JA slide show
Anasayfa arrow Günlük arrow Mektuplar arrow Ocak 2009 [1]
Ocak 2009 [1]
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
14.01.2009 22:29
Abi, bu aralar Filistin'deki yaşanan olayların hüznü bir yandan;
memleket kokusu da geldi burnuma; ve içimden Kırşehir bozlağı tadında bir hece döküldü.
Paylaşayım istedim.

(Abi bu arada bir yerde seninle ilgili bir haber okudum.
Neşet Ertaş'ın konu alınacağı, Neşet Ertaş ve senin de katılacağın panelden söz ediyordu.
Eski tarihli bir haber. Böyle bir etkinlik oldu mu acaba ?
Eğer oldu ise, keşke bana da haber verseydin Ender abi sen ben beraber gideriz diye düşündüm.
Ya da, Kırşehirli olarak haberdar olmamam benim ayıbım diyeyim.)

Esselam !
e.ş.

NEREDE

BOZLAĞI

 

abdal’a…

 

bir sokakta yatan yol’um, azizler !

üstümden geçecek olan nerede

yüzümde çilimdir en derin izler

çilimi biçecek olan nerede

 

duyun ki evimiz nasıl yapıdır

aşık olanların kalbi tapudur

dilim bir anahtar gönlüm kapıdır

kapımı açacak olan nerede

 

birkaç asır yaşar aşıklar, donup

ruhları bilinir halistir denip

usul usul parmak ucuma konup

göğsümden uçacak olan nerede

 

dipsiz bir kuyuya düştü düşlerim

hohlaya hohlaya pişti düşlerim

eridi buz kesen çeşme başlarım

suyumu içecek olan nerede

 

 Servet’e bakmalı, servete değil

sirete bakmalı surete değil

Hakk’tan emir olan ahrete değil

gönlüme göçecek olan nerede !

 


Hocam;
İçimden böyle hitab etmek geldi affınıza sığınarak...

Bir yaz sabahı arkadaşımın abisinin kitaplığındaki Gezgini görmekle başladı asıl garbliğim.Belkide hep garibtim ama farkında değildim....Oysa nereden bilebilirdimki Yolcunun halleriyle yolculuğa tam beş yıl önce sürüklendiğimi...

Sizi tanımak Gezginle başladı
Ankayla devam etti.
Ve dün Cam ve Elmasla muhabbete dönüştü.
Daha okunması gereken çok kitap vardı ama bu üçü beni benden aldı götürdü...2 ay içerisinde başka bir benle garib bir halde bir gezgini oynuyorum.Belki il il gezmiyorum ama mana aleminde hep başka bir diyarda buluyorum kendimi..

Bir sır var yazdıklarınızda
Ve öyle kitaplarki o sırrı isteyene sadece fısıldıyor
Sizin kitabınızı eline alan insan öylesine okumak istiyorsa kitabda öylesine oluyor okuyanının gözünde.Ama benim birtanem oldular ve herkese tavsiye ediyorum...Öyle benden bir hale geldilerki rüyalarıma bile konuk oldular....

Tevafuk...
Hayatım baştan başa değişti vesselam...
Öncelikle yazarım size teşekkürler vesile olduğunuz için...
Sonra RABBime şükürler olsun vesile kıldığı için...
Vesselam/Veddua....

e.



keklik gibi kanadımı süzmedim

murat alıp doya doya gezmedim

bu kara yazıyı kendim yazmadım

alnıma yazılmış bu kara yazı

kader böyle imiş

ağlarım bazı

 

ömür bir nefes.............

 

muhabbetle

 

a.

 


 

merhaba,
aslında ben size teşekkür etmeliyim.
yazılarınızın, sözcüklerinizin, sanki dünyadan ayrı ama bir o kadar da dünyayla temas halinde oluşunuzun yalnızlığıma nasıl cesaret verdiğini bilemezsiniz.
teşekkür ederim.
 
not: toplum, zihnimizde fikir olmaya yakın birşey, bir fantezi olmalı, sanırım.

r.

 


hocam merhaba. web sayfanızın ingilizce kısmını incelerken foto album kısmında bursada bir dersanede çekilmiş resminizi gördüm. Sanırım bu ev yıldırımda bir ev değilmi. Yanınızda oturanda imam hatipte okuyan nevzat isimli bir liseli sanırım eğer karıştırmıyorsam. Bir an resmi görünce sevindim. Çünkü ortaokulda iken bizde o eve gider gelirdik. Tabi yıllar su gibi akıp geçti. Şuan Araştırma görevlisiyim.Neyse Allaha emanet olunuz hocam görüşmek üzere..

s.


Hocam Anka adlı romanınızı dikkatle okumaya çalıştım. zorlanmadım dersem yalan olur ancak yinede zevkle okuduğum bir kitaptı. anlamakta zorluk çekmemin sebebi tasavvufi bir dile ve kültüre sahip olmayışımdı. benim için büyük bir eksiklikti. benim aslında size danışmak istediğim husus şu; kitabınızda Niyazi MİSRİ Hz,ile Karabaş VELİ Hz leri arsında , karabaş veliden dolayı bir hasedin olduğu ancak elimde hayykitap yayınlarından çıkmış olan osmanlılırın manevi sultanları adlı kitapta sizin yansıttığınızın aksine bir durum var. acaba benmi kişileri karıştırdım yoksa sizin ve bahsettiğim kitabın beslendiği kaynaklarda mı bir farklılık var?  merakımı ve bilgisizlğimi hoşgörmeniz dileğiye eserlerinizi heyacanla bekliyoruz.

h.


Sayın Hoca'm,
 
Bir dil onlarca şekil ve on binlerce kelimeden oluşur. Dolayısıyla matematik, fizik ve kimyadan çok daha zordur.
 
Türkiye'de 70 milyon insan Türkçe eğitimden geçiyor, okullara gidiyor ama Türkçe'yi mükemmel kulanan insan bir kaç bindir. Üstelik yazar düzeyinde kullanan ise bir kaç yüz kişidir.
 
Bu açıdan Kürdçe TV de meydana gelen karışıklıklar gayet normal.
 
Kürdçe henüz kurumlaşmadı. Genellikle hobi olarak öğrenen insanlar tarafından kullanılmaktadır. Hele Latin alfabesiyle kullanım çok amatördür.
  
"TRT Şeş hayırlı olsun" da meydana gelen arızadan sonra bir redakte sorunu yaşadığınızı anladım. Bu yüzden seni aradım.
 
Doğrusu "TRT Şeş xêr be" gibi çok basit bir cümlenin 50 çeşit şekle sokulması beni çok çok şaşırttı.
 
Diğer söyleniş biçimleri yanlış.
 
"TRT Şeş bi xêr be" Türkçe'den bire bir tercümedir ve çok yanlıştır. "bi" kullanılmaması gerekir.
 
Bir karşılaştırma yapayım:
 
Wat time is it? cümlesini bire bir tercüme yaparsak ne olur?
 
"Zaman kaçtır?" Oysa Türkçe'de böyle bir soru yoktur. Dolayısıyla her dilin kendine özgün yapısı, kavram anlayışı vardır. Bir başka dilden bire bir tercümesi mümkün değildir.
 
Bir örnek daha:
 
"Sibeh xêr" dileği "Hayırlı sabahlar" demektir. Oysa "Sibeh bi xêr" de kullanılabilir ama "Sibeh xêr" zaten aynı anlama gelmektedir. "bi" eklemek hamallık gibi bir şeydir.
 
Size bunu anlattım. Maksadım orada neler olup bitiyor öğrenmek.
 
Kürdçe'yi çok iyi bildiğimi sanıyorum. Dediğim gibi bir batı dili bilmem de bir avantaj. Biliyorsun, Kürd dili de Avrupa dilidir. Kürdçe yazarken Batı dillerinin gelişkinliğini de kullanıyorum. Bu açıdan daha kolay oluyor.
 
Kürdçe konusunda tartışmalara ben de katılmak ve yardım etmek istiyorum.
 
Tabi cevap alırsam!..
 
Selam ve saygım tabidir.

h.


 

o kadar yoruyor ki beni,bütün bunların hepsi..bu mevla leyla arası gidip gelmeler,bu bizi bizden alan,
yazarken eskitiyor..bir kalıyor,hafif ve uçucu...bazen çok anlamsız..bazen boş bazen bomboş...
anlayamıyorum,algılayamıyorum,algıyamadıkça bedenimi taşımak ağır geliyor...
neden böyle oluyor ki,hep böyle olmak zorunda mı?..ben her adım attığımda
 neden bu hüzün,bu acı,bu fesatlık beynimi ele geçiriyor..
zorluğun derecesi nedir,ben neyin derecelerinde geziniyorum..
bu boşa kürek muhabbetleri ne kadar boş sa,bununda tam tersi bi o kadar ağır olduğunu düşünüyorum..
 
'dilimin sınırları,dünyamın sınırlarını belirliyor'...ve ben duruluyorum..ne wittgenstein..ne başka bişey..boğuluyorum..

a.h.

 

 


semerkant isimli bir aylık çıkan dergide çalışmanız  ve sizin hakkınızda kısa bir röportaj okumustum.Garip isimli çalışmanız hakkında bilgi alabilmemiz mümkün mü ? ilginiz için teşekkürler , hayatınızda başarılar dilerim.

m.


selam,

öncelikle hayırlı olsun kanal6

test yayınına ve bi kaç programın içeriğine baktım da

umarım bölgeye ve ülkeye umut getirir/ kaybedilen kardeşliği

ve tabi sloganınızda olduğu gibi aynı göğün altında olduğumuzu

tekrar hatırlatır/ unuttuklarımızdan değil mi zaten bu karmaşa

sağlık problemlerim var bu ara

başımı kaldırmakata güçlük çekiyorum

mevsime has şeyler işte/ hava soğuk sayılır

arada güneş sonra keskin soğuk

zaman geçiyor

bugünlerde dinlediğim

bi ermeni ağıdı

umarım seversin

Roger GRAUDY 'un YÜZYILIMIZDA YALNIZ YOLCULUĞUM

ve bab-ı esrar ı okumaya çalışıyorum

ama tavsiye edeceğin bi şey olursa sevinirim

muhabbetle

a.


Abi şu bir haftadır senin kitapları okumaya başladım.Halvet der Ercümen'i ve 40 gözaltı öyküsünü okudum. Kitaptaki ikinci bölüm yani Gözaltı öyküleri aslında insanın direncini kırıyor. Ümit yoktu içinde hikayelerin. Sarsıcılığı ise gayet iyi bu da uyuyan insanları inşallah intibaha getirir.  İkinci kitapda GARİP. İnsanın garipliğini,güzelliğe olan meftuniyetini alemin hadiseleri karşısındaki acziyetini (Ne feryad edersin,biliyorum oradasın gibi) anlatıyor.Abi eskiden beri senin hikayedeki uslübun bana hep soğuk ve resmi gelirdi .Daha çok fikirsel yazıların hoşuma giderdi.Bu hikayelerde de güzel olanda var sıkıcı olanda ama neticede okutuyor kendini.Belki hikayecilikte bizim yaşımız kadar  bir hayli mesai sarfetmiş  olsanda  meylütterakki ve kemale ulaşma arzusu sırrınca özellikle  ahir ömründe yazdıklarını okumak isterim. Çünkü bu işlerde bir nihayet yok ve hikayelerinin ilham edeceği hakaik-i ilahiyenin berdevam olması ümidiyle muhabbetle selam ederim. Hürmetle fi emanillah.

i.


Merhaba!
Son yillarda Islamiyet ile ilgili calismalarda öne cikan bir tartisma  ile ilgili bu söylesi belki ilginizi ceker. Buna benzer tartismalar 80 li yillarda hristiyanlik, daha cok ta tarihi bir sahsiyet olarak Hz.Isa ile ilgili sürdürülmüs ve O.Drewermann gibi saygin bir ilahiyatcinin kiliseden atilmasi ile sonuclanmisti. Drewerman su siralar psikolog olarak calisiyor. Isteseydi kendisine ait bir kilisesi bile olurdu.
Temize cekmeden yolluyorum. Bazi kelime hatalari ve düsük cümleler olabilir!
Selamlarimla

t.


 

Eski veya yeni yil .. Ya ben neyi  tercih edeyim?

Eski veya yeni yil .  Bunlarin icerisinde senin veya benim yerim nerede?

Yeni diye girmis oldugumuz bu  yil,  eski yil olarak gidiyor!

Bir miladi yil sona eriyor.. geriye dönmeden gidiyor

Bu yil bitiyor evet, ben bu yildan memnun idim, neden mi?

Bayramlar yaptik, es dost  ziyaret ettik. Costuk eglendik..

Dogru savaslar vardi ve var, hatta aramizdan ayrilip yeni yili göremeyecekler var.

Allah saglik verdi ve yeni yila erisiyorum. Hüzünlüyüm, giden yila!

Bu yilin kirasi, suyu , ceyrani, gazi ve cöp giderleri ödendi..

Yinede bu yili ben sevdim… Bu yilki araba sigortasi, vergisi ödenmis..

Ya gelecek yil..illaki yeni sabi´ler gözünü dünyaya acacaklar..

Ya gelecek yil ..tabi yine bayramlar senlikler olacak..

Ya gelecek yil .. Saglikli olacak miyiz?

Ya gelecek yil  …Giderlerimiz ödendi mi?

Yeni yil sorulari!!!  biz var miyiz?  Neredeyiz?

Allah´tan sizlere sihhat afiyet.. mutluluk.. bereketli yeni bir 2009 miladi yil dilegi ile Allah´a emanet olunuz

ö.a.

 


 

Mutlu yıllar

Ser sala we piroz be

k.


huzurlu, sağlıklı bir yıl dilıyorum
 
sevgiler

g.


mutluluk, sağlık, huzur, af ve afiyet...... yeni gelen hicri ve miladi yılda hepsi sizinle olsun...


 

Yine yeni bir yil var önümüzde. 

Geleceginizi olusturacak her yeni gün bir önceki günden daha güzel ve sizi mutlu edecek sekilde gerceklessin!

Bembeyaz yagan kar, ne yasanmissa yasansın üstünü örter... Bize yeni bir gelecek sunar ve yeni bir baslangic...

2009'da istediginiz her seyin gerceklesmesi dilegiyle.

Her sey gonlunuzce olsun!
Iyi seneler...

ç.a


İsrail ve Filistin halkları arasında süren 60 yıllık çatışmanın son
-ve belki de sondan bir önceki- faslına şahit oluyoruz. Bu trajik
çatışmanın karmaşıklığından ötürü taraflardan birini ya da diğerini
savunan milyonlarca şey söylendi.

Bugün, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılar ışığında, bu
çatışmanın arkasındaki her daim örtülü duran esas muhasebe apaçık bir
şekilde ortaya döküldü. Bir İsrailli kurbanın ölümü, yüz Filistinlinin
öldürülmesini haklı çıkarabilir. Bir İsraillinin hayatı, yüz
Filistinlinin hayatına bedeldir.

20. yy Avrupa tarihinin en uzun süreli işgaline eşlik eden ve onu
meşrulaştıran bu iddia, dibine kadar ırkçıdır. Bunu Yahudilerin
kabullenmesini, dünyanın onaylamasını ve Filistinlilerin buna boyun
eğmesini beklemek tarihin gördüğü en ironik şakalardan biri. Ortada
gülünecek bir şey yok. Ancak biz, bu iddiayı çok daha yüksek sesle
yalanlamalıyız.

Öyle de yapalım.
John Berger


--
ö.f.


Sadık bey merhaba, nasılsınız?
 

16-12-2008 tarihinde …’da … bey yine ilginç bir konuya el atmış. Mevlana ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi insanları birbirine düşman olarak göstermiş, ya da bir kitaptan alıntı yapmış. Bu tür bilgiler İslam’a ve ona hizmet edenlere zarar vermez mi? Ya da gerçekten bu bilgiler doğru mu? Doğru ise (ben inanmıyorum) dünyanın koştuğu ve sevdiği Mevlana için fitne çıkarmak değil midir? Doğru bilgiye ancak sizin gibi insanlardın ulaşacağımız inancıyla hürmet ve selamlar.

u.


Sayın Sadık Bey yazılarınızı Zaman  gazetesinden takib ediyorum.üniversite ögrencisiyim Türk Dili ve edbiyati bölümünü okuyorum. Sadık Bey ben kürdüm ama maalesef kendi tarimi bilmiyorm yıllarca bize ve hala Türk tarihi okutuldu ama şimdi sorgulamak istiyorum ögrenmek istıyorum. ben o üniversite de ayrımcılık yapanlardan degilim. üstat said nursi'yi kendime rehber olarak seçen sade bi vatandasım...sizden istegim kürt tarihini ögrenebilecegim bi kac kaynak....dualarla...

o.


agabey merhaba.

yine uzun zaman oldu..

bir sorum olacaktı bu sebeple rahatsız ediyorum..

dergahlarda devekuşu yumurtası asılması ve sebebi ile alakalı bir bilginiz var mı acaba..

saygılar..

c.


merhaba,

sen hicranlı yaşamlara tanıklığını

sürdürdükçe/ yazılanların

yazılabilenlerin

gerçekten ne kadar az olduğunun

idrakine varıyorum

aslında yaşamın kendisi

tanıklıklar/ hayatlar

yazılıp çizilenlerin

daha fazlası

dehşetle olan biteni izlerken

nereye böyle? demekten

kendimi alamıyorum

bu bozulma çözülme kayıtsızlık

sonun başlangıcı mı?

ne dersin?

a.


sevgili dost, merhaba.

kitabım elinize geçmiştir inşallah.

ilginize şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.

bu arada mahmud erol kılıç'la "evvele yolculuk" söyleşinize bayıldım. gönlünüze beyninize sağlık

sevgili dostum.

selamla.

Ö.



Anka isimli kitabınızı okudum Biraz ağır gelse de güzel bir kitaptı. Mehmet'i okuduk, Niyazi mısri yi tanıdık Elinize gönlünüze sağlık İnşallah diğer eserlerinizi de okuyacağım. Rabbim rızasından ayırmasın İnşallah

r.


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 456

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM