JA slide show
Anasayfa arrow Günlük arrow Mektuplar arrow Mektuplar [Ekim 1]
Mektuplar [Ekim 1]
Yazan ediTör   
08.10.2009 18:00

Merhaba Sadık Bey;
Evvelâ şunu belirteyim ki,  bu mail'i size yazmamın sebebi Türkiye'de profesyonel bir iş olarak telâkki edilmeyen "münekkidlik-eleştirmenlik" işinde sizi yetkin bulmamdır. Eserler hakkındaki analizlerinizi büyük bir dikkatle takip ediyorum.
Hikâye yazan biriyim, hikâyelerim hakkında çok uç yorumlar alıyorum. Maksadım size iki hikâye göndererek hem vaktinizi almamak hem de yorumunuzdan yola çıkarak kendime genel bir istikamet belirlermek.
Bu genç adamın hikâyeye kabiliyeti olup olmadığı hakkında birazcık olsun vaktinizi ayırabilirseniz çok müteşekkir olacağım.
Selâm ile.

e.

 

 

 

 

 


Tesekkurler.

 

Benimde %75 zamanım işlerle ve %25'de iş dışı yazı çizi röportaj vb faaliyetlerle geçiyor. Ekim ayında çok seyahatlerim var. Sonbahar ve Kış aylarında bir çok Latin amerika faailyeti olacak. Onlarla ilgili çalışmalar var.

 

Halil Abi'ye Selam. Orada çektiğiniz görüntülerden bir DVD yapsanız da biz ve sevdiklerimiz de izlesek ne güzel olur.

 

 

Selamlar,

c.

 


 

 

Niyazi Mısri ile buluşma…

 

 

Program                      : Panel

Düzenleyen                : Malatya Belediyesi

Konu                          : Niyazi Mısri ile buluşma

Tarih                           : 23 Ekim 2009 Cuma

Saat                            : 19.00

Yer                             : Belediye Konferans Salonu

 

Konuşmacılar:

 

Sadık Yalsızuçanlar (Yazar)

Doç. Dr. Kenan Erdoğan (Celal Bayar Üniversitesi)

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Tatçı (Gazi Üniversitesi)

Fatih Çıtlak (Araştırmacı-Yazar)

 

·        Mini konser

·        Şiirler

·        Kitap okumalar (Anka)


Simdi cürüme, hangi yanagindan basladi/ Önce hangi gözün akti..
Bayramin kutlu olsun.
Sevgiler.


Hocam hayırlı günler. Bayramınız kutlamak için telefonla sizi aradım; ancak bendeki numaralar kullanıma kapatılmış olarak uyarı verdi.

En kısa zamanda görüşmek dileğiyle, tekrar geçmiş bayramınız hayırlı olsun

m.


 

merhaba, hikaye mevzuunda konuşmak üzere sizinle irtibata geçmem mümkün mü acaba?

s.

 


Merhaba,
Öncelikle Bilge Karasu hakkında ki yazılarınızın tümünü "hayranlıkla" okuduğumu  belirtmek isterim.  Türk hatta dünya edebiyatında önemli bir yeri olan ( benim içinse önemden de öte yeri olan) Karasu hakkında ki yazılarınız dan ne kadar çok yararlandığımı ( ve bu bilgilerin benim için ne kadar değerli olduğunu) anlatamam.Okuduklarımdan  duyduğum, edindiğim öğrendiğime göre Bilge Karasu' nun daha pek çok (yayımlanmamış) yazıları varmış. Ve ben doymak bilmez bir aç gözlülükle (daha ötesine ) nasıl ulaşabilirim diye didinmeye karar verdim . Sizden ricam eğer ulaşabileceğim kaynaklar varsa; bu konuda bana yardımcı olmanızdır.
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
s.


Ayraç 2 Çıktı: “yaratılanı severim, yaratandan ötürü”

 

 

Ayraç Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi olarak, tahmin etmediğimiz bir ilgiyle karşılanmamız, bizi sevindirmekten öte, okumaya ve tahlil yapmaya toplum olarak ne kadar aç kaldığımızı da göstermesi açısından önemli gözlemler yapmamıza vesile olarak, bizlere aşk ve şevkle işimize daha fazla sarılmamıza vesile oldu.

Bu sayımız, Eylül ve Ekim sayımız olarak 2 aylık çıkıyor. Her ayın 1’inde tüm NT mağazalarında, seçkin kitapçılarda ve D&R mağazalarında bulunmak için böyle bir karar almış bulunuyoruz. Bu kararımızla Ayraç Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergi’sinin 2 aylık çıkacağı sanılmasın. Kasım 1de çıkacak olan 3. sayımız ve sonraki aylar için her ayın 1’inde satış yerlerimizde bulunmak, derginin de çıkış sürecini düzene koymak için Eylül ve Ekim sayısına has olarak alınan bir karar bu.

Ayraç ekibi olarak, 2. sayımızdan itibaren abone çalışmalarına da başlıyoruz. Hemen yandaki sütunda abone olmak isteyen okurlarımız için açıklamalar mevcut. İlk sayımızı inceleyen okurlarımız, hem yazıya, hem görselliğe önem verdiğimizi görmüşlerdir. Aylık çıkacak olan Ayraç, ilerde birbirinden farklı dosya konularını da gündeme taşıyacaktır. Nitekim 2. sayımızda da dosya konularımızı fark edeceksiniz…

İkinci sayımız Mukadder Erkan’ın Hilmi Yavuz poetiği hakkında yazdığı bir yazıyla başlıyor. Ardından Abdullah Yavuz Altun’un Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabıyla alakalı tahlilini, Yunus Emre Tozal’ın Sezai Karakoç’un Yunus Emre kitabından hareketle yazdığı “Yunus Yürekli Olmak” yazısını, Ali Utku’nun “Filozof Rıza Tevfik Bey’in Dârulfünûn Felsefe Ders Notları” başlıklı inceleme yazısını okuyacaksınız. Ahmet Bozkurt ile Auerbach’ın 1942-1945 yılları arasında İstanbulda kaleme aldığı, Homeros ile başlanan ve ardından Shakespeare, Dante, Goethe, Cervantes, Victor Hugo, Dostoyevski, Balzac, Virginia Woolf, Marcel Proust, James Joyce ile devam eden yolculuğa çıkacaksınız.

Roman dosyamızda Şahin Torun’un “Türk Romanının Sağ’ı Sol’u… ya da Roman ve Siyaset Bağlamında Bir İlişkilendirme Çözümlemesi’’ başlıklı yazısının ilk bölümünü, Mehmet Akif Ertaş’ın Buddenbrook Ailesi’nin burjuvazi ile ilişkisini inceleyen yazısını okuyacaksınız. Dil dosyamızda Bünyamin Aydemir, “Dil-İmaj Arasındaki Temsil Krizinden Yeni Tiyatro Algısına Genel Bakış” başlıklı yazısını, Cemil Üzen’in “Dilin Yapısı ve Çeviri Üzerine” başlıklı incelemesini okuyacaksınız. Hikâye dosyamızda İbrahim Tüzer’in Sabahattin Ali’nin “Ses” adlı hikâyesinden yola çıkıp, tüm kitaplarına genel olarak yaptığı tahlil yazısını, Özcan Gökhan’ın Tomris Uyar’ın Çiçek Dirilticileri hikâyesine yazdığı incelemeyi okuyacaksınız. Şiir dosyasında İsa Karaaslan Ahmet Murat’ın “Kış Bilgisi’ni, Günay Güner A. Tolga Suyolcuoğlu’nun “.Elem Dağında İbadet”ini yazdılar. Ali Koçak, Mevlana’ya Göre Manevi Gelişim” adlı kitabın tahlilini, Vedat Aydın Sadık Yalsızuçanlar’ın Dem’ini, Teodora Doni Neşe Kutlutaş’ın Kayıp Topraklar’ını yazdı. Zeki Bulduk, “Bir Nokta” Kitaplığının Mutfağında Derviş Bir Şairin Sofrası’na giderek Mürsel Sönmez’i yazdı.

Bu sayımızda ayrıca Karadenizli genç müzisyen Fatih Yaşar ile söyleştik. Doğu Karadeniz horonlarından, müziğin yapısal özelliklerine, Nietzsche’nin Wagner için kullandığı “ortalama zekâlı burjuva için beste yapıyor” tabirinden tasavvuf müziğine, Loreena McKennitt’den Âşık Veysel’e, Neşet Ertaş’tan müzik felsefesine keyifli bir söyleşi sizleri bekliyor. Söyleşiyi Soner Demirtaş’ın, Ezginin Günlüğü grubunun solisti olarak da bilinen Hüsnü Arkan’ın Ölü Kelebekler Dansı kitabıyla alakalı yaptığı tahlille birlikte okumak mümkün.

Bu sayının ilginç-orijinal yazılarından ikisiyle karşı karşıyasınız: Mustafa Nazif’in Murat Zelan’ın “amerika diye bir yer yok!” kitabından yola çıkarak yazdığı “Annuit Coeptis” yazısı ve Yıldız Ramazanoğlu’nun M. İkbal’in Cebrail’in Kanadı’ndan Schimmel’in Şark Kedisi’ne imgelerle yaptığı gezi yazısı. Özlem Yaşar ilk sayıda olduğu gibi, bu sayıda da bir ressam inceliyor: “Amedeo Modigliani”. Şeyh Hacı Mustafa Efendi ve Kallavî Efendi efsane yazar Mine Sota hakkında yaptıkları bir sohbeti yazdılar.

İyi okumalar efendim…

Şahin Torun / Genel Yayın Yönetmeni – Yunus Emre Tozal / Editör


Merhaba Sadık Hocam,
Nasılsınız? Öncelikle şunu söylemek istiyorum, gerçekten size karşı çok mahcubum,
çok uzun zaman oldu size yazmayalı ve bunun için gerçekten çok üzgünüm, mail adresim hacklendi
sonra yine aynısını almak için çok uğraştım, ve sonunda oldu çok şükür
İnşallah herşey yolundadır hocam çok selamlar

n.

 


Merhaba,
Oncelikle turkce karakter kullanmiyorum, bazen sorun oluyor diye, kusuruma bakmayin lutfen.
Iki gun once kitaplarinizdan Anka'yi bitirdim. Simdi ise Cam ve Elmas'i okuyorum. Kitaplarinizdaki kendi icsel arayisina cikan karakterlerle bir bag kurdum. Kendime benzettim onlarin acilarini belki de bilemiyorum. Aci hepimize tanidik.
Benim yazma sebebim belki biraz da caresizlikten. Cunku karakterlerinizin icine dustukleri o yavanlik, anlamsizlik duygulari, aci cekisleri, basagrilari, sigaraya tutunuslari, sorulari, cikmazlari,  ve bogusmak zorunda kaldiklari ailevi, is hayatina dair,  yani icsel cikmazlar disinda bir de dissal cikmazlar icinde kalislari oylesine tanidik ki. Onlarin bir insan-i kamille tanismalarini, deneyimlerini, ruyalarini, diger ilahi (mi demeliyim bilmiyorum) deneyimlerini yazan birisi olarak, tassavufla ve tassavvuf ehliyle olan bilginiz, deneyiminiz (yada bilemiyorum, dogru kelimeleri secemedigimi hissediyorum, affedin lutfen)  oldugu cok acik.
Ben lise yillarimda, daha tassavvuf kelimesinin ne oldugunu bilmezken, namazin, orucun bile ne odlugunu bilmezken, belki sadece inancimla, birseyler yasamaya baslamistim. Kitaplarinizda bahsi gecen ruyalar, bazi haller gibi. Sonra bu hal kendiliginden gecti. Ve ben o hali kaybettigim icin cok uzuldum, sanki hergece ruyama gelip bana yol gosterenler beni terkettiler. Hep o zmanalari ve o zmanalarda yasadigim hallerimi ozluyorum. Yillar gecti. Hala o zamanlarimi ozluyorum. O yillarima ait gunluklerime baktigim zaman acidan  baska hicbirseyden bahsetmemis olmama ragmen, hala ozluyorum. O hali kaybettiklten sonra cok savruldum, cok uc noktalara geldim, yeri geldi kendimi sucladim, yeri geldi isyan ettim. O zamanlardan geriye kalan bana manasini yitirmis kuru bi aci oldu. Demek aci cekmenin de cesitleri varmis, onu anladim. Kac zamandir Allah'a yalvariyorum, beni affetsin, yoluma birinsani kamil cikarsin, bana yol gostersin, O'na yakinlasmama icin vesile kilacak bir seyl!
er olsun diye. Sadik Bey, size yaziyorum, cunku o karakterleri yazan bir insanin, yeni veya eski bri tarihte, ama bir sekilde bu deneyimleri yasamis oldugu kesin. Insan bilmedigi bir seyi yazabilir mi? Insan yasamadigi bir seyi sadece kitaplardan okuyarak bilebilir mi? Hele ki konu tasavvuf olunca.
Yasadikalrim, ve suanda yasiyor olduklarim ne hic bir fikrim yok. Kayboldum. Muhtemelen cok yogunsunuz. Bir cok kisi de size mail atiyordur benim gibi. Cevaplar misiniz bilmiyorum, ama iste bir umit belki bir oneriniz, bir ogudunuz, nasihatiniz bana olur da belki bir yol bulurum diye yaziyorum. Belki esas sorun benim o zamana takili kalmis olmamdir, bilemiyorum. Insanin kendisine yol gosterecek bir buyugu, bu konulari konusacak esi-dostu olmayinca bazen takilip kaliyor.
Kitaplarinizin etkisinden kurtulamiyorum.

b.


Kıymetli hocam, muhterem dostum, pek memnun olduk.. Samimiyetinize hayran kaldık... Allah razı olsun..Allah işlerinizde kolaylıklar versin inşallah... hayırlı yolculuklar size..
Kaleminize inanılmaz bir kıymet vermekteyiz.. İnşallah haberlerinizi beklemekteyiz..
Selam, dua ve dostlukla...

D.


Gezgin,Yolcu,Garip,Anka kitaplarından sonra Dem.
Esrelerinizi içten, maddi kaygılardan uzak adeta olayları yaşayarak ve olayları derinlemesine irdeleyerek kaleme alışınız beni adeta mest ediyor.Size yayın hayatınızda muvaffakiyetler diliyorum.Bu elektronik mektubu yazmamın amacı hem tebrik etmek hem de bir itirafta bulunmak içindir.Ben kendimi bildim bileli nur derslerine devam eder,ortaokullar yıllarından beri Elazığ'a Hulusi Abi için okunan mevlide iştirak eder,yine o zamanlardan beri Urfa'ya Üstad için okunan mevlide giderim.Üniversitenin 3 senesi dediğiniz duyguları yaşadım.Okudum, ağladım, geceleri sabahladım aynen sizin gibi sadece nurlardan ve şiirlerden zevk alır hale geldim.Uzun zamandır kendimi bir esere veremiyordum.Romanınızı Ramazan ayında Erzurum'a Mehmet Kırkıncı Hocamı ve ordaki abilerimizi ziyaret etmeye gittiğim vakit aldım ve müthiş bir zevk duydum.Tekrardan risalelere aşk ile sarıldım.Hatta sizin Nigar diye simini zikrettiğiniz bayanla yaşamış olduklarınızı ben de yaşadım.Belki de romanda kendimi buldum diye roman çok hoşuma gitti....
Sizi tekrar tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim . Allaha emanet olun
ö.


sadık ağabey nasılsınız?
sizi arayamadım bu aralar, ciddi, sıkı bir sekilde ders çalışıyorum.
bildiğiniz gibi ankaradayım artık. kpss ye hazırlanıyorum
ama siznle görüşmeyi çok arzu ediyorum,
hafta sonu müsait olabiliyorum, sizin durumunuz hussunda ne yapabilirim.
sizin kıymetli vaktinizi de israf etmek istemiyorum..
dualarınızı beklerim.
h.


merhaba hocam. Anadolu Mayası .sohbet çok güzeldi.sizi canlı dinlemekten çok mutlu olduk arkadaşlarla çıkışta teşekkür için yanınıza gelmek istedik fakat çok kalabalıktı inş nasip olur görüşmek.o kadar güzel ve önemli konulardan bahsettiniz ki bu kadar kısa bir sürede aslında biz saatlerce dinliyebilirdik tabii bunada şükür bunu nasip eden Rabbim devamınıda nasib eder inş.Rabbim sizden razı olsun.hürmetlerimle   

m.


 


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 777

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM