JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Ne dediler? arrow Anka / Niyazi-i Mısri
Anka / Niyazi-i Mısri
Yazan Mehmet Akbulut   
21.10.2008 09:46
 “Ten gözüyle Mısrî’yi görsem deme kim
Zira biz ol suret içre anka olmuşuz”
Sadık Yalsızuçanlar’dan nefsin katmanlarına hâkim olmayı ders veren bir kitap daha. Niyazi-i Mısri üzerine bir doktora tezi hazırlayan bir çift gözün ve tek ruhun penceresinden baktıran güzel bir eser. Niyazi-i Mısri’nin zor hayat hikayesine okuru çekmeye çalışan yazar, bilinç akışı sayesinde adeta dışardan Mısri ile konuşuyor.

Gündelik hayatın karmaşık düzeni içinde bunalan bir ruhun bir nevi kaçtığı mekan oluyor bu tez çalışması. Kusurlarıyla yaşamayı özümseyen birey, günahlarından arınmayı kendine hedef kabul etse de maalesef bunu başarabilecek sağlam iradeye sahip olamadı. Hızlı dünyanın kendini bırakmak istemediği robot kişilere döndürdüğü biz insan tekleri, nedendir ki bu kalabalık içre cemaat olmayı başaramadık. Bu başarısızlık içinde kendine dost edinmeyi uzakta görenler, aslına bakılırsa düşman olarak karşılarında kimin/kimlerin durduğunun da farkında olmadılar/olamadılar. Olabilecekler mi peki?
“Ben sanırdım âlem içre hiç bana yâr kalmadı
Ben beni terk eyledim gördüm ki ağyâr kalmadı”

Niyazi-i Mısri’nin bu terkindeki dost ve yâr bulvarına girebilecek babayiğitler var mıdır? Çok fazla da ümitsiz olmayalım, elbette var. Yalsızuçanlar, o dostlardan birinin terennümünü dile getirmiş. Rus esaretindeki Bediüzzaman’ı Volga nehri kenarındaki Tatar camiinde Niyazi Mısri’nin diliyle konuşturup kalabalıklar içindeki yalnızları dünya gamından şevk iklimine çağırma davetiyle bizi onunla hemhal ediyor.
“Dünya gamından geçip yokluğa kanat açıp
Şevk ile her dem uçup, çağırırım dost, dost!”

Hüzün, ayrılık, gurbet ve dahi aslına dönüş yolunda geçen zulmetli hayat günleri.
“Acılar ne büsbütün yeryüzünden kaldırılıyor, ne de insan büsbütün acıya boğuluyor; bıktırmamak için acıların yüzüne biraz tebessüm sürülüyor, o kadar...” diyor Yalsızuçanlar. Ya da dedirtiliyor onun diliyle.
Evet, bu seyir sürecinde dikkatinizi çeken o kadar çok güzel ifadeler var ki bu kısımları ezberlemek geliyor içinizden.
“Sabah ne yapacağınızı düşünerek değil, Allah’ın size ne yapacağını düşünerek uyuyun.” İşte Anka’da böyle yüksekten uçan cümleler var.
Eserin bütününü özet formatında buraya dercetmek münasip olmasa gerek. Ne var ki Yalsızuçanlar’ın kitabı “Mısri’ye gelince... Onun kendisi gitti, haberleri kaldı. Bu hikâyenin sonunda vardığımız şey ise, sadece hiçbir şey oldu.” mütevazı perdesiyle kapanıyor. Yazar, ismine “Sadık” kalıp kendine ve nefsine pay çıkarmamak adına bunları söyledi kabul ediyoruz tabii. Ve ben acizane fikrimi beyan edip yazıya noktayı koymak istiyorum artık.
Yazar, böyle bitirmiş; çünkü cevheri dövmeden müstahak olanlara vermek istememiş.

http://www.cemaat.com


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2315

Yorumlar (8)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 03-11-2008 10:20 - Misafir
 
 
anka
Kitabı bugün aldım merakla okuyorum...
 
2. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 04-11-2008 22:33 - Misafir
 
 
anka
bitmek üzere kitap. ve bitişi hüzne sebep olan türden. gezgin ve cam ve elmas'a doyamamıştım. anka'da doyulmaz tadıyla, biraz keder biraz sevinçle bitiyor. Rabbim, 
hocam ve abim gibi yakın kabullendiğim Sadık bey'i rahmetiyle kuşatsın.
 
3. Yazan ömer hakan yavaşoğlu 05-11-2008 21:32 - Misafir
 
 
zülcenaheyn aşıklar
evet tek kelimeyle, modern zamanlardaki ender içre ender ZÜLCENAHEYN AŞIK lar olarak niteliyorum sevgili yazarımızı...ve konu kahramanı mehmet kardeşi... 
HEM, medya-iletişiminin insan egosunu kudurttuğu bir zamanda yaşarken halka hizmet eden-kucaklayan,önemli bir mevkiyi işgal edeceksiniz...HEM DE hakikat yolculuğu sırasında yürürken sessizce,can -içre candan tüm samimiyetinizle(MEHABBETLE),bilginin içsel enerjiye(MARİFETULLAH) dönüşümünü ,gönül balınızın tadını,okurlarınızla paylaşacaksınız...çok ama çok zor,İŞTE SIRAT KÖPRÜSÜ BU BANA GÖRE... 
..Ve final cümlesi NE MUHTEŞEM ve gerçekçi idi..."onlar dünyaya adlarını silmek için gelenlerdir" 
işte böylesine bir ahir-modern zamanda "zülcenaheyn aşık" ancak bu kadar olunabilir...bundan ötesini tahayyül edemiyorum... 
yazarımızı ve konu kahramanı mehmet kardeşimizi KALPLERİNDEN ÖPÜYORUM,doyasıya...bıkmamacasına...
 
4. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 13-11-2008 10:41 - Misafir
 
 
zülcenaheyn aşıklar
Gezgin'de tanıştım.Ve sonrası geldi.Bütün kitaplarını satın alma ve dahi okuma şansım oldu.Uzun süredir kitap okuma adına damak tadı bulamıyordum.Eyvallah üstad.Kalemine,yüreğine ve gönlüne sağlık.Herkese tavsiye ediyorum.Geçmişini tam anlamıyla bilmeyen geleceğine doğru yön veremez.
 
5. Yazan şeyma 29-11-2008 19:11 - Misafir
 
 
zülcenaheyn aşıklar
Evet Allah razı olsun.Kitap geceleri uykusuz bırakıyor gerçekten de.Şu yaşıma 
kadar çok zor günlerimde imdadıma yetişen iki kitap var.Daha doğrusu birdi Anka ile iki oldu.İlki üstad Necip Fazıl'ın O ve Ben'i idi.Anka baştan sona aşkı anlatan aşkla yazılmış bir kitap...
 
6. Yazan erol celik 01-03-2009 16:16 - Kayıtlı
 
 
sorma niye?
Sorma niye? ! 
öyle olduğu için öyle! 
ANKA 
yı 
ikinci kez okumaya başladım birincisinde biraz yoruldum.olayları okuyup yorumlarken duman oldum. beynimde şimşekler çakıyor.tasavvuf,iman,itikat,görünenlerin arkasındakiler ve çile 
bütün ALLAH dostlarının başına benzer olaylar gelmiş. 
ALLAH rızası için;ALLAH cc sevdiği her dostunu seviyoruz.
 
7. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 08-03-2009 15:05 - Misafir
 
 
cevher
Çömez yakınıyormuş: "Bize öyküler anlatıyorsun ama anlamlarını açmıyorsun." Usta yanıt vermiş: "Biri sana meyveyi çiğneyerek ikram etse hoşuna gider miydi?" Paul Brunton
 
8. Yazan öner 16-04-2009 16:35 - Misafir
 
 
yok
yaw ıyı guzelde bu kıtabın bır özetini yayınlar mısınız ? :zzz
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM

album4

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÇİZMECE

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün345
mod_vvisit_counterDün442
mod_vvisit_counterBu hafta1302
mod_vvisit_counterBu ay3665
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]200619