|
|
| Avatar |
| Yazan SadıK YalsıZuçanlaR | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| 11.01.2010 23:40 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
“Kalp sembolizmi ile “Dünyanın Yumurtası” sembolizmi arasında belirttiğimiz yaklaşım, bizi “ikinci doğum”la ilgili daha önce ele aldığımız görünümden farklı bir başka görünümü işaret etmeye götürüyor: Bu görünüm, ikinci doğumu insanî bireyliğin merkezinde manevî bir prensibin doğuşu olarak temsil eder; bilindiği gibi insanî bireylik tam anlamıyla kalp ile temsil edilir. Doğuşunu söylemek gerekirse, bu prensip her varlığın daima merkezinde yatar, ama sıradan insanda bu prensip ancak gizli bir şekilde oradadır. Burada, doğum7dan söz edildiği zaman, bununla tam olarak fiilî bir gelişimin hareket noktası kastedilmektedir. Ve gerçekten, inisiyasyonla belirleyen ya da en azından mümkün olan da işte bu hareket noktasıdır. Bir anlamda, inisiyasyonla iletilen manevi etki, o halde söz konusu bizzat bu prensiple özdeşleşecektir. Bir diğer anlamda ve varlığın içinde bu prensibin daha önceden var olduğu hesaba katılacak olursa, o manevî etkinin amacının onu “diriltmek” olduğu (elbette kendi içinde değil, ama içinde bulunduğu varlığa göre), yani başlangıçta tamamen potansiyel/ bilkuvve olan mevcudiyetini sonuçta “ fiilî” kılmak olduğu söylenebilecektir. Bununla birlikte, şu gayet âşikârdır ki, doğum sembolizmi her birine aynı şekilde uygulanabilir. Oysa Avatâra’nın aynı zamanda ve “ mikrokozmik” açıdan ona tetakabül eden şeyin de doğum yeri tam anlamıyla kalple temsil edilmektedir, bu bağlamda “mağara” ile de özdeşleşmektedir ki bunun inisiyatik sembolizmi burada ele almayı düşünebileceğimiz gelişmelere uygun olabilir. İşte şu metin gibi metinlerin çok net olarak belirttikleri şey budur: “Bil ki, ezelî (ilkesel) âlemin temeli olan bu Agni, (kalbin) mağara(sın)da gizlidir, ezelî âleme onunla ulaşabilirsin.” Belki burada olduğu kadar başka pek çok durumlarda da, Avatarâ kasten Agni olarak belirtilmiştir, oysaki diğer taraftan denilmektedir ki “Dünyanın Yumurtası” içine giren Brahmâ’dır ve bu yüzden de Brahmânda diye adlandırılmaktadır, bu girişin amacı da orada Hiranyagarbha olarak doğmaktadır. Ama, farklı görünümlerini ya da sıfatlarını belirtmeleri dışında, ki bunların hepsi birbiriyle daima zorunlu olarak bağlantılıdır ve ayrı ayrı “varlıklar” (enites) kesinlikle değildir, özellikle şunu hatırlamak gerekir ki Hiranyagarbha ışıkla ilgili, dolayısıyla ateşle ilgili bir tabiatın prensibi olarak nitelendirilir. Bu ise onu gerçekten bizzat Agni ile özdeşleştirir.
Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1114
Yorum yaz
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |
| Kurmaca/Yaratıcı Metin Yazarlığı Kursları Başladı |
|
Senaryo Sinopsis Tretman Diyalog Radyo Oyunu Tiyatro Metni Öykü Roman Masal Ve diğer yaratıcı yazı alanlarına ilişkin uygulamalı kurslar için başvurularınızı bekliyoruz. Başvuru İçin : |
|
| Devamını oku... |
| Atacaksan tokadı böyle atacaks... |
|
yavuz selim değerli yazar , yavuz sultan selin hanın şairliğini bilyoru... |
| 31/08/10 13:13 Dahası... |
| @ sezai yıldırım |
| Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı |
| hikaye kadar güzel bir anlatım:) alacağım ilk kitaplar arası... |
| 14/08/10 23:31 Dahası... |
| @ cennet |
| Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı |
|
ustalara teşekkür başımızda hala üstad sezai karakoç gibi, rasim özdenören, mu... |
| 10/08/10 09:36 Dahası... |
| @ aziz kağan Güneş |
| Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı |
|
söyleşiyi okuyabileceğiniz adres işte bu sadık yalsızuçanlar söyleşisi http://kalemsah.blogspot.com/... |
| 07/08/10 23:31 Dahası... |
| @ handan |
| Sadık Yalsızuçanlar Açık Deniz... |
|
cd Ahmet Bey ve Nuket Hanima aynen istirak ediyorum. Bu program... |
| 21/07/10 17:23 Dahası... |
| @ Sahir CARILLI |
Son zamanlarda yaptığı demokratik çıkışlarla tanıdığımız Osman Can, 4 eylül 2010 Cumartesi gecesi, Ülke Tv’de…Köhnemiş yargı sistemi içerisinden yükselen yeni, taze bir ses…Akademisyen kimliğinin yanı sıra bürokratik bir deneyime de sahip olan Osman Can, referandum sürecini, sağlıklı bir yargı sistemine kavuşmanın yollarını anlatacak…Açık Deniz’de, ayrıca Tebrizli şair Şehriyar’ın Haydar Baba Şiiri ve Muhyiddin şekur’la söyleşi var… Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.
![]() | Bugün | 313 |
![]() | Dün | 478 |
![]() | Bu hafta | 2750 |
![]() | Bu ay | 1766 |
![]() | [07.08.08'den] | 198720 |