|
|
|
|
Yazan Suleyha Şişman
|
|
08.09.2010 21:38 |
Yalsızuçanlar'ın bu kitabı çarptı!
Cam ve Elmas, Kars’ın iklimini ve kalbini tutan Harakanlı bilge ile başladı ve onunla bitti. Bitti derken tam da orada kameramanın öyküsü yine onunla başladı. Cam ve Elmas, Kars’ın iklimini ve kalbini tutan Ebu’l Hasan Harakanî (k.s.) ile başladı ve onunla bitti. Sözcüklerin vaktine dar geldiği, kalakaldığı, haddizatında âlemini kuşatamadığı; ancak kıyısında valeh ü hayran ü mest durduğu huzurun sahibi, Harakanlı bilge tenezzül etmeseydi bu kitap yazılamazdı. Bir zaman, bir rüzgâr, bir soluk, bir nefes bu anlatıyı taşıdı. Sadık Yalsızuçanlar, “Benim vaktim öyle bir vakittir ki kitaplardaki söze sığmaz” diyen ariflerin kutbunun yakıcı dünyasından kağıda birkaç kelime düşürebilmek için yazdı. Şimdi burada bir sadık okuru bir gölge oyununu sürdürdü.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1931 | Devamını oku... |
|
|
Yazan kübranur ayar
|
|
08.09.2010 14:25 |
|
İnsan uzun süre roman, hikâye, deneme tarzı kitaplar okuyunca içeriği ve üslubu farklı kitaplar okumak istiyor. Üç sene önce, ramazan bayramının ikinci günü idi. Farklı bir kitap bulma ihtiyacıyla her zaman gittiğim kitapçıda dolaşıyordum ben de. Bir müddet raflara göz gezdirdim, gözüme çarpan bir kitap olmamıştı. Kitapçıdan çıkmak üzereyken ‘Anka’ kitabının kapağı ilgimi çekti, elime alıp incelemeye başladım. Yazarın adını daha önce duymamıştım. Anka, ölümsüzlük demekti, onu biliyordum. Kapaktaki resmin de muhtemelen anka kuşu olduğunu. İlk sayfasını açtığımda arada sıkışmış, sayfaya yapışmış kelebeğe benzer bir leke gördüm. Dikkatle baktığımda araya sıkışıp ezilmiş gerçekten bir kelebek olduğunu fark ettim. İlginç olan, kelebeğin oluşturduğu lekenin, kitabın kapağındaki anka kuşu resmine benzemesiydi. Yorumlar (3) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1449 | Devamını oku... |
|
|
Yazan Mehmet Nuri Yardım
|
|
18.08.2010 17:20 |
Fethi Gemuhluoğlu Cumhuriyet Türkiyesi'nin ruh mimarlarındandı. Onu anlatabilmek benim gibi bir amatör yazıcıya düşmez. O çapta bir dehâyı ifade edebilmek, engin gönül dünyasını tasvir edebilmek bu satırların yazarını aşar. Ama hakkında yazılan bir eserden bahsetmek de bir görev. Bu yüzden daha çok yazılanlarla yetineceğim. Zaman zaman eserlerinden ve hizmetlerinden bahsettiğim Sadık Yalsızuçanlar'ın yeni çalışması, Fethi Gemuhluoğlu'nun Dostluk Üzerine isimli kitabına dâirdir. Yalsızuçanlar, hikâyeleri, romanları, denemeleri ve genel olarak edebî eserleri ile artık edebiyatımıza mal olmuş bir değerdir. Seçkin, iyi bir yazardır. Onunla 1980'lerde başlayan ve 30 yıla dayanan köklü bir dostluğa sahip olduğum için seviniyor, Rabbime şükrediyorum. Ama bu kadîm dostluğun gerektirdiği buluşmaları gerçekleştiremiyoruz ne yazık ki. O Ankara'da, ben İstanbul'da ikamet edince, bu şehirlere yaptığımız yolculuklarda da mâlum telâş yaşanınca bir araya gelip iki kelâm edemiyoruz. Bu da ayrı ve garip bir tecelli... Hizmetlerinden haberdar olmak ise farklı bir teselli... Ama olsun. Bir dostu seviyorsanız her zaman onunla beraber olmanız, aynı mekânı paylaşmanız gerekmiyor ki? Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1456 | Devamını oku... |
|
|
Yazan ediTör
|
|
01.07.2010 22:12 |
|
Sadık Yalsızuçanlar, Kapı Yayınları, roman, 257 sayfa Sadık Yalsızuçanlar'ın 'Yakaza' isimli bu romanının ilk baskısı 2004 yılında yapılmıştı. Gördüğü ilgiden dolayı, daha sonra farklı yayınevleri tarafından tekrar basılan roman, kendi içinde yolculuk yapan bir adamın sancılı hesaplaşmasını hikâye ediyor. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 659 | Devamını oku... |
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 31 - 40 / 109 |