JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Ne dediler? arrow Dostluk Üzerine (Önce Selam, Sonra Kelam)
Dostluk Üzerine (Önce Selam, Sonra Kelam)
Yazan Serdar Aydın   
02.02.2010 23:32
 Bu kitap Sadık Yalsızuçanlar tarafından derlenmiş, Timaş yayıncılıktan basılmış.
Çok var ki birlikte ‘’Tefsir Sohbetleri’’ yaptığımız dost meclisimizin de öncelikli konusuydu, Dostluk…
Nitekim o sohbetlerin müdavimi Şair, Edebiyatçı ve İlahiyatçı Yunus Develi ağabeyim hediye edince bir solukta okudum.
Kitap rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun sohbet, nasihat, vasiyet ve yazdıkları üzerine bina edilmiş bir dostluk biyografisi…
Önce Sohbetinden başlayalım. 22 Temmuz 1975 yılında Aydınlar Ocağındaki sohbetinde Üstad ‘’ Dost ol kişidir ki Yar-ı Gar’dır. Kucağında mübarek bir emanet vardır. Bütün delikleri elbisesi ile kalan son deliği ayağının ökçesi ile kapar. İnsanlar Hal-i Cima’dan olursa bel evladı olur. Âşıklarsa yol evladıdır. Hayatınız Aşk ve Dostluk üzerine inşa olsun.’’Fethi Gemuhluoğlu Aşksız refakatin ve muhabbetin yarım olduğunu söylüyor. ‘’Bir dağ başında kalsam bir ağaçla dost olurdum. Dostluğa bedeninizden başlayın, eşiniz ve çocuklarınızla devam edip komşu ve iş arkadaşlarınıza uzanın, sonra her iki kollarınızı açarak tüm âlemi kucaklayın ’’ diye devam ediyor.
Daha da ileri giderek ‘’Tarihe dost olunuz, kültüre, sanat’a dost olunuz… Unutmayın Akılsızlar Aklı, Akıllılar ise Aşk’ı seçsin…’’ diyor.
Resulullah efendimizin hadislerini örnekleyerek ‘’Ama bir yerde diyeceğim ki; Ölüme dahi dost olunuz… Çünkü Ölüm insana gözün akının siyahına yakın olduğu kadar yakındır…’’
Sohbetinin bir yerinde Ömrün ne kadar değerli ve kısa olduğunun altını çizerek ‘’ Vakte de dost olmak gerekir… Çünkü beyefendiler, vakitte mahlûktur… Her mahlûk gibi onunda eceli vardır, vakitlerinizi bereketli ve hayırlı kılınız!’’ diyerek özellikle gençlerimizi uyarıyor.
***
Fethi Gemuhluoğlu’nun Yurtdışında okuyan iki oğluna yazdığı mektuplarını da kitaba almış Sadık Yalsızuçanlar.
İyi de yapmış.
Bakın büyük oğlu Ali’ye neler yazmış, Üstad?
‘’Oğlum, fikir arkadaşım ve derviş kardeşim Ali Bey’e… İyi işler, İslami-insani düşünceler peşinde olduğuna inanıyorum. Sen kötü, çirkin ve ayıp olanı seçmeyecek kadar güçlü ve imanlısın… Dünya mihnetleri bizleri üzmemelidir. Yalın, yalnız; kendinle dost olmaya çalış. Herkes senin sofranda olsun, sen kimsenin sofrasında olma… Dua et insanlara. Gözü yaşlı dua et. Hal-i niyazda olasın…
Aziz oğlum,
Sen benim umudum, mutluluğum, şifa ve dermanım ve kavgamın devamısın. Bir bayrak koşusu içindeyiz. İmanımı, inancımı, fikirlerimi sen ve kardeşin Selman ebediyete dek devam ettireceksiniz… Yalnız insanların değil; kurdun, kuşun, dikenin, otun da hakkını gözetip göresin.’’
Biraz da diğer oğlu Selman’a yazdıklarından aktaralım.
‘’…Senden tek ricam ve arzum bu yıl onuncu sınıfta ilk beş kişi içinde olmak gayretini esirgememendir… Ahlaklı, imanlı, hakka hukuka riayetkâr olan siz çocuklarımdan, arkadaşlarımdan, kardeşlerimden başka bir talebim olamaz… Kendinizi çok iyi yetiştiriniz…
Oradaki ağabeylerinde Kur’an da ki ‘’yetefekkerun, tefekkür ediniz sırrının peşine düşsünler… Uyku gaflettir. Uykuyu azaltırsanız zamanınız çoğalır… Abdestsiz gezme. Temiz, Tahir ol. Zikirli ol. Besmeleli ol. O zaman topun tüfeğin atom bomban olur… Geleceğin cümle aydınlık günleri üzerinize doğsun. Hayr’a karşı gelmen dileği ile oğlum benim.’’
Yaptığı ağır bürokratlık görevlerine rağmen memleketi olan Malatya/Arapkir’de bir yerel gazeteye de yazılar yazar, orada Afrika’yı, Asya’yı değerlendirirdi. Türkiye’nin inançla, kültürle ve ahlakla yeniden ayağa kalkacağını, mazlum İslam coğrafyasının ufkundan yeni bir medeniyet güneşinin doğacağını yazardı.
***
Vasiyetlerini türlü türlü söyler ama tek bir hedefe yöneltirdi.
‘’Söyleyin Rasim’e (Özdenören) roman yazsın.’’
Müslüman Gençlere ; ‘’Cebinizde kalan son para ile simit alıp da karnınızı doyurmayın, gidin onunla bir film yâda bir tiyatro seyredin…’’
Kurucusu ve başkanı olduğu Petrol Vakfından burs almak isteyen öğrencilere:’’ Âşık oldunuz mu hayatınızda hiç? Olmadıysanız olunuz. Dünyaya av olmayınız. Aşk avcısı olunuz…’’
Hepimize:’’ Sadakanın en büyüğünü veriniz. Kendinizi, ömrünüzü İman davasına vakfediniz…
***
Kitabın son kısımlarında Fethi Gemuhluoğlu hakkında yazılanlar var.
Okuduğumda çoğaldığımı ve sağaldığımı hissettim.
Bu okyanus gönüllü, ‘’söze sema ettiren’’ adamı ve fikirlerini daha yakından tanımak için…
Bu sözüyle ‘’gönül dölleyen’’ sade dervişin ‘’Anadolu rüyalarına’’ ortak olmak için…
Kitap gibi bir adam tanımak için…
‘’Çeşme ahlaklı’’ bir aşığın başucunda oturmak, abdest almak için…
Harp meydanlarının ‘’sessiz fikir sakalarının’’ suyundan içmek için…


Okunacak bir kitap.
Sonsözü de O’na bırakalım. ‘’ Mutsuz insanlardan vebalı gibi kaçın, onlardan nikâh şahidi bile olmaz.’’

18 Ocak 2010

Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 3383

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

SADIK YALSIZUÇANLAR,
ARTIK BÜTÜN KİTAPLARIYLA
PROFİL’DE…

sEsLi kiTaP

C’nin Hazırlanmış Hayatı
 
 Sesli Kitap.. Hazırlayan: Nisan Kumru
Bir ve Hep
 
Küf
 
Hiç