JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Ne dediler?
Ne dediler?
Kitap, okurunu bulup kucakladığında umutsuzluğun şansı kalmamıştır hayatımızda!
Yazan Handan Güler   
21.10.2009 15:33

 Kitaplar…Hemingway’e göre en sadık dostlarımızdır.Bu söz ne kadar klişe olsa da kitaplar en önemli yoldaşlarımızdır kendimizi keşfetme yolculuğunda.

Bazen cesaretimiz kırıldığında elimizden tutup kaldırır bizi kitaplar.Hadi ama, denemelisin der, hayatın içine salarlar korkusuzca.

Kimi zaman sevinçlerimizi, aşklarımızı resmederler, kelimelerden örülmüş tablolar misali.

Kimi zaman üzüntümüze ortak olup sarılırlar dostça, her an yanı başındayım derler usulca.

Sıcacıktır bazı kitaplar, samimi bir gülümsemeyle girerler bazen hayatımıza.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 848 | Devamını oku...

 
Bir insanın huzuruna çıkmanın demi
Yazan Suavi Kemal Yazgıç   
14.10.2009 16:31
 Sadık Yalsızuçanlar’ın yeni kitabı ‘Dem’, bir roman mı, yoksa kıssa mı? Bu soruya farklı farklı cevaplar vermek ve bu cevapları da temellendirmek mümkün elbette. Ancak benim meramım, ifade etmek istediğim bu değil. Çünkü birçok insanın tanığı bir insanın bir başka insanın şahsi aynasında göstermeyi amaçlayan bu kitapta beni bu yazıyı yazmama sevkeden saik bu değil. Zira ‘aynasız’ bir edebiyat müfettişi olarak bakmamak lazım esere.
Şimdiden ihtar edeyim. Daha ilk paragrafta geçen ayna mecazı da aklınıza Stendhal’i getirmesin. Evet, Kızıl ile Kara’nın 13. bölümü Saint Réal’den bir alıntıyla başlar: “Bir roman bir yol boyunca gezdirilen bir aynadır.” Kaldı ki illa bir ayna mecazı yapacaksak niye Mesnevi’den olmasın değil mi? Neyse sözün gemini çekelim ve istikametimizi Dem’e doğru yöneltelim.

Yorumlar (3) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1077 | Devamını oku...

 
Dünya demleniyor
Yazan Hüseyin Eren   
14.10.2009 16:27

 Sadık Yalsızuçanlar’ın özgün örgü ve derinlikteki romanı “Dem” i, demleye demleye okurken Başbakan’ın sözleriyle yeniden ülke gündemine oturdu Bediüzzaman Said Nursi… Ne zaman inmişti ki demek daha doğru, Risaleler yazıldığı günden beri okuna geldi, okuna gidiyor; Fıtratın sahibi meyil verdikten sonra kim mani olabilir?

Fıtri bir okuyuş var “Dem” de; acılarını acılarıyla, kederlerini kederleriyle, arayışlarını arayışlarıyla karşılaştırıyor ve örtüştürüyor Sadık bey; öyle olduğundan olsa gerek sanki kalem yazmış o arkasından gitmiş, tıpkı Risalelerin yazıldığı gibi… Sıkılmıyorsunuz okurken, demlene demlene, yudum yudum okuyorsunuz satırları, sanki sadrınız yazmış…

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 659 | Devamını oku...

 
Dem üzerine
Yazan Ahmet Y. Sezer   
24.09.2009 18:51

 Said-i Nursi'nin yaşamına benöyküsel bir pencere

Sadık Yalsızuçanlar, Dem adlı anlatısal romanında II. Abdülhamit ve Cumhuriyet döneminin muhalifi ama aynı zamanda Kürt olan Said Nursi'yi anlatıyor . Romanı okuyunca hem Said-i Nursi'yi daha iyi tanıyorsunuz hem de onun yaşadığı sıkıntılar içinde ortaya koyduğu muhalif tavrı usta bir kalemin satırlarından özyaşamöyküsel bir anlatımla izliyorsunuz.

“Dem bu demdir dem bu demdir dem bu demdir dem bu dem… Bu demin devranı değirmendedir…Dünya da bir değirmendir…dünya da bir değirmendir…

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 918 | Devamını oku...

 
Dem Bu Demdir
Yazan Sedat Gülmez   
17.09.2009 16:43

 Herkes zaman zaman yargılamadan dinleyecek, anlayacak belki de gözlerinin içine merhametle bakacak birine ihtiyaç duyar. Derin yalnızlık demleridir bunlar. Acımıza bakmadan hırpalayacak bir üst ses değil, sevgiyle kucaklayacak bir çift koldur tek ihtiyaç duyduğumuz. Moda tabiriyle hepimiz Cemil’iz aslında. Büyük ama büyüklüğünü gösterme ihtiyacı duymayan bir sığınağa muhtaç kimsesizler…

Sadık Yalsızuçanlar’ın yeni romanının kahramanı Cemil, küçük bir Anadolu kasabasında ışığı arayan delikanlı. Bir yandan ideolojilerin öte yandan aşkın cenderesine kısılmış. Sahne sürekli daralırken karşılıyor onu sahil-i selamete taşıyacak merhamet, sabır ve idrak abidesiyle. “Ellerim yok biliyorum, ama senin ellerini tutmak istiyorum efendim. Elimi uzatıyorum tut lütfen. Gözümü seninle dünyaya açtım. Dünyada tükenmez murat var imiş, ne alanı gördüm ne murat gördüm diyor şair. Bende böyleydim efendim. Tükenmez bir murat olduğunu sanıyordum o günlerde. O günler henüz biatim tazeydi, bağlılığım yeniydi. Yağmur gibiydim…”

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 548 | Devamını oku...

 
Malatyalı "Anka"...
Yazan Alişan HAYIRLI   
14.09.2009 12:48
 Malatya’mızın yetiştirdiği çağdaş yazarlardan, romancı, belgesel yapımcısı, şair, sevgili dostum Sadık Yalsızuçanlar’ın son romanlarından biri olan Anka’yı okuma fırsatını değerlendirdim ve iki solukta bitirdim.
Bu roman, öncelikle Malatyalıları ve Bursalıları çok yakından ilgilendiriyor. Çünkü Anka, Malatyalı Niyazi Mısri’yi anlatıyor. Niyazi Mısri de hayatının büyük ve en önemli kısmını Bursa’da geçirmiştir.
Asıl adı Mehmet olan Niyazi Mısri, 8 Şubat 1618 yılında Yeşilyurt İlçesi’nin Soğanlı köyünde dünyaya gelmiş.(Yani hemşerim). Niyazi ve Mısri isimlerini sonradan mahlas olarak almıştır. Hayır, Mısri’nin hayatını burada anlatacak değilim. Ne yetkim var ne de bilgim.
Ancak onun hayatını roman olarak anlatan Anka ile ilgili bir-iki satır yazma hakkım vardır, diye düşünüyorum. Sevgili üstadımız, Sadık ağabeyimizin engin hoşgörüsüne, okuyucuların da anlayışına güvenerek kendi görüşlerimi aktarmak istiyorum.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1386 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 61 - 70 / 109
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM