JA slide show
Anasayfa arrow Günlük arrow Ekim 2008 [3]
Ekim 2008 [3]
Yazan ediTör   
22.10.2008 21:37
Cevabınız için teşekkür ederim hocam. Hakkım varsa helal olsun hocam ama bir hakkım yoktur. Hocam yoğun olmanız sebebiyle e-postaların geç gelmesini anlayabiliyorum.
Pazar günü de evde oturuyordum. TRT 2'deydi sanırım. Yayın Dünyası adlı programa konuk olmuştunuz, başından olmasa da gördüğüm andan itibaren izlemeye başladım.
Zaten hocam teliften yana birşey bekleyemem şu anda. Hatta yeni yazarlara birşey vermediklerini de duydum. Telif olarak kitap veriyorlarmış gibi... Zaten yapacaksak da bunu telif için yapmayacağız. Ama verirlerse de bunu en iyi şekilde en güzel yerlerde kullanmak istiyorum. Hayırlısı. Kitaplarınız Timaş ve Etkileşim’den çıkıyor hocam. En son Etkileşimde çıktı sanırım. Hayırlı olsun. Görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalınız.
e.

Sevgili Sadik hocam,
Cok tesekkurler, Allah razi olsun tavsiyeniz icin. Cok makbule gecti.
Ilk firsatta okumaya calisacagim insallah.
Bu arada Bilkent'e yolunuz duserse gorusmekten cok mutlu olurum.
Allah calismalarinizda yar ve yardimciniz olsun; bol feyiz ve bereketli
calismalar ihsan etsin.
selam ve muhabbetle,
a.




Sayın Sadık Yalsızuçanlar,
Yaptığınız çalışmalardan dolayı size teşekkür etmek istedim.
Ufkumuzu açmaya devam etmeniz dileklerimle.
Allah'a emanet olun
e.



Önce Selam sonra Kelam,
Frankfurt’a fuara gelmemeniz bizim acimizdan sizinle tanisamamak
olumsuzlugunu getirse de siz daha karli ciktiniz diye düsünüyorum.
Döner-kebap, göbek dansi, ucuz tatil ülkesi vd. önyargilariyla batili
zihinlerde yer eden kültürümüzü, edebiyatimizi, sanatimizi tanitabilmek icin
nasil bir firsatin kactigini gözlerinizle görmemekle. Onca paralar
savrulacagina iki-üc neyzen getirilse ve kurulan cadirda sürekli üfleseler
diye düsündüm bütün gün. Alman asilli esimle sok olduk, gittigimize de
pisman. Herneyse. Size bir sorum var, uzun zamandir sormayi düsündügüm.
Merhum Cem Karaca hakkinda Zaman Gazetesinde yayinlanan bir yazinizda
yüzyilin en kanli trajedisine kurban giden bir kanaat önderinin sehpaya
giderken söyledigi sözü nakletmis, 'ben sizin dolap ve hilelerinizle baş
edemedim, bu bana dert oldu. Ben de size boyun eğmedim, bu da size dert
olsun' dedigini yazmistiniz. Ipe giderken o sozleri soyleyen kanaat önderini
merak ettim. Gercekten güzel söylemis. Kim oldugunu bana yazarsaniz
sevinirim.
a.




Efendim,
Allahtan gelene eyvallah, gelebildiginiz icin seviniyoruz.
Hayirla görüsmek üzere selam ve hürmetlerimizle..
d.




merhaba,
selim ileri nin programını izliyordum
peride celal le röportaj yapmış
ilk kez ekranda gördüm ama selim ileri
üzerindeki etkisini biliyordum
yaş konusunda aralarında geçen diyolog
seni hatırlattı
benim sende gördüğüm çocukluk/
ilk gençlik heyecanı ve olgunluğun
verimliliği idi/
selim ileri peride celal i
otuz yıldır tanıyormuş otuz yıl sonra ne halde
senden bi ricam var, benimle bi röportaj yapar mısın?
mail ile de olur tabi( senin yorulmanı istemem)
sinema üzerine ya da ben senin iyi bir okurun olduğuma
göre kitap serüvenin üzerine ...
cevaplarsan sevinirim
muhabbetle
a.



Merhaba,
TVNET'te 10.10.2008 tarihinde katılmış olduğunuz tartışmayı sayfamızda yayınladık.
Düzeltilmesini istediklerinizi lütfen bildiriniz.
t.



mailinize bakmak nasip olur mu bilmem ama; biz istanbulda ikamet ediyoruz. Mail ortamı senaryo kurgusu göndermeye müsait diyorsanız siz bilirsiniz...Gönderebilirim.Zaten iki küçük kızım olması munasebetiyle ve de tecrübem olmaması dolayısıyle senaryoyu sahneleriyle ayrıntılı yazmam uzun sürebilir lakin ömrüm kafi gelirse bu fikrimi hayata geçirmek ve bir eser bırakmak isterim.
g.



hocam allah razı olsun. faydası omayan ilimden uzak etsin allah cümlemizi.



Nasılsınız hocam, dilerim iyisinizdir. Geçen sefer verdiğiniz cevabı okumuştum. Lütfedip cevap yazdığınız için teşekkür ederim. Kimi yazarlar bu büyüklüğü göstererek cevap verme zahmetinde bulunmuyorlar. Bu bakımdan şükranlarımı sunuyorum.
Değerli hocam sizden bir konuda beni aydınlatmanızı isteyeceğim. İlk kitabınızı yayınlattığınız günleri düşünürseniz...
Kitabınızı yayınlanmak üzere verdiğiniz zaman ne şartlar istiyorlar? Telif ücreti, diğer baskıların olması durumda izin almalar vs. neler oluyor? Bu konuda beni aydınlatmanızı dilerim.
Görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalınız.
e.




Sadık abi merhaba,
gönderdiğin dökümanladan röportajı bugün siteye ekledim.
( http://www.risalehaber.com/54147_Risale-i-Nur-okuyan-edebiyatci,-Shakespear-den-daha-buyuk-olur.html )
diğer yazıları da köşe olarak yazarla bölümüne ekleyeceğim
selam ve hürmetlerimle
k.




s.a.

Benim bir senaryo kurgum var. Değerlendirmem için tavsiye edebileceğiniz birileri var mı.M.U’a götürmeyi düşündüm;lakin sanırım meşgul veyahut ilgilenmek istemedi.Çünkü bir aracı vasıtasıyla görüşme talebime cevap vermedi.Ben de ısrar etmedim.İçimden size yazmak geldi.Yazar değilim,kabiliyetsiz de sayılmam buna rağmen,  hedefim para değil ama bir hak mevzubahisse hakkımı ailem için almayı uygun görürüm.Bu senaryo kurgusunu acaba sinemada günahsız ve insanları ışıtacak birşeyler nasıl yapılır diye düşünürken birden bulduk.Buldurdu,bulduk,buldum...
Cevabınızı ısrarsız bekleyeceğim...
Kendini unutmanın anlık kusuru dahi anka ile simurgu sonsuza dek ayırır.Bunu bilmeyen simurg kendini anka sanır.Evet sen ankasın vucudun ona ait.Lakin sıfatın ile zamana hapsolmuşsun.Ankadan başka yok evet zahir o batın odur.evvel o ahir odur.Ankayı böyle bilenin makamıysa kulluktur.Sıfatta Anka olmak mümkün değil unuttun.Unutmanın lekesi nurunda gölge oldu.İşte bu unutuşlar kainatı doğurdu.Hatırladıkça zulmet nura daha yaklaşır.Her ne kadar yaklaşsa o bir an gölge kalır.İşte budur tefsiri kulluğu-ebedinin.En bahtiyar olanlar "biz" içine alınır...
Hakkınızı helal edin, belki duyurulan duyandan daha bilgilidir...



Çok hoşuma gitti paylaşmak istedim efendim.
 
 

Segâh Tekbîr, Salât-ı Ümmiyye ve Mustafa Itrî Efendi
 
Üç asır önce büyük Itrî, Sevgili Peygamberimiz için, şunları yazmıştı:
“Sâyesi düşmez yere bir böyle nahl-i Tûr’sun
Mihr-i âlem-gîrsin başdan ayağa nûrsun
Tarîk-i gülzâr-ı âlem, mâlik-i mülk-i adem
Münkîrine mahz-ı mâtem mü’minine sûrsun


El benim dâmen senin ey Rahmeten li’l-alemîn
Şöhretim isyan benim sen afv ile meşhûrsun
Ya Resûlallah umarım diyesin Rûz-ı Cezâ
Gerçi cürmün çokdur amma Itrî’yâ mağfûrsun

1-(Tûr dağındaki gibi gölgesi yere düşmeyen bir fidansın.
2-Evreni ele geçirmiş bir güneşsin, baştan ayağa nursun.)
3-(Cihanın gül bahçesini bırakmış yokluk ülkesine sahip olmuşsun.
4-İnkârcılara matem tutturur, müminleri sevindirirsin.)

1-(Ey alemlere rahmet olarak gönderilen! El benim, etek senin.
2-İsyan ile şöhret bulan ben, affetmekle meşhur olan sensin.)
3-(Yâ Resulallah! Umarım kıyamet gününde dersin ki;
4-“Ey Itrî! Biliyorum suçun çoktur. Ama affedildin, suçun bağışlandı.)
f.



Ankâ'yı bitirdim de hocam...
Hâlâ etkisindeyim, bir kaç gündür...
Dilim tutuldu...
Bir de "Gezgin'le" karşılaştığım zaman böyle olmuştu.
Ayrıca siz bunu ne zaman yazdınız anlamadım, çünkü
"Elmalı'nın Canları sempozyumu hakkında Bilâl Kemikli Beyefendi Hocam'la mülakat yaptığımı hatırlıyorum.
Bir de bu fikri size veren hocamız yani Mustafa Tatçı beyefendi de Mevlid  sempozyumunda dikkatim çekmişti.
Hocamla sohbet etmiştik sanırım, hiç hoşnud değildi, çalışmalardan falan...
Çok farklı bir duruşu vardı...
Sanki onun içinde de bir "Mısrî" ruhu dolaştığını hissetmiştim.
Gerçekten çok şaşırdım.
Bir de bu romanı yazma teşvikini "Elmalı'da" yapılan sempozyumda almanız...
Sanki bizzat Elmalı Hazretlerinin teşviki imiş gibi...
Bunları düşünmekten size soracağım soruları unutum efendim...
 
***
Bir de uzun zamandır, olayları, hadiseleri, insanların,
yazarların, okurların tepkilerini, hangi hadisye nasıl hangi gözlükle baktıklarının
gözlemini yapıyorum. Her çeşit yazı yazıyorum, her tür. Kimi gün ağdalı bir dil,
Kimi gün kurmaca öykü, kimi gün duygusal, kimi gün öfeki ya da radikal bir yazar gibi...
Sonra oturup izliyorum. Tolstoy  gibi yazarlar şimdi yaşasaydı bu toplumu yazamazdı.
 
***
Sizin çok farklı bir çizginiz var.
Hayatın tamamen ortasına salınmış bir ebru gibisiniz.
Hayatın tam anlında ama ondan tamamen azade...
Geçen sene bir yazınızın altına düşülen yorum çok dikkatimi çekmişti.
Neden yazılarınıda x w bilmem ne harflerini çok kullanıyorsunuz, yazınız niye uzun karmaşık, vs.
Tesadüfen ertesi gün benim hakkınızda bir yazım yayınlanmıştı..
 
***
Yani artık çok iyi gözlemliyorum ve kaçırmamaya çalışıyorum...
Bir de şunu anladım...
Bazı şeyler öğrenilmiyor...
Veriliyor...
Sanırım bu romanlar size veriliyor efendim...
Ne mutlu size...
 
***
Hayırlı geceler efendim...
s.



Hayırlı geceler efendim...
Size soru sormak da zor.
Hakikaten bu iş zor...
Biz nasıl adam olacağız bilmiyorum efendim.
 
***
Bu arada yeni siteniz hayırlı olsun...
Orada bir anket vardı.
Sanırım benim fikrim o şıkların hiç birinde olmadığı için buraya yazayım.
Sitenizin yeni hali biraz daha modern olmuş.
Lâkin resim seçme konusunda webci arkadaş isabet edememiş.
Çünkü o resim sanki şöyle diyor;
"Ahan da buradayım! Hııı? Ne var? Çok mu merak etiniz yazılarımı?
Ahan, hepsi burda okuyun işte... Ben kendi âlemimdeyim şimdi...
Hey gidi ney... vs
 
***
Geceniz hayr olsun efendim...



Sadik kardesim,
bu yilki Frankfurt kitap fuarina sende geliyor musun?
Saygi ile selamlar
Ö.



s.a. hocam
sitenizin yeni düzeni çok güzel olmuş..başarılarınızın devamını dilerim..
dua edin inş...slm
i.




ya selam
sadık bey suallerimle sizi üzmüyorum değil mi?
mısri hazreti hangi baskı divanından okuyorsunuz?akçağ iyimi?piyasada birçok şerh mevcut,şerh okumalarını seviyor değilim.
irfan sofralarıysa yanılmıyorsam,tek neşriyat. o dahi tasavvufi neşveden çok ilmihal tadında çevrilmiş gibi geldi fakire.
ve son olarak, pazar yazılarında göremiyorun sizi,yazmayı sürdüreceksiniz değil mi?ve okumak ve yazmaya ait vaktin tanzimi hususunda tavsiyede bulunurmusunuz?nasıl olmalı ki evrad zamanı ve diğer mütealalı okumalar bir düzen üzere olabilmeli.çünkü bir entelektüel gibi okumanın ve ondan da çok seyru suluk olalabilsin okumamız.tavsiye istiyorum
dualarımla daima
c.





Sevgili Sadik hocam,
Insallah bu fakir kardesinizi hatirlarsiniz; Ramazan'in son haftasi
Kurtuba Kafe'deki soylesinizden sonra tanismistik. Ben size tavsiye
edebileceginiz bir Varidat baskisi olup olmadigini sormustum. Siz de o
esnada yazarini hatirlayamamistiniz; sizi aramam icin ev telefonunuzu
vermistiniz. Ben telefonunuzu cep telefonuna kaydetmistim; malesef bir
SIM kart degisikligi sirasinda kaybettim. Simdi web sayfanizda bu adresi
gorunce hemen yazmak istedim; hem bir selam vereyim hem de Varidat
tavsiyelerinizi sorayim dedim.
Selam ve sevgiler,
a.




Ankara nın kaldırımlarında yürüyen ve en az benim kadar hüzünlü olan insanların varlığını bilmek...
 
              
                                                                                      Aşktan ansızın ölüverenlere özenen bir fakir…
 
 
                                                                                              Selam ve dua ile..kaleminize yüreğinize sağlık!
n.





Sadık Bey,
Ramazan münasebetiyle konferansa geldiğiniz Eskişehir'de sizi dinleme fırsatını bulmuştuk, kitaplarınızı takip etme niyetine de girdik bu sayede, ancak konferansınızdaki katılımı görünce açıkçası size teşekkür etme zorunluluğu hissettik, geldiğiniz ve bizlere sohbetinizi dinleme fırsatı verdiğiniz için teşekkürler, yolunuzun tekrar şehrimize düşmesi dileklerimizle, selametle kalın inşaallah, saygılar..
b.




Merhaba,
Mısri hazretlerini bulmak üzere Limniye giden arkadaşlardan aldığım bilgiye göre, şeyhin istirahatgahı, hemen ortada gözüken üç katlı binanın altında bulunan bir marketin saklı bir odasında imiş. Kabir hala duruyor ve fakat "ben kabre geldim" diyenlere yok öyle birşey deniyormuş. Ortada kırmızı ve yeşil yazıların bulunduğu bir kapı var, o kapı tekkenin giriş kapısı imiş ve ayakta duran tek yapı oymuş. ikinci fotoğrafta solda kubbeli bir yapı var. oda dendiğine göre muvakkathane imiş.
selamlar,
s.





selamlar,
sitenizde kayıp otoban kitabı eleştirisini gördüğümde, aslında zizekin adını gördüğümde ne kadar çok heyecanlandığımı anlatamam.
sanırım kafamdaki önyargılardan birinin çatırdamasının arttırdığı, dünyaya başka referanslarla bakan zihinlerin aynı dünyaya bakıyor olduklarına henüz bir türlü inanamamamın ve örneğin mesnevidekinin aksine (belki maalesef) daha aşina olduğum bir dili sitenizde görmemin yarattığı bir heyecandı. bunun için size teşekkür etmek istedim.
benim için, nasıl okunması gerektiğini bilmeden sadece orada hakikate dair birşeyler olduğu sezgisiyle, saygı duyduğum (üniversite) hocalarımın zaman zaman yüceltmesi, çoğu zaman da küçük görmesi eşliğinde zizek okuyabilmek epey güç bir iş. yine de dönem dönem onun içimi pek de ferahlatmayan ve umudumu tazelemeyen, sanki korunmuşluktan uzak olduğu için allah inancıyla yazılmış pek çok kitaba göre karanlık olan sayfalarına gömülmekten büyük bir haz alıyorum.
doğrusunu isterseniz bu küçük itiraflar ve size teşekkür etmekten maksadım zizek in paralaks ı üzerine yazı-lar- yazmanızı dilemek. özellikle kitaptaki etik’i algılama biçimi, insanda insandan fazla olan şey veya "gayr-ı insan" boyutu ile tasavvuftaki insan ı karşılaştırmak ne kadar mümkün öğrenebilmek isterdim?
aklımda birbiriyle bağlantısız duran bir dolu şeyi bütünleştirme isteği kolaya mı kaçmak olur, bilmiyorum ama rehbersiz olmanın sıkıntısını duyduğumu söyleyebilirim.
teşekkürler.
r.





Maşallah. Allah, efendinin muhibbilerini iki cihanda aziz kılsın. İnşallah hayırlı olur. çok teşekkür ederim bu değerli bilginiz için saygıdeğer abim. Bu arada "Anka"yı yeni okumaya başladım. Ellerinize sağlık. Sırada kim var merakla bekliyorum :)
Selam ile...
s.




AĞABEY TEKRAR RAHATSIZ EDECEĞİM. ACABA KÜLLİYATIN DİĞER ESERLERİNİN OKUNMA SIRASI NASIL OLMALIDIR. MUHAKEMAT, İŞARAT'UL İCAZ VE SAİR GİBİ ÜSTADIN DAHA ZİYADE İLK DÖNEMİNDE YAZDIĞI ESERLERİ... RAHATSIZLIK VERDİM. ALLAHA EMANET OLUN. DUALARINIZI BEKLİYORUM
A.


Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 583

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

YENİ ALBÜM