JA slide show
Anasayfa arrow Sırlı tuğlalar arrow Masal arrow Ses ve umut masalı
Ses ve umut masalı
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
07.09.2008 01:02

Adam, dağda bir kovukta yaşıyordu. Bir sabah uyandı ve kendisi
gibi binlerce insanın dağda yaşadığını farketti. Çok geçmedi yer
sallandı. Dağ yarıldı, insanları birer birer yutmaya başladı.
Adam korktu. Sıra kendisine gelmek üzereydi. Elindeki
emanete baktı. İçinde, hayatını anlatan bilgilerin bulunduğu
bir sandukaydı bu. Sımsıkı sarıldı. Yarık büyüyordu. Az
sonra kendisini de yutacaktı. Bir ses duydu: 'Emanetini
sahibine ver!' Daha sıkı sarıldı ona. Tekrar duydu sesi:
'Onu koruyamazsın, sahibine ver!' 'Hayır!' diye bağırdı
sarsıntıya.
Sesi gürültüde kayboldu. Tekrar duydu sesi: ' 'Onu
koruyamazsan kendini de yitirirsin, sahibine ver!' 'Vermem'
dedi. 'Kendini ateşe atıyorsun!' 'Hayır, vermeyeceğim!'
'İnatçılığı bırak, senin değil, sahibine ver!' 'Ondan ayrılamam'
diye bağırdı, 'ölsem de ayrılamam.' Sımsıkı sarıldığı şeyin
ağırlaştığını farketti sonra. Bastığı yer yarılmaya başlamıştı.
Kendisinden önce toprağın yuttuğu insanlara baktı. Ürperdi.
'Aman Allahım, ne korkunç bir şey bu!' dedi. Tekrar sesi
duydu: 'Aptallık etme, ver onu ve kurtul!' Kararsız bir halde
birkaç dakika bekledi. Göğsünün sol yarısından bir ses
geldi: 'Onu dinlemelisin.' Onu dinledi. Elindekini uzattı.
Kuş gibi hafiflediğini hissetti. Ses, bir ip uzattı kendisine.
Tutundu ona. Göğe yükseldikçe büyüyordu.
Aşağı baktı, her şey küçülüyordu.


DÜŞ BAHÇESİ
 
Yalsızuçanlar, Sadık.
 
Kırkambar Yayınları/Aç İç Oku/Şerbet Kitapları dizisi : 2.
İstanbul. Şubat. 1998

Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 3237

Yorumlar (7)
RSS yorumları
1. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 15-12-2008 20:30 - Misafir
 
 
selamun aleykum
Merhaba yazılarınız takip etmeye çalışıyorum ve hoş buluyorum.Tasavvufi bir bakış açınız var Allar razı olsun
 
2. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 16-12-2008 13:25 - Kayıtlı
 
 
ALLAHIN RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OL
ALLAH Dostlarından birine: 'senin geçmiş halini de biliyoruz'. demişler. O da 'ben geçmişimi çöplüğe attım, onları vahşi hayvanlar karıştırıyor.' demiş
 
3. Yazan oğuz yalkan 28-12-2008 19:57 - Misafir
 
 
ALLAHIN RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OL
çok güzel bir şey olmuş ama sen beni çok mutsuz ettin
 
4. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 30-08-2009 10:42 - Misafir
 
 
emanet
çok hoş 
kısa öyküler daha bir özel 
emaneti kabzetme zamanına kadar emanette emin kılınmamız duasıyla :)
 
5. Yazan sade yalçın 08-11-2009 12:25 - Misafir
 
 
emanet
emaneti tam zamanında vermeliyiz ve her zaman sol yanımız doğru söyler
 
6. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 16-12-2009 19:40 - Misafir
 
 
Ses ve Umut Masalı-II
Yükseldikçe yükseldi. 
Derken gök kapıları aralandı. 
Gözlerine inanamamıştı. Gök kapılarından içeri alınmıştı. Ne muhteşem bir yerdi burası. 
Daha önce hiç böyle bir saray görmemişti. 
Saray da denemezdi ki. Tarifi mümkün değildi. 
Sanki burada herkes onu bekliyordu. Her şey onu karşılamak için hazırlanmıştı. 
Hep bir ağızdan "hoşgeldin" diyorlardı ona. "Hoş geldin ey emin insan." 
"Emanete sahip çıkan ve onu hakiki sahibine teslim eden kutlu insan. Ne mutlu sana!" 
Ne kadar samimi, ne kadar iyi niyetliydi bunlar. Melek dedikleri bunlar olmalıydı. 
Sarayın hizmetlileri olmalıydı bunlar. 
Efendileri kimdi acaba? Bu muazzam sarayın bir sahibi, bir hükümdarı olmalıydı. 
Biraz ötede bir kapı daha görünmüştü. Aklından geçirdiği şeylerin birer birer okunduğunu hissetti. Kapıya doğru ağır adımlarla ilerledi adam. 
Kapı açıldı yavaş yavaş. 
Aman Allahım& 
&&............ 
Kendinden geçmişti. 
Gözlerini açtığında aradan ne kadar zaman geçtiğini bile hatırlamıyordu. 
Tarif edilemez dedikleri şey bu olmalıydı. Bütün bunlar o sandukayı sahibine teslim ettiği için miydi? 
Ne kadar kıymetli, ne paha biçilmez bir sandukaymış meğer diye içinden geçirmişti. 
Keşke dedi adam. 
Keşke dönebilseydim de bütün emanet sahiplerine bunu anlatabilseydim. 
Bu sandukanın ne kadar kıymetli olduğunu. 
Söyleyebilseydim: 
Ne olur sahip çıkın emanetinize, onu sahibine teslim edin diye. 
"Yoksa kaybedersiniz." 
"Çok şey kaybedersiniz."
 
7. Yazan Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 17-07-2011 03:56 - Misafir
 
 
Ses ve Umut Masalı-II
Allah verilen emaneti ,dünyada Kuran ahlakı üzere kullanıp, gönül ve Allah rızasını kazanmış olarak sahibine teslim edenlerden eylesin AMİN...
 

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

ÇİZMECE

[ Kedi dili samur fırça (Yumuşak) No:02616
Palet ve Spatula ( Ortaboy)
Yağ ve Terebentin (Yağlıboya yağı )
Tuval
Maries boya ( Herrenkten ve özellikle ara renklerden ) 12'li yada 24'lü.
]


YENİ ALBÜM