JA slide show
Hiç yayınlandı
Çehrengiz - Yeniler
Yazan ediTör   
01.09.2010 15:22

 Sadık Yalsızuçanlar’ın Hiç adlı Kitabı, okurla, bu kez Timaş etiketiyle buluşuyor…

Varlığı anlamlandırma çabasındaki bir modern zaman dervişi, eşya ve olaylara nasıl bakar?Altı yılda bitirdiği hukuk eğitimine metelik vermeyip hayatını kaleme, kağıda, hüsnühatta adayan dervişin irfan yolculuğu... Hayata bir derviş ve bir çocuk hayre-tiyle yaklaşan hattat...

"Pencereye gitti, perdeyi araladı. Kuşbakışı baktı. Bir şey göremedi. Kışbakışı baktı, donuk bir hayat gördü. Kasbakışı baktı, şiddetli bir hayat gördü. Kurtbakışı baktı, siyah beyaz gördü. Koçbakışı baktı, ot gibi bir yaşam gördü. Körbakışı baktı, beyaz gördü.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 51 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar ile ufuk mülakatı
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan Mustafa Şahin   
20.08.2010 13:52

 Mustafa ŞAHİN: Yazmaya ne zaman başladınız? 

Sadık YALSIZUÇANLAR: 1980 yılının kış ayında, mevsimin ilk karı yağarken.

Mustafa ŞAHİN: Genellikle hangi türde yazılar yazarsınız?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Öykü, roman, deneme…

Mustafa ŞAHİN: Yazmanızda etkili olan birileri oldu mu?

Sadık YALSIZUÇANLAR: Ortaokul Türkçe öğretmenim. Lisede tanıdığım bir almanca öğretmeni. Üniversitedeki hocalarım…

Mustafa ŞAHİN: İlk yazınızı hatırlıyor musunuz, bu yazıdan bize biraz söz edebilir misiniz?

Sadık YALSIZUÇANLAR: “Ana” başlıklı bir öykü idi. Hacettepe Üniversitesi’nin kampüsünde, ana giriş kapısında tanık olduğum bir olay etkili olmuştu. Taşralı bir öğrenci, annesine bağırıp çağırıyordu. Kadıncağız ağlıyordu. Geçenler dönüp dönüp bakıyordu.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 201 | Devamını oku...

 
Dostluk Üzerine
Bilişmeler - Ne dediler?
Yazan Mehmet Nuri Yardım   
18.08.2010 17:20
               Fethi Gemuhluoğlu Cumhuriyet Türkiyesi'nin ruh mimarlarındandı. Onu anlatabilmek benim gibi bir amatör yazıcıya düşmez. O çapta bir dehâyı ifade edebilmek, engin gönül dünyasını tasvir edebilmek bu satırların yazarını aşar. Ama hakkında yazılan bir eserden bahsetmek de bir görev. Bu yüzden daha çok yazılanlarla yetineceğim.

              Zaman zaman eserlerinden ve hizmetlerinden bahsettiğim Sadık Yalsızuçanlar'ın yeni çalışması, Fethi Gemuhluoğlu'nun Dostluk Üzerine isimli kitabına dâirdir. Yalsızuçanlar, hikâyeleri, romanları, denemeleri ve genel olarak edebî eserleri ile artık edebiyatımıza mal olmuş bir değerdir. Seçkin, iyi bir yazardır. Onunla 1980'lerde başlayan ve 30 yıla dayanan köklü bir dostluğa sahip olduğum için seviniyor, Rabbime şükrediyorum. Ama bu kadîm dostluğun gerektirdiği buluşmaları gerçekleştiremiyoruz ne yazık ki. O Ankara'da, ben İstanbul'da ikamet edince, bu şehirlere yaptığımız yolculuklarda da mâlum telâş yaşanınca bir araya gelip iki kelâm edemiyoruz. Bu da ayrı ve garip bir tecelli... Hizmetlerinden haberdar olmak ise farklı bir teselli... Ama olsun. Bir dostu seviyorsanız her zaman onunla beraber olmanız, aynı mekânı paylaşmanız gerekmiyor ki?

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 97 | Devamını oku...

 
Sadık Yalsızuçanlar ile...
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan handan güler   
16.08.2010 14:19

Kalemşah, yayın hayatına yeni merhaba diyen bir oluşum. Yapıyı meydana getiren arkadaşlar isminiz etrafındaki haleye tutulmuş bir avuç sevdalı. Bu nedenle bu köşemizin ilk konuğu siz olun istedik.  Genç bir site olarak öncelikle bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyor, geleceği inşa sürecinde hepsi birer altın değerindeki eserlerinizin ve sözlerinizin şimdiden gönüllerde hak ettiği yere ulaşmasını diliyoruz.

 1-Eser sayınızla yaşınızı oranladığımızda günleri 48 saate çıkarmış olduğunuz kanaati hasıl oluyor. 60’ı aşkın eser vermek herkesin harcı değil. Bir çok söyleşi serileri yapıyor, üniversitede derslere giriyorsunuz. Yeni bir sanat merkezinde kurmaca metin yazarlığı derslerine de başladığınızı biliyoruz. Neden bunca koşuşturma?

Tabi bu kitaplara ‘eser’ demeyelim dilerseniz . ‘Eser’i daha çok Mesnevi-i Şerif, Fütuhat-ı Mekkiye, Risale-i Nur gibi telifat için kullanmak daha yerinde olacak. Batı’dan da, diyelim Goethe’nin, Rilke, T.S.Eliot, Shakespeare gibi şairlerin şiirleri, Dostoyevsky’nin romanları için kullanabiliriz. Benim kitaplarımın çoğu, derleme, yeniden yazım veya dergi/gazete yazıları, söyleşilerden oluşuyor. Birkaç hikaye yazmışım o kadar. Diyeceksiniz, karalama da olsa, bunca kitap nasıl çıkıyor? Bunu da tez canlılığıma, aceleciliğime bağlayabiliriz. Tuşlara seri basmanın da payı var tabi. Derslere, kurslara gelince… Emekli olunca, ötedenberi arzu ettiğim üniversitedeki derslere biraz ağırlık verebildim. Orada da, öğretici olarak değil de, öğrenci dostlarımızla birlikte yeni şeyler öğrenebilme umuduyla hareket ettim. Kurs biraz işin tuzu biberi oldu. Kıramadığım bir dostum rica etti, haftasonları İstanbul’a gidiyorum zaten, acd sanat merkezinde kurmaca metin yazarlığı dersleri böylece başlamış oldu.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 169 | Devamını oku...

 
Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
Bilişmeler - Ne dedi?
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
07.08.2010 17:35
 Usta yazar Mustafa Kutlu’nun yeni kitabı Zafer Yahut Hiç, bir aşk hikâyesi. Mustafa Kutlu öykücülüğünün son halkasında yazarın yolu bu kez İstanbul’un gecekondu semtlerinden birine düşüyor. Kitapta, yine her Kutlu öyküsünde olduğu gibi sosyolojik bir fotoğraf beliriyor.

Modern Türkiye öykücülüğünün asude bir adası olan Mustafa Kutlu ustatdan mutadı üzere yeni bir kitap geldi: Zafer Yahut Hiç. Mutadı üzere diyorum, zira Kutlu, nicedir her yıl, kutsal Ramazan’a doğru, belki onun bereketiyle, önümüze yeni bir öykü sofrası seriyor. İyi ki de seriyor, çöle dönüşen edebiyat dünyamızda Kutlu’nun hikayeleri, buz gibi soğuk ve su gibi berrak geliyor. Serap değil tabii bu. Kutlu, modern toplumun kalbindeki derin krizi aşmanın yolunun saflıktan, samimilikten, düşüncesi ile eylemi bir olmaktan geçtiğini biliyor.

Yorumlar (3) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 193 | Devamını oku...

 
"Dağı Delen Irmak" akmaya devam ediyor
Okuma notları - En son okuduklarım
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
26.06.2010 20:39
 Kemal Karpat hocanın basımı hayli olaylı bir geçmişe sahip kitabı bu kez Timaş’ça okura sunuldu : Dağı Delen Irmak.
Öteden beri ‘söyleşikitap’ların bizim zihni hayli tembel ve okuma iştahı kapalı okur açısından çekici olduğunu düşünürüm. Bilimsel veya edebi kamu ortamının zenginleşmesine de bu türden kitapların daima bir katkısı olagelmiştir.
Karpat’ın (tabii ki bu güzelim söyleşiyi yapan değerli Emin Tanrıyar’ın) İş Bankası Yayınları’nın edisyon belleğine olumsuz bir not olarak düşmüş bulunan, bu yayınevince yayımlanmayınca İmge tarafından okura ulaştırılan kitabının güzel bir baskısı ile karşı karşıyayız. Sadece kapağın, kağıdın hamurun güzelliği ve çekiciliği ile değil kuşkusuz, tarihi oldukça dinamik, edebi, sosyolojik ve sosyal yaşamın verileri içinden de okuyabilen bir tarihçinin kişisel tarihi ile de yeniden buluşmuş oluyoruz.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 308 | Devamını oku...

 
Kürt Dilinde Tasavvuf
Bilişmeler - Söyleşiler
Yazan Söyleşi Mühtan Sağlam   
24.06.2010 17:16

 Sadık Yalsızuçanlar'la "Kürt Dilinde Tasavvuf" söyleşisi...

Kürt dilinde tasavvuf denilince ne çağrışıyor sizde?

Gerçi bilgeliğin o geleneksel ve hermetik diline ‘kuş dili’ derler, dolayısıyla, Türkçe, Kürtçe, Arapça, Farsça, Sanskritçe, Süryanice vb. hangi dille kendini ifade ederse etsin ortak bir  üst‘dil’i vardır. Ama ‘Kürt dilinde veya diliyle tasavvuf’ denildiğinde, irfanın Kürtçe dile gelmesini anlıyorum. Kürt bilgelerin İslam’ın erken dönemlerinden itibaren yazıya geçmiş verimleri çağrışıyor.

‘Kuş dili’ nedir?

O kadar güç bir soru ki! Sadece ehlinin anladığı, Bektaşi şeyhi Edip Harabi’nin deyişiyle, ‘ehline helal naehle haram olan’, ‘şarap’la da nitelenen hermetik dil. Esasen hikmetin dili sembol ve sükuttur. Dile geldiğinde ise, ehline açık olur. Naehle kapalıdır. Sırlanmıştır.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 702 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 14 / 187
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

Facebook

Dumanüstü haber

Kurmaca/Yaratıcı Metin Yazarlığı Kursları Başladı

Senaryo

Sinopsis

Tretman

Diyalog

Radyo Oyunu

Tiyatro Metni

Öykü

Roman

Masal

Ve diğer yaratıcı yazı alanlarına ilişkin uygulamalı kurslar için başvurularınızı bekliyoruz.

Başvuru İçin :

Devamını oku...
 

Son yorumlar

Atacaksan tokadı böyle atacaks...
yavuz selim
değerli yazar , yavuz sultan selin hanın şairliğini bilyoru...
31/08/10 13:13 Dahası...
@ sezai yıldırım

Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
hikaye kadar güzel bir anlatım:) alacağım ilk kitaplar arası...
14/08/10 23:31 Dahası...
@ cennet

Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
ustalara teşekkür
başımızda hala üstad sezai karakoç gibi, rasim özdenören, mu...
10/08/10 09:36 Dahası...
@ aziz kağan Güneş

Bu kez bir aşk hikâyesi yazdı
söyleşiyi okuyabileceğiniz adres işte bu
sadık yalsızuçanlar söyleşisi http://kalemsah.blogspot.com/...
07/08/10 23:31 Dahası...
@ handan

Sadık Yalsızuçanlar Açık Deniz...
cd
Ahmet Bey ve Nuket Hanima aynen istirak ediyorum. Bu program...
21/07/10 17:23 Dahası...
@ Sahir CARILLI

BİRLİK


Osman Can Açık Deniz'de

 Son zamanlarda yaptığı demokratik çıkışlarla tanıdığımız Osman Can, 4 eylül 2010 Cumartesi gecesi, Ülke Tv’de…Köhnemiş yargı sistemi içerisinden yükselen yeni, taze bir ses…Akademisyen kimliğinin yanı sıra bürokratik bir deneyime de sahip olan Osman Can, referandum sürecini, sağlıklı bir yargı sistemine kavuşmanın yollarını anlatacak…Açık Deniz’de, ayrıca Tebrizli şair Şehriyar’ın Haydar Baba Şiiri ve Muhyiddin şekur’la söyleşi var…

 Açık Deniz

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

Okuma notları

Gezgin Boşnakça'da
01.09.2010 15:16
Gezgin Saraybosna’da Yayımlandı Sadık Yalsızuçanlar’ın, Almanya, Bulgaristan ve Fransa’da okurla buluşan Gezgin adlı... Devamını oku...
Atacaksan tokadı böyle atacaksın
29.08.2010 22:57
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur Sâdıkâne belki... Devamını oku...
"sekiz otuz sekize yirmi kala"
06.08.2010 20:43
‘Şarkıları da değiştiriyorum, ‘Hiçbir neden yokken ya da ben bilmezken, söylenip yok yere sitem etmişimdir. Havaya doğru iki... Devamını oku...
Biricik Sevgili
06.08.2010 20:39
Birlik ve aşk sırrı ezel ve ebedi kaplamış Zatında O sonsuzdur ve birdir O’nda asla nicelik ve sayısallık yoktur Zamansızlıkta ezel... Devamını oku...
Aşkın Sıcaklığı
06.08.2010 20:38
Bugün bayramdır. Güzelliğini görmekten Herkesin bayramı kutlu olmuş Yalnız ben o güzelliği görmekten Mahrumum. Yüz... Devamını oku...
Mustafa Tatcı: Yunus Bir Doğan İdi, Kondu Taptuk Koluna
06.08.2010 20:36
“Bu bir acaip haldir bu hale kimse ermez Alimle davi kılar, veli değme göz görmez İlm ile hikmet ile kimse ermez bu sırra Bu bir... Devamını oku...
Gökteki Tavaf
06.08.2010 20:30
Senin raks ve semaya kalkışının Sevinç ve neşesi ne güzel bir Felek bağlamış Her burçta boğalar, oğlaklar Elleri üzerinden... Devamını oku...
Kürtlerin (En) Hüzünlü Kahramanı : Şeyh Said
04.07.2010 10:13
29 Haziran, Şeyh Said Efendi’nin idamının seksenbeşinci yıldönümü… Bu satırları yazarken ne denli ‘tarafsız’... Devamını oku...
"Dağı Delen Irmak" akmaya devam ediyor
26.06.2010 20:39
Kemal Karpat hocanın basımı hayli olaylı bir geçmişe sahip kitabı bu kez Timaş’ça okura sunuldu : Dağı Delen Irmak. Öteden... Devamını oku...

YENİ ALBÜM

album4

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÇİZMECE

ÜYE GİRİŞİ






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

KİMLER ÇEVRİMİÇİ

Şuanda 11 konuk çevrimiçi

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün315
mod_vvisit_counterDün478
mod_vvisit_counterBu hafta2752
mod_vvisit_counterBu ay1768
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]198722