JA slide show
Anasayfa
Avatar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
05.03.2010 22:16
 Titanik, Aliens ve Terminator gibi büyük yapımlara imza atmış olan James Cameron’un yazıp yönettiği Avatar’a ilişkin yorumlarda eksik olan bir şey var. Filmin temel izleğini oluşturan gönderme alanı yeterince göz önüne alınmıyor. Kadim Hind bilgeliğinin ve buna kaynaklık eden göksel öğretinin imgeleri bilinmeksizin bu ıskalama kaçınılmazlaşıyor.
Filmi yüceltenlerle eleştirenlerin bu ortak zaafına dokunduktan sonra özellikle vurgulamak     isterim : Avatar, bir kutsal yağması değil. ‘Muhalefet iktidarın parçasıdır’ diyen Michel Foucault’ya da bir haklılık payı çıkmamalı filmden. Düpedüz bir titizlik anıtı karşısındayız. Sıkı bir imge taraması yapıldığı açık.

Cameron öyküyü seçerken ve kurarken belli ki son derece duyarlı ve dikkatli davranmış. Avatara’nın kökenindeki anlam dünyasına, o dünyanın imajlarına doğru adeta arkeolojik bir kazı yapmış. Kendi içinde son derece güçlü ve tutarlı bir hikaye çatmış.
Gösterime girdiği 18 Aralık 2009’dan bu yana tüm zamanların en çok iş yapan filmi ünvanını kazanan Avatar’ın yapım sürecine de bakmak gerek.
On yılı aşkın bir süre, animasyon imkanlarını yeniden üreten ve yenileyen hummalı bir hazırlık çalışması gerçekleştirilmiş. Üç boyutlu animasyon tekniklerini uç noktalara götüren bu çabalar, film çevresinde yapılan tartışmaların da bir boyutunu oluşturuyor.
Avatar’ı aynı zamanda tüm zamanların üzerinde en çok konuşulan –ülkemiz bu açıdan oldukça çorak denilebilir- filmi kılan nedenlerden biri de bu.
 Farklı kesimlerden pek çok kişi Avatar’a ilişkin ortaklaşan eleştirilerde bulundu. Filmin siyasal/toplumsal eleştiri boyutu fazlasıyla öne çıkarıldı. Sömürgeciliğe, anamalcılığa, emperyalizme yönelik köktenci bir eleştiri olarak okundu. Egemen sistemin nosyonlarını, yine sistem içinde kalarak, dolayısıyla ona tersinden destek vererek eleştiren bir kurnazlık olarak nitelendi. Hakikat karşısında, mitolojik bir çöpyığını inşa etme girişimi olarak yorumlandı…vs..vs.
Bütün bu okuma ve eleştirileri bi yana bırakarak, sinemada teknolojinin abartılmasına ve Amerikan sinemasına ilişkin çekincelerimi de saklı tutarak belirmem gerekirse; ben, Avatar’ı çok sevdim. Son yıllarda seyrettiğim en etkileyici ve büyüleyici görsel şölendi, diyebilirim.
Avatar adını duyar duymaz, Guenon’un İnisyasyona Toplu Bakışlar’ı ile Vedanta’nın Halleri’ni yeniden okudum. Her şey bir yana, bu değerli kaynaklara yeniden dönmemi sağladığı için bile ona minnettarım.
Filmin öyküsünü anlatıp sizi sıkmak istemem.
Zaten bu satırlar filmi izleyenlere seslenmeyi amaçlıyor.
Mavi derili, zeki canlılar’ın ilkel, geri kalmış, modern burjuva uygarlığına yenilmiş, o sürecin ayırdında olmayan çaresizler olduğu kanısında değilim.
Aksine, onların insanlığa ilişkin umutlarımızı diri tutan, bizim çoktan yitirdiğimiz pür insan olduklarını düşünüyorum.
Yaşadıkları doğal ve kültürel çevre içinde inisiye olmayı başarmış hakiki insanlar…
Saldırgan ve sömürgeci Amerika gerçeğini imleyen komutanın ve onun sivil amirinin yerle yeksan ettiği devasa ağaç, kadim Hind bilgeliğindeki ifadesiyle, ‘arz/yeryüzü/hayat ağacı’dır. Başka bir deyişle birlik (vahdet) imgesidir. Duyular alemindeki birliktir.
Doğrudan göksel olanla temas kurulan diğer ışıklı ağaç ise, teklik (ehadiyyet) imgesidir. Yine Hind öğretisinde ‘Zat’ı temsil eden ve Guenon’un sözcükleriyle söylersek, ‘ikinci doğum’ için tek imkandır. İkinci doğum ruhun başka bir bedene geçişi değil, insanın kendisini gerçekleştirmesidir.
Birlik ve teklik ağaçlarının merkezde olduğu doğa, saldırganların sandığı gibi denetlenebilir, çıkar eksenli ilişki kurulabilir ve gerektiğinde yok edilebilir hiç değildir. Böyle olduğunda doğanın intikamı şiddetli olur. Bu duyarlık ile çevreciliği de karıştırmamak gerekir.
Avatar’a ‘kalp sembolizmi’ ile onun eşdeğeri olan ‘dünyanın yumurtası’ sembolizmi içinden baktığımızda şunlar görünür :
 Varoluşun merkezinde manevi bir ilke işler. Bu ilkenin gerçekleşmesi daima bir Avatar’a gereksinim duyar. Avatar bu anlamda, yetkin insanı (insan-ı kamil) temsil eder. Bunun için inisiye olması, arınması, yetkinleşmesi gerekir. Naviler, kendi çevrelerinde ve duyarlıkları içinde, doğal bir biçimde bu süreci yaşarlar. Doğanın her parçasını, bitkileri, hayvanları, taşı-toprağı kardeş olarak görürler. Çıkar temelli bir ilişki kurmazlar. Zihin dünyasında böyle bir veri zaten yoktur. Bu saflığı sağlayan ilke doğada vardır. Önemli olan onu açığa çıkarmaktır.
Burada tam da Cameron’un kurduğu türden bir karşıtlığa ihtiyaç duyulur. Navilerin yani yetkinleşmiş, inisiye olmuş insanların yıkıcı bir saldırı anında Avatar’a gereksinim duymaları da bu yüzdendir. Yani işin doğasında bu vardır.
Avatar, farklı dillerde farklı sözcüklerle ifade edilir.
İslam düşünce geleneğinde, Guenon’un deyişiyle, bu, ‘ruh-ı Muhammedi’dir.
Tanrı’nın duyular alemindeki açılması, Avatar üzerinden gerçekleşir. Avatar, ‘ruhsuz, acımasız ve istilacı’ bir dünyada savaşçı niteliğiyle belirecektir. Zoe Saldana’nın oynadığı Neytiri karakterinin karşısına Sam Worthington’un canlandırdığı Jake Sully’nin çıkması da bu nedenledir. Sakatlanmış bir savaşçıdır. O ‘ruhsuz dünya’dandır ama ‘güçlü bir kalbi’ vardır. Kalbinin güçlü oluşuna ilişkin işaret ise teklik ağacının kutsal tohumlarından gelecektir. 
Böylece kimilerinin Son Mohikan veya Kurtlarla Dans benzerliği kurduğu, gerçekte onlardan tümüyle farklı olan bu özgün öykü için gerekli düzenek kurulmuş olacaktır.
Cameron, Neytiri’nin dilinden, teklik ağacının yani Tanrının eşiğinde galibiyet için yakaran Jake Sully’e, O’nun temel niteliklerinden birini söyletir : ‘O, taraf tutmaz…Sadece kosmozun dengesini korur.’ Filmin belki de en heyecan verici iletisi budur. O, mutlak adildir, biz ise O’nun gibi olmalı, O’na benzemeye çalışmalıyız.
Yani her şeyi ve herkesi kardeş bilmeli, sevmeli ve saymalıyız. Yunus gibi söylersek, ‘yetmişiki millete birlik ile bakmayan/şer’ile evliya ise de hakikatte asidir…’
Jake Sully’ye ormanda saldıran sırtlan gibi canlılar, benliğin (nefs) ilk katmanındaki tehditlerdir. Onlar aşıldıkça yani insan yetkinleştikçe saldırganlar büyür, daha da güçlü hale gelir. İnsan bu engelleri aşa aşa, Attar’ın Kuşların Dili’nde söz ettiği vadilerden, çöllerden ve dağlardan geçerek Anka’ya ulaşır. Sully’nin büyük savaşı başlatırken en büyük ‘kuş’a binmesi bu nedenledir.
 Kutsal ağacın tohumları, gerçekte meleklerdir ve insandaki meleksi niteliklerdir. ‘Meleke kazanmak’, zaten, insanda merhamet ve adaleti koruma isteği uyanmasıdır. Bir anlamda, insandaki meleklerin hareketlenmesidir.
Navileri Kızılderilerle, Amishlerle veya Amazonlarla da özdeşleştirmemek gerekir. Modernliğin tümüyle dışında kalmış, dolayısıyla duyarlıklarını korumuş olan insanlardır onlar.
Amaç, Yüce Özdeşlik’e ulaşmaktır. Yani insan olmaktır. Yine Yunus diliyle söylersek, ‘kendin bilmek’tir. Kendini bilmeksizin Tanrı bilinemez.
 Guenon’a dönecek olursak, burada farklı çevrimsel dönemler boyunca zuhur eden özel Avatara’lar söz konusu değildir. Ama gerçekte ve başlangıçtan itibaren bütün Avatara’ların bizzat ilkesiolan bir şey söz konusudur. Aynı şekilde İslâm geleneği bakış açısından da, Rûh-ı Muhammedi, peygamberlerle ilgili bütün zuhurların prensibidir. Bu, yaratılışın bizzat kaynağında bulunan ilkedir. Bu arada şunu hatırlayalım ki Avatâra kelimesi, tam olarak bir ilkenin zuhurun alanı içine “inişi” ifade eder ve diğer yandan, “tohum” ismi ise de, Kitab-ı Mukaddes’in pek çok metinlerinde Mesih’e uygulanır.
Cameron, filmi ile “Irak savaşını ve mekanize savaşın insanlıkdışı doğasını eleştirdiğini” söylüyor. Yürekten katılıyorum. Avatar bu eleştiriyi, kadim Hind bilgeliğinin imge evreni içinden yapıyor.

 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 2411

Yorumlar (2)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 09-03-2010 13:43 - Misafir
 
 
kalp sembolizmi
onların insanlığa ilişkin umutlarımızı diri tutan, bizim çoktan yitirdiğimiz pür insan olduklarını düşünüyorum. demişsiniz ne güzel 
İkinci doğum ruhun başka bir bedene geçişi değil, insanın kendisini gerçekleştirmesidir. diyorsunuz kendimizi gerçekleştirbilmek dileğiyle...muhabbetle
 
2. Yazan Mehmet Aksoy 20-05-2010 22:37 - Misafir
 
 
AVATAR'A BİR BAKIŞ
ÖDÜLÜ KİM ALDI 
Sayın Sadık bey;avatarı eskiden beri devam eden popülizm antipatikliğimden dolayı izlemeyi düşünmemiştim ama sitenizde bu filme dair bir eleştiri bulunca kaydadeğer bulup izlemeye karar verdim.gerçi elştirinizi , izleyenlere dönük yaptığınızı yazmış olmanıza rağmen objektif olmaya çalışacağım.ama sinemeya ilginizin ve alakanızın yüksekliği ortak noktalarımızdan birini teşkil ettiği için şunu söylemem gerekir diye düşünüyorum.esasında yazıyı 5 martta yazmışsınız 
ben se 17 mayısta okuyabiliyorum ama 
sizin için bir anlam ifade edermi bilmiyorum 
oskar ödüllerini bu filmi ceza landırmak amacıyla 
ırak savaşında mekanize savaşı anlatan ve heykelcik konuşmasında ''bu filmi ülkesi iiçin amerika toprakları dıişnda can veren amarikan askerlerine ithaf ediyorum'' diyen bayan bigelow'a verdilerki kendisi avatar yönetmeninin boşandığı eşidir.diteceğim şu ki; hoolywood 
baronları ''cameronun '' bu eleştirisine cezayı hemen kestiler.. saygılar
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Facebook

Son yorumlar

Kürt Dilinde Tasavvuf
MOLLA İ CEZERİNİN KÜRTÇE DİVAN NI KİTAP OLARAK ALMAK İSTİYOR...
25/01/12 21:17 Dahası...
@ GÜLŞİN

Sadık Yalsızuçanlar ile...
özdeş ruhlar
Değerli Kalemşah ekibi, Handan Güler ve Sadık Hocam... Özdeş...
05/01/12 21:37 Dahası...
@ süheyla yıldırım

Hiç yayınlandı
kitap çok guzel.. Yazarımız Sadık YALSIZUÇANLAR'ın ellerine ...
02/01/12 16:00 Dahası...
@ feyza

Sadık Yalsızuçanlar ve "Anka...
haticenesibe
çok güzel :grin :grin :grin :grin
02/01/12 16:00 Dahası...
@ hacer

Aşkı bilmek isteyen Mevlâna ol...
Müstefid
Allah razı olsun müstefid oldum. Muhabbetle üstadım...
09/12/11 22:19 Dahası...
@ kadir

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


Son Okuduklarım

Arama motorları akla zarar mı?
18.07.2011 20:06
Aşağıdaki satırlarda okuyacağınız makalede vermeye çalıştığım mesajla bilgisayar başında yaşadığım durum çelişiyor olsa da,... Devamını oku...
Imam 'Ali in der islamischen Gnosis - Teil 4 | Über die Liebe und Gefolgschaft
29.04.2011 17:35
Verehrte Leser, lange haben wir unseren Blog nicht angefasst. Es waren äussere Umstände die unsere lange Abstinenz veranlasst haben.... Devamını oku...
Anadolu Nefesi
29.04.2011 17:27
Ondörtbin yıl gezdim pervanelikteSıtkı ismin duydum divanelikteİçtim şarabını mestanelikteKırkların cem'inde dara düş... Devamını oku...
Haktır Allahım Muhammed mahım
29.04.2011 17:24
Haktır Allahım Muhammed mahım Ali'dir şahım efendim Allah eyvallah Fatıma Zehra Hatice Kübra Nuri kibriya efendim Allah eyvallah ... Devamını oku...
Devriyye
29.04.2011 17:21
(18) Âşık, gel, cân kulağıyla bu sözleri duy. Gel, insanın aslı nedir anla. Sırları ulu orta yerde anlatma.... Devamını oku...
Denizlili Mehmet Emin Efendi
05.04.2011 21:54
Hakk’ın insâna gelinceye kadar girmediği hiçbir şekil ve bir sûret ve bir renk kalmamıştır. Çünki bir ağacın... Devamını oku...
Su Uğultusu
02.03.2011 22:12
Öğleyi hızla geçerek bir ayrılık ikindisine uğruyor zaman. Yaşlı ve yorgun ruhum vedalaşıp uzaklaşıyor gölge ve ışıktan ... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 28 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün75
mod_vvisit_counterDün118
mod_vvisit_counterBu hafta1424
mod_vvisit_counterBu ay772
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]358306

BİRLİK