|
|
| Mektuplar [Aralık 1] |
| Yazan ediTör | ||||||
| 16.12.2009 19:37 | ||||||
|
Saygıdeğer hocam, üstadın bakışları raftaki kitabı hemen farkettiriyordu zaten. kapağına ve ilk bir kaç sayfasını bakınca "70'li yılların canlı anadolu kasabalarında....ama bir yanıyla da yeknesak ...." diye başlayan cümleyi görünce önce bir kez 'hah, işte bu' deyiverdim. sonra bi de malatyayı görünce düşünmeye hiç gerek kalmadı, alıverdim ve hemen okuyup bitirmişim. diğer konuların yanında buna takılmamı gençliğime cahilliğime verin ama benim için esas mesele 81. bölümün sonundaki yarım sayfalık bölümdü : ezik olan neden sizsiniz, neden kuruntuları yüzünden giden kadın değil de siz? her şeye rağmen nazını çekip koluna mı yapışmalıydı? yoksa bu işe baştan girilmemeli miydi? yoksa insanın suçluluk hissetmesi için bir şey yapmaya ya da yapmamaya gerek kalmıyor da evli olması yetiyor mu sevdiği kadının. merak ediyorum yıllar sonra nasıl görünüyor. çünkü en masum yaptığım ya da öyle olduğunu sandığım şeyler bile daha şimdiden bana pişmanlık olarak dönüyor hocam. sevgiler saygılar... a. selamlar efendim. bu fakir sizi umumiyetle kitap dünyas1ndan takip etmekteyim. sizin risale-i nur dünyas1na bunun yan1nda tasavvuf dünyas1na yak1nl11n1z1 memnuniyetle görmekteyiz. pek aziz sad1k efendi abicim günümüzde malumunuz tasavvuf dünyas1 içinde bir tak1m tuhaf cereyanlar söz konusu, namaz k1lmay1p biz salat-1 daimdeyiz diyenler, üstad hazretlerinin tesettür risalesi malumunuz ama ba_örtüsü diye bir _ey yok siz o ayeti yanl1_ yorumluyorsunuz deyip i_ari tefsir yapmaya kalkanlar, "köpek giren eve melek girmez." hadisini efendim bu hadisi herkes yanl1_ anl1yor burada köpek insandaki _ehvetigadap vs.'dir onu içinizden atmad1kça melekuti aleme aç1lamazs1n1z yoksa evinizde tabiki köpek bakabilirsiniz diyen sözüm ona mutasavv1flar(bunlara belki en güzel cevab1 900 sene önceden 0mam1 gazali ks. mi_katül envarda veriy1r) vb. efendim siz bu ak1mlar1 daha iyi bilmektesinizdir. benim merak ettiim sizin bu husustaki görü_leriniz. bu sözleri söyleyenlere bak1yorum umumiyetle Hz.! ^eyh-i Ekber 'in (ks) dü_üncesinde olduklar1n1 iddia ediyorlar. Hz. _eyhi onlar1n yapt1klar1ndan tenzih ederim. özür dilerim sizin de vaktinizi ald1m ama bir iki cümle ile cevap verirseniz çok sevinirim. Allah sizlerden raz1 olsun hay1rl1 günler. Güzel sözlerin ve önerilerin için çok tesekkür sevgili kardesim. Tabulara fena halde dokunuyorsun, kutlarim. Baska türlü yol almak çok zor, selamlar y. merhaba kıymetlı hocam.ders yine muhteşemdi Rabbim sizleri başımızdan eksik etmesin.yanınıza gelip sizinle konuşmayı çok istiyorum ama bilgisizliğimden çekiniyorum .siz namazı bu denli güzel anlatınca nasıl namaz kılıyorum diye gece boyu düşündüm.insan haketiği ve gayretti ile bir yere gelir diye birşey varmı? yoksa Allah ın cc lutfu keremiyle ihsan ve nasip ettiği bir şey midir böyle bir namaz kılabilmek bilmiyorum vaktınızı aldiğim için hakkınızı helal edin dua buyurun inş...hürmetlerimle maksude Yaşama tutunuyoruz bu sancılı varoluşun ucunda; kelimelere, şiirlere, öykülere… Edebiyat yaşamdır çünkü. Yaşamı anlamak için kelimelere sığınıyoruz. Kelimelerimiz, kelimelerinize dolanıyor. Kelimeler bizi yaşamın ucuna çekiyor. Ucunda edebiyat var. MaviMelek Edebiyat ~~~ We hold on to words, poems, stories at the end of this painful existence... That's because literature is life. We take shelter in words in order to understand life. Our words tangle with your words. Words draw us to the end of life. There is literature in the end. MaviMelek Illustrated Literature Magazine Aykırının Ayrıntının Ayrıksının Sesi… "Düzen ve güven kadar ürkütücü bir şey yoktur. Hiçbir şey. Hiçbir korku… Aklını en acı olana, en derine, en sonsuza atmışsan korkma." Kalanlar / Tezer Özlü Poster | KaraÇizme «Tezer Özlü» Sayı: 42 İçindekiler: MaviMelek.com Welcome to MaviMelek English Pages! Here comes our selections for you: http://www.mavimelek.com/mavimelek_english_pages.htm Editör'den: Hasan Uygun | "Gitmek, Gitmek, Gitmek…" http://www.mavimelek.com/gitmek_gitmek_gitmek.htm Gökçeyazın: Evrim Övüç | "Varoluşu Sorgulatan Bir Roman: Çocukluğun Soğuk Geceleri" http://www.mavimelek.com/cocuklugun_soguk_geceleri.htm Derya Devrimsel | "Tezer Özlü’den Leylâ Erbil’e Mektuplar" http://www.mavimelek.com/tezer_ozluden_leyla-erbile.htm Petek Sinem Dulun | "Tarantula - Bob Dylan" http://www.mavimelek.com/tarantula-dylan.htm Derleme: Necati Cumalı | "Kendini Yiyen" http://www.mavimelek.com/kendini_yiyen.htm Öykü: Tezer Özlü | "motorcu ibrahim’in bahçeli evleri" http://www.mavimelek.com/motorcu_ibrahimin_bahceli_evleri.htm Hikmet Temel Akarsu | "Dolunay Partisi: Domuz Çukuru Koyu, Hatıralar ve Hüzün…" http://www.mavimelek.com/dolunay_partisi.htm Kevser Ruhi | "Asansör" http://www.mavimelek.com/asansor.htm Ruhşen Doğan Nar | "Çüksüz Atlar Ülkesi" http://www.mavimelek.com/cuksuz_atlar_ulkesi.htm Armağan Altay | "Mayhoş Bir Yosun" http://www.mavimelek.com/mayhos_bir_yosun.htm Işıl Bayraktar | "Geçkin Düşler Defterinden" http://www.mavimelek.com/geckin_dusler_defterinden.htm Sultan Yavuz | "Azize" http://www.mavimelek.com/azize.htm Yusuf Turhallı | "Sızı" http://www.mavimelek.com/sizi.htm U. Şahin Tağı | "Tırtılış" http://www.mavimelek.com/tirtilis.htm Deneme: Hüsen Portakal | "Gülün Adı ve Erdemin Mutsuzlukları" http://www.mavimelek.com/gulun_adi.htm Tuğçe Ayteş | "Kalanlar'da Varoluşun İzleri" http://www.mavimelek.com/kalanlarda_varolusun_izleri.htm Melek Öztürk | "Bir İntiharın İzinde: Tezer Özlü" http://www.mavimelek.com/yasamin_ucuna_yolculuk.htm Hezeyan: Ziya Alpay | "Bir Delinin Günlüğünden" http://www.mavimelek.com/bir_delinin_gunlugunden.htm Mahir Çelik | "Kadınlara Masallar" http://www.mavimelek.com/kadinlara_masallar.htm Sinema-Müzik: Mehmet Fidan | "Kimseye Söyleme (Ne Le Dis A Personne)" http://www.mavimelek.com/kimseye_soyleme.htm Şiir: Celâl Hikmet | "the street divinity" http://www.mavimelek.com/the-street-divinity.htm Hürehni Fırat Öncü | "Meteor" http://www.mavimelek.com/meteor.htm Şenay Kaya | "Aşkın Kadın Yüzü" http://www.mavimelek.com/askin_kadin_yuzu.htm Yüksel Taylan | "Kurbağa Senfonisi" http://www.mavimelek.com/kurbaga_senfonisi.htm Bize katılmak için: http://www.mavimelek.com/gruplar.htm Yazı göndermek için: http://www.mavimelek.com/yazi_gonder.htm MaviMelek Edebiyat Ekibi Muhterem Ağabey, Hayırlı çalışmalarınızda muvaffakiyetler diliyor, selam, hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum. Dua ediyor, dua bekliyorum. Yolunuz düşerse bizi mahrum etmeyin lütfen. Allah kaleminizi keskin etsin. Türkiye'de İlk Kez Hz. Şems Konuşulacak.. TÜRKKAD İstanbul olarak 2008’de Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilen ve bütün dünyada ses getiren Modern Çağ ve İbn-i ARABİ sempozyumunun ardından, TÜRKKAD Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi olarak yine Türkiye’de ilk kez 11-16 Aralık 2009 tarihleri arasında “Güneşle Aydınlananlar” başlıklı Uluslararası bir ŞEMS sempozyumu düzenlenecektir. Bu sempozyuma ev sahipliği yapacak olan kuruluşlar, dört ayrı ülkeden konu ile ilgili otorite olarak kabul edilen yirmibeş ilim adamı ve uzmanı davet etmeyi düşünmektedir. Sempozyum süresi, üç gün İstanbul’da, dört gün Konya’da olmak üzere toplam yedi gündür. Tüm dünyada büyük bir saygı ve hassasiyetle incelenen ve birleştirici bakış açısından faydalanılmaya çalışılan büyük İslam mütefekkiri Mevlânâ Celaleddin Rûmî’nin hocası Şems-i Tebrizi’nin öncelikle uzun yıllar kendisinin varlığıyla şereflenmiş olan Türkiye’de daha geniş kitlelerce tanınmasının ve algılanmasının sağlanması amacımızdır. Bu sempozyum, konu ile ilgili bilim insanlarını, araştırmacıları ve okuyucuları Türkiye’de yeniden bir araya getirerek 2008 yılında “Modern Çağ ve İbn Arabi” Uluslararası Sempozyumu ile başlatılan çok uluslu sempozyumlar dizisine bir başka ‘Abide Şahsiyet’i konu alarak devam etmektedir. 2007 senesinin UNESCO tarafından Mevlânâ Celâleddin Rûmî yılı ilan edilmesinin hemen ardından “Hamdım, piştim, yandım!” diyen ve Şems-i Tebrizi’den önceki dönemini “Hamdım” diye nitelendiren Mevlânâ’nın daha iyi anlaşılabilmesi ve özümsenebilmesi adına son derece büyük bir hürmetle işaret ettiği böyle büyük bir alim ve gönül insanını yine böylesine kapsamlı ve çok uluslu bir sempozyumda bir nebze dahi tanıyabilmenin ve anlayabilmenin çok faydalı olacağı inancındayız. Sempozyuma dinleyici olarak girişler serbesttir, herhangi bir ücrete tabi değildir. Kalem Ajans Tel: +90 212 245 44 06 Fax: +90 212 245 44 19 Adres: Ensiz Sok. No:2 D.3 Tünel, Beyoglu 34430 Istanbul, Turkey http://www.kalemagency.com Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. http://www.guardian.co.uk/books/booksblog/2009/dec/01/orhan-pamuk-tanpinar-literary-festival http://www.independent.co.uk/arts-entertainment/books/features/boyd-tonkin-on-the-waterfront--in-a-fluid-istanbul-1819472.html Kalem Ajans tarafýndan, Hare Likörleri'nin ana sponsorluðunda birincisi bu yýl 31 Ekim - 3 Kasým 2009 tarihleri arasýnda gerçekleþtirilen ÝTEF - Ýstanbul Tanpýnar Edebiyat Festivali'nin dünya basýnýnda da yankýlarý sürüyor. Ýngiliz Independent gazetesinde yer alan Boyd Tonkin imzalý izlenim yazýsýnda Türkiye'de ilk kez uluslararasý bir edebiyat festivali düzenlendiðine ve bu etkinliðin kalýcýlýðýna dikkat çekiliyor. Yazar, gezisi sýrasýnda ettiði sohbetlerden kesitler sunduðu yazýsýný, Tanpýnar'a deðinerek sona erdiriyor: "O kentinin tüm yüzlerini konu alan, Türk edebiyatýnýn egzantrik bir dâhisi. Mirasçýlarý ise onu takip etmektedirler. Umarým bu hep böyle gider." Ýngiliz Guardian gazetesi editörü Maya Jaggi ise 32 ayrý ülkeden 50'si yabancý, 83 yazarý aðýrlayan ÝTEF - Ýstanbul Tanpýnar Edebiyat Festivali'nin Türk edebiyatýna yurtdýþýndan ilginin artmasýný amaçladýðýnýn altýný çiziyor. Ahmet Hamdi Tanpýnar'ýn Huzur romanını modernist bir başyapıt olarak tanımlayan yazısında Jaggi, 'Türkçenin Ulysses'i olarak nitelediği romanın yayımlandıktan ancak 60 yıl sonra İngilizcede basýlabilmesinin nedenlerini sorguluyor. İTEF - İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali'nin ikincisi gelecek yıl 30 Ekim - 02 Kasım 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıntılı bilgi için: 0212 245 44 06 Remove me from bulletin maillist / Haber bülteni dagitim grubundan cikmak istiyorum KALEM © Agency Office: +90 212 245 44 06 Fax:+90 212 245 44 19 Ensiz Sok No:2 Daire 3 Tünel Beyoglu 34430 Istanbul Turkey Bir yağmur gibi dökülen gözyaşlarımızdı sokaklara, Ağlama gözlerim dedik bizi duymayacak kaldırımlara, Her bir adımda gerçeğe yürüdük ayaklarımızın ıslaklığında, Bir ömür geçti bu yollarda, yollar değişti ne biz ne de bizim kaldırımlarda bıraktığımız izlerimiz kaldı. Derken bir şimşek gürültüsü ile tekrar damlamaya başladık. Bu yağış bir dolu gibi döküldü bizi anlamayan bizi bir çıkar zanneden bizleri benliklerde kaybetmeye çalışan asılsız düşüncelere. Şimdi derken tüm zamanların için de kayboldu sözler, Unutmak tükenmekti, vefasızlıktı. Eğer şimdi unutmanın eşiğinde isek ne biz kalalım ne de unutmak için çalıştığımız hatıralar. Her şey geçti ömür geçti . Yüzümüzdeki kırışıklarda arandı gençliğimiz. Gençlik düşüncelerimizde ektiğimiz tohumlar bir orman oldu. Şimdi bu gölgelerde yaşayan ey kendinden başkasını düşünmeyen, bir anlık fırsatı olmayan nesil kendine gel kendini bul. Sen her gücü kendi yüreğinde göreceksin ama yeter ki doğrulara teslim ol yanlışlardan uzak ol ! Değerli ağabeyimiz ZÜLFÜ CANPOLAT'ın kitabı olan CANPOLAT kitabını okuyalım okutalım. Göremediklerimizi burada görelim, kaybettiğimiz değerlerimizi bu kitapta bulalım saygılarımızla. Okumak okunmaktır. s.g. Değerli Basın Mensubu, 26 Kasım 2009’da aramızdan ayrılan, sevgili yazarımız Zeynep Cemali’yi ve kitaplarını anmak için, okurlarını, sevenlerini, dostlarını 7 Ocak 2010, Perşembe akşamı, saat 18.00-20.00 arasında Pera Müzesi’nde (Tepebaşı) buluşmaya davet ediyoruz. Okurlarınız ve şahsınız adına değerli katılımınız bize büyük güç verecek. Saygılarımızla... Mine Soysal ----------------------------- GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI www.gunisigikitapligi.com T. (0212) 212 99 73 F. (0212) 217 91 74 A. Profilo Plaza, Cemal Sahir Sok. 26/28 B3 Mecidiyeköy 34387 İstanbul Katuna’da Dokuz Ay’ın yazarı Osman Şahin, 2009 Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nü 18 Aralık’ta düzenlenen törenle alıyor. Yazarımızı kutluyoruz! Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından düzenlenen Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’nün üçüncüsüne bu yıl, Züğürt Ağa, Kibar Feyzo ve Fırat’ın Cinleri gibi filmlere kaynaklık eden öykülerin usta yazarı Osman Şahin değer görüldü. Osman Şahin’in 18 Aralık günü Mersin’de düzenlenen törenle alacağı ödül, ülke ve kent genelinde edebiyata ilgiyi geliştirerek, okurların dikkatini nitelikli örneklere çeken, yapıtlarıyla Türk edebiyatının gelişmesine katkıda bulunmuş kişileri onurlandırmak ve daha yaygın okunmalarını sağlamak amacıyla veriliyor. 2007’de Nezihe Meriç’in, 2008’de Tahsin Yücel’in değer görüldüğü ödülün bu yılki seçici kurulunda, Özdemir İnce, Dilek Doltaş, İpek Ongun, Hüseyin Ferhad ve Celal Soycan görev aldılar. Seçici kurul Osman Şahin’i, “Toplumsal sorumluluk duygusunu tutkuyla yüklendiği öykü yazarlığında otantik bir Türkiye gerçekliği içinden evrensel gerçekliğe ulaştığı; açık ve aydınlık söyleyişiyle, törenin egzotik katmanlarını edebiyata açtığı; acı çekerek sevdiği güney/doğu insanımızı kendine özgü anlatım dehası, gerçekçi ve etkin bir edebiyat diliyle dramatize ettiği; Torosların bilinmeyen antik kentlerinin gizemli dünyasını epik, yalın ve masalsı bir söyleyişle çağdaş Türk edebiyatına taşıdığı, yurdunu yüreğinde taşıyan soy sanatçı kuşağının örnek bir temsilcisi olarak Türkçe’nin bütün söyleyiş olanaklarını ulusal ve uluslararası edebiyat çevresine armağan ettiği” için ödüle değer gördüğünü açıkladı. Öyküleri pek çok dile çevrilen, bugüne dek 23 öyküsü sinemaya uyarlanan, Türkiye’de ve yurtdışında birçok önemli ödülün de sahibi olan Osman Şahin, Günışığı Kitaplığı’nın “Köprü Kitaplar” dizisinden çıkan son romanı Katuna’da Dokuz Ay’da 1966 yılında Mardin’in bir köyünde yaşanmış gerçek bir öyküyü anlatıyor. Altı ay içinde üçüncü baskısını yapan kitap, Adana Yatılı Kız Öğretmen Okulu’ndan yeni mezun beş genç kızın; yoksulluğun, bağnazlığın, ayrımcılığın kol gezdiği bir coğrafyada yaşadıklarını ve neden oldukları değişimi konu ediyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hâlâ yaşananlara da ışık tutan roman, farklı yaşlardan okurlarında derin izler bırakıyor. Yazar Osman Şahin 1940’ta Mersin, Arslanköy’de doğan Osman Şahin, ilköğrenimini köyünde bitirip Diyarbakır Dicle Köy Enstitüsü’ne girdi. Yüksek öğrenimini 1958’de Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi bölümünde tamamladı. Doğu ve Güneydoğu’da köy öğretmenliği, liselerde beden eğitimi öğretmenliği yaptı. “Son Yörük” adlı öyküsü 1992 yılında İsveç’te, Enternasyonel Hümanizma Derneği’nin açtığı yarışmada ikinci oldu. Aynı yıl Selam Ateşleri kitabıyla Ömer Seyfettin Öykü Ödülü’nü, 1994’te de Sait Faik Öykü Ödülü’nü aldı. 1998’de Mahşer ve 2003’te Ölüm Oyunları ile iki kez Yunus Nadi Ödülü’ne değer görüldü. Aralarında, Kırmızı Yel (1971), Acenta Mirza (1974), Selam Ateşleri (1993), Mahşer (1998), Geloş Dağı Efsanesi (2000) ve Sonuncu İz’in (2007) de bulunduğu çok sayıda eser verdi. Öyküleri pek çok dile çevrilen Osman Şahin’in, bugüne dek 23 öyküsü de sinemaya uyarlandı. Bunların arasında; Fırat’ın Cinleri (1977, Korhan Yurtsever), Kibar Feyzo (1978, Atıf Yılmaz), Derman, Firar ve Kurbağalar (1983, 1984 ve 1985, Şerif Gören), Züğürt Ağa (1985, Nesli Çölgeçen) ve Yağmurdan Sonra (2008, Faruk Turgut) gibi ünlü filmler bulunmaktadır. Ödülleri 1971 TRT Büyük Öykü Ödülü • 1980 Nevzat Üstün Öykü Ödülü • 1992 Stockholm Enternasyonel Hümanizma Ödülü • 1992 Ömer Seyfettin Öykü Ödülü • 1994 Sait Faik Öykü Ödülü • 1997 Ankara Film Festivali – Aziz Nesin Emek Ödülü • 1998 Yunus Nadi Öykü Ödülü • 1999 Truva Folklor Derneği “Yılın Edebiyat Ödülü” • 1999 Antalya Film Festivali – Yaşam Boyu Onur Ödülü • 2003 Yunus Nadi Öykü Ödülü • 2007 MTO & İçel Sanat Kulübü Kraliçe ABA Ödülü • 2007 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü • 2008 Söke Kültür Sanat Onur Ödülü • 2008 Mersin Sempozyumu Edebiyat Günleri • 2009 8. İzmir Öykü Günleri Onur Konuğu • 2009 Mersin Kenti Edebiyat Ödülü. Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 848
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Endam Aynası |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |