JA slide show
Anasayfa arrow Günlük arrow Mektuplar arrow Mektuplar [Nisan 2009-1]
Mektuplar [Nisan 2009-1]
Yazan ediTör   
05.04.2009 17:05
merheba öncelikle size baktığımda okuduğum şey "kürd kapanı " nın nasıl güçlü ve etkili olduğu, yayılan,ilişen,giren ve sarmalayan bi şey olduğu (bu niteliklerin çoğalma eğilimi dahi bu kapanın büyüklüğünü ve gerçekliğini vermeye yeterli...)  bu tanımı ilkkez üstad Bediiüzzaman dan okumuş ve işitmiştim. Bu kapanın sadece kürdlerin dışında kalanlarını alt-üst emesi, etkilemesi, kilitlemesi yanında en vahşi olanı ise kendi içindekilere yaptığı olsa gerek ki kendi içinde çatışmada,çelişmede,yüzleşmede,didişmede,vuruşmada vb..süreklililiği, süreklü-sorgu ve sürekli-varoluşu dahil etmesi başka bişeydi yani kapan işte tam olarak bu en büyük kanatmayı kendine yapan şey, çağrışımları o kadar çok ve çoğul ki durmak ölüm-engel-çakılma demek. neyse amacım burada "Dafik ê kurd" üzerine yığın yapmak değil. Sadece çağrışımlara hafif aralanmış bir 'eşik' açmak-kurmak-yapmak. "Araf" denilen alanın en biçimsiz gerçeğidir 'kurd'ler, Arafın sakinleri, 'meskun mahal' bir zorunluluktu şimdi ise !
bile isteyerek, terçihen seçiyoruz o meskun mahal ve 'kıyısız mekanı' burada ki kıyısızlık düşme durumunu atlatması öncelikli bir nitelektir. Neyse dilim çözülmeden büyük sözle başlayıp ve o tanımın hakkını vermeden burada kesmem gerekiyo çünki uzun ve dağınık oldu şimdi desem ki bu hal benim değil o meşhur "kurd kapanı"nındır, kapana kapaklanmış sayılırım bu doğru ancak bu yazgı-kader ve ontolojik özgürlük imkanlarınıda belirtmeden yarım bırakıyorum.üstad bediiüzaman da o gerilim ve iaatsizlik görülmüş bir cennettir buna inandım ve bildim kendimce.meskun mahalde bilmek sürekliliği olan bir nteliktir :) sizi tanımam ama satır aralarını severim,ters okumak benim kendime biçtiğim bir özgür alandır tüm çapraşma eğilim ve hakikatine ve gerçeğine  ragmen. kurde ve kurdlüğüne elini veren kolunu kaptırmak zorundadır bu bir kaçınılmazdır.kurd nedir? bu sorunun cevabı bendde hep şu olmuştur kısa ve kesin oalrak: kürd kendini açıklamak zorunda kalan ve olan şey'dir.çok uzadı ve geril!
di bu bahis susmasam ürer kestim,mın qetand,size ve çalışmalar!
ınızda b
aşarılar diliyorum,kolay gelsin görüşmek umuduyla,hoşça kalın ve hoşa gelin..(dil ve yazım hatalarını kapana verin bilinçli ve sarkıkça:) bide sizden okucağım bu hikayeleri...
k.







s.a. hocam nasılsınız.merhum MUHSİN YAZICIOĞLU vefaat ettiği gün mail atacaktim size..kendisi ile alaklı  bir yaza yazabilirmisiniz diye...tavafuk sizde çok güzel bir yazı kaleme almışsınız..ALLAH razı olsun..MUHSİN YAZICIOĞLU'nunda mekanı cennet olsun inş...bence Muhammed Harzemşah Gibiydi.Mütevaziydi,Hoşgörülüydü, Müşfikti, Aydındı, Çile Adamıydı,Dava Adamıydı
Hocam dua edin inş
selamlar..
i.






20 agustos 2007  deki yazınızı hayranlıkla okudum.tesbitleriniz çok güzel.kürt sorunu diyerek dinden uzaklaşmak.isteklerinin farkında olmayan ve zaman gazetesini karalayanlara ii bir cevap verdiniz.yakın bir zaman da tanışmak dilegiyle
Diyarbakır
s.






Merhaba ben gaziantepten safa sizden bir ricam olucaktı. ANKA adlı romanınızın Özeti yada Kitabın sanal ortamda yazılı hali gerekiyor eger ilgilenirseniz cok sevineceğim yada bulabileceğim bir yer falan soylerseniz hayır dualarımı alırsınız ne olur beni boş geçmeyin kulak arkası etmeyin... İlginizden dolayı şimdiden TEŞEKKÜR EDERİM...
Ş.






Selamunaleyküm Sadık Bey,

Ben İstanbul Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyorum.
Sizi 1 yıl önce ‘’Yakaza’’ romanınızla tanıdım. Bazen,bazı yazarları tanımakta geç kalmışlığın verdiği bir burukluk hissederim. Liste, hamdolsun ki çok geniş değil,yani en azından şimdilik, henüz 19 yaşındayım çünkü. Ama her seferinde, bu listeye yeni bir isim eklediğim her zaman, kendimi yarım hissederim. Geçen yıl önce bu listeye sizin isminizi  ekledim, tanımakta geç kaldığım isimler listesine.Cemil Meriç ve Sezai Karakoç’un yanına.Sizden sonra,bu sene birini daha ekledim,isminizin yanına,Nurullah Genç’i.
Görünen o ki, listem uzamakta, inşallah daha fazla isim eklemek zorunda kalmam kağıdıma.
Roman türüne çok sıcak bakmıyordum sizi okuyana kadar, hatta romana, fazlasıyla soğuk ve uzak durduğumu söylesem, yanlış olmaz sanırım. Roman okumayı,hele de yeni dönem yazarlarını okumayı acımasız bir şekilde reddediyordum. Geçen sene babamla birlikte Tüyap’a gittik. Kapı Yayınlarından Beşir Ayvazoğlu’nun bir kitabını alıyordum. Babam, sizin kitabınızı uzattı elime. ‘‘Baba ben okumam böyle şeyler, fikir kitapları dururken,romana ne hacet…’’ dedim. Babam :‘’Bu kadar acımasız olma Berre, Sadık Bey’in harika bir tarzı vardır, oku, beğenmezsen bir şekilde ödeşiriz.’’ dedi. Kitabı aldım, ertesi gün okumaya başladım. Kitabı 2 günde bitirdim. Siz benim için, romana bakış noktasında,miladımsınız hocam.Hayatımda tek bir romanı,Necip Fazıl’ın Aynadaki Yalan’ını beğenerek okumuştum. Ondan sonra ilk defa bir romanı hayranlıkla, aşkla okudum,ilk defa bir romanın cümlelerinin altını çizdim, ilk defa bir romanı sayısını hatırlayamayacağım kadar çok defa  okudum.Ve ilk defa bir roman, başımın ucunda durdu, başımın tacı oldu.
Yakaza’yı, diğer kitaplarınız takip etti. Sonra, Zaman’daki yazılarınızı daha dikkatli okumaya başladım. Şu an, masamın üstünde ‘’Geç kalmış bir girişim olarak Kürt akademyası’’ ve ekranın altında ‘’Gökte yapılıp yere indirilen şehir’’ yazılarınız var.
Özellikle Zaman’daki yazılarınız hayatımda bir şey için daha bana büyük bir kapı açtı. Siyaset ve güncel meselelerle ilgilenmeye,siyasi kitaplar okumaya, Kürt,Ermeni, Alevi gibi meseleleri sürekli takip etmeye çalışırım. Sizin sayenizde bu meselelere ‘’edebiyat insanının gözünden’’ bakmayı öğrendim. Genellikle edebiyatın naif, kırılgan ve duygusal ruhuyla ,siyasetin sertliği arasında denge tutturamayacağımı söyleyen insanlar olurdu. Artık böyle soranlara sizin isminizi öneriyorum. ‘’Sadık Hoca’yı okudunuz mu hiç? Okuyun, gelin, tekrar konuşalım. Beğenmezseniz, bir şekilde ödeşiriz’’ demeyi tercih ediyorum
Önyargımı kırışınız, hayatıma kaleminizden bir hediye bırakışınız ve bana bir milad yazışınız için teşekkür ederim.Bunun gibi nice mesele,bana öğrettiğiniz çok şey var,bu yüzden size ‘Hocam’ diye yazıyorum.
Hayırlı akşamlar ‘’Hocam.’’
Sonsuz şükran ve minnetle…
b.








Hep edeceğim inşallah bu duayı sizin için, kalemleri kanlı gözü dönmüş bu bağlamda  show dünyasının başrol oyuncuları olmuş nice kalemşörlerin zihin miksercilerinin  yanında bize sevgiyi, aşkı, Hakk'ı, Habibi anlatacak insani duygularını yitirmemiş güzel düşünen aynı zamanda sitesine (Kürtçe dil seçeneğini alabilecek kadar) cesur kendinden kopmamış araştıran çalışan üreten insanlara öyle çok ihtiyaçımız var ki! Selamet sizinle olsun...
g.






Hocam Allah'ın alimliği üzerinizde tecelli etsin diyerek evvella dua ile başlayıp sizi tebrik ediyorum...
g.





Saygı ve sevgi değer üstadım,
yine her zamanki mütevaziliğinizle zahmet buyurup
cevap yazmışsınız. Çok teşekkür ederim.
Ankara'ya geldiğim zaman inşallah arayacağım.
Ve bundan sonra size namazlarımdan sonra
ismen,daim dua edeceğim inşallah.
Rabbim her işinizi hayr eylesin.
sevgi ve saygıyla
a.



Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 511

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM