|
|
| Mektuplar [Şubat 2010-1] |
| Yazan ediTör | ||||||
| 02.02.2010 22:24 | ||||||
|
Çok uzun zaman olmasa da uzun bir süredir sizin kitaplarınızı okuyor ve sitenizden sizi takip etmeye çalışıyorum.Kelamlarınızın güzelliğini sözle ifade etmem mümkün değil,Yaradan'ın size bahşettiği bu lütuf çok güzel bir nimet,Allah kelamlarınızın güzelliğinin devamını eyler inşallah.Sizinle tanışmak,sohbet edebilmek arzusu içindeyim.İnşallah Rabbim bunu bana nasip eyler.Görüşebilmek dileğiyle Yüce Allah'a emanet olun.Allah'ın ilmi ve nuru sizin,sevdiklerinizin üzerine olsun inşallah.
sevgili sadık yalsızuçanlar Size şuan da o kadar çok şey söylemek ve dile getirmek istiyorum ki Zaten söylemek istediklerimi size not ederek vermiştim ama ben şuanda her şeyi yazmak istiyorum Benim en büyük hayellerimden biri yazar olmak diğeri ise bir yazarla konuşarak tanışarak onun izinden gitmekti Ben hikayeler yanında şiir yazmayı da çok severim hatta bu şekilde kendim yazdığım şiirlerle yarışmalara katıldım ve bu dalda ödüllendirildim.şimdi size söylemek istediğim en önemli şey sadece sizden bir istek. sizden bana yardımcı olmanızı benim elimden tutarak bana yardım etmenizi ve benide geleceğin yazarlarından yapmanızı istiyorum. Biz gelecek nesiller için uğraşıp bizleri kitabı sevdirmeye çalışmanız beni çok mutlu etti.bende sizin gibi bir yazar olarak bu küçük insanların ellerinden tutatarak onlara doğruyu öğreterek onları yanlışlardan uzak tutmak ve onlara kitap sevgisini aşılamak istiyorum.ben okulumuzda 2 defa kitap kurdu seçildim ve belgelerimde hala duruyor.açıkcası ben donulacak kadar soğuk ve tipi olan bir yerden sizin karda bıraktığınız ayak izlerini bularak zirveye yani sizin yanınaza gelmek istiyorum.sizin çizdiğiniz yoldan şaşmadan ve çıkmadan gelmek sizin tuttuğunuz ışıkta aydınlanmak istiyorum.eminim ki şimdiye dek bir çok kişiye ışık olup onların yolunu çizdiniz.sizin gibi bir yazarla tanışmak çok onur verici bir durum.sizinle daha çok konuşmak tanışmak ve sizinle bir dost olmak isterdim.ama şunu bilin ki sizi az tanısam bile tuttuğunuz ışık çok ve önümü gayet net görecek kadar da parlak.sizin girdiğiniz her yerin aydınlanması benim için çok dikkat çekici ve çok önemli oldu.size tekrar tekrar teşekkür eder ve yazı yazmaktan bıkmayıp bizler için kitap yazan ve bize ışık olan o ellerinizden öperim h.t. Sadık Ağabey merhabalar. "Kırklar Meclisi" başlığı altında kitap okuma programı düzenliyoruz. Tarih, Edebiyat, Felsefe, Sosyoloji, Sanat, İrfan, Psikoloji, Sinema, Siyaset, Medya ve İletişim konularında kitap listelerine ihtiyacımız var. "Kırklar Meclisi"ne katılacak olan 40 üyemizden seçtiğimiz kitaplardan birer tane okumalarını isteyerek, bir ayın sonunda kitap özetlerinin konuşulduğu bir toplantıya gelmelerini istiyoruz. Bizim Gelenek-İrfan kitapları noktasında 40 adet temel, mesafe aldırabilecek, birikim elde etmemize yardımcı olacak kitap ismine ihtiyacımız var. Bu konuda bize yardımcı olabileceğinizi düşündük. Yardımınızı lütfeder misiniz? (Vaktiniz darsa, daha sonraki aylarda da bu listeyi sizden alabiliriz. Sadece prensip olarak bu konuda yardımcı olabileceğinizi söylemeniz bu aşamada bizim için yeterli olacaktır) (e-posta yoluyla bu yardımcı olmanız yeterli) ö. Yazılarınızdaki gizem derinlik muhteşem. Eserleri ile ilgilendiğiniz ALLAH dostlarının manevi gabzası olsa gerek .sizi ilk dinlediğimde!! ''Bu adamın budünya ile işi yok'' demekten kendimi alamadım.ALLAHA EMANET OLUN en yakın zaman da sohbetinize iştirak etmek isterim hatay iskenderunda oturuyorum. e. Merhaba değerli Sadık hocam; Uzun bir aradan sonra size bu maili yazıyorum. Gerçi ramazan ayında bazı mailler yazmıştım ama galiba sizin yoğun işlerinizden dolayı cevap yazamamıştınız. Gerçi ben mailinizi beklemedim dersem yalan söylemiş olurum. Değerli hocam inşallah iyisinizdir. İmzalamış olduğunuz “DEM” kitabınızı kardeşim getirdi. Hemen okudum. Çok güzeldi. Birde imzalı olması benim için ayrı bir anlam ve değer taşıyordu. Birde imzalı kitabınıza sahip olmak ayrı bir güzel Dem kitabınızı okuyunca ihmal ettiğim risalelerim geldi aklıma. Hemen okumaya tekrar başladım. Hocam dem kitabındaki o genç sizsiniz değil mi? Okuyunca nedense hep siz gözümün önünde canlandınız. Beklide yanılıyorumdur. Sadece sormak istedim. Birde yanılmıyorsam bir ay evvel Selim İlerinin TRT 2 deki “Selim İleri’nin not defterinden” adlı programda sizin yeni çıkan kitabınızı tanıttı. Sizin isminiz geçince ayrı bir dikkat kesiliyor insan. Henüz o kitabınıza sahip değilim, sipariş edeceğim inşallah yakın bir tarihte okuma şansım olacak. Malum Diyarbakır’da her çıkan kitaba sahip olmak biraz güç bende yeni çıkan kitapları kitapçıya giderek sipariş ederek sahip olabiliyorum. Gerçi ben sevdiğim yazarların çıkan kitaplarını hemen almak için biraz zorluk çeksem de değiyor. Gerçekten değiyor. Değerli hocam kendinize çok iyi bakın. Saygı ve sevgilerimle... r. selamun aleyküm Sadık Bey Dostluk Üzerine kitabını nızı okudum müthiş lezzetli bir kitaptı, çok beğendim büyük ustayı müthiş bir şekilde sunmuşsunuz ellerinize yüreğinize sağlık selam "Anne karnında karanlıktaki bebeğe denseydi ki: "Dışarıda aydınlık bir dünya var, yüksek dağlarla dolu, büyük denizleri olan, dalgalanan düzlükleri olan, çiçekleri açmış güzel bahçeleri olan, dereleri olan, yıldızlarla dolu bir gökyüzü ve alevli güneşi olan... Ve sen, bu mucizelerle yüzleşmek yerine, karanlıkla çevrilmiş oturuyorsun... " Doğmamış çocuk, bu mucizeler hakkında hiçbir şey bilmediği için, hiçbirine inanmayacaktır. Tıpkı ölümü karşılarken bizim gibi. İşte bu yüzden korkarız. Ölüm nasıl olur da son olur, benim düğün gecemde mutsuz olma. Sonsuzlukla olan evliliğimin artık zamanı geldi." bab'aziz den çok beğenerek izledim paylaşmak istedim mucizelerle yüzleşmeyi temenni ediyorum allah dilediğinden uzaklığı kaldırır a. hocam merhaba, gercek bir oykudur, mardin dolaylarindan. bir de nubihar`in cikardigi takvim cok guzel, elinizde yoksa size gondermek isterim. selametle, m. Yazmanın yaşamak ve yaşamının da yazmak olduğunu belirtip işte sözün özü dedirttiniz, tebrik ederim öncelikle. Aklıma takıldı rahatsız ettiysem affola deyip bir sorum olacaktı: Elimden geldiğince yazılarınızı ve sizi takip etmeye çalışıyorum, neden bilemem ama sanki sizin kaleminizde diğer kalemlerde olmayan birşey görüyorum. Fakat yazılarınızda göremediğim ya da çok az gördüğüm birşey var: Kürt Sorunu! Bu konu ile alakalı kanaatimce dolaylı söylemleriniz mevcut. Merak ettiğim şu: Kürt sorunu ile alakalı ılımlı ve hoşgörülü yazanlara bakıyorum çoğu Kürt değil, Kürt olanlara da bakıyorum yazıları ırkçı söylemlerle dolu. O coğrafyada yetişen birisiniz, bu konu ile alakalı kapsamlı bir yazı neden yazmıyorsunuz ya da yazmayı düşünüyor musunuz? Rahatsız ettiysem kusura bakmayın, İyi çalışmalara. Merhaba Sadık Bey, Ayşe hanım ile 1 Ocak Cuma günü görüştüm. (Hemen tavsiye ettikleri oldu, onları yapmaya çalıştım. Muhyiddin Şekür'ün o güzel kitabını alıp neredeyse yarısını okudum. Şifalı bir su içer gibiydi.) Daha sonra beni bıraktığım telefon numarasından aradıysa bulamamıştır. Çünkü dün o evde değildim. Bugün kendisini yine arayacağım inşaalah. Çok teşekkür ederim yardımlarınız için. Tekrar teşekkür ediyorum. Hep huzurlu ve huzurda kalın merhabalar hocam nasılsınız bu cahilin size yine bi sorusu olacak.. İstiğna...bu kavram risali-i nurdan okuduğum kadarıyla hizmetle alakalı bir düstur.. Ancak bana bu kelimeden bahseden,farklı bir manada zikretti.Yani sanki yanlış anlamadıysam sevgi için.. Sualim şudur,sevgide istiğna nasıl olur?..müstağni nasıl olunur? Bu kavramın sevgi için aşk için kullanılması doğrumudur? Hani bir kısım evliyaullah bile cenneti istemiyoruz bir lem'a ru'yet-i cemali bize kafidir demişler,diyorya üstad.. Sanki burda bile istiğna düsturu yok gibi geliyor bana,sonuçta birşey istiyorlar Anne bile çocuğu için kenndini feda ediyor,ama hürmet bekliyor vs... Siz bana şu kelimeyi fehmettirin hocam... hürmetlerimle a. Sadık Abi merhaba, -Daha önceki kısa diyaloğumuza istinaden "abi" diye hitap ediyorum, rahatsız olursanız lütfen düzeltin.- seninle kısa bir söyleşi yapmak istiyorum, e-posta aracılığıyla. Kabul edersen soruları hazırlar gönderirim. Selamlar. -- m. Pek Sevgili Sadık bey, Bendeniz …. hanımefendi ile tanışma isteğinde olan biriyim. Onun yaşadığı derin acıları aynı şiddetle olmasa da yaşamış, yaşayan ve en önemlisi de bazı vesilelerle çok şükür ki tasavvuf deryasının varlığından haberdâr edilmiş ve o ummânın, nasip olursa,izin verilirse hiç olmazsa kıyısından bir zerrecik talep etmekte olan bir acizim.Bu yollardan geçmiş olanlarla dertleşmek, öğüt dinlemektir muradım. Nerede ve nasıl olur ? , mümkün olur mu ? diye sizden yardım istiyorum. Sağolun, sağlıcakla kalın. i. Azîzim efendim Sâdık Beyefendi; Her hafta Cum’a muhabbeti olsun içün cânlarla paylaştığımız muhabbetnâmemizin bu haftaki konusunun “Kâf Dağında Ankâ Öter” tevâfukundan cür’et ile ma’lûmat-füruş’luk olarak telâkki etmemeniz ricâsiyle,zât-ı âlînizle de paylaşmak ve duygularımızı arz etmek istedik efendim. Zât-ı âlînizin “ANK” isimli eserinizi henüz okuyamadık.Hakk nasîb eylesin.Hâsılı,bu durum himmet ve gayretlerinize lâyık bir okuyucu da olamadığımızın alâmeti olsa gerekdir..Zât-ı âlînizin,gönül miftâhı olarak zevk etmeye çalıştığımız her bir eserinizin,birer “Kutlu Doğum” olmasını,okuyan cânlarda da nice Velâded-i Muhammedî’ye vesîle olmaklığını,âcizâne niyâz eyler kalbî duygu ve temennîlerimizi arz ederiz efendim. Bâkî selâm, m.g Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 811
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Endam Aynası |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |