JA slide show
Anasayfa arrow Güzerân
Güzerân
Düşkırığı
Öyküler
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
25.03.2010 22:02
 Çin çin çikolata hani bana limonata limonata bitti hanım kız gitti nerelere gitti İstanbul’a gitti İstanbul’da ne yapacak?
Önceki gizlerinden duyduğu sesi hatırlıyor, korkuyorum, diyor. Koridorda dans eder gibi yürüyor.
Perde uçuşuyor. Göğsüne çarpan sözcüğe bakıyor. Bir zamanlar herkesin yüreği bunun için çarpıyordu. Ölüm evlerine düştüğünde, üzerinde isim ve biçimden başka bir şey kalmayan yakınları güzel sözcüğü arıyor, yalnızlığa ulanınca buruşuyor.
Gitmeni istemiyorum diyor annesi. İstanbul İstanbul deyip duruyorsun.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 341 | Devamını oku...

 
Gece Görüşmesi
Öyküler
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
16.03.2010 15:34
 Ve bağırdı:
“İnanın ne olur bana!
Diri değilim ben! “
Saydam çizgilerin ardında hâlâ
Görüyordum karanlığın koyulaşmasını
ve gümüş çam kozalaklarını
Ama o
Salmıyordu her şeyin üstünde ve sonsuz yüreği
Ulaşıyordu doruklara
Sanki yeşil duygusuydu ağaçların
Ve sonsuza dek sürüyordu gözleri

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 373 | Devamını oku...

 
'Dersim Dört Dağ İçinde'
Yazılar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
06.12.2009 21:37
 “Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim,
bu bana dert oldu.
Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim,
bu da size dert olsun.”

Seyit Rıza

O yakıcı ağıdı ne zaman, hangi kavimden, kim dinlerse dinlesin mutlaka ciğeri yanar, yüreği lime lime olur. Hikayesi kısmen farklı da olsa, Seyit Rıza ve Dersim’li altmış bin mazlumun ahı tüter ezgilerinde.

Dersim, dört dağ içinde;
Gülü, bardağ içinde
Dersimi Hak saklasın,
Bir yarim var içinde.

Yorumlar (1) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1939 | Devamını oku...

 
'Dışa Açılan' Türkiye Edebiyatı
Eleştiriler
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
08.11.2009 09:03
bookfairBu klişeyi son zamanlarda çok duyar olduk. ‘Türk edebiyatı dışa açılıyor. Özellikle Pamuk’un Nobeli almasıyla birlikte…’
Bu klişenin doğru bir yanı da var kuşkusuz. Türk edebiyatı, özellikle Teda ve kimi yazar ajanslarının da katkısıyla ‘dışa açılıyor.’
Ne ki bu doğrudan ‘edebi ölçütleri’n belirlediği bir düzlemde olup bitmiyor.
  Doğrudur ‘kötü metin/yazar’ kim ne yaparsa yapsın, bir süre yayıncıyı ve okuru aldatabilir ama etkinliği uzun sürmez.
Tabi işin politik bir yanı da var. Çevrilen yazarların siyasal eğilimleri, Türkiye’nin toplumsam ve siyasal sorunlarına yaklaşımları, ilgileri filan da en azından değerleyici hatta etkileyicidir ‘dışa açılma’da.

Yorumlar (2) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 655 | Devamını oku...

 
Çelikhan'da birkaç gün
Yazılar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
03.11.2009 15:29
 Ekim’in 26, 27 ve 28’inde Çelikhan’da idim.
Malatya havalimanında pek çok gönül dostu bizi karşıladı.
Malatya’daki Çelikhan’lı bazı dostları gördük. İtfaiye’de dostluk çayı içtik.

Yaşamımın en güzel ve unutulmaz birkaç anına yenileri eklendi, diyebilirim.
www.çelikhannet.com ” ile internet üzerinden ve yerel çerçeveleri taşarak etkin, soluklu bir gazetecilik çalışması gerçekleştiren değerli dost Mustafa Aloğlu ile kadim ve ebedi dostum Sabri Altun’la, Çelikhan’lı çok kıymetli dostlarla birlikte olduk.

Yorumlar (4) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 757 | Devamını oku...

 
D E M
Romanlar
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
14.07.2009 11:01

 Yalsızuçanlar’ın yeni romanı D E M Timaş Yayınlarınca YAYINLANDI.

ROMANDAN bir bölüm...

 

1.

Seyreyle güzel kudret-i Mevlam neler eyler…Ananem Alvarlı’nın nefesini dilinden düşürmezdi. En çok da ‘hem yüzleri dost özleri düşmandan usandım’ dizesine bayılırdı. Vefasızlıktan çok canı yandığı belliydi.

Hulusi beye mektubunda söz ediyordun.

Yeğenin Halil Naci’nin başına gelenlere çok üzülmüştün. Dünyanın geçici ve değersiz halleri karşısında telaş etmemeli, diyordun. Alvarlı, Küfrevi’nin gözbebeğiydi.

Ne dünyadan kazandığınıza sevinin ne yitirdiğinize üzülün…Bunu anlayamıyorum.

Bir kez olsun tadabilecek miyim bu hali? Boş derinlikler değil bunlar…Bunların sözü edilmez. Söz zihne özgüdür, kelam gönüle mahsustur. Kelam söylenmeyendir. Söylenince de mayalayandır. Sen bu sözü nereden söylüyorsun? Çamdağı’nda, yük katlı bir irtifada, zirvede misin? Yüz kat nedir? Oradan bakınca burası nasıl görünüyor? Neler görüyorsun? Nasıl üzülme ve sevinç olmaz? Çocukluk anılarıma indikçe nasıl acı çekiyorum bilemezsin? Beni bu acılardan kurtaracak mısın?

Yorumlar (12) | Sitene ekle | Görüntüleme sayısı: 1965 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 10 / 57
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

ÇİZMECE

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün293
mod_vvisit_counterDün478
mod_vvisit_counterBu hafta2730
mod_vvisit_counterBu ay1746
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]198700