|
|
| Dem |
| Yazan Hakkı Yiğit | ||||||
| 14.08.2009 18:13 | ||||||
|
Biraz daha hayalinizdeki yazarla söyleşin… Yazılarıyla, öyküleriyle, masallarıyla, denemeleriyle zihninizde oluşturduğu dev olarak kalsın… Eminim gördüğünüzde “bu kadar velüd bir yazar bu olamaz” diye afallarsınız önce… Böylesine bir yazar, elliye yakın, belki de aşkın, eser veren bir yazarın ilk önce mütevazılığını aklınız almayabilir… Alışmışız ya, belki de yıllar yılı kandırıldık… ve sonunda biz dahi inanır olduk… Bu tür yazarlar fil dişi kulelerde yaşarlar, yazarlar… Okurlarına tepeden bakarlar… Her şeyi onlar daha iyi bilirler…. Akıl hocasıdırlar onlar… Bizler gibi okurlar ile hiç muhatap olurlar mı ki… Onun için diyorum ki Sayın YALSIZUÇANLAR"ı gıyaben tanıyıp eserlerinde yola koyularak hayal dünyasında portresini çizenler hemen birden tanışmaya kalkışmasınlar… Yavaş yavaş, basamak basamak tanışsınlar ki şaşıp kalmasınlar… İtiraf edeyim…. İlk gördüğümde “bu o yazar olamaz” demiştim… Gayet sade, mütevazı… Anlatan, konuşan değil; derviş misali boynu bükük dinleyen biri…. Alabildiğine alçakgönüllü…. Samimi, içten… Elindeki düşmeyen sigarası şaşkınlığıma şaşkınlık katmıştı… Hal böyle olunca şaşırıyor insan… Büyüklüğü, olgunluğu benim gibi makamda , şöhrette, süslü kalemde arayanlar şaşırıyorlar… İnsanı kamilin sırrına vakıf olanlar, cevahirin kadrini bilenler şaşılmıyorlar mıdır acaba? Bence onlar da şaşırıyorlardır… Hem de benden daha fazla… Şu zamanda böyle bir yazarın varlığı…. Alçak gönüllüğü, mütevazılığı, dinleyen biri olması, derviş edepli, muti bir duruş sergileyişi… Teslimiyeti, niyet ve nazarındaki saflığı eminim onları daha da şaşırtıyordur… “Bu zamanda böyle kalmak… Yalancı şöhrete kapılmadan durabilmek… her kesin kârı değildir” diyorlardır… Sayın YALSIZUÇANLAR, Bediüzzamanı konu aldığı DEM romanında okurunu şaşkınlığa düşüren konuda sır perdesini kısmen aralıyor… Çarmuzu"dan, Taştepe"den, Melekbaba"dan geçen çocukluğunda, gençliğinde aktardığı anektodlar… Ve Şire pazarının arkasında uğradığı evde geçirdiği değişim ile halihazırdaki hal diline dair ipuçlarını veriyor okura… Yazarın “hal”i, bu romanla daha netleşiyor, anlaşılıyor… Onun için derim ki yazarı yakinen tanımak, tanışmak isteyen önce DEM"i okumalı… DEM yalnızca Bediüzzaman"ın hayatını konu alan bir roman değil… Yakın tarihimizdeki gençliği, yaşamı, hayatı, aileyi, mahalleyi, dini, inançı, “izm”leri, tarikat ve cemaatları, dava adamlarının yaşam hikayelerini kapsayan bir dönemin sosyolojik tahlilidir… Bence DEM"i bir de bu gözle okumak lazım http://www.malatyaguncel.com/author_article_detail.php?id=785
Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 860
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |
Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.
![]() | Bugün | 230 |
![]() | Dün | 452 |
![]() | Bu hafta | 1639 |
![]() | Bu ay | 4002 |
![]() | [07.08.08'den] | 200956 |