit_counterDün331
mod_vvisit_counterBu hafta1086
mod_vvisit_counterBu ay3546
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]127774