Heidegger'in başeseri nihayet Türkçe'ye kazandırıldı. Agora Kitaplığı, Türkiye'nin önde gelen Heidegger uzmanlarından Doç. Dr. Kaan H. Ökten'in zerinde uzun yıllar çalışarak tamamladığı "Varlık ve Zaman"ı yayımladı. Martin Heidegger'in 1927'de yayımlanan "Varlık ve Zaman" (“Sein und Zeit”) başlıklı eseri, yirminci yüzyılın felsefe alanındaki en önemli hadiselerinden biri sayılmaktadır. Heidegger'in hedefi, Platon ile Aristoteles'ten bugüne felsefi inceleme ve araştırmaların ontolojik çekirdeğini oluşturan varlığın anlamına ilişkin soruyu yeniden ele alıp çalışmaktır.
Eskiçağ'dan bu yana felsefe dünyasına hayat ve nefes veren varlığın anlamına ilişkin irdelemeler, Heidegger'in başeserinde tam da bu soruyu soranın ele alınmasıyla yola konulmaktadır. Başka bir deyişle, varlığın anlamını soran insan, aslında kendi varlığının anlamını soruşturuyor olmaktadır. Varlığı soruşturup irdeleyen insan, Heidegger'in terminolojisinde kendine "Dasein" olarak ifade bulmakta ve bunu fundamental ontoloji denilen bir yol üzerinden icra etmektedir. "Varlık ve Zaman"da Heidegger, Batı'nın başına musallat olan felaketi, varlığın unutulmuş olmasına bağlamakta ve tarihin öznesinin insan değil varlığın ta kendisi olduğunu ortaya koymaktadır. Aslında insan, varlığa teslim olmuş ve onun bekçiliğine soyunmuştur. Sahih ve gayrisahih varlık minvallerini ele almak suretiyle eserine biçim ve içerik kazandıran Heidegger, tamamlanmamış halde kalan kitabıyla yirminci yüzyılda felsefe, ilahiyat, sanat ve edebiyat, hukuk ve fen bilimleri alanlarında derin izler bırakmış ve düşünürleri yepyeni ufuklara taşımıştır. "Varlık 'idesinin' menşei ve imkanlarını araştırabilmek için, formal-mantıksal 'soyutlama' yoluna gitmek, yani teminat altına alınmış bir soru ve cevap ufkunu tayin etmiş olmak asla yeterli olamaz. Yapılması gereken şey, ontolojik fundamental soruyu aydınlığa taşıyacak bir yol arayıp bulmak ve onu katetmektir. Bu yolun, yegane yol olup olmadığına ve hatta doğru yol olup olmadığına, onu katettikten sonra karar verebiliriz. Varlığın nasıl yorumlanması gerektiğine ilişkin kavgayı halihazırda çözümleyebilmemiz mümkün değildir, çünkü o henüz başlamamıştır bile. Netice itibariyle bu kavgayı 'zorla başlatmak' da mümkün değildir, çünkü kavganın başlayabilmesi için bazı hazırlıklara ihtiyaç vardır. İşte bu inceleme, tam da bu istikamette yol almaktadır. Yoksa asli zamandan hareket edip varlığın anlamına vardıran bir yol mu vardır? Yoksa bizatihi zaman kendini varlığın ufku olarak mı açığa çıkarmaktadır?" Martin Heidegger Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1109
|