|
|
| Hola Turquía!(*) |
| Yazan ediTör | ||||||
| 20.06.2009 08:17 | ||||||
|
21 ülkenin resmi dili ve 450 milyon kişinin konuştuğu dil olmaktan çıkıp başlıca resmi kuruluşların kapılarını açan evrensel bir pasaporta dönüşen, beş kıtada seyahat aracı haline gelen ve internette en çok kullanılan diller sıralamasında üçüncü, en çok öğrenilen diller sıralamasında dünyada ikinci, Amerika Birleşik Devletleri'nde birinci olan bir dil selamlanıyor. Ekonomik bir değer olan İspanyolca, turizm ve iş dünyasında önemli bir araçtır. Ama hepsinden önemlisi cömert ve herkese açık bir dildir. Bu zenginliğin kaynağı, dilimizin melez oluşundandır. Tüm İspanyol lengüistik ifadelerin karışmasından, daha sonra da bu ilk karışımın Amerika'da konuşulan dillerle kesişmesinden doğan melez bir dile sahibiz ki bu, Kastilya dili olarak bilinen dili genişleterek İspanyolcaya dönüştürmüştür. İspanyolca ortak bir dil gibi görünmektedir ama içinde farklı yankılar tınılanmaktadır. Çeşitlilikteki birlik, dilimizin gücünü ve dinamizmini özetleyen slogandır; zira bu birlik aynı anda dilin giderek daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını ve yayılırken herkesin ortak dilde kendi kültürel kimliğini ortaya koymasına izin veren bir İspanyolcanın muhafaza edilmesini sağlamıştır. İspanyol yazar Antonio Muñoz Molina'nın dediği gibi, "Río de la Plata İspanyolcasının İtalyanca tınılarını, Kolombiya İspanyolcasının klasik berraklığını, mümkün olan her türlü tonlama ve aksanın mevcut olduğu New York'ta konuşulan İspanyolcayı duyduğunda, dilin ve zamanın bize miras bıraktığı tüm ortak şeylerin ve aynı zamanda bize dilimizin açtığı imgesel alanların genişliğinin farkına varıyor insan". Bu imgesel alanlarda kültür ve edebiyatın evrensel isimleri süzülür: Cervantes, García Lorca, Neruda, Borges, García Márquez, Octavio Paz, Miguel Ángel Asturias, Rómulo Gallegos... Sadece birkaçını anmak ve daha fazlasını unutmak ne büyük bir risk! Türkiye'de, bu misafirperver topraklarda, daha da yakınlaşmak için sizlerle paylaşmaya hazır olduğumuz dil, bu zengin ve çeşitli dildir; çünkü Şilili şairin yine hatıratında söylediği gibi "Her şey kelimededir." ve "Dil organizmanın bir parçası olmadan hayatın tamamı tek bir dille yaşanamaz... İspanyolcada bana olan buydu". Kültür, çeşitlilik, uluslararasılık, ekonomi... Bunların hepsi bugün İspanyolca hakkında konuşmak için fevkalade iyi nedenler, ancak hiçbirisi dil aracılığıyla bir topluluğa ait olmak kadar belirleyici değildir. Bu yüzden söz konusu İspanyolca olunca imzalarımız farklı, sesimiz tektir. (Venezuela Büyükelçisi José Betancourt Seeland, Meksika Büyükelçisi Salvador Campos Icardo Raúl, Küba Büyükelçisi Ernesto Gómez Abascal, İspanya Büyükelçisi Joan Clos, Arjantin Büyükelçisi Sebastian Brugo, Şili Büyükelçisi Francisco Marambio)
Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 590
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Güzerân |
| Sırlı tuğlalar |
| Bilişmeler |
| E - kitap |
| Haberler |
| Endam Aynası |
| Bağlantılar |
| Arama |
| Eve dön |
| Arşiv [Eski site] |
| Misafir defteri |