açık deniz programınızı ilgiyle takip etmeye çalışıyorum. emeğinize yüreğinize sağlık.hem gönül dünyamıza hem fikir dünyamıza hitap ediyor. kitaplarınızın tanıtımının yapıldığı slaytla beraber çalınan şarkıyı kimin söylediğini ya da şarkının ismini söyleyebilirseniz sevinirim.
YASEMİN İLER ASLAN 29 October 2011 16:15 | konya
ALLAH RAZI OLSUN BAŞKA SÖZ GEREKSİZ İYİKİ VARSINIZ SELAMLAR
halil rıdvan 17 October 2011 19:47 |
ibrahim hakkı hazretlerinin,talebesine sunduğu kırk esmadan selam size kıymetli ağabeyim,hocam.ülke tv deki programlarınızdan sonra, düşünce ufkumuzu genişleten,beyin antremanları yaptıran,sorgulamayı öğreten,ve bizim gibi ahir zaman güneşinin ultraviyole ışınlarına maruz kalmış genç nesle ab-ı hayat niteliğinde gelen eserlerinizle yeni tanışmış bulunuyorum.rabbim gönül kaleminizden aşk,şevk mürekkebinizi eksit etmesin.dua ile..
murat 15 October 2011 18:58 |
teşekkürler....sizin ve misafirlerinizdeki üstün edep halinizden ötürü teşekkürler..sizlerin bu halinden söyleşilerinizi zevkle ve ayrı bir iştahla dinliyorum...
şenel 05 August 2011 17:03 | ankara
Açık Deniz programınızı bir aydır izliyorum. Sabırsızlıkla diğer haftayı bekliyorum. Özellikle Cemalnur Hanım ve Mustafa Bey ile yapmış olduğunuz programlardan çok etkilendim. Adeta kendimi buldum. Sitenizi her gün takip ediyorum. Ben de sizlerden biri olmak istiyorum. Başarılar dilerim.
Üstad , Sadık YALSIZUÇANLARın Kaleme aldığı Vefa Apartmanı 38 adlı kitabını Ankarada kitabın tanıtımı sırasında kitabın içerik sunuşunu dinleme fırsatı yakalayarak almıştım ancak şimdi bitirme fırsatı buldum. Ülkemizin çok partili döneme yani halkın yöneticilerini seçme özgürlüğü bulduğu 14 Mayıs 1950 günü yapılan seçimler ile milleti ve iradesini kabul etmeyenlerin zorla, silahla, baskıyla ve zulümle bu iradeye yaptıklarını görme, anlama, hissetme fırsatı bulabileceğimiz zevkle ve duygu yüküyle okuduğum güzel bir kitap. Ülkemizin Demokrasiye , yakın tarihimize ve bugünümüze de ışık tutacak birinci ağızdan yani Tevfik İleriden günlükler ve mektuplar , Vasfiye anneden, Cahide Hanımdan, Cahit beyden , Ayhan beyden yazılan mektuplar gibi somut belgelerle ele alınan bu kitabı yazdığından dolayı Sadık YALSUZUÇANLARa çok teşekkür etmek istiyorum. Tevfik İleri Vatanı ve milleti için aşkla ve şevkle çalışmış, Ulaştırma , Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanı olarak yıllarca hizmet etmiş İnançlı, ahlaklı , dürüst bir hizmet adamı. Yassıadada yargılanıp idama mahkum edilmiş, Adnan Menderesin yanında bir döneme tanıklık etmiş&.. Kitabı okurken beni özellikle duygulandıran veya düşündüren ve dikkatimi çeken sayfalarını not almıştım. Düşük rütbeli subaylar tarafından emir komuta zinciri içinde yapılmayan darbe, toplumun kendisine, değerlerine ve iradesine tahammül etmeyen bir anlayışın iktidarı ele geçirmek vicdandan ve insaftan uzak her türlü yolu kullandığını göstermektedir. Kitabın 14. Sayfasından Elli yıl önce yine bir mayıs sabahı& Demokrat partililer Meclisin karşısındaki Harp Okuluna dolduruluyorlar. Bir şayia : Bulundukları mekan bombalanacak .Herkes panik halinde. Tevfik İleri namaz kılıyor bir köşede. Üniformalı bir albay içeri dalıyor. Ağzından köpükler saçarak,Tevfik İleri nerde ? diye bağırıyor.Gösteriyorlar.Küfrediyor.Kıyamda tekmeliyor.Rükuda tekmeliyor,küfürler ediyor. Tevfik bey namazını tamamlayınca yakasından tutup ayağa kaldırıyor. Seni öldüreceğim.Senin belanınım diyor. Tevfik İleri sakin bir sesle, Asıl bela, kendisini bela olarak gönderenin kim olduğunu bilmemektir diyor. 39.sayfa yıl 1930& Bulgaristanın Razgrad şehrinde Bulgar gençlerinin , Müslüman türk mezarlıklarını tahrip etmesine Tevfik İleri ve arkadaşlarının İstanbuldaki Bulgar mezarlığına çiçek ve çelenk koyması üzerine Şehrin Valisi ve aynı zamanda CHP başkanı Cevdet Kerim tarafından ve Emniyet müdürü tarafından cezalandırılmaları bu olaya Hariciye Vekilinin çözüm yöntemi ise hayli düşündürücüdür Bu gençleri mahkum edelim. Vatanseverlikten dolayı onları böylece mükafatlandırmış oluruz. Bulgar dostlarımıza da Biz sizinle o kadar dostuz ki bu uğurda kendi gençlerimizi mahkum ettik. der meseleyi hallederiz&& 62. Sayfa CHP iktidarı boyunca Bediüzzaman ve talebeleri büyük baskı altında tutuldu. Bediüzzamanın bir mektubunda Tevfik İleri için İslamiyetin bir kahramanı ifadesi Yassıadadaki suçlamalardan birisi&&.
63.sayfa Fatin Rüştü beyin işkenceden gözü morarmıştı&& 78.sayfa Harp okulu öğrencilerini getirip sanıkları tekme tokat dövdürüyorlarmış&& Namık Gediki oraya çöp arabasıyla getirmişler&.. Sıddık sami Onar gibi hukuk profosörlerinin ve medyanın darbeyi davet eden beyanlarda bulunmaları, Kürtler doğuda ayaklanacaklar telaşı yaymaları&.. 81.sayfa mektuplar elli kelimeyle sınırlı tutuluyordu. Baba seninle iftihar ediyorum diye yazdığımda , meğer babama işkence ederlermiş& Kayseri cezaevinde kanser olmuş, Hızla zayıflamaya başlayınca şüpheleniyor, cezaevindeki doktorlar,Bir şeyin yok ,nazlanma! diye azarlıyorlar&. Hastalığının son zamanlarında Allah diyormuş.Meğer ölüm esnasında Allah diyebilmek için ağzını alıştırıyormuş&. 114.sayfa Dün ilk defa yıkandım&. 120.sayfa Demokrat parti 408, Halk partisi 69 millet mebus kazanmıştı. Beğenilmeyen Kasketli-şalvarlı-çarıklı köylüler Ankarada, Mecliste hele kendilerinin sokulmadığı Kızılayda dolaşacaklardı&. 121.sayfa İnönü seçim akşamı köşkün balkonundan Ankaraya Nankörler, Nankör millet! diye bağırdığı&.. 178. İnönü Meclisteki tenkidinde , Demokrat partiye Siz irticayı hortlatıyorsunuz.. 193.sayfa Bediüzzaman ,memuriyet halka hizmet için istenir,yoksa fiili bir nevi dilenciliktir, der& 224.sayfa irtica diye bir canavar ürettiler.Halk partisinin mesleği buydu.İftira atmak.Millet iktidarı vermeyince, o cahil milleti zinde kuvvetlerle dize getirmek gerekiyordu. 226.sayfa Güya ezan aslıyla okununca ,inkılaplar elden gitmiş oluyordu&. 231.sayfa Menderesin infaz fotoğrafı : Fotoğrafı da ipten indirdikten sonra tekrar asıp çekmişler. Cellat ipi yanlış yerleştirdiğinden boynu kırılmış& 232.sayfa Ellerimizi kelepçelediler, meğer kelepçeliyken de yemek yenebiliyormuş. Ama onunla da iktifa etmiyor, ellerini arkadan kelepçeliyorlar& 243.Sayfa Onun gibi her şeyi, herkesi seven bir insanı , uzamış tırnakları kir dolu bir teğmen tokatlıyor, tekmeliyor, küfrediyor&. 248. sayfa Yassıadaya getirilirken , uçaktan indiğinde tam geçerken küfrederek bir hava subayı seni tekmelemişti, aşağıya yuvarlanmıştın. Döryüzü aşkın siyaset adamını , subaylar sıraya geçmiş , geçenleri tekmeliyorlardı&
*******Mekanı cennet olsun. Ailesine huzur ve mutluluk dolu yaşam diliyorum&******
Ramazan Erol 12 July 2011 13:07 | Gebze, Kocaeli
Selamın en güzeli sizlere olsun kıymetli ağabeyim.. Bu haftaki programınızı da yine pür dikkat seyreyledim. Cemalnur hocamla bizlere müthiş kapılar açtınız.. Bİr kez daha dualarımızı sizlere gönderdik.. iyi ki varsınız.. ve iyi ki böyle programlar var.. Allah sizden razı olsun.. Sözünüze, yüreğinize.. Ufkunuza sağlık.. En Emin (c.c.) olana emanet olun.. Baki muhabbetlerimle.. Ramazan EROL
FATİH CANGETİREN 05 June 2011 16:00 | İSTANBUL
Hocam açık denizde yayınlanan klipler çok güzel fakat resimlerdeki şahsiyetleri yeni nesile tanıtmak için üstadların resminin üstüne isimleri yazılması gerektiğini düşünüyorum.sadece bakmak ile gençler kimi nasıl tanıyacak?önce resim ve isim sonra ardından araştırmaya gençler başlayacak.kolay gelsin.hayırlı çalışmalar.
selman 31 May 2011 11:27 | Batman
selamun aleykum üstad
"Cam ve Elmas" adlı eserinizi kemal-i iştiyak ile okudum.fevkalede müteessir oldum.adeta o an, eserinizin esiri oldum desem mübalağa etmiş olmam.
şu an elimde "Varlığın Evi " adlı eseriniz duruyor.inşaallah o da o güzellikte olur.
selam ve dua ile...
Celalettin 23 May 2011 05:50 | İzmir
Sevgili Hocam, 19.5.2011 tarihli sohbetinizi Muhabbetten Muhammed oldu Hasıl.. kendi bilgisayarımıza nasıl indirebiliriz ?
[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616 Palet ve Spatula ( Ortaboy) Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı ) Tuval Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü. ]