JA slide show
Anasayfa arrow Günlük
Günlük
Mektuplar [Şubat 2010-2]
Mektuplar
Yazan ediTör   
09.03.2010 13:41

Selamlar Hocam,
Az önce Sakarya'daki programda beraberdik. Filmin 1. kısmında yanyaydık. Bu akşamki gösterimle birlikte filmi ikinci izleyişim oldu benim.
Ben filmle ilgili bir noktayı merak ettim. Filmin sonunda Nazım kızıyla bankada konuşurken "benim adım niye Nazım, seninki niye Piraye, oğlumunki neden Mehmet..." diye bir cümle kuruyor. Filmden önceki yorumlarınızda Nazım'ın Nazım Hikmet olduğunu öğrenmiştik. Acaba Piraye ve Mehmet kimlerdir? Yoksa sadece o dönemde sıkça kullanılan sembol isimler midir?

Çalışmalarınızda başarılar.
Teşekkürler.
H.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 13 | Devamını oku...

 
Mektuplar [Şubat 2010-1]
Mektuplar
Yazan ediTör   
02.02.2010 22:24
Çok uzun zaman olmasa da uzun bir süredir sizin kitaplarınızı okuyor ve sitenizden sizi takip etmeye çalışıyorum.Kelamlarınızın güzelliğini sözle ifade etmem mümkün değil,Yaradan'ın size bahşettiği bu lütuf çok güzel bir nimet,Allah kelamlarınızın güzelliğinin devamını eyler inşallah.Sizinle tanışmak,sohbet edebilmek arzusu içindeyim.İnşallah Rabbim bunu bana nasip eyler.Görüşebilmek dileğiyle Yüce Allah'a emanet olun.Allah'ın ilmi ve nuru sizin,sevdiklerinizin üzerine olsun inşallah.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 142 | Devamını oku...

 
Çiğdem der ki ben alayım [Aşık Veysel]
Muhabbet
Yazan SadıK YalsıZuçanlaR   
02.02.2010 22:09
 çiğdem der ki ben alayım
yiğit başına belayım
hepisinden ben alayım
benden ala çiçek var mı

al baharlı mavi dağlar
yarım gurbet elde ağlar

lale der ki be hey tanrı
benim boynum neden eğri
yardan ayrı düştüm gayrı
benden ala çiçek var mı

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 219 | Devamını oku...

 
Tasavvufun dönüşü muhteşem oldu!
İlk okuma
Yazan Birol Biçer   
25.01.2010 20:31
 Bir Zamanlar Konuşulmasından Bile Çekinilen Tasavvuf Ve Mistisizme İlgi Giderek Artıyor. Türkiye'de Olduğu Gibi Dünyada Da Genelde Mistisizm, Özelde İslâm Tasavvufu Yükselişte. Demokratikleşmenin De Etkisiyle Tasavvuf Giderek Yeraltından Görünür Plana Çıkıyor.

"21. yüzyıl ya dinbir yüzyıl olacak ya da hiç olmayacak". Bu yüzyılın mevcut ve dinin her zamankinden fazla tartışmaların odağında olduğunu düşünürsek Fransız düşünür Andre Malraux'ya izafe edilen bu öngörü haklı çıkmış gibi görünüyor. Genelde din, özelde İslâm hemen her yerde gündem konusunu oluştururken bir yandan da dünya yeni bir gelişmenin yükselişine şahit oluyor. Görünüşe göre tasavvuf ya giderek yükseliyor ya da gitgide görünür hale geliyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 282 | Devamını oku...

 
Mektuplar [Ocak 2010-1]
Mektuplar
Yazan ediTör   
24.01.2010 12:05
merhaba.hocam nasılsınız inş rahat ve selametle vardınız.ders hakkında söyliyeçek kelimeleri bulamıyoruz arkadaşlarla.çok çok güzeldi gönlünüze sağlık.size herzaman yazmak isterim fakat yazarım ama dönüp okuduğum zaman söylemek stediğim hiçbir şeyi anlatamadığımı anlarım .ama yinede size şükranlarımı bildirmek istedim .hürrmet ve muhabbetle   maksude

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 99 | Devamını oku...

 
Mektuplar [Aralık 1]
Mektuplar
Yazan ediTör   
03.01.2010 15:45
sevgili sadık yalsızuçanlar,
bir iki kez ekran'da sizi izledim. beğendim.
doğu ile batı, aynı anda var konuşmanızda. dunya gibi.
selam ve sevgi ile,
r.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 163 | Devamını oku...

 
Mektuplar [Aralık 1]
Mektuplar
Yazan ediTör   
16.12.2009 19:37

Saygıdeğer hocam, üstadın bakışları raftaki kitabı hemen farkettiriyordu zaten. kapağına ve ilk bir kaç sayfasını bakınca "70'li yılların canlı anadolu kasabalarında....ama bir yanıyla da yeknesak ...." diye başlayan cümleyi görünce önce bir kez 'hah, işte bu' deyiverdim. sonra bi de malatyayı görünce düşünmeye hiç gerek kalmadı, alıverdim ve hemen okuyup bitirmişim. diğer konuların yanında buna takılmamı gençliğime cahilliğime verin ama benim için esas mesele 81. bölümün sonundaki yarım sayfalık bölümdü :
ezik olan neden sizsiniz, neden kuruntuları yüzünden giden kadın değil de siz? her şeye rağmen nazını çekip koluna mı yapışmalıydı? yoksa bu işe baştan girilmemeli miydi? yoksa insanın suçluluk hissetmesi için bir şey yapmaya ya da yapmamaya gerek kalmıyor da evli olması yetiyor mu sevdiği kadının. merak ediyorum yıllar sonra nasıl görünüyor. çünkü en masum yaptığım ya da öyle olduğunu sandığım şeyler bile daha şimdiden bana pişmanlık olarak dönüyor hocam.
sevgiler saygılar...
a.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 232 | Devamını oku...

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 11 / 120
"Ayrılığa ulaşsaydık, ona kendi acısını tattırırdık." İbn Arabi  

DÜŞ BAHÇESİ

dusbahcesi

YENİ ALBÜM

album4

ÇİZMECE

Haberdar ol

E-Bülten'e abone ol

Not: Teknik bir yenilenme sebebiyle bülten aboneliklerinin yeniden yapılması gerekmektedir. Lütfen bülten kayıtlarınızı yenileyiniz.  

Konan, göçen

mod_vvisit_counterBugün78
mod_vvisit_counterDün331
mod_vvisit_counterBu hafta1089
mod_vvisit_counterBu ay3549
mod_vvisit_counter[07.08.08'den]127778