JA slide show
Anasayfa
Bir dostun ardından
Yazan Suavi Kemal   
13.01.2010 22:16
 Necip Fazıl’ın “fikir sakası” diye tarif ettiği merhum Fethi Gemuhluoğlu, kendini ‘insan’ yetiştirmeye vakfetmiş bir kişiydi.
“Dostluk Üzerine”nin yeniden yayınlanmasını vesile bilerek merhumu bir kez kez daha yad etmeye çalıştık.
 

Tarih 22 Kasım 1975. Yani 1980’ler boyunca “ya o günlere dönersek?” diye korkutulduğumuz 12 Eylül öncesi. Yer Aydınlar Ocağı. Kendini kırk senedir söz, yirmi beş senedir yazı orucu tutan biri olarak tanımlayan Fethi Gemuhluoğlu söze başlıyor: “Evveli, ahiri, zahiri, batını selamlarım.” Konu ise çok yalın: Tek kelime ile ‘Dostluk’.

Malatya Arapgir’li bir ailenin 1923’te Göztepe’de doğan evladı Fethi Gemuhluoğlu. Kur”an okumayı bilmediği için çöple yazıların üzerinden giderek sevap murad eyleyen anasının “sebep ey!” nidasını, ilham verdiği Erdem Bayazıt okuyanları elbet daha iyi anlayacaklar.

1940 yılında Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmek üzereyken yarım bıraktı. Askerlik görevini Gelibolu’da adliye subayı olarak tamamladı; 1950-1955 yılları arasında İstanbul’da muhtelif okullarda Türk Dili ve Edebiyatı hocalığı yaptı. 10 Nisan 1950’de Mareşal Fevzi Çakmak vefatında radyonun normal şarkılı, türkülü yayınına devam etmesini protesto eden gençlerden biri de merhum Gemuhluoğlu’ydu. Fethi Bey, Serdengeçti Dergisi’nin Mayıs 1950 tarihli sayısında içinde yer aldığı Mareşal’i defneden o insanları: “Bu insanlar omuzlayacakları şeyi biliyor, o yüzden senelerdir ak-pak tutuyorlardı… Artık kalabalık hoca idi! O öğretiyordu.” sözleriyle anlatacaktı. 1959’da, şahitliğini merhum Rauf Orbay’ın yaptığı nikahta, Suzan Hanım ile evlendi ve Mehmet Ali ve Veli Selman isimli iki oğlu oldu. 1963 ile 1965 arasında Almanya’da dil öğrendi; o bozlaksız diyarda serbest gazetecilik yaptı.  

HİZMET DİYE BİR KELİME VAR İDİ… 

Kimi ağızlarda kullanıla kullanıla içi boşalmış ‘hizmet’ kelimesini yeniden hatırlayabilmemiz, Fethi Gemuhluoğlu’nun hayatını anlayabilmemize bağlı. Birçok görevde bulundu Gemuhluoğlu. İstanbul’un çeşitli liselerinde öğretmenlik, İstanbul Spor ve Sergi Sarayı Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Basın Müşavirliği, Türk Petrol Vakfı Genel Sekreterliği, Aydınlar Ocağı ile Türk Edebiyat Cemiyeti’nin İstişare Kurulu ve pek çok hayır kurumunun da yöneticiliği… Oturduğu koltuğu insanlardan uzaklaşmak için değil, insanlara ulaşmak için bir vesile bildi. “Ulaşmak” söznünün laf olmadığını Ali Bulaç’ın her ay bursunu almaya gidince yazılarını okuyup, ona eleştirmesine duyduğu hayret şahittir. “Bir ayda ne yazmışsak, hepsini önümüze koyar, eleştirisini yapardı. Hep hayret ederdim, bu insan nasıl oluyor da bizim gibi amatör insanların sağda solda yazdıklarını toplayıp okuyabiliyor, altını çiziyor ve bizimle tartışıyordu?” Gençlere cebinizdeki parayla simit alacağınıza tiyatroya, sinemaya gitmelerini tavsiye eden Gemuhluoğlu’nun “hiç âşık oldun mu?” sorusuna elbette bir mim koymak lazım. Mustafa Seçkin’in sözleri şimdi daha bir yerine oturuyor: “Gördüğü her şaire O’nun en güzel mısralarını okuyarak söze başlardı. Nerede olursa olsun, herkesteki güzelliği bilirdi ve oradan girerdi. Birinde şöyle pırıltıya benzer bir şey görsün ona kancayı takmıştır. Her an adam arardı, kimi avlayayım, kimi rahmete götüreyim diye. O Türkiye”nin muhtarı idi. Her şeyden haberdar idi, o nasıl takip, şaşarsın!”

Yine de bir şeyler eksik kaldı. Farkındayım. Bu noktada gelin merhum Şair Erdem Bayazıt’ın şahitliğine başvuralım. “Hayatımda onun kadar çok kişiyle ilişki kurmuş bir başkasını tanımadım. Behçet Kemal Çağlar’dan Tarık Zafer Tunaya’ya, Genco Erkal’dan Fikret Otyam’a kadar uzanan bir arkadaşlık hinterlandı vardı. İnsanlar arasında köprüler kurardı, köprüleri atmazdı. Sık sık ‘Herkese bir Hazreti Ömer talihini tanıyın’ derdi.” Herkese evliya imiş gibi muamele eden, “öyle değilse bile öyle olur belki” diyen rahmetliye de bu yakışırdı zaten.  

 

1

DOSTLUK ÜZERİNE 

“Dostluk Üzerine” bir konuşma ama tartışma değil. “Tenkit etmekten tebliğe zaman bulamıyoruz” diyen Gemuhluoğlu, muhabbet üzerine kurdu tebliğini. “İnsana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak, tarihe dost olmak, kendi vücuduna dost olmak, komşuya dost olmak gibi kademe kademe ama entegre bir bütün içinde bütün dostluklar söylenmeye mecburdur.” dedi. “Mümin kişi, yerinmenin ve sevinmenin ötesindedir. Mümin kişi yerinmez ve sevinmez, çünkü gerçekçidir. Mümin kişi zan üzere değildir. Zannın büyüğünden de küçüğünden de sakınmıştır.” dedi. “Ben aşksız insanlar görüyorum: Huzur içinde uyuyorlar, gidiyorlar, gülüyorlar, vitrinlere bakıyorlar; hâlâ büyük pazarlıklar peşindeler, hâlâ büyük ihalelere giriyorlar. Türkiye’nin içinde bulunduğu büyük felaketi idrak etmiyorlar, huzur içindeler. Onun için onlara küsüm, onun için onlara kırgınım. Kırgınlıkta bir feyz buluyorum.” dedi…

Bir veda mektubu gibi bıraktığı  “Dostluk Üzerine” tek oturuşta bitirilecek bir metin değil. Kâğıttan okunur gibi değil bizzat yüzünüze söyleniyor da, dinliyormuşçasına muhatap alınacak bir sohbet. Şifahi kültürümüzün 15 kitap sayfasına sıkıştırılmış hâli…

Tarih 5 Ekim 1977. “İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri” diyen Fethi Gemuhluoğlu’nun Hakk’a yürüdüğü gün. “Size diyorum ki gözü ışımış olun. Çünkü sabah oluyor.”  

BİRER CÜMLE İLE FETHİ GEMUHLUOĞLU 

Nuri Pakdil: “İnsanın elinden tutuyor, adetâ çağa çıkartarak yürüyüşe alıştırıyordu.” 

Cahit Zarifoğlu: “Tek Başına bir okuldu.” 

Rasim Özdenören: “Onun sohbetlerinde, hem fikirlerle donanır, hem ermiş bir adam halini yaşar, hem dava bilincinizin keskinleştiğini hissederdiniz.” 

İsmet Özel: “Nefs putuna karşı amansız bir mücadele verip, bu savaştan galip çıkanlardan biriydi.”  

Erdem Bayazıt: “Dostluk nedir gösterdi.”   

Zübeyir Yetik: “Bizi pişiriyor, insan içine çıkabilecek bir donanıma kavuşturuyordu.” 

Sadettin Ökten “ Hem sevmesini hem sevdirmesini bileceksiniz. Fethi ağabey böyle bir güce malikti.” 

Akif İnan: “Kelamın en zarifini, edebin en kâmilini, siyasetin en ferasetlisini, edebiyatın en muhtevalısının onun aziz varlığında erimiş bulurduk.” 

Nabi Avcı: “Sürgünde kurulmuş bir Osmanlı divânı gibiydi.” 

ARAPGİR POSTASINDAKİ  YAZILARI 

Arapgir Postası’nda 19 Nisan 1957’de şu başlığı atar Fethi Gemuhluoğlu. ‘Batması  Mukadder Olan Bir İmparatorluk: Büyük Britanya.” Gana’nın bağımsızlığına selam verir. Bütün bu yazılarını 1958’de kendisiyle yapılan bir söyleşide şu sözlerle açıklar: “Yazılarıma gelince, bunlar bütün açıklığıyla meydanda. Günlük ve küçük oyunların tamamıyla dışında memleket mes’eleleri. Cezayir için yazdık. Tunus için yazdık. Keşmir ve Mısır için yazdık, Afrika uyanıyor, dedik. Asya uyanıp silkinecektir diyoruz. Evet Asya silkinecek ve Rusya’yı sırtından atacaktır. Devletler tek başlarına yaşayamıyorlar. Devletler arasında da birlikler, paktlar, federasyonlar mevcût. Biz de, İslam’ın Beynelmileline ittibaen şark milletlerinin, Müslüman halkların birlik ve beraberliklerine gitmeliyiz. Dünyanın her yerindeki istiklâl hareketleri bizi sevindirir. Biz Gana devletinin istiklâle kavuşmasını, sadece Altın Sahilleri halkının Müslüman olmaları dolayısıyla alkışlamamıştık. Bu küçük gazetede, son Macar ihtilali için de kalbî ve samimî hislerimizi dile getirmeye çalıştığımı hatırlarsınız. İnancımız, ‘İnsanlara hürriyet, milletlere istiklâl’ parolasında ifadesini bulabilir, zannederim.” 

DOSTLUK ÜZERİNE 

Fethi Gemuhluoğlu’nun “Dostluk Üzerine” Sadık Yalsızuçanlar’ın hakkındaki yazılardan derlediği kapsamlı bir baskı ile Timaş Yayınları’ndan çıktı.  

GEMUHLUOĞLU’YLA İRTİBATLI İSİMLER 

Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Erdem Beyazıt, Agah Oktay Güner, Ali Bulaç, Avni Akyol, Tahir Kutsi Makal, Faruk Timurtaş, Ergün Göze, Muharrem Ergin, Akif İnan, Ahmet Kabaklı, Altan Deliorman, Mustafa Miyasoğlu, Bahatin Karakoç, Zübeyir Yetik...

 

 Gerçek Hayat - 16 Ara, 2009

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1081

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Kürt Dilinde Tasavvuf
MOLLA İ CEZERİNİN KÜRTÇE DİVAN NI KİTAP OLARAK ALMAK İSTİYOR...
25/01/12 21:17 Dahası...
@ GÜLŞİN

Sadık Yalsızuçanlar ile...
özdeş ruhlar
Değerli Kalemşah ekibi, Handan Güler ve Sadık Hocam... Özdeş...
05/01/12 21:37 Dahası...
@ süheyla yıldırım

Hiç yayınlandı
kitap çok guzel.. Yazarımız Sadık YALSIZUÇANLAR'ın ellerine ...
02/01/12 16:00 Dahası...
@ feyza

Sadık Yalsızuçanlar ve "Anka...
haticenesibe
çok güzel :grin :grin :grin :grin
02/01/12 16:00 Dahası...
@ hacer

Aşkı bilmek isteyen Mevlâna ol...
Müstefid
Allah razı olsun müstefid oldum. Muhabbetle üstadım...
09/12/11 22:19 Dahası...
@ kadir

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 23 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün57
mod_vvisit_counterDün118
mod_vvisit_counterBu hafta1406
mod_vvisit_counterBu ay754
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]358288

BİRLİK