JA slide show
Anasayfa arrow Bilişmeler arrow Ne dediler?
Ne dediler?
Kıraathane Kahramanmaraş'ta anlamına kavuştu
Yazan Rasim Özdenören   
08.04.2010 21:48
Kahramanmaraş valisi Sayın Mehmet Niyazi Tanılır geçen yılki Kahramanmaraş ziyaretimizde kente bir kıraathane açma niyetinde olduklarını söylediklerinde memnun olmuştum. Bir kıraathane açmaya zaten karar verilmiş, fakat adı konusunda bazı tereddütler ortaya çıkmış. Pınarbaşı'nda bir öğlen yemeğinde konuyu açtı. Yemekte Hasan Seyithanoğlu, Kenan Seyithanoğlu, Kadir Tanır, Mustafa Uslu ve daha başka arkadaşlar vardı. Bazı arkadaşlarımız "kıraathane" kelimesi yerine başka bir kelimeyi, örneğin "okuma evi" falan gibi bir kelimeyi önermek istedi. Çünkü bu kelime asal maksadından sapmış, dolayısıyla yanlış anlamalara meydan verir, diyorlardı. Ben aksi kanıdaydım. "Kıraathane" kelimesi şimdi kendi asal bağlamında kullanılırsa onun gerçek anlamı da iade edilmiş olur, diyordum. Sayın vali de zaten aynı görüşteydi. İşte bu yıl, birkaç gün önce, geçtiğimiz Cuma günü, 2 Nisan'da adı geçen kıraathane açıldı.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 671 | Devamını oku...

 
Dünya dostlarla yaşanır kılınır
Yazan Nazif Gürdoğan   
08.04.2010 21:47

Anadolu'nun bin yıllık tarihinde, omuzlarında silahtan daha çok kitap taşıyanların yolunda, bir insanı öldürmekle bütün insanlığı öldürmek arasında bir fark yoktur. Yunus'un şiirleriyle yoğrulan Anadolu insanı, dünyayı Cehennem'e dönüştürmek için değil, Cennet'e dönüştürmek için varolduğuna inanır. Onun çok boyutlu dostluk ve sevgi dünyasında, olumsuzluğa, ümitsizliğe ve inançsızlığa yer yoktur.

"Sebeb Ey" diyen, Erdem Bayazıt'ın kavramlarıyla söylenirse, Anadolu insanının dostluk dünyası "Hint Okyanusu gibi derin"dir. O Ferhat'a dağı deldiren Şirin, Yahya Kemal'e Süleymaniye'de Bayram Sabahı'nı yazdıran Sinan'dır. Onun alnının coğrafyası, Anadolu gibi zengindir. O sevdiklerine Cennet, sevmediklerine Cehennem'dir. Dost dost diye, kan kardeşlerinden önce, yol kardeşlerine sarılan Fethi Gemuhluoğlu, Cumhuriyet döneminde gelmiş bir Horasan Ereni ve Anadolu insanının simgesiydi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 496 | Devamını oku...

 
Çocuklarını yiyen bir ülkenin, eseri insan olan ümitvar yiğidi: İrfan Fethi Gemuhluoğlu
Yazan Handan Güler   
25.03.2010 21:58
 Meşhur bir hikayedir; bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan bir adama rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş deniz yıldızlarını suya geri attığını fark eder.

“Niçin bu deniz yıldızlarını tekrar denize atıyorsunuz?” diye sorar. Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi “Yaşamaları için” yanıtını verir.

Adam bu defa “İyi ama burada binlerce deniz yıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları atmanız neyi değiştirecek ki?” der.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1736 | Devamını oku...

 
Hezar* gıpta o devrin efendisine
Yazan Turan Karataş   
11.02.2010 15:56

 Günümüz entelektüellerinin bir çoğunu yetiştiren, gazeteci, mütefekkir, aşk ehli bir insan Fethi Gemuhluoğlu.'Kendine dost olamayanlar,gayrıya dost olamazlar;kendileri ile barışa varamayanlar gayrıyla barışa varamazlar' diye sesleniyor dostukla.

Bir sohbet, üç beş bölük yazı, sahibini edebiyata dâhil edebilir mi? Bir hayat, ışıltılı parıltılı bir hayat, bu kadar aziz olabilir mi? Bir insan, yirminci asrın o çiğ ve alacalı değerler skalasında bu kadar sayılıp sevilebilir mi?

Bazı hayatlar böyledir: Bir ışık huzmesi gibi temas ettiği gözleri kamaştırır, sirayet ettiği gönülleri yumuşatır, şavkıdığı zihinleri tenvir eder. Bu kabil üst düzey yaşantılar, Lale Müldür'ün deyişiyle "toprağa düşünce mısır, denize düşünce inci" olurlar.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 991 | Devamını oku...

 
Aşkı, özlemi, acıyı bal eylemenin serüveni; Cam ve Elmas
Yazan Handan Güler   
02.02.2010 21:47
 Aşk acıların en acıtanı, duyguların en yalnızı… Mor, acının, hüznün, neşenin yani aşkın rengi.

Aşkın yakıcılığını çoğumuz biliriz. Tam olarak içine düşmesek de yanından yöresinden geçmiştir hepimizin yolu. Aşkın yaşatan yanının, vermesi gereken sınavlardan geçtikçe törpülenmesiyle çıkar acıtan yanı. İşte o virajda bir bakış yıkar bazen insanı, bir terk ediş dağıtır içinin saraylarını. Küçük hatalar büyür bazen, maksadını aşan yollara sürükler yalnızlığı tadanı.

İşte öyle bir kitabı aralamıştım ki, bu sefer, aşkın yakıcılığının kelimelerin içine gizlenmiş ateş toplarıyla içime düştüğü satırlar sığdırılmıştı mor bir çerçeveye. Her satırda özlem, her satırda sitem hissediliyordu sevgiliye, terk edilene, terk edene, terkedişe.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2416 | Devamını oku...

 
Dostluk Üzerine (Önce Selam, Sonra Kelam)
Yazan Serdar Aydın   
02.02.2010 21:32
 Bu kitap Sadık Yalsızuçanlar tarafından derlenmiş, Timaş yayıncılıktan basılmış.
Çok var ki birlikte ‘’Tefsir Sohbetleri’’ yaptığımız dost meclisimizin de öncelikli konusuydu, Dostluk…
Nitekim o sohbetlerin müdavimi Şair, Edebiyatçı ve İlahiyatçı Yunus Develi ağabeyim hediye edince bir solukta okudum.
Kitap rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun sohbet, nasihat, vasiyet ve yazdıkları üzerine bina edilmiş bir dostluk biyografisi…
Önce Sohbetinden başlayalım.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1293 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 41 - 50 / 109
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM