JA slide show
Anasayfa arrow Günlük arrow Mektuplar arrow Mektuplar [eylül ağustos 2008]
Mektuplar [eylül ağustos 2008]
Yazan ediTör   
07.09.2008 14:23

Sadık abi

Bly-Karakoç yazısı güzel olmuştu, elinize sağlık.

Bu arada, yayınevi Mısri kitabının bu ay çıkacağını söylemiş.

Bitti mi yoksa kitap?
Selamlar...

c.

sıhhatiniz ve huzurunuz devamlı kandiliniz mubarek olsun

f.

 

BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN.... DUALARLA ANILMAK DİLEKLERİYLE...

e.

 

Merhabalar
bu mübarek günü
berat kandilinizi kutlarım.
Mailimi okumanıza ve cevaplamanıza ne kadar sevindim ve mutlu oldum anlatamam.
Aslında hemen cevap yazmam gerekirdi
ama ekteki yazınızı noktasını virgülünü
atlamadan içime sindirerek okumak istediğimden (üstünden birkaç kez daha geçtim) kaleminize olan hayranlığım katbekat arttı. kaleminize, dilinize, elinize, yüreğinize sağlık. umarım her zaman mesajlaşırız. bu benim msn adresim. sağlıkla ve mutlulukla kalın. iyi günler

e.

 

sevgili sadık ağabeyim kandilin mübarek olsun. hayırlara vesile olur inşallah. bu arada dünyanın orta yeri sinema adlı eserinizi okudum. gönülden tebrik ediyorum.

sevgi ve dua ile...

s.p.

 

Es selam ağabey
Ramazanınız hayırlı ve mübarek olsun diyecektim.inş. Allah sonuna günahsız çıkanlardan oluruz.dua ile...
ailenize selamlar!   
Vesselam...
r.



Sadık abi,
Dün tüm gün Anka'yı okudum.
Elinize sağlık.
Son dönemde okuduğum en sahih metinlerden biri.
Pir'in himmetiyle yazıldığı belli.
Selam ve sevgiler
c.



abim,
değerli fikirlerinizi bekliyorum müsait olursanız.
s.d.



hayırlı günler hocam nasılsınız allaha şükür önümdeki en büyük engel öss yi atlattım istediğim puanın çok üstünde bir puan almışım dualarınız için allah razı olsun artık bundan sonra kültürel manada gelişim ve başkaldırıya daha rahat devam edebilirim bugünlerde istanbul üniversitesinden bazı hocalarla görüşmemiz olacağız
a.



sadık ağbi merhaba,
böyle işi düştü mail attı aradı olsun istemezdim ama nasibime de bu denk geldi. öncelikle uzun süredir arayıp soramadığım için kusura bakmayın. maruzatım şudur:
ağustos sayısında (önümüzdeki sayı) malatyayı konu edindik. ben yaklaşık on gün önce bir haftalığına malatyada kaldım. eski malatyayı malatya merkez'i ve kaysı toplayan işçileri falan çektim. malatyayla ilgili geniş bir tanıtım yapmak istiyoruz. şehri ve kaysı toplamayı yaz sezonunu anlatan bir yazı yazacaktık. seyyitle istişare ederken o sizin malatyalı olduğunuzu hatırlattı. sizin vaktiniz müsait olursa malatyayla ilgili bir gezi yazısı yazma imkanı bulabilir misiniz.
şimdiden teşekkürler. bol selam. (arayı açtığımız süre için mahcubiyetimi telafinin bir yolunu da bulmak isterim. görüşmek üzere.)
h.



MERHABALAR SEVGİLİ SADIK BEY,
NASILSINIZ ? EV HALKINDA ASAYİŞ BERKEMAL İNŞAALLAH...
RAMAZAN'INIZI AİLECE, CAN Ü GÖNÜLDEN  TEBRİK EDERKEN,
BU KUTLU ZAMAN DİLİMİNİN,
ŞAHIS,AİLE,YAKIN ÇEVRE, ÜLKEMİZ VE TÜM İNSANLIĞA BEREKETLER VE İNŞİRAHLAR GETİRMESİNİ NİYAZ EDERİZ ...
SELAM,SEVGİ VE HÜRMETLERİMLE...
ö.


Merhaba hocam,
Nasılsınız, dilerim iyisinizdir. Ben çok şükür iyiyim. Malatya'ya geleceğinizi daha önceden e-posta ile belirtmiştiniz ancak bunun ne zaman olacağını söylememiştiniz. Telefon numaramı verdiğim maile de cevap yazmamıştınız.
Otobüsle eve gelirken baktım bir duyuruda adınız var. Ben de sizin oturumunuza gelerek sizi gördüm. Gelmeden önce de internetten sitenize baktım ve orada da resminize… Başkasına Sadık bey demeyeyim diye :)
Cumartesi gelecektim ama iyi ki gelmemişim, o gün sizin konuşmanız yokmuş sanırım. Pazar günü öğleden sonra geldim. Baktım oradaydınız. Konuşmanız bittiği zaman bir baktım, meydanda yoktunuz :) Sizi görmek için gelmiştim ama bir baktım yoksunuz. Etraftakilere soruyorum ama kimse bilmiyor :)
Ben de neyse dedim "maille haberleşiriz artık", dışarı çıktım bir baktım çardaktasınız. Selam verdim ve tanıştık :) Tekrar memnun oldum hocam.
Değerli hocam, yazılarımı bitirdikten sonra son kontrolleri de yaparak yayına hazır olduğunu düşündükten sonra hangi yayınevine göndermemi tavsiye edersiniz? Bu konularda tecrübelerinizden yararlanmak isterim.
Kendinize iyi bakın, iyi çalışmalar.
e.



sevgili dostum,
bly'den hareketle karakoç şiirine ve aslında irfan iklimine çıkışın yolunu gösterdiğiniz yazınızı sonsuz bir ferahlıkla okudum hemen hemen tüm yazılarınız gibi. aklıma da rilkenin aşağıdaki dizeleri geldi "dua kitabı"ndan...diyordu ki:
"Üç kuşak vardır daima: birinci Tanrı'yı bulur; ikinci,Tanrı'nın üzerine daracık tapınaklar inşa eder ve onu zincire vurur; alabildiğine yoksul düşen üçüncü kuşaksa kendi zavallı kulübeciklerini kurmak için taşlar taşır Tanrı'nın evinden. Derken Tanrı'yı yeniden araması gereken gelir. Çağırmasını bilirsen gelecektir."
sanırım Allah ile kaybettiğimiz bağımızı yeniden kuracak bir vicdan ve aşk iklimi yakındır.
tekrar teşekkürler güzel yazılarınız için...
sevgilerimle
e.



Sadık abi
Bly-Karakoç yazısı güzel olmuştu, elinize sağlık.
Bu arada, yayınevi Mısri kitabının bu ay çıkacağını söylemiş.
Bitti mi yoksa kitap?
Selamlar...
c.



sıhhatiniz ve huzurunuz devamlı kandiliniz mubarek olsun
f.



BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN.... DUALARLA ANILMAK DİLEKLERİYLE...
e.



Merhabalar
bu mübarek günü
berat kandilinizi kutlarım.
Mailimi okumanıza ve cevaplamanıza ne kadar sevindim ve mutlu oldum anlatamam.
Aslında hemen cevap yazmam gerekirdi
ama ekteki yazınızı noktasını virgülünü
atlamadan içime sindirerek okumak istediğimden (üstünden birkaç kez daha geçtim) kaleminize olan hayranlığım katbekat arttı. kaleminize, dilinize, elinize, yüreğinize sağlık. umarım her zaman mesajlaşırız. bu benim msn adresim. sağlıkla ve mutlulukla kalın. iyi günler
e.


sevgili sadık ağabeyim kandilin mübarek olsun. hayırlara vesile olur inşallah. bu arada dünyanın orta yeri sinema adlı eserinizi okudum. gönülden tebrik ediyorum.
sevgi ve dua ile...
s.p.





sa
cevabınıza çok sevindim. çok teşekkür ederim. semazen.netteki yazılarınızı ve kitaplarınızı ilgiyle takip ediyorum
cam ve elmas kitabınızı okumuş ve ardından kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmıştım
izninizle sizinle yazdıklarımı paylaşmak istiyorum
"Son derece zevk aldığım ve bitirmeye kıyamadığım kitaplardan biri. Ruhumun ince ayrıntılarında dolaşan ve onu çok nazikçe okşayan bu kitabı tekrar tekrar okumak istiyorum.
tasavvuf ve edebiyatla harmanlanmış çok başarılı ve gayet akıcı bir dil. Bunlar bir arada olunca ortaya son derece güzel bir eser çıkmış. Kendimi bulduğum, ruhumda kopan
fırtınaları anlatan beni benle paylaşan bu kitabı okuma imkanı veren Rabb'ime sonsuz şükürler olsun."
evet Sadık abi aynen yazdığım not bu şekildeydi. Allah sizden razı olsun.ben selçuk ilahiyatı bu sene bitirdim. tasavvuf ve edebiyata özel bir alaka duyuyorum. Ve bunlar olmadan insanların
kalbine nüfuz edilemeyeceğine inanıyorum.sizin gibi kalemler yüreğime güç veriyor yolumu aydınlatıyor. inşallah Allah da sizin iki cihanda yolunuzu aydınlık kılsın
Selametle
n.



Merhaba bir şiir dinlerken, belki geçmişe özlem  belki hatıralar arasında tanıdık bir yüze rastlamak gibi sizi anımsadım.sizin hatıralarınızda unutuldum mu? Bilmiyorum. belki hafızanızın bir yerinde toz zerresi kadar yer etmişim. kandiliniz mübarek ve hayırlara vesile olsun inşallah.görüşebilmek ve yazışabilmek dileğiyle inşallah hayırlı geceler.
e.





Sadik Bey,
Sinema kitabinizi zevkle okudum. Ozellikle ilk kısmındaki Rüya, Hayal kisminda ihtiyacimiz olan Risale den alıntılar olmasi beni çok sevindirdi.
Eserinizde bir kaç ingilizce kelime hatalari vardi onlari bilahare size ieletecegim insaallah. Bir de bir kaç sorum olacak.. Asagıdaki cumleyi biraz daha acar misiniz? Sanırım sayfa 60-63 idi.
''....İnsan gibi Allah'a değil Allah gibi düşünen insana muhtacız''
Esmalar bakan yonuyle mi?
Wittgenstein i okumak istiyorum sizce hangi kitabindan baslamaliyim?
İngilizce Sözcukler ile ilgili bir calismam oldu Eylul de gondermek isterim adresinizi yollarsaniz. Ne kadar keyfilik (arbitrariness) uzerine kuruldugunu gordum..
Saygılarımla
Ş.



Abi evvelen selam eder saniyen inşallah sağlığın sıhhatin iyidir derim.Bir hikaye yazdım ve nette yayınladım.Hikaye 16 bölüm.  Sizi ziyaret etmek istiyorum. Allah kolaylık versin. Görüşmek üzere.
İ.


Teşekkür ederim Sadık Bey şimdi İnternet sitenizde Tasavvuf risalesinin giriş ve sunuş kızımlarını okudum ve ilgim daha da arttı... Eşinize Şafi-i Hakiki olan Rabbim şifalar versin muhabbetle kalın...
h.




Kriton Dinçmen'in Anısına Saygıyla...
Adli tıp alanının duayenlerinden, psikiyatrist, yazar, çevirmen ve Çevbir üyesi sayın Kriton Dinçmen'in vefat etmiş olduğunu büyük bir üzüntüyle bugün öğrendik. Başta eşi ve üç çocuğu olmak üzere bütün yakınlarına sabırlar dileriz. Edebiyat ve çeviri dünyamız için büyük bir kayıp, anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Dinçmen nâşının tıp öğrencilerinin eğitiminde kullanılması amacıyla Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne bırakılmasını vasiyet ettiği için ayrıca bir cenaze töreni yapılmamış ve nâşı dün (28 Ağustos 2008) düzenlenen bir törenle Anatomi Bilim Dalı'na teslim edilmiştir. Bu jestin Kriton beyin mesleğine ne kadar büyük bir aşkla bağlı olduğunun tartışma götürmez nişanesi olduğunu düşünüyoruz.
1924 yılında Heybeliada'da doğan (ve adalı kimliğine büyük değer verdiğini bildiğimiz) Dinçmen 1948'de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu. Aynı fakültenin nöroloji ve psikiyatri bölümlerinde ihtisasını tamamlayan Dinçmen'in saygın uluslararası psikiyatri ve nöroloji dergilerinde çok sayıda bilimsel yazısı yayınlandı. Dinçmen bu saygın mesleki kariyerin yanı sıra psikiyatri ve mitolojiyle ilgili bir dizi kitaba ve edebiyat alanında çok sayıda esee imza atmış usta bir yazardı: Symphonia Kakaphonica, Benimle Son Defa Dans Eder Misiniz?, Hüzünlü İntermezzo, Beethoven'li Ölüm, Heybeliada'da Tanrı ve Adam. Büyüklere Bir Masal, Hiçliğe Övgü, Hiçlik'te Randevu gibi eserleriyle kurmaca alanında son derece kendine özgü ve etkileyici bir tarza sahip olduğunu kanıtlamıştı.
Bütün bunların yanı sıra Dinçmen Yunanca, Fransızca ve İngilizceden çok sayıda kitabı dilimize kazandırmış ve bu işi özel bir tutku ve sevgiyle yaptığına -maalesef hayatının son demlerinde de olsa- yakından tanık olduğumuz usta bir çevirmendi de. Stavris Mirivilis, Dido Sotiriu, Odiseass Elitis, Sapho, Halil Cibran, Claude Carrere, Alki Zeiss, Yeorgios Francis, Jana Cerna, H. A. Namiku, I.M. Panayotopulos gibi yazarlardan önemli romanlar, şiir, öykü, deneme ve tarih kitapları çevirdi. Yakın dönemlerde Ç.N. dergisine verdiği röportajda çeviri anlayışını şöyle anlatıyordu Kriton bey: "En başta, insan çevireceği lisanı çok iyi bilmelidir. Sadece kelimeleri bilmek ya da cümlelerin bütünsel olarak anlamlarını kavramak yetmez; satıraralarını da iyi okumak gerek, dilin nüanslarını iyi kavramak ve algılamak; zaten bunu başarabilen kişiye iyi çevirmen denir. Ben daha çok anlam çevirisinden yanayım. Türkçe nasıl yazacaksam onu aktarmaya çalışırım; metnin yazarı ben olsaydım nasıl
yazardım... Ege'nin tuzlu suyu insanların ağzına değsin isterim, Ege'nin güneşi gözümüzün önünde parlasın isterim; yani Ege tadını aktarmaya çalışırım." (Söyleşinin tamamı için bkz. http://cevirmeninnotu.blogspot.com/2007/10/kriton-dinmen-ile-sylei.html ).
Kriton bey, bu çevirilerinin önemli bir bölümünün takip haklarını Çevbir'e devretmişti. Kitaplarını yıllar önce bastığı halde kendisine doğru dürüst hiçbir ödeme yapmayan batakçı bir yayınevinden kurtarıp hakkı olan parayı tahsil etmeye ve bu kıymetli çevirilerin yeni yayınevleri tarafından basılmasını sağlamaya çalışıyorduk. Belli bir mesafe de kaydettik, hatta işin son aşamalarına da geldik ama ne yazık ki Türkiye'de hukuk süreci çok uzun sürdüğü için kitaplarının kurtulduğunu görmeye Kriton beyin ömrü vefa etmedi. O yüzden doğal olarak Kriton beye (ve bu konuda çalışmaya devam etmemizi isteyen sevgili eşine) borçlu hissediyoruz kendimizi. Umarız en kısa zamanda bu vefa borcumuzu öderiz. Hiçliğe Övgü'de şöyle yazmıştı çünkü Kriton bey:
"Ben Vefa'yım…Siz insanların en az bildiği, bilmeyi de en az istediklerinizden biriyim. Ben, hep en sonda ortaya çıkarım. Sizlerin coşku ve duygularınızın sakinleşip yatışmasından, problemlerinizin halledilip küllenmesinden sonra görünürüm. Benim ortaya çıkışım, çoğu kez sizlerin mutluluğunu ve huzurunu gölgeler… Çünkü, meselenin çözülmüş olması ile size gelir ve kanatlarımın çırpıntıları ile duymakta olduğunuz mutluluğun bir bedeli olduğunu sizlere hatırlatırım.
Siz mutluluktan uçarken, ben size, bu mutluluğunuz nedeniyle, insan olmanızın bir ifadesi olarak, bu mutluluğu tatmanıza yardım edene karşı, hiçbir zaman ve hiçbir şekilde ödeyemeyeceğiz bir borcunuz olduğunu hatırlatırım.
Bu borcun hatırlanması sizi hiçbir zaman o kişinin esiri haline getirmez. Zaten, böyle bir borcun olduğunu hatırlayabilen kimse insandır; ve, böyle olunca da, hiçbir insan hiçbir şekilde hiçbir kimsenin esiri olarak kendisini hissedemez. Vefa, sizi esir almayan bir borçtur; insandaki karar serbestîsini bozmayan, aklınızı çelmeyen, sizin insan olma gururunuzdan hiçbir şey çalmayan, kişiliğinizin yapısından hiçbir ödün vermenizi istemeyen bir borçtur! Sizi insan yapan bir borçtur. Ve, o borcun karşılığını verdiğinizde de, hissetmekte olduğunuz mutluluk kat ve kat artacaktır… Meselenizin halledilmiş olmasının size vermiş olduğu mutluluğun yanında, size, insan olmanızın gururlu mutluluğu da katılacaktır"
Size olan vefa borcumuzu hiç unutmayacağız Kriton bey!
Çevbir




kenan hoca ile prg. seyrettim. ibrahim hocayı fakülteden tanıyorum. doğallığı halen bozulmamış...mustafa hocaya müsait olduğunuzda gidecektik...geçen hafta trt 2 de seyrettim hocayı.. oldukça dolu bir insan. ciddi çile çekmiş gibi... vesselam.
c.



merhaba sadık bey, yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum, aktardığınız düşünceleri paylaşıyorum. web sitenize girdiğimde çeşitli konularda yaptığım araştırmalar için bir arama motoru eklemenizi arzu ederim. googleda belki mümkün, ama kendi sitenizde bunu bulmak daha iyi olur diye düşündüm. bu fikrimi paylaşmak istedim.
saygılarımla
a.




Tekrar selamlar,
En başta estağfirullah. Siz ne kadar alçakgönüllü olsanız da inanın tahmin ettiğinizin üzerinde benim gibi insanlara "iyi ki yazdınız, iyi ki duydunuz" dedirtiyorsunuz. Cem Karaca  ile ilgili anlayışınız, onu duyma okuma biçiminiz bana yine "Allah çok şükür" dedirtirdi. Cem Karaca'nın varlığı için, sizin varlığınız için ve hamd sıfatına yalnızca kendi malik olan Allah için, Allah'tan görebildiğimiz tüm yansımalar için yine Kendisine sonsuz şükürler olsun.
Sağolun, sağlıcakla kalın,
a.





selam,
güzellikler ve dua gönderiyorum
muhabbetle
a.





yazılarınızı beğeniyle takip ediyorum
çok güçlü bir kaleminiz ve güzel bir yüreğiniz var
Allah kaleminize ve gönlünüze kuvvet versin
Allah'a emanet olun
dua ile
n.




Kardeşim,
Hoca, roman çalışmanızdan söz etmişti. Allah yüreğinize ve kaleminize güç versin.
Selamınızı elbette iletirim.
Muhabbetle kalın.
Selamlar
m.



Kalpleri bir kalemle Yaradana şükürler olsun. yazılarınızdan kitaplarınızdan o kadar çok şey öğrendim ki; tevafuk olsa olsa benim sizden gördüklerimde olur. büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum şeyh ile ilgili romanınızı.
bir de benim size bir nargile borcum vardı. istanbul'a geldiğinizde borcumdan kurtulmak dilerim :)
selam ederim.
s.




Sevgili kardeşim,
Mustafa Hoca  bugünlerde Kütahya'da. Az önce beraberdik. Sizin kulağınızı da çınlattık. Manen aramızdaydınız. Eve geldiğimde mailleri açınca bu tevafuka nasıl sevindiğimi anlatamam. Sorumlu yazar tavrınıza hayranım. İlk metin sizden geldi. Çok teşekkür ederim.
Selam ve muhabbetle
m.




Sayın Sadık YALSIZUÇANLAR
Bizim Külliye dergisi, 37. sayısını "şeyhülmuharririn" unvanına layık görülen Türk kültürünün birçok dalında kalem oynatmış merhum "Ahmet KABAKLI"ya ayırmıştır.
Siz değerli kalem erbaplarından isteğimiz; çok yönlü bu ustanın sanatımıza, edebiyatımıza, gazeteciliğimize ve hepsinden önemlisi kendinden sonra yazacak olanlara neler kazandırdığını bir paragrafla Bizim Külliye dergisinin okurlarıyla paylaşmanızdır.
Not: 14-07-2008 Pazartesi gününe kadar e-mail atarsanız seviniriz.                            
Saygılarımızla,
n.





Allah'ın rahmetinin arşına eriştiren mirac; Bismillahirrahmanirrahim'dir ve namazdır.
Bütün mümin kardeşlerimin Mirac Kandilini en içten dileklerimle tebrik ederim.
Dualarınıza muhtaç;
k.




sadık ağabeyim kandiliniz mübarek olsun.
sevgi ve dua ile..
s.p.



Kandiliniz kutlu olsun.
n.


hocam sizden bir ricam var arapça haflerin anlamı nedir internetten bir kaç defa araştırma yaptım herhangi bir şeye raslamadım.mesela "vav" harfi edebi temsil ediyor diye biliyorum başka "elif" anlamı nedir "ye"ninde bunun gibi hocam bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim sevgi ve saygılarımla...
y.




Miraç edenlerin safında durursan yokluk bir Burak gibi seni alır, yücelere ağdırır.
Hz. Mevlana
Aşk-ı İlahi ile her dem miraç olsun. Rahmet ve lütuflara vesile olsun niyazıyla…Kandilimiz mübarek olsun.
m.v.





Değerli hocam,
Uzun zamandır internetim olmadığı için size yazamadım..Nasılsınız?inşallah iyisinizdir.Dualarım her daim sizinle..
Neler yapıyorsunuz?En son bir belgesel çekimi yapıyordunuz.Nasıl gidiyor?Ne  zaman yayımlanacak?Ayrıca gönderdiğim hikayelerden istifade ettiğiniz oldu mu?Merakımı mazur görün,sizinle uzun zamandır iletişim kuramadığıma verin..
Hocam,ben bu yazımı sizin kitaplarınıza ayırdım..Onlarla hemhal olmak,yeniden sizi okumak,yeni şeyler keşfetmek adına...Çok çok büyük lezzet alıyorum,Allah sizden razı olsun..
r.





Saygıdeğer hocam,
Öncelikle afiyette olmanızı dilerim, zatı alinizi gıyaben tanıyor ve de ilgiyle okuyorum,
Yazışmak bugüne kısmetmiş
Allah'ın sevgili kullarından olsanız gerek,
Başka ne denir, bilemiyorum,
Kısmetse, derleme yayın aşamasına doğru ilerliyor,
Bu konuda bir katkıda bulunmak ister misiniz?
Eğer zamanınızı VERİRSENİZ, bizleri bahtiyar edersiniz,
Katkınız derlemeyi daha güçlü kılacaktır
sağlıcakla
r.






hocam değerlendirmeniz için ne kadar teşekkür etsem azdır. Benim için gerçekten çok önemli, sizin gibi bir yazardan böyle güzel bir yorum almak. Ama sonra pişman olabilirsiniz.çünkü arada bir sizi rahatsız edebilirim yazılarımla.
tekrar sağolun,
görüşmek dileğiyle
Allaha emanet olun
m.





Dualarınıza bütün gönlümle iştirak ediyorum
Amin efendim
memnuniyetle birer nüsha yollarım
Hocam büyük bir hızla kitabına devam ediyor.
Sorularınız vesilesiyle size dua ede ede çalışıyor..
hürmetlerimle
b.





Es-selam
kitaplarınızı beğeniyle okuyoruz.sizinle hep istanbulda görüşmek istedik ama olmadı.tatil için kırşehire geldiğimizde duydukki siz bi panel için geliyorsunuz hemen geldik ve dinledik tabii
anlamışsınızdır ki kırşehirde abdal deyince eli sazlı çalgıcılar anlaşılıyor.siz gerçek anlamda ve harika açıkladınız. yeni kitaplarınızı bekliyoruz.kırşehirede tekrar gelin abi bekleriz
wesselam
e.





Hocam merhabalar. İnşallah iyisinizdir. Yazılarınızı düzenli olarak takip ettiğimi ve çok beğendiğimi söyleyerek başlamak şaşırtıcı olmasa gerek sizin için. İyi bir kitap okuyucusu olmaya çalıştığımı belirtikten sonra sizden bir konuda yardım isteyeceğim. Okurken hangi kitaplara öncelik vermeliyim? Edebiyat bölümünde lisansüstü yapıyorum. Branşımla da ilgili olduğu için tasavvufi eserlerle ve Klasik Türk  şiiriyle iç içeyim. Başka neler önerirsiniz? Hangi kitaplara öncelik vermem iyi olur. Selam ve dua ile...
Ü.






sayın hocam öncelikle selam ve hürmetlerimi sunarım. ben 22 yıllık  47 yaşında bir teknik öğretmenim.  size hocam dedim. çünkü yazılarınızdan çok şeyler öğrendim bu yazımıda takdirlerimi ifade etmek ve minettarlığımı bir parça ödeyebilmek için yazıyorum . bir hatam ya da kusurum olursa bağışlayın . Sizi Said-i Nursi ve eserlerini ayrıca İbnü'l-Arabi ve eserlerini  mevlana ve mesnevisini okumuş özümsemiş bunlar üzerinde kafa yormuş biri olarak görüyorum  bende acizane bu alimlerre ve eserlerine karşı büyük bir iştiyakım var kendimce kendi halinde okuyup anlamaya çalışırken yeterince anlayamamanın ızdırabını duyarken Cenab-ı Allah sizinle yazılarınızla tanışmamı nasip etti.ilk yazılarınızla tanışmam bir kitapevinde Tasavvuf Risalesi kitabınızı görmem ve alıp okumakla başladı. sonra semazendeki yazılarınız vs. Bir edebiyat öğretmenine kitabı okuması için verdim kendisi ayrıca  nur cemaatine  hocalıkta yapan birisi idi .okuyunca kitabınıza hayran kalıyor tasavvufa bakışı değişiyor cemaata tavsiye ediyor kendi ifade etmişti o zaman kitapçıda kitabın o an için  kalmadığını . tabi şu an kitabınız ne kadar satıldı yani okundu bilemem . inşaallah kıymeti bilinir. henüz fazla kitabınızı okumadım  ancak okuma arzusu duyuyorum.  Yazılarınız emin olunuz ki  şahsen benim, daha önce bahsettiğim alimleri ve kitaplarını  daha iyi kavramamı , anlamamı sağlıyor ve hızlandırıyor . ayrıca anlatım tarzınızı gayet açık ve sürükleyici buluyorum bu ve benzeri  tam anlatamadığım ama anladığınızdan emin olduğum birçok şeyler için size tekrar  tekrar teşekkürlerimi arz ederim  en çok hayran olduğum yönüz bir menzili sofi gibi anlatmanız yada nur risalelerini nur talebesi gibi açıklayabilmeniz bir bakıyorum mesnevi uzmanı olarak  görüyorum  bir başka yazınızda vahdeti vucudu savunan ibnül arabi konusunda yetkin biri olarak çıkıyorsunuz karşımıza uzatmayayım değerli alimlerin eserlerinden imbikle süzülmüş yazılarınızı takip edeceğim.  bundan sonrada  nice  kıymetli yazı ve eserlere   imza atmanızı ve başarılı olmanızı yazı ve kitaplarınızın halkımızdan  gerekli ilgiyi görmesini rabbimizden niyaz eder saygı ve sevgilerimi arz ederim hoşçakalın efendim.




Sayın Sadık Yalsızuçanlar,
Sosyal demokrat siyasi tercihimizle birlikte okuduğumuz yerleri kınayan anlamayan arkadaşlarımıza rağmen kendi değerinizi kendiniz oluşturduğunuzdan, yazılarınızı hem sitenizden,hem zaman gazetesinden hem de semazen net'ten düzenli olarak takip ediyor, okuyorum. "Hayat müzikle devam eder" adlı kitabınızı da televizyonda gördüm, hayırlı olsun herkese. Eğer zamanınızı almazsam bana bir konuda fikir verip yardımcı olabilir misiniz? Hani etrafıma bakıyorum, soracak birileri yok, bir taraftan da yüce Allah'ın "Onlar benim gökkubbelerimin altındadırlar "mealinde bir kelamı var. Belki sormak isteyeceğim yetkin kişiler yanı başımda ama ben bilemiyorum.
Kalp aynamızı parlatmak için yaradanı sev yaradandan ötürü hakikatini pratiğe geçirirken, daima insanlar  hakkında hüsn-ü zanna sahip olmak isterken ama kötü davranışları görüp ki bu da mı bizim kusurumuzdur yoksa gerçekten Allah'ın yine hakkı için hakkla-batıl sınırlarının öte taraflarında yer alanları suçluluk duyugusuna kapılmadan görüp ayırdetmek mi lazımdır, ve ondan da ötesi ayrımı doğru yaptıktan sonra bunu doğrulayıcı bir sürü kendimiz nefsimiz egomuz dışındada göstergeler olursa, bilge kral merhum Aliya İzzetbegoviç gibi belki zalimlere kötülere  sadece bir adalet vicdan borcumuzdan başka birşeyimiz yoktur derken, peygamber efendimiz (s.a.v.)bile  vahşiyi en azından gözüm görmesin derken ben etramızda hızla kirlenen insan canlarına karşı sevgimizi muhabbetimizi Allah için nasıl sürdürebiliceğimiz konusunda rağmen'e  rağmen nasıl devam etmem gerektiği konusunda çok bocalıyorum ve inanın bu sorunu kendime  büyük dert ediniyorum. Çünkü ömrüm çok kısa.İhsan Oktay Anar'ın suskunlar romanında firavunun bile dönebileceği rahmetini hiç unutmadan kendimize çeki düzen vermemiz gerektiği yazıyordu. Belki zulme karşı çıksak bile sırf Allah'ın ihtiyarında birşey olduğu için bile mi acaba belki küfretmemeiz gerekiyor? Yani zalimliği, kötülükleri bile fazla nefret dersek Allah'ın yanına koymaya çalıştığımızın farkına varmadan bir şirke girebileceğimiz hissediyorum.Yani herşey varlığı  itabariyle onun elinde. Ama günlük hayatta riyakar insanlara yanlışı çok olan insanlara ki bizim de yanlışımız çok olabilir sanki onları kınamadan sevmeye devam ve iyiliklerini istemeye devam bir taraftan da kınamamakla görmezden gelmek aynı mı? O zamanda hakikate ihanet etmiyor muyuz? Yargıç değiliz elbet haşa ama duracağımız bir nokta olmalı, bir ayar ben bulamıyorum.
Eğer meselemi anlatabildiysem ve bana tavsiyeleriniz varsa çok memnun olurum. Çünkü geçen sene Konya'da Mevlana Hz.lerini ziyaret ettiğimde bir sempozyuma katılmıştım. Neyzen Kudsi Ergüner'de vardı. Yandaki konuşmacıların tam tersine Mevlana Hz.leri bugün kendi öğretisini ben Hz. Muhammed(s.a.v)'in yolunun tozuyumi toprağıyım çıkışlı  öğretisinin yanlış kullanıldığını  görse  hepsini sopayla  kovalardı dedi. İşte tam da burada bu kovalama metaforu değişik derecelerle hayatımızda yanlış insanlara karşı devam mı etmelidir? Sevmeye nasıl devam edeceğiz o zaman?
Selamlar, saygılar
a.


Çok kıymetli Sadık ağbi,
Nasılsınız? Sıhhatiniz ve keyfiniz yerindedir inşallah.
Uzun zamandır netten uzaktım ağbi.
Askerliğimi yapıp geldim. 5 ay küsur sürdü.
Giderken yanıma aldığım tek kitap olan "varlığın evi" beni orda yalnız bırakmadı.
Sonra çok güzel bir tevafukla, beni İzmir'de, askeri bir okulun kütüphanesine çavuş olarak verdiler.
Şu an İstanbul'dayım ve Timaş Yayınlarına girdim.
O kadar çok isminiz geçiyor ki orda, çok seviniyorum.
"Anka" hayırlı uğurlu olsun inşallah.
Timaş'a gelirseniz, sizi görebilmek beni çok mutlu eder güzel ağbim.
Bol dua ve selamlarımla..
c.






Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 516

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM