JA slide show
Anasayfa
Dem üzerine
Yazan Ahmet Y. Sezer   
24.09.2009 18:51

 Said-i Nursi'nin yaşamına benöyküsel bir pencere

Sadık Yalsızuçanlar, Dem adlı anlatısal romanında II. Abdülhamit ve Cumhuriyet döneminin muhalifi ama aynı zamanda Kürt olan Said Nursi'yi anlatıyor . Romanı okuyunca hem Said-i Nursi'yi daha iyi tanıyorsunuz hem de onun yaşadığı sıkıntılar içinde ortaya koyduğu muhalif tavrı usta bir kalemin satırlarından özyaşamöyküsel bir anlatımla izliyorsunuz.

“Dem bu demdir dem bu demdir dem bu demdir dem bu dem… Bu demin devranı değirmendedir…Dünya da bir değirmendir…dünya da bir değirmendir…


Dünyanın bir değirmen olduğunu senden öğrendim efendim” diyen Sadık Yalsızuçanlar'ın Dem adlı kitabını severek okudum. Emek verilmiş bir tür yakın tarih hesaplaşması duygusu ile yazılmış bir kitap. Tabii yakın tarih derken hem siyasi yakın tarihi hem de bizzat yazarın yakın tarihini kastettiğimi hemen belirtmeliyim. Yazar, belli ki bu konuyu nasıl anlatacağına dair epey kafa yormuş ve çaba harcamış. Çaba harcamak deyince aklıma geldi: Enis Batur, Yalsızuçanlar'ın öykülemede oldukça başarılı oluşundan hareketle onu “III. Yeni öykücü kuşağına” dâhil eder Suya Seng'te. Hiçte yersiz değildir bu saptama.

Zor Bİr Tür

Yazması hiç kolay bir iş olmayan biyografik bir roman Dem. Çünkü, elinizde bir kişinin yaşanmış yılları var ve siz o yıllara sanki (yeniden) değer biçiyorsunuz. Oysa kendi yaşamımızın parçalarına bile tam olarak değer biçip de seçme yapmak zorken; bunu başkasının yaşamı için/den yapmak ve herkese seslenen bir yapıt ortaya çıkarmak, o kadar kolay olmasa gerek. Öyle ya, siz böyle yazıyorsunuz ama o kişiyi sevenler bunu yeterli bulacak mı? Ya da sizin baktığınız, anlatınızı akıttığınız mecradan bakmanız, o kişiyi anla(t)maya yeter mi? Anlatacağınız kişi, yaşamını böyle yazmanızı ister miydi acaba?
Her ne kadar nesnel ögelerle desteklense de, olayların oluşunda/yaşamın akışında baskın olan ruhu bulmak, o ruhu yaşatacak unsurları seçmek, başarılı olacak mı? Bütün bu soru(n)lara karşın (oto) biyografik romanların, kişilerin ve toplumların geçmişte yaşananları kavramalarında özel bir değeri vardır. Anlatımları/aktarımları, ortaya koydukları dönem özellikleri ile işlevleri büyüktür. İnsandaki erdemin toplum bünyesine işlenmesi için, toplumda eyleme dönüşebilmesi için, özel yaşamları ile bize değer katacak kişileri edebi türler aracılığıyla tanıtmak, olumlu bir yöntemdir. Elbette ele alınan kişilere dair bakışların farklılığın farkında olarak.
Said-i Nursi'yi yaratan yılları, kişiliğini, yaptıklarını, başarılarının değerini tarih sayfalarında bulabiliriz. Ancak, bu değerli kişiyi gözümüzde bir yazarın özyaşamöyküsel anlatımıyla birlikte canlandırarak yeniden yaşatacak bir çalışma olursa, onu öğrenmek daha kolay ve etkili olacaktır. İşte burada devreye giren yazarlık becerisi ve yaratıcılığıdır.(Oto)biyografik romanın özelliği, yazarın ustalığının bu yöndeki yaratının içinde ortaya çıkmasıdır. Yazar için, ele aldığı kişinin yaşamı bir hammaddedir. Yazar bu malzemeyi, dili, kurgusu, yazınsal işleyişi ile yeniden yaratır ve sunar. Ana izleğin yanında yaşamından hareketle kişiler, kişilikler, mekânlar yaratır. Yaratıcılığını ve yazınsal hünerini ortaya koyarak yapıtı bütünler. Artık, ele alınan değerli yaşam tarihin anlatımından kopmuş; edebiyatın alanına girmiştir. Ele alınan yaşama benöyküsel bir pencere de açılmışsa ve türün belirleyici nitelikleri işlenmişse (oto)biyografik roman oluşmuş demektir. Bu yönüyle Yalsızuçanlar Dem'deki anlatısını benzetme ve imgesel anlatımlarla Sad-i Nursi'nin yaşam çizgisinden kesitler alarak katmanlaştırır.

Çok Yönlü BİR Roman

Romanı okuyunca, hem Said-i Nursi'yi tanıyorsunuz hem de yazarın onun düşünceleriyle tanış olmasını izliyorsunuz. Cumhuriyet yıllarında düşüncelerini açıklamak için her tür sıkıntıya göğüs geren Said-i Nursi'nin değerli hizmetlerinin unutulmamasında, kişiliğinin tanıtılıp erdemlerinin örnek alınmasında yer alacak bir çaba bu. Romanda risalelerden başka metinlere uzanan derin psikolojik sıkıntılar siyasal gelişmelerle içiçe ele alınmış. Ve sonunda herkes biraz yenik, biraz mağdur. O nedenle Dem için, sorunlu ve sorumlu bir roman diyebiliriz.

Yeni Şafak, 21.09.2009
 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 923

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Kürt Dilinde Tasavvuf
MOLLA İ CEZERİNİN KÜRTÇE DİVAN NI KİTAP OLARAK ALMAK İSTİYOR...
25/01/12 21:17 Dahası...
@ GÜLŞİN

Sadık Yalsızuçanlar ile...
özdeş ruhlar
Değerli Kalemşah ekibi, Handan Güler ve Sadık Hocam... Özdeş...
05/01/12 21:37 Dahası...
@ süheyla yıldırım

Hiç yayınlandı
kitap çok guzel.. Yazarımız Sadık YALSIZUÇANLAR'ın ellerine ...
02/01/12 16:00 Dahası...
@ feyza

Sadık Yalsızuçanlar ve "Anka...
haticenesibe
çok güzel :grin :grin :grin :grin
02/01/12 16:00 Dahası...
@ hacer

Aşkı bilmek isteyen Mevlâna ol...
Müstefid
Allah razı olsun müstefid oldum. Muhabbetle üstadım...
09/12/11 22:19 Dahası...
@ kadir

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 17 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün174
mod_vvisit_counterDün181
mod_vvisit_counterBu hafta355
mod_vvisit_counterBu ay1243
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]358777

BİRLİK